Þifremi Unuttum

Haberler

Ana Sayfa Haberler

Fen ve Sosyal Bilimler Kontenjaný Arttý

19.07.2010

Milli Eğitim Bakanlığı'nın yaptığı düzenlemeye göre, Fen Liseleri ile Sosyal Bilimler Liselerine her yıl alınacak öğrenci sayısı 104'ü, bir şubedeki öğrenci sayısı ise 26'yı geçmeyecek.

"Milli Eğitim Bakanlığı Fen Liseleri Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik" ile "Milli Eğitim Bakanlığı Sosyal Bilimler Liseleri Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik", Resmi Gazete'nin bugünkü sayısında yayımlandı.

Her iki yönetmelikte de "kontenjan" ile ilgili bölüm yeniden düzenlendi. Buna göre, Fen Liselerinin 9. sınıflarına ve Sosyal Bilimler Liselerinin hazırlık sınıflarına alınacak öğrenci kontenjanını belirlemek üzere, okul müdürünün başkanlığında bir müdür yardımcısı, bir rehber öğretmen, öğretmenler kurulunca seçilen bir öğretmen ve okul-aile birliğini temsilen bir veliden meydana gelen bir komisyon oluşturulacak.

Fen ve Sosyal Bilimler Liselerine her yıl alınacak öğrenci sayısı 4 şubeyi, bir şubedeki öğrenci sayısı ise 26'yı geçmeyecek. Ancak, okulların fiziki imkan ve donanımı ile öğretmen sayısı dikkate alınarak bir şube daha açılabilecek.

Daha önce yönetmelikte, "Okula her yıl alınacak öğrenci sayısı 96'yı, bir sınıftaki öğrenci sayısı ise 24'ü geçemez" hükmü yer alıyordu.

Açılacak hazırlık sınıfı ile 9. sınıfın şube ve alınacak öğrenci kontenjanı, ilçe ve il milli eğitim müdürlüklerince de onaylanarak, her yıl Mayıs ayı içerisinde Bakanlıkça belirlenen takvim çerçevesinde, Bakanlığın ilgili birimine elektronik ortamda bildirilecek.

Bakanlıkça yapılan değerlendirme sonunda belirlenen hazırlık sınıfı ile 9. sınıf öğrenci kontenjanı, her yıl tercih ve yerleştirmeye ilişkin yayımlanan kılavuzda ilan edilecek. Kılavuz yayımlandıktan sonra kontenjanlarda değişiklik yapılmayacak.

Nakiller

Yapılan düzenlemeyle, iki yönetmelikte de "Nakiller" ile ilgili madde değiştirildi.

Buna göre, bu okullar arasında öğrenci nakillerine esas olmak üzere; sınıf tekrarı, nakil ve benzeri sebeplerle şube öğrenci sayısı 26'yı aşmayacak şekilde oluşacak açık kontenjanlar ve sınıf seviyesindeki taban puanlar e-okul sisteminde belirtilecek.

Nakiller, açık kontenjan bulunması, öğrencinin yerleştirmeye esas puanının, naklen gitmek istediği okulun kendi sınıf seviyesinde mevcut bulunan öğrencilerin yerleştirmeye esas taban puanından az olmaması ve puan üstünlüğüne göre yapılacak.

Nakil başvurusu, öğrencinin öğrenim gördüğü okul müdürlüğüne velisi tarafından yapılacak.

Öğrencinin nakil şartlarını taşıması halinde, başvurusu öğrenim gördüğü okul müdürlüğünce, e-okul sisteminden naklen gidilmek istenilen okul müdürlüğüne iletilecek. E-okul sistemi üzerinden alınan nakil başvuruları, ilgili okul müdürlüğünce haftanın son iş günü değerlendirilecek. Sonuç, aynı gün okulda ilan edilecek, ayrıca öğrencinin öğrenim gördüğü okul müdürlüğüne e-okul sisteminden bildirilecek.

Naklin uygun görülmesi halinde veli bilgilendirilecek ve öğrenci en geç 5 işgünü içinde yeni okuluna başlayacak.

Bu süre içinde öğrencinin eski okulundan ayrılmadan nakil talebinden vazgeçmesi halinde, bu durum öğrenci velisi tarafından yazılı olarak okul müdürlüğüne bildirilecek ve nakil işlemi e-okul üzerinden iptal edilecek.

Resmi ve özel Fen Liseleri dışındaki diğer resmi ve özel ortaöğretim kurumlarından resmi Fen Liselerine veya resmi özel Sosyal Bilimler Liseleri dışındaki diğer resmi ve özel ortaöğretim kurumlarından Sosyal Bilimler Liselerine öğrenci nakli yapılmayacak.

Resmi Fen Liselerinden veya Sosyal Bilimler Liselerinden, resmi ve özel diğer ortaöğretim kurumlarına geçiş, ilgili mevzuat hükümleri ile okulların yönetmeliklerinde yer alan nakil şartlarına göre yapılacak.

Öğretim programlarının ağırlığı

Yönetmeliklerde, "öğretim programlarının ağırlığı" konusu da yeniden düzenlendi. Buna göre, Fen Liselerinin 10., 11. ve 12. sınıflarında matematik ve fen bilimleri grubu derslerinin öğretim programlarının ağırlığı, haftalık ders çizelgesindeki ders saatleri toplamının yüzde 50'sinden az olmayacak şekilde düzenlenecek.

Sosyal Bilimler Liselerinin ise 10., 11. ve 12. sınıflarında Dil ve Anlatım, Türk Edebiyatı dersi ile Sosyal Bilimler Grubu derslerinin öğretim programlarının ağırlığı, haftalık ders çizelgesindeki ders saatleri toplamının yüzde 50'sinden az olmayacak.

Önceki uygulamada, söz edilen programların ağırlığının, haftalık ders çizelgesindeki ders saatleri toplamının yüzde 60'ından az olmayacağı hükmü yer alıyordu.

Her iki yönetmelikte de "öğretmen" ve "yönetici" seçimleriyle ilgili maddeler yürürlükten kaldırıldı.

Kaynak: Milliyet

Bitlis'ten LYS Sürprizi

16.07.2010

ÖSYM Başkanı Prof. Dr. Ünal Yarımağan'ın, Lisans Yerleştirme Sınavları (LYS) sonucunda, Türkçe Sosyal dalında il bazında birinciliği Bitlis'in aldığını açıklaması, kentte büyük mutluluğa neden oldu.

Basın toplantısı düzenleyen Bitlis Milli Eğitim Müdürü M. Emin Korkmaz, ‘Türkiye'nin ezberini' bozduklarını söyledi. Korkmaz, başarının düzenli çalışma ve fiziki altyapı sorunlarının giderilmesinden sonra geldiğini belirterek, “İller sıralamasında Bitlis, Türkçe Sosyal dalında Türkiye birinciliğini elde etti. Emeği geçenlere teşekkür ediyorum” dedi.

LYS sonuçlarının açıklanması, Bitlis Milli Eğitim Müdürlüğü ve eğitim camiasında bayram havası estirdi. Geçen yıl başarı sıralamasında 69'uncu olan Bitlis'in bu yıl Türkçe-Sosyal dalında en başarılı kentler arasına girmesi üzerine, Bitlis Milli Eğitim Müdürü M. Emin Korkmaz, basın toplantısı düzenledi. Makamında açıklamalarda bulunan Mili Eğitim Müdürü Korkmaz, bu başarının tesadüfi olmadığını söyledi. Ezber bozduklarını belirten Korkmaz, şöyle dedi:

“2006 yılında 68'inci sıradaydık. 2007 yılında aynı puan türünde 74'üncü iken 2008 yılında da 73'üncü olduk. 2009 yılında 69'uncu iken, 2010 yılında Türkiye'nin ezberini bozduk ve Türkiye birincisi olduk. Bu işte, başta Bitlis Valisi olmak üzere ekibimizin büyük emeği geçti. Valimizle birlikte tüm liselerin son sınıf öğrencilerini ziyaret ettik. İlk sınavda alınan başarısızlıkları masaya yatırarak, eksikliklerimizi tamamladık. İkinci sınavda böyle bir başarıyı yakaladık.”

Milli Eğitim Müdürü Korkmaz, başarı için iki yıldan bu yana yürüttükleri ‘Gelişim için Değişim Projesi' ile öğrencileri birebir takip ettiklerini anlattı.

“Bu projede hem okulları hem de öğrencileri hedefledik. İki yıllık çalışma sonunda bugün belirli bir yere geldik. Bu sevincimizi sizinle paylaşmak istedik. ÖSYM Başkanımızın açıklamalarına göre, Türkiye'de puan gruplarının birincisi Matematik-Fen (MF) grubudur. MF grubunda Kırşehir; Türkçe Matematik (TM) puan türünde Sinop birinci oldu. Türkçe-Sosyal türünde ise Bitlis birinci oldu. Fiziki altyapı sorunlarını başta Bitlisli işadamları olmak üzere, Valiliğimizin destekleri ile en aza indirmeye çalıştık. Ayrıca lise müdürlerimizle birebir toplantılarla değerlendirmeler yaptık. Burada rehber öğretmenlerimizin de büyük emekleri var. LYS'de ilk sonuçlar açıklandığında çok da memnun olmadık. Bütün okul müdürleri, rehber öğretmenlerimizi ve dershane yöneticilerimizi toplayarak, puanlarını önlerine koyduk. Önümüzdeki süreyi de iyi kullanmamız gerektiğini kendilerine izah ettik. Öğretmenlerimiz bu süre içinde iyi çalışarak bizleri mahcup etmediler. Bugün Türkçe-Sosyal dalında 81 il içerisinde Bitlis'i birinciliğe taşıdılar. Birinci olmak kolay olmadığı gibi, birincilikte durmak çok daha zordur. Biz bunun bilincindeyiz.”

Özcan Çiriş
Kaynak: Hürriyet

Konu ile ilgili, Doğu 'Ders' Verdi başlıklı haberi (Milliyet) okumak için tıklayınız.

Sýnava Girmeden Üniversiteli Olacaklar

16.07.2010

İzmir Yüksek Teknoloji Enstitüsü Vakfı ortaklığıyla kurulması planlanan fen lisesinde, son sınıf öğrencilerine, eşine az rastlanan bir avantaj sunulacak.

Başarılı öğrencileri İYTE'ye kazandırmayı amaçlayan lisede son sınıf öğrencileri, üniversite birinci sınıftan da ders alarak, sınava girmeden üniversiteye adım atmış olacak.

İYTE Rektörü Prof. Dr. Zafer İlken, lisansüstü eğitime verdiği ağırlık ve teknik olanaklar açısından diğer üniversitelerden ayrılan enstitünün Ege bölgesinin ileri teknoloji merkezi haline geldiğini ifade etti.

İYTE'nin olanaklarını diğer üniversiteler ve araştırma kurumlarına da açtığını, ayrıca yürütülen birçok projeyle İzmir'e ve kampüsün bulunduğu bölgeye fayda sağlamak istediklerini kaydeden İlken, gelecek dönemde dikkat çekici yatırımlara başlayacaklarını söyledi.

Gençleri enstitüye çekmek amacıyla eğitim fuarlarına katıldıklarını, enstitünün olanaklarını anlatmaya çabaladıklarını belirten İlken, yerleşkenin sosyal olanaklarını geliştirmek üzere bir konser alanı yaratmak istediklerini anlattı.

30 bin dönümlük yerleşke içinde 600 dönümlük alanda İYTE Arena adı altında bir rekreasyon alanı oluşturacaklarını ifade eden İlken, bu alanın Ege'deki büyük konser organizasyonlarına ev sahipliği yapacağını söyledi.

Yatırım kapsamında karavan ve kamping alanları, yerleşke içindeki sıcak su kaynakları değerlendirilerek kapalı ve açık yüzme havuzları da oluşturacaklarını dile getiren İlken, Alaçatı ve Çeşme'ye yakın bir konumda olması nedeniyle, yerleşkenin bulunduğu Gülbahçe bölgesinin de önemli bir turistik hareketlilik kazanacağını kaydetti.

İYTE Arena ile ilgili proje çalışmasının devam ettiğini, İYTE Vakfı tarafından yürütülen ve yerleşke içinde özel okul kurmak isteyen girişimcilerin ortaklığıyla oluşturacakları özel fen lisesinin 200-250 kişilik kapasiteye sahip olacağını belirten İlken, "Kurulacak lise, üniversitenin spor salonu, kütüphane, kafeterya gibi imkanlarından yararlanabilecek. Bize sadece bina yatırımı gerekiyor. Bu konuda İzmir'de bazı özel okullarla görüşüyoruz. Amacımız, Ege bölgesindeki başarılı öğrencileri İYTE'ye çekmek. Bunun için de liseden başlamak istiyoruz. Bu lisede diğer okullardan farklı olarak, son sınıf öğrencilerine misafir öğrenci olma avantajı sunulacak. Son sınıf öğrencileri, üniversite birinci sınıftan tüm bölümlerde ortak okutulan fizik, kimya, matematik gibi dersleri alabilecek. Çocuklar daha sonra üniversiteyi kazandıklarında bu derslerden muaf tutulabilecekler" dedi.

Türkiye'de bir ilk  

Böylelikle, öğrencilerin hem üniversite ile erken tanışmış olacaklarını hem de bu bölümlere girebilmeleri için motivasyonlarının artacağını vurgulayan İlken, "Bölümü kazanan öğrenciler de iki üç ders öne geçmiş olacak. Aynı zamanda liseden üniversiteye misafir öğrenci uygulamasıyla Türkiye'de bir ilki denemiş olacağız" dedi.

Sistemin mevzuata uygun olduğunu belirten İlken, lise yatırımıyla ilgili bazı özel okullarla görüşmelerin devam ettiğini, yer tahsisi sorunu olmadığını, sadece binayı yapacak yatırımcıya ihtiyaç duyduklarını ifade etti.

Okulun ortak olarak işletilebileceğini, ancak şu anda herhangi bir model oluşturmadıklarını ifade eden İlken, okulu en kısa sürede eğitime açmayı planladıklarını kaydetti.

İlken, İYTE'de Matematik ile Moleküler Biyoloji ve Genetik bölümleri binalarının 2010 yılı sonunda tamamlanmış olacağını, 2012 yılından itibaren de Mühendislik Fakültesi bölümlerinin inşaatına başlanacağını dile getirerek, daha sonra bir kongre ve öğrenci merkezi yapmayı planladıklarını sözlerine ekledi.

Kaynak: Milliyet

Minik Şaban Matematikte Bilinmeyen Formülü Buldu!

16.07.2010

Kocaeli'nde, geçen yıla kadar bir köy okulunda eğitim gören ilköğretim 8. sınıf öğrencisi Şaban Ayvaz, 3'ün doğal sayı kuvvetlerinin basamak sayısını hesaplamaya yarayan “Üçleme Kuralı” adlı formülü buldu...

İzmit Atatürk İlköğretim Okulu öğrencisi Ayvaz, “Üçleme Kuralı” adlı formülle Milli Eğitim Bakanlığı ve TÜBİTAK işbirliği ile Türkiye genelinde düzenlenen “Bu Benim Eserim” adlı matematik ve fen bilimleri proje yarışmasında birinci olan öğrenciler arasında yer aldı.

Ankara'da 13 Mayıs'ta düzenlenen törende ödülünü alan Ayvaz, “Üçleme Kuralı” adını verdiği projesiyle 3'ün doğal sayı kuvvetinin kaç basamaklı olduğunun rahat bir şekilde bulunabildiğini söyledi.

3 üzeri 40'ın kaç basamaklı bir sayı olduğunu tespit edebilmek için 3'ü 40 defa yanyana yazıp çarpmak gerektiğini, bu işlemin de büyük zaman kaybına neden olduğunu ifade eden Ayvaz, 10'un doğal sayı kuvvetine 1 ilave ederek, kuvvetinin basamak sayısının hesaplanması formülünden yola çıkarak, diğer sayılar için de bir formül bulunabileceğini düşündüğünü ve buradan hareket ettiğini anlattı.

Düşüncesini matematik öğretmeni Mustafa Kızıl ile paylaştığını dile getiren Ayvaz, “Üslü sayıları çok sever, sürekli üslü sayılar üzerinde çalışırdım. 10'un doğal sayı kuvvetinin basamak sayısının belirlenmesine kolaylık sağlayan formülün diğer sayılar için de geçerli olup olmadığını düşünüyordum. Öğretmenimin de yönlendirmesiyle 3'ün doğal sayı kuvvetlerinin basamak sayısını hesaplamaya yarayan '1 10.(n-1) m' formülünü buldum” diye konuştu.

“Üçleme Kuralı” adını verdiği formülle söz konusu yarışmaya katıldığını ifade eden Ayvaz, 33 bini aşkın proje arasından ilk 50'lik bölüme girdiğini söyledi.

Yarışmada ilk 50'ye giren projelerin birinci sayıldığını vurgulayan Ayvaz, “Birinciler arasında bulunmak beni çok mutlu etti. Matematik alanında bundan sonra da çalışmalarım devam edecek” dedi.

Bu arada, Ayvaz'ın geçen yıl kaydını, Kandıra'nın Araban köyünde bulunan ilköğretim okulundan, halen eğitimine devam ettiği Atatürk İlköğretim Okulu'na aldırdığı ve özel bir yurtta kaldığı öğrenildi.

Matematik Öğretmeni Mustafa Kızıl ise matematikte bulduğu formülle Türkiye birincisi olan öğrenciler arasına giren Ayvaz'la gurur duyduğunu söyledi.

Daha önce 3 sayısıyla ilgili benzer bir formülün bulunmadığını ifade eden Kızıl, çalışmaların ürünü olarak elde edilen başarının okullarındaki diğer öğrenciler arasında büyük bir istek uyandırdığını, şimdiden gelecek yılki yarışmaya hazırlandıklarını sözlerine ekledi.

Okul Müdürü İsmail Ünlü de kendilerine bu sevinci yaşatan öğretmen ve öğrencisiyle gurur duyduğunu söyledi.

Kaynak: Abbas Güçlü.com.tr

LYS Sonuçlarý Açýklandý

12.07.2010

Üniversite adaylarının katıldığı Lisans Yerleştirme Sınavları sonuçları açıklandı...

ÖSYM Başkanı Prof. Dr. Ünal Yarımağan, LYS sonuçlarını, düzenlediği basın toplantısıyla açıkladı.

"LYS Türkiye Birinciliğini Böyle Öğrendi" haberi için tıklayınız.

Sınav sonucunuzu aşağıdaki linkten öğrenebilirsiniz.

2010-LYS sonuçları için tıklayınız.

YÖK'te düzenlenen toplantıda konuşan Yarımağan, 19-20 ve 26-27 Haziran 2010 tarihlerinde yapılan LYS sınavına giren 1 milyon 856 bin 890 adaydan 784 bin 564'ünün tercih yapmaya hak kazandığını söyledi.

Yarımağan, Türkiye genelinde başarı ortalaması en yüksek testin Türk Dili ve Edebiyatı olduğunu söylerken, en düşük ortalamanın Felsefe testinde hesaplandığı söyledi.

Ham puanların testlere göre dağılımını açıklayan Yarımağan, şöyle konuştu, “LYS 1'de Matematikte 760, Geometride 3310 adayın tüm sorulara doğru cevap verdiğini görüyoruz. LYS 2'de Fizikte 1736, Kimyada 6681, Biyolojide 993 aday tüm sorulara doğru cevap verdi. Maalesef bu sınavda da sıfırdan küçük puan alan adaylar var. Testlere göre sayısı değişmekle birlikte, tüm testlerde var. LYS 3 Türk Dili ve Edebiyatı'nda 56 aday, Coğrafya 1 testinde 296 aday tüm soruları yaptı. LYS 4'te Tarihte 45, Coğrafya 2'de 2200 aday tüm soruları doğru cevaplarken, Felsefede tüm sorulara doğru cevap veren aday çıkmadı. Yabancı Dil testinde 80 soru üzerinden yapılan testte İngilizce'de 88, Almanca'da 36, Fransızca'da 2 aday tüm sorulara doğru cevap verdi.

784 bin aday tercih yapma hakkı kazandı

Prof. Dr. Yarımağan, LYS sınavıyla ilgili şu istatiksel bilgileri verdi, “Bu sene LYS puanları, Matematik-Fen, Türkçe-Matematik, Türkçe-Sosyal ve Dil bölümü olmak üzere 4 grupta hesaplandı. Matematik-Fen'de en yüksek puanı sadece bir aday aldı. Türkçe-Matematik'te yine üç puan türü var. Bu puan türünde her üç bölümde de en yüksek puanı alan bir aday var. 180 barajını geçerek tercih yapma hakkını elde eden aday sayısı ortalama 700 bin civarında. Türkçe-Sosyal grubunda iki puan türü var. En yüksek puan alan, bir aday var. Tercih yapma hakkı olan aday sayısı 550 bin civarında. Yabancı Dil grubunda üç puan türü var. İngilizce, Fransızca ve Almanca'da toplam üç birinci var. 784.564 aday, lisans programlarını tercih etme hakkını elde etmiş bulunuyor. 17 bin 862 aday sadece MF'de, 13 bin 339 aday sadece TM'de, 33 bin aday TS'de 180'i geçmiş. 225 bin aday ise her üç puan türünde de 180 barajını geçti."

Kızlar, erkeklere göre daha başarılı

Yarımağan, bu yıl başarı durumunu okul türüne, cinsiyete ve illere göre sınıflandırırken, Matematik-Fen (MF), Türkçe-Matematik (TM) ve Türkçe-Sosyal (TS) olmak üzere üç ana puan türünde sıralama yaptıklarını ifade etti. Bunun sonucunda, TM grubunda kız adaylar, TS grubunda ise erkek adayların daha başarılı olduğunu söyleyen Yarımağan, öğrenim durumunda en başarılı grubun son sınıf adayları, en düşük puan alanların ise üniversite mezunları olduğunu belirtti.

Okul türüne göre, öğretmen liseleri en başarılı, meslek liseleri ise sonuncu oldu. İllere göre başarıda ise, TM'ye göre en başarılı il Sinop olurken, TS puan türünde birinci sırayı Bitlis aldı.

Dereceye girenler

MF 1, MF 2, MF 3, MF 4 puan türlerinde İzmir Fen Lisesi'nden Arman Özdemir,

TM 1, TM 2, TM 3 puan türlerinde İstanbul Özel Fatih Lisesi'nden Mustafa Raşit Akınalp ,

TS 1, TS 2 ve Dil 1, Dil 2, Dil 3 puan türlerinde İstanbul Lisesi'nden Cihan Mercan,

Dil 1 ve Dil 2 İngilizce puan türünde birinci olan aday İstanbul Özel Çağ Fatih Lisesi'nden Yusuf Arman,

Dil 1 ve Dil 2 Fransızca puan türünde birinci olan aday Galatasaray Lisesi'nden Ayşe Aylin Kaya,

Dil 3 İngilizce puan türünde Ankara Fen Lisesi'nden Erol Can Bayraktar,

Dil 3 Fransızca puan türünde ise İstanbul Galatasaray Lisesi'nden Çağla Yasa.

Tercihler için son gün 6 Ağustos

Adayların yüksek öğrenim programları ile ilgili bilgi içeren kılavuza, 17 Temmuz'dan itibaren ÖSYM'nin web sayfasından ulaşabileceğini belirten Yarımağan, tercih döneminin 26 Temmuz-6 Ağustos tarihleri arasında olduğunu hatırlattı ve bu yıl 30 tercih yapılabileceğini söyledi.

Kaynak: DHA

4 Bin 697 Çocuk Sokakta Çalýştýrýlýyor

15.07.2010

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, ailelere "üç çocuk yapın" tavsiyesinde bulunurken, 4 bin 697 çocuğun sokaklarda çalıştırıldığı tespit edildi. İşte Türkiye'deki çocuk manzarasından notlar;

7 bin 669 çocuk psikolojik destek alıyor. 7 bin 669 kişi de çocuk ve gençlik merkezleri tarafından sunulan hizmetten yararlanıyor.

Türkiye'de çocukların dudak uçuklatan tablosu, CHP Kırklareli Milletvekili Turgut Dibek'in, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'a yönelttiği soru önergesine verilen yanıt ile ortaya çıktı.

Başbakan'a üç çocuğu sordu, yanıt Çubukçu'dan geldi

Dibek, TBMM Başkanlığı'na Başbakan tarafından yanıtlanması istemiyle verdiği soru önergesinde, "Başbakanın, ailelerin eğitim ve gelir durumlarını önemsemeden, her ailenin en az üç çocuk yapması isteğinin gerekçeleri nelerdir? Sokaklarda kaç çocuk yaşamaktadır? Bu çocukların kaçta kaçı çeteler tarafından kullanılmaktadır? Aileleri tarafından dilendirilmeye zorlanan kaç çocuk vardır? Hükümetinizin sokaktaki çocuklarla ilgili bir çalışması var mıdır?" sorularını yöneltti. Başbakana soruların sorulara yanıt ise Milli Eğitim Bakanı Nimet Çubukçu'dan geldi.

Yaklaşık 5 bin çocuk sokakta çalıştırılıyor

Çubukçu, 4 bin 697 çocuğun sokakta çalıştırıldığının tespitinin yapıldığını bildirdi. Bakan Çubukçu, 112 çocuğun sokakta yaşadığını, 108'inin de dilendirildiğini ifade etti.

7 bin 669 çocuğa psikolojik destek


Milli Eğitim Bakanı, çocuk ve gençlik merkezleri tarafından tespit edilen çocuklara sunulan hizmetler hakkında da bilgi verdi. Buna göre; hizmetten yararlanan toplam çocuk sayısı 7 bin 669, ailesine ve kendisine psiko-sosyal destek sağlanan çocuk sayısı 7 bin 669, eğitim ve öğretim desteği sağlanan çocuk sayısı 3 bin 104, sokaktan ve iş yaşamından çekilerek eğitime kazandırılan çocuk sayısı 453, çalıştırılma riski altında olup eğitime kazandırılan çocuk sayısı 715, ailelerine soysal yardım verilen çocuk sayısı ise 625.

Kaynak: Cumhuriyet

Anadolu Liseleri ve Kolejlerde Kayýt Takvimi Çakýşacak

13.07.2010

Anadolu Liseleri ve kolejlerde kayıt takvimi çakışacak, öğrenciler mağdur olacak.

Bir okurumuz MEB'e gönderdiği dilekçede Anadolu Liseleri ve kolejlerde kayıt takviminin çakışacağını belirtiyor. İşte o dilekçe;

MİLLİ EğİTİM BAKANLIğI

ÖLÇME DEğERLENDİRME VE AÇIK ÖğRETİM KURUMLARI DAİRE BAŞKANLIğI
                                                                                                       ANKARA
Sayın Yetkili,

2010 OGES Tercih ve Yerleştirme e-kılavuzunu okudum ve aşağıdaki konulara dikkat çekmek istedim. Gereği, bilgilerinize arz olunur.

1. Fen ve Anadolu Liselerinin 1. yerleştirme dönemi bittikten sonra, 4 Ağustos tarihindeki boş kontenjanların ilanında özellikle büyük şehirlerin önde gelen okullarında boş kontenjan olmayacaktır. Çünkü 8. sınıf SBS ham puanı ile öğrenci alacak özel okulların 1. kesin kayıt dönemi 17 Ağustos'ta, 2. kayıt dönemi 23 Ağustos'ta bitecektir. Bu tarihten sonra Fen ve Anadolu Liselerinde kontenjanlar boşalacaktır.

2. İkinci yerleştirmede yedek öğrenci sayısı nedense okulun toplam kontenjanının %10'u ile veya boş asil kontenjanın %50'si ile sınırlandırılmıştır. 4 Ağustos'taki boş kontenjanların ilanından sonra kayıt sildiren öğrenciler nedeniyle, yedek öğrencilerden daha fazla boş kontenjan olursa ne olacak? (2009  yılının 3. yükseltmesindeki gerçek boş kontenjanlara bakarsanız büyük şehirlerdeki birçok okulun boş kontenjan sayısının okul kontenjanının %10'undan fazla olduğu görülür.)

3.Çözüm olarak ya yedek öğrenci sayısı artırılmalıdır ya da 3. yerleştirme yapılmalıdır ki bu durumda kesin kayıtların bitmesi bayram sonrasını bulacaktır.

Kaynak: Abbas Güçlü.com.tr

İşte TDK'nýn Yeni Türkçe Sözcükleri

13.07.2010

Türkçe'ye giren yabancı sözcüklere savaş açan Türk Dil Kurumu, bu sözcüklere bulduğu karşılıkları bir kılavuzda topladı. Buna göre, "zapping" yerine "geçgeç", "prime time" yerine "altın saatler", "eküri"nin karşılığı olarak, "ahırdaş" sözcüğünü kullanacağız...

Türk Dil Kurumu (TDK), Türkçe'ye giren yabancı sözcüklere bulduğu karşılıkları, Yabancı Sözlere Karşılık Kılavuzu'nda topladı. Dün düzenlenen törenle sanal ortamda kullanıma sunulan kılavuz, ezberbozar nitelikte.

Türk Dil Kurumu (TDK) Başkanı Prof. Dr. Şükrü Haluk Akalın, TDK'nın 78. kuruluş yıldönümü nedeniyle kurum binasında düzenlenen etkinlikte bir konuşma yaptı. Akşam gazetesinde yer alan habere göre, Atatürk'ün Türkiye İş Bankası'ndaki hisselerinin gelirlerinden ilgili kurumlara düşen payın vasiyetname hükümleri ve CHP'nin verdiği talimatla her yıl ödendiğini kaydeden Akalın, bu konuda gösterdikleri ilgi ve duyarlılık için CHP yöneticilerine teşekkür etti.

Son günlerde CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun, Atatürk'ün vasiyetnamesinin Anayasa değişikliğiyle ortadan kaldırıldığına dair görüşler ileri sürdüğünü anlatan Akalın, şunları söyledi, "Bu görüşler geçmişte de birkaç kez dile getirilmiş, bugünkü kurumların Atatürk'ün kurduğu ve vasiyetnamesinde belirttiği kurumlar olmadığı ileri sürülmüştür. Hatta kurumlarımız bu sorunlar karşısında yargıya gittiğinde dava açma ehliyetine sahip olmadıkları bile iddia edilmiştir. Oysa bu görüşler karşısında yüce Türk yargısı son sözünü söylemiştir. Yüce Atatürk'ün vasiyetnamesinin çiğnenmesi asla söz konusu değildir, asla söz konusu olmayacaktır."

Akalın, kamuoyunda bilinenin aksine, TDK'nın "bazı harfler üzerindeki şapka işaretini hiçbir zaman kaldırmadığını", "çok oturgaçlı götürgeç", "ulusal düttürü" gibi sözcükleri de hiçbir zaman türetmediğini belirtti.

Çip yerine yonga

Konuşmanın ardından, Yabancı Sözlere Karşılıklar Kılavuzu tanıtıldı. "Bypass" yerine "köprüleme", "billboard" yerine "duyurumluk", "çip" yerine "yonga", "dart" yerine "oklama" sözcüklerini öneren TDK, "duayen"e karşılık "aksakal", "gurme" yerine "tatbilir", "light" yerine "yeğni", "prime time" yerine "altın saatler"i öneriyor.

İşte hayatımıza girecek yeni sözcükler:

Amblem "Belirtke"
Anchorman "Ana haber sunucusu"
Aspiratör "Emmeç"
Banliyö "Yörekent"
Bypass "Köprüleme"
Billboard "Duyurumluk"
Çip "Yonga"
Dart "Oklama"
Duayen "Aksakal"
Ekspres "Özel ulak"
Eküri "Ahırdaş"
Gurme "Tatbilir"
Happy hour "İndirim saatleri"
Kapora "Güvenmelik"
Klip "Görümsetme"
Light "Yeğni"
Lot "Tutam"
Metroseksüel "Bakımlı erkek"
Migren "Yarım baş ağrısı"
Navigasyon "Yolbul"
Ordövr "Yemekaltı"
Panik "Ürkü"
Prime time "Altın saatler"
Raket "Vuraç"
Reenkarnasyon "Ruh göçü"
Self-servis "Seçal"
Sürpriz "Şaşırtı"
Terör "Yıldırı"
Tirbuşon "Burgu"
Tribün "Sekilik"
Türbülans "Burgaç"
Ultrason "Yansılanım"
Voleybol "Uçan top"
Zapping "Geçgeç"

Kaynak: Abbas Güçlü.com.tr

Çevreci Öğretmen Yollarda

12.07.2010

Çevre sorunlarına dikkati çekmek amacıyla daha önce Edirne'ye ve Ankara'ya yürüyen 22 yıllık öğretmen Cuma Toygar, bu kez Manisa'dan Hakkari'ye yürüyüş başlattı.

Manisa Necatibey İlköğretim Okulu öğretmenlerinden Cuma Toygar (48), küresel ısınma ve çevre kirliliği sorunlarına dikkati çekmek amacıyla hareket ettiğini, daha önce Manisa'dan Ankara'ya 23 günde 800 kilometrelik, Manisa'dan Edirne'ye de bin kilometrelik yürüyüşler yaptığını hatırlattı.

Toygar, bugün Manolya Meydanı'ndan başlatacağı iki bin kilometrelik Hakkari yürüyüşünü 60 günde tamamlayıp 31 Ağustos'ta Hakkari'de olmayı planladığını belirtti.

Yanına sadece çadır, uyku tulumu ve yiyecek aldığını söyleyen Toygar, "Akdeniz'i boydan boya sahilden dolaşacağım. Yine geceleri dağ başlarında, ovalarda, dere yataklarında yatacağım. Kızgın güneşin altında her gün 40 ila 50 kilometre arasında yol yürümeyi hedefliyorum. Bu uzun, yorucu ve zahmetli yolu doğaya olan aşkım ve çevreye olan sevdam sayesinde tamamlayacağım. Bu yürüyüşlerimde binlerce kilometre yolu yaya olarak, iklim değişikliğine, küresel ısınmaya, doğa katliamına ve çevre kirliliğine tepki göstermek için yaptım ve bundan sonra da yapacağım" dedi.

Toygar, bir soru üzerine, eşinin kendisini anladığını ancak gitmesini istemediğini belirtti. Toygar, yol boyunca karşılaştığı herkesi insanın doğaya verdiği zararlar konusunda bilinçlendireceğini kaydetti.

Kaynak: NTVMSNBC

8. Sınıf SBS Sonuçları Açıklandı

08.07.2010

Fen, Anadolu, Sosyal Bilimler ve diğer bazı meslek liselerine öğrenci yerleştirmek amacıyla yapılan ve ilköğretim 8. sınıf öğrencilerinin girdiği Seviye Belirleme Sınavı (SBS) sonuçları açıklandı.

SBS sonuçlarına göre, Antalya Özel Manavgat İlköğretim Okulu öğrencisi Mustafa Kurucu, 500 tam Ortaöğretime Yerleştirme Puanı alarak birinci oldu.

Adaylar, sonuçları Milli Eğitim Bakanlığı'nın (MEB) http://www.meb.gov.tr ile http://oges.meb.gov.tr internet adreslerinden öğrenebilecek. Sınav sonucuyla birlikte SBS'nin de katılarak hesaplandığı Ortaöğretim Yerleştirme Puanları (OYP) da duyuruluyor.

Sonuçları görmek için tıklayın...


SBS'de üç yıl üstüste tüm soruları doğru yaptı

SBS sonuçlarına göre, 500 tam Ortaöğretime Yerleştirme Puanı alarak birinci olan Antalya Özel Manavgat İlköğretim Okulu öğrencisi Mustafa Kurucu, 6 ve 7'nci sınıflarda girdiği Seviye Belirleme Sınavlarında da tüm soruları doğru yanıtlamıştı.

Başarılı öğrenci, 6'ncı sınıfta girdiği SBS'de 4 öğrenci; 7'nci sınıfta girdiği SBS'de ise 17 öğrenci ile birlikte tüm soruları doğru yanıtlamış, her iki sınavda da 500 tam puan almayı başarmıştı.

Bu hesaplamaya göre, Antalya Özel Manavgat İlköğretim Okulu öğrencisi Mustafa Kurucu 500 tam OYP ile sınavın şampiyonu oldu.

Sonuçlara göre, 6.'lığı iki öğrenci, 8.'liği dört öğrenci paylaştı. Dereceye girenlerin çoğunluğu özel okullardan çıktı.

Alınan bilgiye göre, sınavda ilk 10'a giren öğrenciler, okulları ve puanları şöyle:

1. Antalya Özel Manavgat İlköğretim Okulu'ndan Mustafa Kurucu (500.000 puan)
2. Yalova Özel Yalova Bahçeşehir İlköğretim Okulu'ndan Hüma Gülseçgin (499.747 puan)
3. İstanbul Özel Alev İlköğretim Okulu'ndan Umutcan Gölbaşı (499.653 puan)
4. Kocaeli Başiskele Özel Erkul Tunagür İlköğretim Okulu'ndan Ahmet Erdem Çetintaş (499.012 puan)
5. Giresun Özel Çağrı İlköğretim Okulu'ndan Mehmet Taha Dinç (498.969 puan)
6. İstanbul Başakşehir Özel Çınar İlköğretim Okulu'ndan Fatma Köroğlu (498.889 puan)
6. Ankara Keçiören Özel Hasan Tanık İlköğretim Okulu'ndan Ömer Furkan Parmak (498.889 puan)
7. Konya Ereğli TED Özel Ereğli İlköğretim Okulu'ndan Ali Sarıca (498.808 puan)
8. Ankara Yenimahalle Özel Yüksel Sarıkaya İlköğretim Okulu'ndan Aybüke Yarıktaş (498.761 puan)
8. Kocaeli Darıca Özel Darıca Çırağan İlköğretim Okulu'ndan Cemal Erat (498.761 puan)
8. Erzincan Özel Otlukbeli İlköğretim Okulu'ndan Ali Yumuk (498.761 puan)
8. Bursa Osmangazi Özel İnal Ertekin Ana ve İlköğretim Okulu'ndan Onur Serin (498.761 puan)
9. Gaziantep Şehit Kamil Özel Sanko İlköğretim Okulu'ndan Ahmet Bayer Yılmaz (498.724 puan)
10. İzmir Ödemiş İlköğretim Okulu'ndan Musta Sümer (498.473 puan)

Kaynak: Haber Türk

İşte O Birinci!

Manavgat, SBS'de Türkiye birinciliği çıkarmanın coşkusunu yaşıyor. Manavgat Kaymakamı Hacı İbrahim Türkoğlu, Özel Manavgat İlköğretim Okulu 8'inci sınıf öğrencisi Mustafa Kurucu'nun elde ettiği bu başarının tüm ilçeyi mutlu ettiğini söyledi. 500 tam puan alarak Türkiye birincisi olan Mustafa Kurucu'nun 6 ve 7'nci sınıf SBS'sinde de Türkiye birinciliği elde etmesinin gurur verici olduğunu kaydeden Türkoğlu, Manavgat halkına ve emeği geçen herkese, böyle güzel bir sevinç yaşattıklarından dolayı teşekkür etti.

Kaymakam Türkoğlu, "SBS birincisinin Manavgat'tan çıkmasından ötürü çok sevinçliyiz. Öğrencimiz Mustafa Kurucu, iki yıldır SBS'de Türkiye birincisi oluyordu. 2010 SBS'de de üçüncü kez Türkiye birinciliği elde ederek, kırılması zor bir rekora imza attı. Mustafa Kurucu, Türkiye'de üç yıl üstüste SBS'de birinci olan tek öğrenci. Böyle bir güzelliği yaşadığımız için çok mutluyuz. Öğrencimizin başta anne ve babası olmak üzere, yetişmesinde emeği geçen tüm öğretmenlerimizi tebrik eder, Manavgat'ın ismini ülke gündemine taşıdıkları için hepsine teşekkür ederim" diye konuştu.

Özel Manavgat İlköğretim Okulu öğrencisi Mustafa Kurucu'nun üç yıldır SBS'de Türkiye birinciliği çıkardığını belirten Manavgat Milli Eğitim Müdürü Abdullah Bilge de üç yıldır böylesi güzel bir sonucu elde ettikleri için çok sevinçli olduklarını kaydetti.

Özel Manavgat İlköğretim Okulu Müdürü Seyfullah Ekim, böyle bir başarıyı üç defa yaşamanın sevinci içinde olduklarını söyledi. Öğrencileri Mustafa Kurucu'nun çok zeki ve çalışkan bir öğrenci olduğunu belirten Seyfullah Ekim, en önemli özelliğinin ise günü gününe ders çalışma, konuyu derste öğrenme ve araştırıcı olması olduğunu kaydetti. Ekim de öğrencilerinin Türkiye'de üç defa üstüste SBS'de birinci olan tek öğrenci olduğunu belirtti.

Okullarında dünya standartlarında eğitim ve öğretim verdiklerini belirten Ekim, öğrencilerinin ileride dünyaca ünlü bir bilimadamı olacağına inançlarının tam olduğunu kaydetti.

Özel Manavgat İlköğretim Okulu Müdür Yardımcısı Mehmet Alp ise öğrencileri Mustafa Kurucu'nun çok çalışkan ve zeki olmasının yanında, öğretmenlerine ve sınıf arkadaşlarına karşı saygılı bir öğrenci olduğunu belirtti. Öğrencinin, daha önce girdiği birçok matematik olimpiyatında derece elde ettiğini de sözlerine ekledi.

Kaynak: Haber Türk

 

Dünyanın En Iyi Liselerine Kabul Edildiler

06.07.2010

20 öğrenci, öğrenci değişim programı kapsamında eğitimlerini yurtdışında sürdürme hakkı kazandı.

Türkiye'nin seçkin okullarında eğitim gören 20 öğrenci, Kültürlerarası Lise Öğrenci Değişim Programı kapsamında eğitimlerini yurtdışında sürdürme hakkı kazandı. Dünyada yaklaşık 90 yıllık geçmişe sahip olan öğrenci değişimi programları (Exchange) kapsamında Türkiye genelinde yapılan seçme sınavında, dünyanın en iyi liselerinde okumaya hak kazanan 20 öğrenci belli oldu.

Amerika, İngiltere, Kanada, Fransa, İtalya, İsviçre, Belçika ve Çin’de eğitim görecek öğrenciler, Antalya'da özel oryantasyon kampına alındı. International Services in Education (ISE World)’un yerleştirme işlemlerini gerçekleştirdiği öğrenciler, 8 Temmuz tarihine kadar adaptasyon eğitiminden geçirilecek. ISE İstanbul Merkez Ofisi Müdürü Nuran Akman, ISE öğrencilerinin Amerika ve Avrupa’daki dünyanın en iyi okullarında çok iyi burslarla eğitimlerini devam ettirdiklerini söyledi.

Yurtdışı eğitimine yönelik çalışmalarının son yıllarda ivme kazandığını belirten Akman, “Bu yıl Türkiye'nin en seçkin okullarında eğitim gören 20 öğrencimiz Amerika, Kanada ve Avrupa'daki okullarda 20 bin ila 35 bin dolar arasında burslarla okumaya hak kazandı. Bu öğrencilerimiz oryantasyon eğitimlerinden sonra ilgili ülkelere gidecek” dedi.

1988'den beri Türkiye'deki yurtdışı lise değişim programları seçmelerini yaptıklarını kaydeden Akman, “ISE World, her yıl sınırlı sayıda kontenjan ile başvuru kabul eden, kâr amacı gütmeyen bir kuruluş. ISE World Kültürlerarası Öğrenci Değişimi, yurtdışında lise öğrencilerine bir akademik ders yılı boyunca eğitim imkanı vererek, Türk öğrencilerin değişik kültürlerde yaşamalarını ve milletler arasında anlayışı geliştirmeyi amaçlıyor. Bu doğrultuda, ISE World, Türkiye genelinde yapılan seçme sınavlarıyla, Amerika, İngiltere, Kanada, Fransa, İtalya, İsviçre, Belçika ve Çin’de yerleştirme işlemlerini gerçekleştirdiği öğrencilerine, özel bir oryantasyon kampı düzenliyor” diye konuştu.

Nuran Akman, kampa Amerika Dışişleri Bakanlığı temsilcisinin yanı sıra Türkiye’nin önde gelen Anadolu Lisesi ve özel liselerin müdürlerinin de konuşmacı olarak katılacağını aktardı. Geçmiş yıllarda ISE World değişim programları ile yurtdışında okumuş ve halen okumakta olan, ‘Returnee’ öğrenciler de kampa katılarak deneyimlerini ve başarılarını yeni değişim öğrencileriyle paylaşacak.

Kaynak: Haber Türk

Liselerde e-Kayýt Tarihi Açıklandı

06.07.2010

Öğrenci ve velilere uyarı! Milli Eğitim Bakanlığı genel liselerdeki elektronik kayıt tarihlerini açıkladı.

Sınavsız öğrenci alan ortaöğretim kurumlarına elektronik ortamda aday öğrenci kaydı, 2 Ağustos 2010 tarihinde başlayacak.

Liselerde e-kayıt sistemi önce 16 büyük şehirde başlamış, ardından geçtiğimiz yıl tüm Türkiye'ye yaygınlaştırılmıştı. Sistem yeni eğitim öğretim döneminde de uygulanacak.

Milli Eğitim Bakanı Nimet Çubukçu, bu uygulama ile ortaöğretim kurumlarında eğitim-öğretimin kalitesinin yükseltilmesinin, okul kayıt bölgesinin ve öğrenci kontenjan tespitlerinin daha sağlıklı yapılmasının, veli ve öğrencilerin kendi semtlerindeki okulları sahiplenmesinin, ulaşımda zaman tasarrufunun sağlanmasının, öğrencilerin sosyal, kültürel ve sportif aktivitelere daha fazla zaman ayırabilmesinin amaçlandığını belirtti.

Genelgeye göre, elektronik ortamda yapılacak e-kayıt başvuruları konusunda, il/ilçe milli eğitim müdürü başkanlığında okul müdürlükleri, veli ve öğrenciler; MEB Eğitim Teknolojileri Genel Müdürlüğünce hazırlanan "e-kayıt modülü" üzerindeki bilgi giriş işlemlerini, kayıt-kabul şartlarını takip edebilecek.

İl/ilçe milli eğitim müdürlükleri, her türlü basın yayın organları aracılığıyla ilgili genel müdürlüklerin web sayfalarındaki bilgilerden yararlanarak sınavsız öğrenci alan ortaöğretim kurumlarında uygulanan program/alan/dallar ile e-kayıtın tanıtımını sağlayarak kamuoyunu bilgilendirecek.

Sınıf mevcutları 40'ı aşmayacak


Kontenjan belirlemesi yapılırken, sınıf mevcutları imkanlar dahilinde 40'ı aşmayacak şekilde planlanacak.

Öğrenci aday kayıtları, genel lise ve meslek lisesi müdürlüklerince 2-27 Ağustos 2010 tarihleri arasında yapılacak. Aday kaydı yapılırken, okul müdürlükleri kendilerine başvuran öğrencilerin kimlik, diploma notları ve adres bilgilerini e-okul sisteminden TC Kimlik Numarası ve ilköğretim öğrenci numarası ile girerek sorgulayıp, kontrol edecek.

Genel liselere aday kayıt işlemleri genel lise müdürlüklerince, meslek lisesi aday kayıt işlemleri ise meslek lisesi müdürlüklerince yapılacak.

Genel liselere kayıtlarda bölge ve ikametgah adresi esas alınacak. Meslek liselerine kayıtlarda ise bölge sınırlaması olmaksızın 10 okul tercihi yapılacak.

Adaylar hem genel liseye hem meslek lisesine kayıt yaptıramayacak.

Aday başvurularının, ayrılan kontenjandan fazla olması durumunda meslek liselerine yerleştirme işlemleri, ilköğretim diploma puanı, eşitlik halinde tercih önceliği, yine de eşitlik halinde yaşı küçük olan adaya öncelik verilmesi suretiyle yapılacak.

Genel liselere yerleştirme işlemleri, ilköğretim diploma puanı ve yaşı küçük olan öğrenciye öncelik verilmek suretiyle aday kaydı yapılacak, kontenjan fazlası olan diğer öğrenciler, Öğrenci Yerleştirme Komisyonlarınca öğrencinin ikametine en yakın diğer genel liselere dengeli bir biçimde gerçekleştirilecek.

Bu şartlar sonucunda dahi herhangi bir okula yerleştirilmeyen öğrenciler, mesleki ve teknik ortaöğretim kurumlarına yönlendirilerek, gerektiğinde bu okullarda ikili öğretim yapılacak.

Aday kayıtları tamamlandıktan sonra okullar ve Öğrenci Yerleştirme Komisyonlarınca gerekli kontroller yapılarak, kayıt listeleri komisyonlarca onaylanacak ve en geç 3 Eylül 2010 tarihinde "www.meb.gov.tr" adresinde ilan edilecek. İlan edilen listelere göre kesin kayıt işlemleri için gerekli evrak, ilgili okul müdürlüklerince 6-17 Eylül 2010 tarihleri arasında kabul edilerek, kesin kayıt işlemleri tamamlanacak.

"2010 Devlet Parasız Yatılılık ve Bursluluk Sınavı" esasları ile yatılı ilköğretim bölge okulu mezunlarından söz konusu ortaöğretim kurumlarını yatılı olarak kazanan öğrencilerin kayıtlarında e-kayıt başvurusu şartı aranmayacak.

Bağış ve gereksiz belge istenmeyecek

Kontenjan açığı bulunması halinde öğrencisini, kardeşinin öğrenim gördüğü veya anne-babanın çalıştığı işyerinin bulunduğu alanın dahil olduğu okula kayıt yaptırmak isteyen veli talepleri de Öğrenci Yerleştirme Komisyonlarınca değerlendirilecek.

Terör saldırıları sonucu şehit olan ya da malul duruma düşen öğretmenlerin çocukları, şehit, malul ve muharip gazi çocukları ile özel eğitime ihtiyacı olan öğrencilerin durumlarını belgelendirmeleri ve istemeleri halinde, istedikleri genel veya meslek liselerine kayıtları yapılacak.

Mazeretleri nedeniyle 2-27 Ağustos 2010 tarihleri arasında aday kayıtlarını yaptıramayan öğrencilerin mağduriyetlerine sebebiyet verilmemesi bakımından, belirlenen esaslar doğrultusunda Öğrenci Yerleştirme Komisyonlarınca genel liselere veya meslek liselerine kayıt ve yerleştirme işlemleri sürdürülecek.

Öğrenci ve velilerden kayıt sırasında hiçbir surette bağış ve gereksiz belge istenmeyecek.

Kaynak: Vatan

Bir Öğretmenin Bir Çift Yüreğe Dokunuşu

06.07.2010

Yazıya bir türlü nasıl başlayacağımı bilemedim. Bazen duygu yoğunluğundan ne yapacağınızı bilemezsiniz ya, işte öyle bir şey. Ama bir yerden başlayayım.

İstanbul Maltepe'de Güzin Dinçkök İlköğretim Okulu'ndayım. Kendi halinde bir devlet okulu. Öğretmenlerle oturduk, sohbet ediyoruz. Öğretmenler “Özgür Bey, sizi okulumuzun en dinamik, en yenilikçi öğretmeni ile tanıştıracağız” diyor.

Ben genç bir öğretmen beklerken, 38 yıldır öğretmenlik yapan, eğitim aşkıyla yanan Fatma Turan öğretmen geliyor. Fatma Öğretmen’in eğitim aşkını örneklendiren hikayeyi anlatmaya başlıyor öğretmenler.

Birinci yürek

Okula Muhammed Salih Efe adlı bir öğrenci geliyor. Muhammed diğer öğrencilerden farklı çünkü görme engelli. Özel eğitim alması gerekiyor ama özel okula gitme şansı yok.

Fatma Öğretmen gibi eğitim aşkıyla yanan okul müdürü Şaban Güler Bey öğretmenleri çağırıyor. Muhammed’in durumunu anlatıyor ve ekliyor “Muhammed bize emanet. Onu eğitmeliyiz.”

İlk etapta öğretmenler biraz çekiniyor çünkü görme engelli bir öğrenciyi eğitmeyi bilmiyorlar.

Fatma Öğretmen karar veriyor

Fatma Öğretmen sabah akşam düşünüyor ve kararını veriyor. Müdüre gidiyor. “Müdürüm ben Muhammed’i istiyorum,” diyor.

Muhammed’e okuma yazmayı öğretmek için görme engellilerin kullandığı Braille alfabesini öğrenmeye karar veriyor. Gündüzünü gecesine katarak Braille alfabesini öğreniyor ve Muhammed’e sınıf arkadaşlarından geri kalmadan okuma yazmayı öğretiyor.

Şimdi Muhammed diğer arkadaşları gibi okuyabiliyor.  Arkadaşlarının gözdesi. Gemi kaptanı olmak istiyor.

Yıllar sonra Muhammed bir öğretmenim vardı diyerek, gözyaşlarıyla Fatma Öğretmeni hatırlayacak.

İkinci yürek


Sonra Fatma Öğretmen kendini ağlatan bir mektup alıyor.

Mektup, 18 yıldır tutuklu bulunan bir mahkumdan. O da okuma yazmayı çok geç öğrenmiş. Fatma Öğretmen'in ve Muhammed'in hikayesini öğrenince bir mektup yazmak istemiş. (Bu olayı bana anlatırken de gözleri doluyor.) Mektup şöyle başlıyor,

“Sevgili Fatma Hocam, sevinci, umudu, direncine nakşetmiş o asil yüreğine merhaba,

Sizin o tanrıça soylu duyarlılığınız ve fedakarlığınız karşısında saygıyla eğiliyorum... Aşkın rahmetle anıldığı, sevginin can çekiştiği toplumumuzda sizin gibi kutsal insanların sayısı çok az.

Size yazma sebebim, mesleğinizin kutsallığını iade etmiş olmanız. Diğer bir nedense, sizin gibi bir öğretmenimin olmayışının bende yarattığı özlemdir.

Ben hiç okula gitmedim. Okul önlüğü giymedim. Ama bütün kardeşlerimi okuttum. Okuma yazmayı 23 yaşında girdiğim cezaevinde öğrendim. Ama okul özlemim hâlâ içimde duruyor....

Engelli kardeşlerimizin sorunlarına dikkat çekmeniz de beni çok mutlu etti. Maalesef toplumumuzda engelli kardeşlerimiz sahiplenilmemektedir...

Tüm güzellikler sizin olsun tanrıça...”

Bir çift yürek


Mektubu ben de okuyorum. Fatma Öğretmen bir çift yüreğe can veriyor.

Fatma Öğretmen mahkuma henüz yazmamış. Çünkü biraz korkuyor. Mahkum, siyasi bir suçluymuş. “Şimdi benim mektubum giderse, bu kim diye soracaklar, beni araştıracaklar.”

Ben de “Öğretmenim, mutlaka yazın. Suçu ne olursa olsun, bir insan yüreği, bir can yazmış bu mektubu. İnsanlık her şeyin üstündedir. Bir umut ile sizden gelecek mektubu bekliyor olmalı. Mutlaka yanıt verin,” diyorum. (Umarım Fatma Öğretmen yanıt yazmıştır. Yazmadıysa, umarım bu yazıyı okuduktan sonra yazar.)

Fatma Öğretmen’in mutluluğunu hayal edemezsiniz.

Fatma Öğretmen, gerçek bir öğretmen. Öğretmenlik de mesleklerin en yücesi.

Özgür Bolat

Kaynak: Hürriyet

Karne

06 .07.2010

Çocuklarım karne aldı. Amma çok şey yazmışlar içine. Oku oku bitmedi. Okurken benim aklım bambaşka şeylerdeydi. Bambaşka.

Bu derslerin, notların vesairelerin hepsi fasafiso gelir oldu bana. Nedenlerimi yavaş yavaş anlatacağım. Sabırlı olalım lütfen.

Öyle küçükler ki daha; nasıl oluyor da haklarında bu kadar çok şey yazılıp çizilebiliyor anlamıyorum. Her seferinde çok fena oluyorum. Ne çok savaş var, ne çok cephede uğraş veriyorlar... Ne zor küçük hayatları. İçim burkuluyor ve bu karne olayı bana hiç iyi gelmiyor.

Elimdeki notlar hayat başarısıyla –ki nedir bu başarıdan anlaşılan? Sizi bilemem, benim için sağlık ve mutluluk mesela– zerre kadar alakalı değil.

Okulda çok başarılı, hayatta başarısız çok arkadaşım olduğu gibi; okulda berbatken şu hayatta müthiş olan çok arkadaşım var.

Bütün okulların da aynı olduğunu düşünmeye başladım. Hepsinin derdi aynı. Hırs hırs hırs! Oysa benim beklentilerim çok farklı; ya da, giderek daha da farklılaştı. Hayata, geleceğe dair hayallerim, beklentilerim, ümitlerim hepsi bambaşka yerlere, yönlere gidip dayandı. Bu da çocukları gözlerken, onlarla büyürken oldu bana.

Çocuğum çok iyi matematik bilmiş ama, kendine özgüveni sıfıra inmiş... Lanet olsun o müthiş matematik bilgisine!

Çocuğum müthiş fen bilmiş ama, nefret etmiş doğadan... Lanet olsun o fen dersine!

Çocuğum dört dil bilmiş ama, insanlarla iletişim kuramayan bir odun olmuş, empatiden yoksun bir tip olmuş... Lanet olsun bildiği dillere! Tek dil konuşsun, onu da iyi konuşsun, anlatsın yeter de artar bence.

Ben, çocuğum özgüvenli olsun, hayata güven duyarak baksın; birileri de ona güvenebilsin istiyorum. Eğer ders dediğimiz şey de çocukları bu iki konuda batırıyorsa, inanın, ‘Bana ne yaa derslerden!’ demek istiyorum. Hatta artık diyorum da. Diyebiliyorum yani. Önceliklerim oldukça değişti.

Ben okul seçerken hep neye baktım biliyor musunuz?

Mutlu öğretmenleri olup olmadığına.


Dersi çok iyi öğretemese de mutlu olan, mesleğini severek yapan bir öğretmen modelini tercih ettim. Ama toy bir anneyken, nedense her öğretmenin aslında anne olması gerektiğini de düşünürdüm. Oysa karşımıza öyle genç bir öğretmen, öyle kritik bir zamanda çıkıp bize öyle iyi bir ders verdi ki, beni bu saçma önyargımdan da kurtarıverdi.

Bazen, anne olmak için anne olmak gerekmiyormuş. Öğrendim işte.


Kızım daha 1. sınıftaydı. Bu öğretmen de bana her konuda pek bir cılız geliyordu. Genç, tecrübesiz; ama hoş bir genç kadın diye bakıyordum. Ben harıl harıl çalışıyorum kızımla her gün sinir harbi şeklinde; okuma öğreniyor, sayıları öğreniyor, ama ben fenalık geçiriyordum. Neyse, derken kadın bir gün bizi çağırdı ve aynen şöyle dedi;

‘Kızınızın ters yaptığı 3’leri ve 5’leri sürekli düzeltmekten acilen vazgeçin. Kızınız diğer sekiz rakamı çok düzgün yapıyor. Bence siz ona, onları bu kadar güzel yaptığı için aferin deyin. Hatasını ben zamanla düzeltirim. Zaten bir gün hepsini doğru yapacak. Ama siz sürekli iki küçük hatasını yüzüne vurmaya devam ederseniz, kendine olan güvenini yitirecek ve 10 rakamın 10’unu da doğru yapıyor olması hiçbir şey ifade etmeyecek. Bırakın kızınız önce kendine olan güvenini kazansın, 3 ve 5’i daha sonra da düzgün yapsa olur!’
...
Biz...
Karı-koca/Ana-baba sustuk.
...
Devamı gelecek.
Yonca
“düşünsel"

Yonca Tokbaş

Kaynak: Hürriyet

'Sorgulayan Öğrenci' için 6 bin Öğretmen

05.07.2010

Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) tarafından 6, 7 ve 8. sınıflarda görevli 6 bin 600 öğretmene, sorgulayan öğrenci yetiştirmesi için eğitim verildi. Sabancı Üniversitesi ve Akbank sponsorluğunda Adana, Ankara, İstanbul, İzmir, Kahramanmaraş, Kayseri, Samsun ve Van illerinde uygulanan "Soran ve Sorgulayan Gençlik için Öğretmen Eğitimi Destek Projesi"nin İzmir ayağında 853 öğretmen eğitildi.

12 ilçede formasyon eğitimi veren 17 eğitmen için sertifika töreni, Konak Hasan Sağlam Öğretmenevi'nde düzenlendi. Törene İzmir Vali Yardımcısı Sait Topoğlu, İl Milli Eğitim Müdürü Ragıp Üye, Stratejik Planlama ve Yönetim Bölümü Müdür Yardımcısı Himmet Uygun katıldı.

Törende konuşan İl Milli Eğitim Müdürü Üye, iki yıl boyunca sorgulama eğitimi verildiğini, bu sayede soru soran öğrencilerin de önünün açıldığını söyledi. Bu öğrencilerin proje kültürleriyle tanıştığını ve başarılarının arttığını belirten Üye, "Öğrencilerin eleştirel düşünme tutum ve becerisi kazanmaları ile özgün düşünebilen yurttaşlar olarak yetiştirilmeleri için öğretmen eğitimini son derece önemsiyoruz. İlimizin de pilot iller arasında seçilmesi son derece doğru bir karardır" dedi. Yaramaz çocukların aileleri tarafından dışlanmamasını ve önlerinin açılması için çaba sarfetmelerini tavsiye eden Üye, "Bazen çocuklarımız için, 'Efendim çok yaramaz, zaptedemiyoruz' diye yakınırız ama bugünlerde bu yaramaz çocukların, farkındalık yapan çocuklar olduğunu görüyoruz. Tabii burada yaramaz çocuklar çok başarılı da uslu duranlar başarısız mı? Hayır ama bugün o yaramazlık yapan çocuklar, ilgilenmemiz sayesinde bizlere çok güzel projeler üretir hale geldi" şeklinde konuştu.

Artık sorgulayan bir eğitim sistemi bulunduğuna dikkat çeken Vali Yardımcısı Topoğlu ise, "Sorgulamak, konuyu araştırma ve anlama yöntemlerinden en güzelidir. Hatta 'Güzel soru' diye, halk arasında yerleşmiş bir anlayış vardır. Öğretmene soru sormadan dinlemek, günümüz eğitimde pek yeri kalmamış bir yöntemdir. Sormak, bilimsel eğitimin bir parçasıdır" dedi.

Daha sonra 17 öğretmene sertifika verilerek hatıra fotoğrafı çektirildi.

Kaynak: Haber Türk

Okulöncesi Eğitim 57 İlde Zorunlu Oluyor

05.07.2010

Edirne'de Trakya Üniversitesi öncülüğünde, Türkiye'nin ilk 'Çocuk Üniversitesi' kuruldu.

Bu yıl başlatılan proje kapsamında 565 çocuk, yaz dönemi boyunca ücretsiz olarak eğitim görecek.

Proje Yöneticisi Yrd. Doç. Dr. Demirali Yaşar Ergin, "Trakya Üniversitesi'nin düzenlediği bu projede temel amacımız, küçük yaştaki çocukları bilimle buluşturmak, bilimin soğuk ve sevimsiz olmadığını, sevecen, eğlenceli bir halde de bilimle uğraşılabileceğini göstermek'' dedi.

Trakya Üniversitesi Sürekli Eğitim Merkezi, Edirne Valiliği, Milli Eğitim Müdürlüğü ve Trakya Çocuk Dergisi işbirliği ile hazırlanan proje, 9-14 yaş arasındaki başarılı çocukları kapsıyor. Çocukların, yoğun geçen eğitim-öğretim sürecinden sonra yaz tatillerini güvenilir, uzman ellerde, keyifli ve verimli geçirebilmelerini sağlamak üzere ilgi alanlarına uygun olarak tercih edebilecekleri sosyal ve zihinsel gelişimlerini destekleyici aktivitelerle dolu bilimsel programlardan yararlanmaları amaçlanıyor.

Proje Yöneticisi Yrd. Doç. Dr. Demirali Yaşar Ergin, "Geleneksel yaz okullarından farklı olarak sadece sportif etkinliklerle doldurulmuş bir program değil, tamamen bilimsel çalışmaları o öğrencilerin bilmesine yönelik bir program hazırladık. Bu yönüyle, diğer üniversiteler de benzer bir uygulamaya geçtiler" şeklinde konuştu.

565 öğrenci ücretsiz eğitim alıyor

Proje Koordinatörü Mustafa Kara ise ilk kez olmasına rağmen projenin oldukça ilgi gördüğünü belirterek, "Trakya Çocuk Üniversitesi Projesi, bu konseptte Türkiye'de ilk defa uygulanan bir proje. Şu anda 565 öğrencimiz var. Ücretsiz verdiğimiz için öğrencilerimizin katılımı çok yüksek ve şu ana kadar gelen tepkiler de çok güzel. Proje devam edecek. Trakya Çocuk Üniversitesi sürekli hale gelecek. Türkiye'de böyle bir ilki gerçekleştirdiğimiz için hem Trakya Üniversitesi hem de Edirne Çocuk Dergisi olarak çok mutluyuz" diye konuştu.

20 ayrı bilim alanı

21 Haziran tarihinde başlayan proje, 20 Ağustos tarihinde sona erecek. 9 hafta olarak planlanan Trakya Üniversitesi Sürekli Eğitim Merkezi Trakya Çocuk Yaz Okulu Treni olarak adlandırılan program, toplamda 20 ayrı bilim ve ilgi alanını temsil eden vagonlardan oluşuyor. Eğitimler, İngilizce, dijital sanat, müzik, bilişim, tarih, yazılı anlatım, seramik vagonu gibi konuları kapsıyor.

Kaynak: Mesut Han/Haber Türk

80 Amerikalı Öğretmen Türkiye'ye Geliyor

05.07.2010

Amerikalı öğretmenler 'Türkiye İnceleme Gezileri' için yola çıkıyor.

Turkish Cultural Foundation ve World Affairs Councils işbirliği ile düzenlenen "Türkiye İnceleme Gezileri" kapsamında 80 ABD'li ortaokul ve lise öğretmeni Türkiye’yi bu yaz ziyaret edecek.
 
ABD'nin Alabama, California, Hawaii, Kansas, Michigan, Missouri, Montana, New York, North Carolina, New Hampshire, New Mexico, South Dakota, Texas, Washington eyaletleri ve Washington DC bölgesinden gelecek öğretmenler, İstanbul'dan başlayarak Marmara, Ege ve İç Anadolu’ya uzanan 13 günlük bir inceleme gezisine katılacaklar.
 
Turkish Cultural Foundation tarafından 2007 yılından bu yana yürütülen program ile yaz sonu itibariyle 296 Amerikalı öğretmene ulaşılacak.
 
Turkish Cultural Foundation İcra Direktörü Güler Köknar, "2000 yılından beri kuruluş amaçlarımız doğrultusunda Türkiye’yi ve Türk kültürünü özel programlarla tanıtmayı sürdürmekteyiz. Amerika ile Türkiye arasında kültür ve eğitim alanlarında köprü vazifesi gören faaliyetlerimiz kapsamında bu yaz 80 ABD'li öğretmeni Türkiye'de ağırlayacağız. Böylece öğretmenler, Türkiye'nin binlerce yıllık uygarlık tarihiyle ve özellikle Anadolu'daki bin yıllık Türk kültür mirasıyla tanışacaklar. Okullarımızı, eğitim ve kültür kurumlarımızı ziyaret ederek okul yöneticileriyle, öğretmenlerle ve sivil toplum kuruluşlarıyla tanışmanın yanı sıra Türkiye'nin güncel önemini ve kültürel zenginliğini tanıyacaklar. Amerika'ya döndüklerinde ise Türkiye'yi ilgili derslerinde ele almakta ve ayrıca okullarında ve yaşadıkları şehirlerde Türkiye'yi tanıtıcı programlar düzenlenmesine önayak olmaktadırlar. Bu çalışmalar, vakfımızın 'insandan insana tanıtım' felsefesini yansıtmaktadır" dedi.
 
Türkiye İnceleme Gezilerinin yanı sıra Turkish Cultural Foundation ve World Affairs Councils of America'ya bağlı yerel kuruluşlar ile ortaklaşa düzenlenen Türkiye çalıştaylarına da 2007 yılından bu yana 2000'e yakın Amerikalı öğretmen katılarak Türkiye hakkında bilgilendirildi.

Kaynak: Haber Türk

Canlı Eğitimler'de 1998 Öğretmenimizle Buluştuk

01.07.2010

Vitamin Öğretmen’in, Haziran Seminer Dönemi Canlı Eğitimleri sona erdi. Akademisyenlerin, öğretmenlerimizle Sanal Sınıf otamında buluştuğu mesleki gelişim uygulamaları, Ağustos-Eylül seminer döneminde farklı uzmanların farklı konulardaki eğitimleri ile sürecek.

İlköğretim ve ortaöğretim öğretmenlerine yönelik olarak, Sebit Eğitim ve Bilgi Teknolojileri AŞ tarafından düzenlenen Mesleki Gelişim Seminerleri’nde, alanında önde gelen akademisyenleri, siz değerli öğretmenlerimizle bir araya getirmiş olmanın mutluluğunu yaşıyoruz. Haziran seminer döneminde 5'i akademik, 20'si Vitamin uzmanlarının sunumları olmak üzere 25 Canlı Eğitim ile kayıtlılar ve toplu katılanlarla tam 1998 öğretmenimize ulaştık.

Geçtiğimiz yıl, MEB ve Türk Telekom AŞ işbirliği ile, idari koordinatörlüğünü Sebit’in, akademik koordinatörlüğünü ise Prof. Dr. Ziya Selçuk’un üstlendiği, Öğretmen Mesleki Gelişim Eğitimi Projesi ÖMGEP’i düzenlemiştik. Bu hizmetiçi eğitim programından sonraki süreçte, gerek katılarak deneyimlerini paylaşan öğretmenlerimizin, gerekse katılamayan öğretmenlerimizin yoğun talebi ile karşılaştık. Bu büyük ilgi bizi, mekandan bağımsız olması dolayısıyla tüm öğretmenlerimizin bulundukları yerden katılabileceği, katılımcı sayısının salon kapasiteleriyle, koltuk sayılarıyla sınırlanmayacağı Sanal Sınıf ortamında Canlı Eğitimlerimize ağırlık vermeye götürdü.

Bunun için en uygun zamanın, okulların kapanmasının hemen ardına ve açılmasının hemen önüne tarihlenen, öğretmenlerimizin Seminer Dönemi olduğu düşüncesi ile beş akademik Canlı Eğitimimizi, 22-30 Haziran tarihleri arasında gerçekleştirdik ve yurdun dört bir yanından öğretmenimizi meslektaşlarıyla ve uzmanlarımızla buluşturduk.

Canlı Eğitimlerimizle, her birine kayıtlı olanların dışında, toplu katılanlarla birlikte, tam 1998 öğretmenimize ulaştık. İlk günkü ve son günkü eğitimimize, İstanbul İl Milli Eğitim Müdürü Sayın Muammer Yıldız’ın katılımı, bizi ayrıca mutlu etti. İlk gün yalnızca uzmanımızı ve öğretmenlerimizi selamlayarak dinleyici olan Dr. Muammer Yıldız, son gün Prof. Dr. Ziya Selçuk’un sunumuna görüntülü olarak katıldı.

Sıcak eğitim gündemini ve Mayıs ayında yapılan Kazanım Değerlendirme Uygulaması KDU’yu değerlendiren Yıldız, bilgisayar destekli eğitimin bu yönüyle, interaktif gerçekleştirilmesinin özlenen bir uygulama olarak Türkiye’de bir ilk olduğunu, buna tanıklık etmekten büyük mutluluk duyduğunu ifade etti. “Bir Milli Eğitim Yöneticisi olarak yıllardır süren bir rüyam gerçekleşti” diyerek, tüm emeği geçenlere teşekkürlerini de sözlerine ekledi.

Konuşmasının ardından, Prof. Dr. Ziya Selçuk’un sunumunu, 350 Milli Eğitim Müfettişi ile birlikte barkovizyon aracılığıyla bir süre daha izledi.

Haziran seminer programında akademisyenler, aşağıdaki sunumlarını gerçekleştirdiler. 

Kendilerine ve katılan tüm öğretmenlerimize içtenlikle teşekkür ederiz.

Bir sonraki seminerler dizisi, farklı konu ve farklı akademisyenlerle Ağustos-Eylül döneminde yapılacak, önceki bir tarihte sizlere duyurulacaktır.

Siz değerli öğretmenlerimizin bu öncü deneyimi paylaşmanızı diler, katılımınızı bekleriz.

Vitamin Öğretmen

6 ve 7. Sınıfta SBS Kalkıyor

29.06.2010

Milli Egitim Bakanı Nimet Çubukçu açıkladı: Seviye Belirleme Sınavı (SBS), 6 ve 7. sınıflarda kademeli olarak kaldırılıyor. Sınav 8. sınıflar için ise devam edecek.

Sınav sistemi son 5 yıldır devamlı degistiriliyor. 2005'te Liselere Giris Sınavı (LGS) sonlandırıldı, yerine Ortaögretim Kurumlarına Giris Sınavı (OKS) geldi. 2007'de bu kez OKS'den vazgeçildi. Yerine 6, 7 ve 8. sınıflara SBS yapılmasına karar verildi. Çubukçu'nun açıklamasıyla SBS artık sadece 8. sınıflara yapılacak.

Milli Egitim Bakanı Nimet Çubukçu, orta ögretimde gerçeklestirilecek yeniden yapılanma ile gelecek yıllar içerisinde genel liselerin tamamının Anadolu Liselerine ve Meslek Liselerine dönüstürülecegini, okullar arası niteliksel farklılıkların bu sekilde ortadan kaldırılacagını, okul çesitliliginin de en aza indirilecegini bildirdi.

Yapılan çalısmalar ve hazırlanan raporlar dogrultusunda SBS'nin genel olarak olumlu yönleri olmakla beraber, olumsuz etkilerinin bulundugunun da tespit edildigini kaydeden Çubukçu, "Seviye Belirleme Sınavını 6 ve 7. sınıflarda kademeli olarak kaldırıyoruz. Sarmal bir yapı içeren müfredat dogrultusunda, SBS sadece 8. sınıfta gerçeklestirilecek ve ögrenciler, 8. sınıf konularından sorumlu olacaklar" dedi.

"2010-2011 egitim ögretim yılında 6. sınıfa baslayan ögrencilerimiz sınava girmeyecekler" diyen Çubukçu, "Bu ögrenciler 2011-2012 yılında da 7. sınıf ögrencisi olarak sınava girmeyecekler. Fakat bu yıl Seviye Belirleme Sınavı'nda 6. sınıfta olup, eski sisteme uygun olarak sınava giren ögrencilerimiz 7 ve 8. sınıflarda da sınava girecekler. Bu yıl 7. sınıfta olup SBS'ye katılan ögrencilerimiz, eski sisteme uygun olarak 8. sınıfta da sınava girip, bu sekilde ortaögretim kurumlarına yerlesecekler" dedi.

Ortaögretime Geçis Sistemi ve bundan üç yıl önce uygulamaya konulan SBS konusunda yaptıkları yeni düzenlemelerle ilgili açıklamaların yapıldıgı toplantıyı, kamuoyunu bilgilendirmek amacıyla düzenlediklerini belirten Çubukçu, yaklasık 15 milyon ögrenci ve ebeveynlerine, toplumun neredeyse tümünü ilgilendiren her soruna büyük duyarlılıkla yaklastıklarını söyledi. En büyük zenginligi genç nüfusu olan Türkiye'nin kalkınması ve ilerlemesinin yaygın ve kaliteli bir egitimle mümkün olduguna isaret eden Çubukçu, bu çerçevede çagdas bir egitim için uygun sartlar ile ortamı hazırlama yolunda yogun bir çaba gösterdiklerini ifade etti.

Çubukçu, sözlerini söyle sürdürdü, "Ancak hem egitimin kalitesini yükseltme hem de ortaögretimi yeniden yapılandırma çalısmalarının arzu edilen sonuçlar dogurabilmesi ve çocuklarımıza bilginin yanında deger de kazandırması, sınava odaklı bir sistemde mümkün görünmemektedir. Egitim sisteminin farklı kademelerinin çocukların gereksinimlerini karsılayacak ve onlara yasam becerileri kazandıracak sekilde yeniden yapılandırılması için sınavların sistem üzerinde yarattıgı baskının ortadan kaldırılması sarttır. Hepimizin bildigi gibi, uygulanan üç sınavlı Ortaögretim Kurumlarına Geçis Sisteminin okul dısı kaynaklara yönelimi artırdıgına, okulun egitim sistemindeki merkeziligini kaybetmesine yol açtıgına ve çocukların sosyo-psikolojik gelisimlerini olumsuz yönde etkiledigine yönelik, kamuoyunda genis bir uzlası bulunmaktadır."

Katıldıgı tüm toplantılarda egitimcilerin, sivil toplum kuruluslarının, medyanın, ögretmen, ögrenci ve velilerin SBS'nin 11-14 yas aralıgındaki çocukları olumsuz etkiledigi konusunda fikir birligi içinde olduklarını gördügünü vurgulayan Çubukçu, bunun yanı sıra Bakanlıga ve kendisine konuyla ilgili sayısız mektup geldigini anlattı. Çubukçu, bunun, sistemi gözden geçirmeye, olumlu ve olumsuz yönleriyle SBS'nin egitim sistemi içindeki yerini tespit etmeye yönelik,Bakanlıkça baslatılan çalısmaları pekistiren bir husus oldugunu belirtti. Arastırmaların uzun vadeye yayıldıgını ve yaklasık bir yıldır bu konu üzerinde çalısıldıgını ifade eden Çubukçu, basta Bakanlık bürokratları olmak üzere, tüm paydaslarla konunun degerlendirildigini ve görüs alındıgını söyledi.

Yapılan bütün bu çalısmalar sonucunda ve hazırlanan raporlar dogrultusunda Seviye Belirleme Sınavı'nın genel olarak ögrenci, veli, ögretmen ve okul sistemi üzerinde olumlu yönleri olmakla beraber, olumsuz etkilerinin de bulundugunun tespit edildigini kaydeden Çubukçu, arastırmaları, akademisyenlerden olusan bilimsel bir heyet ve Bakanlıgın üst düzey bürokratlarının katılımıyla, tüm paydaslara ulasarak gerçeklestirdiklerini anlattı.

Çubukçu, "Bakanlıgımızca, akademisyenler ve sivil toplum örgütlerince yapılan bilimsel arastırmalar ve raporlar dogrultusunda genel olarak ögrenci, veli, ögretmen, okul ve egitim sistemi üzerinde olumlu etkileri olmakla birlikte, olumsuz etkilerinin de oldugu tespit edilmistir. Bunların en önemlilerinden biri ise çocuklarımızın sınav odaklı yasamaktan, sosyal etkinliklere vakit ayıramamalarıdır" diye konustu.

"Asırı stres ve kaygıdan uzaklasacaklar"


Milli Egitim Bakanı Çubukçu, bu veriler ısıgında getirilen yeni düzenlemeyi söyle anlattı, "Böylelikle ögrencilerimizi sınavdan degil ama sınav odaklı bir sistemden, asırı stres ve kaygıdan uzaklastırmıs olacagımızı ümit ediyorum. Velilerimizin sırtındaki büyük ekonomik yükü kaldırmayı da hedefliyoruz. Bu karar sadece SBS ile ilgili düzenlemeyi degil, aynı zamanda Bakanlıgımızın egitim politikaları   dogrultusunda ortaögretimin yeniden yapılandırılması çalısmalarını destekleyici yönde olmustur. Dolayısıyla, SBS'de yapmıs oldugumuz bu düzenleme, bir geriye dönüs olarak algılanmamalıdır.

Yaklasık 8 yıl önce hükümet oldugumuzda egitim en önemli konu olarak, Sayın Basbakanımızın da ifadesiyle, "Türkiye'nin en önemli problemlerinden biri" olarak ele alınmıs ve egitime ayrılan bütçe,Türkiye bütçesinin en büyügü olarak, bu konuya verilen önemin altı çizilmistir. Yaklasık 8 yıldır Türkiye'de çok uzun yıllardır, onlarca yıldır egitimde ihmal edilmis olan fiziki ve teknolojik altyapı gibi çalısmalara hız verilmistir. Arzu edilen odur ki tüm ortaögretim kurumlarımızı, fırsat esitligi saglayacak sekilde, akademik basarıları yüksek olan okullar haline dönüstürmek. Bunları yapabilmek için her seyden önce fiziki altyapıları yeterli okullara ihtiyacımız vardı. Bugün, derslik basına düsen ögrenci sayısı 50-60'lı sayılardan çok asagı çekildi. Yaklastıgımız noktada, en geç 5 yıl içerisinde Türkiye'de egitim ögretim sistemimiz içerisinde batının standartlarını yakalamıs olacagız."

Egitimin uzun bir süreç olduguna isaret eden Çubukçu, dolayısıyla sınav sistemi üzerinde degerlendirmeler yaparken, ortaögretim sistemindeki yeniden yapılanmayı göz önünde bulundurduklarını kaydetti. Sınav sisteminin toplumda yarattıgı baskıyı dile getiren Çubukçu, velilerin birbirlerine SBS'den çocuklarının kaç puan aldıgını sordugunu aktardı. Bakan Çubukçu, sınavlardaki basarının hayat basarısı gibi algılanmasından rahatsızlık duydugunu ve bunun ortadan kaldırılması gerektigine inandıgını söyledi.

"Sınavlara duyulan ihtiyaç minimuma inecek"

Sınavlardaki basarının hayatta basarılı olma anlamına geldigi yönünde toplumda olusan yanlıs algının ortadan kaldırılması ve okullar arası kalite farkının giderilmesine yönelik çalısmalara Bakanlıkça hazırlanan "2010-2014 Stratejik Planı"nda yer verildigini ifade eden Çubukçu, ögrencilerin kisisel gelisimini ve sosyal katılımını öncelikli kılan, genel ortaögretim ile mesleki ortaögretim arasında yatay ve dikey geçisleri saglayan daha esnek bir yapıya gereksinim duyuldugunu vurguladı.

Ortaögretimde gerçeklestirilecek yeniden yapılanmayla, önümüzdeki yıllarda genel liselerin Anadolu Liseleri ile Meslek Liselerine dönüsecegini belirten Çubukçu, böylece okullar arası niteliksel farklarla birlikte, okul çesitliliginin en aza indirilecegini kaydetti. Çubukçu, böylece sınavlara duyulan ihtiyacın da minimuma inecegini söyledi.

Kaliteli bir egitimin tüm çocukların hakkı oldugunu ve Bakanlıgın da onlara en iyi fırsatları sunmakla sorumlu bulundugunu dile getiren Çubukçu, bu kapsamda, gelecek Kasım ayında yapılacak 18. Milli Egitim Surası'nın gündeminin "Ortaögretimin Güçlendirilmesi ve Ortaögretime Erisimin Saglanması" olarak belirlendigini kaydetti.

Bayram hediyesi

6 ve 7. sınıflarda SBS'yi asamalı olarak kaldırdıklarını ve gelecek egitim-ögretim yılında 6. sınıfa baslayacak ögrenciler için SBS yapılmayacagını, yeni düzenlemenin kademeli olarak uygulamaya konulacagını yineleyen Çubukçu, söyle konustu, "Böylelikle, 6. ve 7. sınıflarda okul basarısına göre yapılacak bir degerlendirme ön plana çıkmıs olacaktır. Bu kararın, egitimde kaliteyi artırma yolundaki çabamıza önemli bir katkı saglayacagını, her seyden önemlisi, çocuklarımızı mutlu kılacagını umuyoruz. Hedefimiz, her çocugumuzun kaygıdan ve stresten uzak, mutlu bir okul ortamında egitim alması ve hayallerini gerçeklestirmesidir.

Geçtigimiz 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramında, çocuklarımız benden bayram hediyesi olarak SBS'nin kaldırılmasını istemislerdi. Anıtkabir'deki törenlerde de çocuklarımız bunu istemislerdi. Çalısmalarımız sonucunda yapmıs oldugumuz bu yeni düzenlemenin, çocuklarımızın gelisimine ve egitimlerine olumlu bir katkı saglayacagı ümidiyle, egitim sistemimize ve ülkemize hayırlı olmasını diliyorum."

Kaynak: Radikal

'Sınavsız Yükseköğretime Uygun Değiliz'

27.06.2010

Akdeniz Üniversitesi Egitim Fakültesi Dekanı ve Ögrenci Seçme ve Yerlestirme Merkezi Antalya Temsilcisi Prof. Dr. Mimar Türkkahraman, sınavsız üniversite sisteminin, mevcut egitim sistemine uymadıgını söyledi.

Türkiye'de üniversite egitiminin sınavsız hale getirilip getirilemeyecegine iliskin tartısmalara katılan Prof. Dr. Türkkahraman, sınavsız geçisin su anki egitim yapısına uygun olmadıgını kaydetti. Sınavsız geçis için egitim altyapısında köklü degisikliklere ihtiyaç oldugunu belirten Prof. Dr. Türkkahraman, "Sınav olmayan toplumlarda egitimde yönlendirme var. Ama bizim altyapımız egitimde yönlendirme yapmaya müsait olmadıgı için sınav yapmaya devam edecegiz. Mevcut sartlara baktıgımızda, üniversite sınavı 15-20 yıl daha bu ülkede var olacak gibi görünüyor" dedi.

Prof. Dr. Mimar Türkkahraman, egitim yönlendirmesi yapan batı ülkelerinde, ögrencilerin ortaögretim çagından itibaren izlemeye alındıgını ve üniversitelerin önünde yıgılmalar olmadıgını ifade etti. Türkiye'deki sınav sisteminin agır elestirilere maruz kaldıgını dile getiren Prof. Dr. Türkkahraman, çoklu sınav sisteminin de elestirileri dindirmedigini belirterek, "Önceden, 'Bir sınavla çocukların kaderini degistiriyorsunuz' elestirileri vardı. Simdi ise 'Çoklu sınav, stresi artırıyor' seklinde elestiriler yapılıyor. Yani sistem degisti ama sorun tamamıyla çözülemedi" diye konustu.

Egitim yönlendirmesi yapan batı ülkelerinde ögrencilerin ortaögretim çagından itibaren izlemeye alındıgını kaydeden Prof. Dr. Türkkahraman, sunları kaydetti, "Batı ülkelerinde üniversitelerin önünde yıgılmalar olmuyor. Çünkü sistem en alt basamaktan itibaren belirleyici hale getiriliyor. Ama bize ait egitim sisteminde bu altyapı olusturulamadıgı için, mecburen sınav sistemi ile düzenleme yapıyoruz, elestirilere maruz kalıyoruz. Ama mevcut egitim sartları altında sınav sistemi yine devam edecektir. Ancak altyapı gelistirilip, üniversite sayıları arttıgında, sınav yapılmasına ihtiyaç kalmayabilir."


Kaynak: Milliyet

LYS Heyecanı Sona Erdi

27.06.2010

Lisans Yerlestirme Sınavları'nın (LYS) son oturumu olan Fen Bilimleri Sınavı (LYS-2) sona erdi.

Sınavı düzenleyen Ögrenci Seçme ve Yerlestirme Merkezi'nin (ÖSYM) Baskanı Prof. Dr. Ünal Yarımagan, yaptıgı açıklamada, Fen Bilimleri Sınavı ile LYS'nin tamamlandıgını belirtti. Sınavın sorunsuz geçtigini ifade eden Yarımagan, geçen hafta sonu gerçeklestirilen sınavların degerlendirmesinin sürdügünü, dün ve bugün yapılan sınavların degerlendirmesine de baslayacaklarını kaydetti.

* Fizik kitapçıgının soruları için tıklayınız.

* Fizik kitapçıgının cevap anahtarı için tıklayınız.

* Kimya kitapçıgının soruları için tıklayınız.

* Kimya kitapçıgının cevap anahtarı için tıklayınız.

* Biyoloji kitapçıgının soruları için tıklayınız.

* Biyoloji kitapçıgının cevap anahtarı için tıklayınız.

Yarımagan, sınav sonuçlarını 15 Temmuz'a kadar açıklamayı planladıklarını bildirdi.

LYS-2, tüm il merkezleri ile KKTC'nin baskenti Lefkosa'da gerçeklestirildi. Toplam 891 bina ve 11 bin 770 salonda yapılan, 38 bin 252 kisinin görev aldıgı sınava 276 bin 900 aday katıldı. Sınav, tek oturumda 135 dakika sürdü. Sınavda adaylara fizik, kimya ve biyoloji testlerinde 30'ar soru yöneltildi ve her test için 45 dakika cevaplama süresi verildi.

ÖSYM, 19 Haziran'da Matematik ve Yabancı Dil, 20 Haziran'da Sosyal Bilimler, 26 Haziran'da da Edebiyat-Cografya sınavlarını yapmıstı.LYS'nin tüm oturumlarına 872 bin 800 aday katıldı.

Kaynak: Sabah

İlköğretimde Haftalık Ders Saati 25’e Düşüyor

27.06.2010

 

Ilkögretim Genel Müdürü Ibrahim Er, ilkögretimde haftalık ders saatini 30 saatten 25 saate indireceklerini söyledi.

TBMM Kayıp Çocuklar Arastırma Komisyonu üyelerinin, egitim sistemi ve bu sistemin çocuklar üzerindeki etkilerine yönelik sorularını yanıtlayan Er, çocukların sosyal aktivitelere katılmalarının basarıları üzerindeki etkilerine dikkat çekerek, çocukların bu aktiviteleri gerçeklestirebilecekleri zamanı olusturmak için, ilkögretimde haftalık ders saatini 30 saatten 25 saate indireceklerini belirtti.

Velilerin, çocuklarının sınavlarda basarılı olabilmesi için dershaneyi bir zorunluluk olarak gördügünü belirten Er, 'Aslında bu yanlıs bir kanı. Dershanenin, SBS basarısında hiçbir etkisi yok. Hiçbir ek egitim kurumuna gerek yok' dedi.

Kaynak: Milliyet

Akademisyenler Canlı Eğitimlerimizde

27.06.2010

Ögretmenlerle akademisyenler, Canlı Egitimler'imizde bulusuyor. Ögretmenlere yönelik Mesleki Gelisim seminerler dizisinin ilki, 21-28 Haziran Seminer Dönemi içerisinde Vitamin Ögretmen'in Canlı Egitimler'inde.

Ilkögretim ve ortaögretim ögretmenlerine yönelik olarak, Sebit Egitim ve Bilgi Teknolojileri AS tarafından düzenlenen Mesleki Gelisim Seminerleri'nde, alanında önde gelen akademisyenleri, siz degerli ögretmenlerimizle bir araya getiriyoruz.

Mekan bagımsız olarak, kulaklıklı ve mikrofonlu bilgisayarınızla, internet baglantınızın oldugu herhangi bir yerden katılabileceginiz  egitimler, internet üzerinden Sanal Sınıf ortamında gerçeklestirilecek. Bu uygulamada, ülke genelinde tüm ögretmenler, Vitamin Ögretmen portalı üzerinden Canlı Egitimler'imize ücretsiz olarak katılabilecek, uzman konusmacılarımıza birebir soru yönelterek görüs paylasımında bulunabilecekler.

Ögretmenlerimizin yogun talebi dogrultusunda hazırlanan seminerlere ilgi ve katılımın yüksek olması bekleniyor. Ögretmenlerin yeni egitim-ögretim dönemine hazırlıklı ve donanımlı girmelerinin, mesleki gelisimlerine katkı saglamanın hedeflendigi seminerlere, ögretmen ve/veya okul olarak katılmak üzere Vitamin Ögretmen üzerinden kayıt olmanız yeterli.  

Kayıt için yapılması gerekenler

Vitamin Ögretmen'in Canlı Egitimler sayfasına girdiginizde, egitimlerin konusunu görebilir, kendinize uygun olan tarih ve saatteki egitimlere kayıt isleminizi gerçeklestirebilirsiniz. Bunun için, istediginiz egitimin yanında yer alan linke tıklamanız yeterli olacaktır.

Eger, o anda baslamak üzere olan bir egitim var ise egitimin yanında yer alan Simdi Katıl baslıgına tıklayarak, söz konusu canlı egitime giris yapabilirsiniz.

Haziran Seminer Programı

22 Haziran Salı 11:00-12:00 Yapılandırmacı Yaklasıma Göre Ögrenme - Ögretme Süreci
Yrd. Doç. Dr. Serap Tüfekçi Gazi Üniversitesi Endüstriyel Sanatlar Egitim Fakültesi, Egitim Bilimleri Bölümü

25 Haziran Cuma 10:00-11:00
Egitimde Yeni Yaklasımlar ve Uygulamalar
Doç. Dr. Erten Gökçe Ankara Üniversitesi Egitim Bilimleri Fakültesi

28 Haziran Pazartesi 11:00-12:00
Sınıf Ögretmenlerine Yönelik Matematik Etkinlikleri - Çocuklarda Islemsel Akıcılıgın Gelismesinde Kilit Rol Oynayan Beceriler
Doç. Dr. Erdinç Çakıroglu ODTÜ Egitim Bilimleri Fakültesi

29 Haziran Salı 11:00-12:00
Bilgi ve Iletisim Teknolojilerinin Egitimde Yaratıcı Kullanımı
Yrd. Doç. Dr. Serçin Karatas Gazi Üniversitesi Gazi Egitim Fakültesi, Bilgisayar ve Ögretim Teknolojileri Egitimi ABD

30 Haziran Çarsamba 14:00-15:00
Egitimde Güncel Konular
Prof. Dr. Ziya Selçuk

Bir sonraki seminerler dizisi, farklı konu ve farklı akademisyenlerle Agustos ve Eylül aylarında gerçeklesecek.

Siz degerli ögretmenlerimizin bu öncü deneyimi paylasmanızı diler, katılımınızı bekleriz.

Vitamin Ögretmen

Canlı Eğitimler'e Katılmadan Önce...

24.06.2010

21-28 Haziran Seminer Haftası içerisinde gerçeklestirilmekte olan Canlı Egitimler'imize katılmadan önce, asagıdaki iki egitim videosunu izlemenizi öneririz.

Bu videolar, özellikle Canlı Egitimler'e ilk defa katılacak olan ögretmenlerimiz için faydalı ve yol gösterici olacaktır. Tüm ögretmenlerimizi, bu deneyimi paylasmak üzere Sanal Sınıf'ımıza bekliyoruz.


Vitamin Ögretmen Canlı Egitimler'e Nasıl Katılacagım? videosu için tıklayınız.

Canlı Egitimler'in Gerçeklestigi Sanal Sınıf'ı Nasıl Kullanacagım? videosu için tıklayınız.

Artık Tembel ve Havalılar Revaçta

23.06.2010

Sadece ders basarısı hayat ve mutluluk için yeterli degil. Arkadas iliskileri hepsinin önüne geçiyor.

Daha eski dönemlerde arkadaslık kurmak için basarılı olanlar seçilir, onlarla arkadaslık yapmak için çaba harcanır, derslerde onların yanına oturmak için adeta yarısılırdı. Oysa simdilerde sadece basarılı bir ögrenci olmak yeterli degil. Çocuk ve Ergen Psikiyatrisi Uzmanı Dr. Arzu Önal, iyi bir arkadas çevresine sahip olabilmek için günümüzde gençlerin aradıkları baslıca dört sartı söyle sıraladı:

Yeniliklerden haberdar olmalı:
Her konu ile ilgili az da olsa fikir belirtebilmeli.

Sosyal olmalı: Toplu yapılan eglenceler ve gezilerde aranan kisi olmalı ve bunlarda mutlaka bulunmalı. Evde sadece ders çalısan, sosyalligi olmayan biri gibi görünmemeli.
Modaya uygun giyinmeli: 'Ezik' olmamanın ana kriterlerinden biri, modaya uygun giyinmek. Yasları 11-16 arasında degisen gençlerin gizli sözlesmesinde yazan giyim kuralları ve markalara uymalı.
Derslerde 'cool' durabilmeli: Derste çok fazla kendini ön plana çıkarmamalı, bilse de sorulmadan atlamamalı.

Karnesi kötü çocuga bonus da verin sorumluluk da

Dr. Arzu Önal, basarı kriterlerinin degismesinin gençlerin okul basarısını da olumsuz yönde etkiledigini, karnesinde kötü notlar getiren gençlerin anne ve babalarıyla karsı karsıya geldiklerini belirtiyor. Ancak çocukları basarılı olmaya tesvik etmek yerine, tüm yaz tatilini agır cezalar vererek geçirmelerini saglamak, yaz boyunca kapasitelerinin üstünde kitap okuma, ödev yapma cezaları vermek, sorunu çözmüyor.

Çocuk ve Ergen Psikiyatrisi Uzmanı Dr. Arzu Önal, çalısmayıp tembellik eden, sorumluluk almak istemeyen çocuk ve gençlere 'ceza' verilmesini onaylamıyor. Ancak yasamda ödül-ceza döngüsünün bulundugunu belirterek, 'Biz yetiskinler kredi kartımızı zamanında ödemedigimizde bunun bir cezası var, hastaydım ödeyemedim diyerek mazeret bulamıyoruz. Harcamayı nasıl yaptıksak, ödeme günü geldiginde ödüyoruz. Bu nedenle çocukların da sorumluluk almayarak tembellik ettiklerinde, bunun bir bedeli oldugunu ögrenmeleri gerekiyor' diyor.

Karne iyi de olsa, hediye aileyi zorlamamalı


Birçok aile, çocuklarını kötü karne getirdiginde cezalandırıyor. Kötü notlar almanın temeline ve nedenlerine inmedikçe sorunun çözümsüz kalacagına deginen Dr. Arzu Önal, anne babalara yaz tatilinde çocuklarına nasıl davranacakları konusunda su önerilerde bulundu:

• Karnesinde iyi not getiren çocuga, ailenin maddi durumu ölçüsünde hediyeler verilmeli. Ama bu hediye, aileyi maddi sıkıntılara sokacak, çocugun da bundan sonra hep aynı sekilde beklentiye girmesine yol açacak çok pahalı hediyelerden seçilmemeli.
• Hediye, çocugu istedigi bir yere tatile götürmek seklinde olabilir. Günümüzde hem kızlar hem erkekler teknoloji odaklı hediyeleri tercih
ediyor. Bu nedenle gençler laptop, PlayStation 3, iPhone gibi hediyeler istiyor.
• Eger karne kötü geldiyse, önce çocugun ögretmeniyle bunun nedenleri üzerinde etkili degerlendirmeler yapılmalı. Kızmak, bagırmak, agır cezalar vermek, çocugu pasifize edip üzmekten baska ise yaramayacaktır.
• Ailenin ilgisizliginden kaynaklandıysa, çocuga da kulak verip, basarısızlıgının nedenlerini kendisinden de dinlemekte yarar var.
• Sorumluluk sahibi bir çocuk ya da genç olamıyorsa, kendisine basarılı oldugu takdirde alınacagının sözü verilen ödülün verilmemesi uygun bir davranıs olabilir. Çok yaramaz olan, tembellik eden, sorumluluk almaktan ısrarla kaçınan çocuk ya da gençlerin sorumluluk bilincinin gelistirilmesinde, küçük ev ödevleri yararlıdır.
• Ödev yapmayanlara sorumluluk verilebilir. Karsılıgında küçük paralarla hediyeler alınabilir, böylece hayatta çalısmakla ödüller kazanılacagını, tembelligin, sorumluluktan kaçmanın da basarısızlık getirecegini ögrenebilirler.
• Çocukların basarısızlıkları karsılıgında uygun cezalar ya da ev ödevleri vermez, sorumluluktan kaçmalarına izin verirseniz yalancı bir dünya yaratırsınız. Cam bir fanusta yasarlar.
 

Kitap okumayı ceza gibi görmeyin!

Derslerinde basarısız olan çocuklara yaz boyu agır içerikli kitaplar okutup kitaptan sogutmak, okutmaya zorlamak yerine, çocuk ve gençlik dergileri gibi daha kolay okuyacakları, ceza gibi görmeyecekleri minik ödevlerin yararlı olduguna inanan Dr. Arzu Önal, basarısız çocuklarla ilgili olarak sunları söylüyor:

• Okulun baslamasına kısa bir süre kala, ögretmen tutulup basarısız oldugu alanlarda takviye saglanabilir.
• Yeni egitim dönemi için çocukla ya da gençle bir anlasma yapılmalı. Ödevler bitmeden dısarı çıkmasına, bilgisayarda oynamasına, televizyon seyretmesine izin verilmemeli. Sınırlar çok iyi belirlenmeli.
• Çocuk ya da genç, tüm yaz tatilini ders çalısarak geçirmemeli.
• Çocuklara yazın okumaları için klasikler serisinden 10-12 kitap okumaları için ödev veriliyor. Bu ödevler çocukları okumaktan sogutuyor. Ayrıca özet sitelerine girip kitapların özetlerini alıyor ya da anne babalarına özet çıkarttırıyor, yine okumuyorlar. Bu durumu bilen ögretmenler de özet sitelerine girerek burada yer alan özetlerin dısında soru soruyorlar. Sonuçta, okuma alıskanlıgı kazandırılması konusunda bir kısır döngü yasanıyor. Oysa bunun yerine dergi, gazete okuyarak, daha hafif olabilecek yazılarla da okuma alıskanlıgı kazandırılabilir.

Kaynak: HaberTürk

MEB Öğretmen Açığı Sayısını Açıkladı

21.06.2010

Milli Eğitim Bakanlığı'nın öğretmen açığı, Mayıs itibarıyla 78 bin 321 kişi...

Milli Eğitim Bakanı Nimet Çubukçu, CHP Adana Milletvekili Nevin Gaye Erbatur'un öğretmen açığına ilişkin yazılı soru önergesini yanıtladı.

Çubukçu, 4 Mayıs 2010 tarihli MEBBİS Norm İşlemleri Modülü verilerine göre, Bakanlığa bağlı resmi eğitim kurumlarının 78 bin 321 öğretmen ihtiyacı bulunduğunu ifade etti. Çubukçu, net öğretmen ihtiyacı sayısının, modülde yapılan norm güncellemeleri ile mevcut öğretmenlerden eğitim kurumu yöneticiliğine atananların özlük durumundaki güncellemeler nedeniyle sürekli değişiklik gösterdiğini bildirdi.

Bakanlıktaki öğretmen açığının bu yıl yapılacak atamalarla bir ölçüde giderilmeye çalışılacağını ifade eden Çubukçu, Haziran ayındaki 10 bin kişiye ilave olarak, Ağustos ayında da 30 bin öğretmenin atamasının yapılacağını kaydetti.

Bakan Çubukçu'nun verdiği bilgiye göre, Mayıs ayı itibarıyla en fazla öğretmen ihtiyacı rehber öğretmenlik alanında bulunuyor. Bu alanda 24 bin 331 öğretmene ihtiyaç var.

Rehber öğretmen açığını İngilizce, Sınıf Öğretmeni, Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi, Bilişim Teknolojileri öğretmeni açığı izliyor. İngilizce alanında 11 bin 874, Sınıf Öğretmenliğinde 11 bin 221, Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi öğretmenliğinde 11 bin 101, Bilişim Teknolojileri alanında ise 10 bin 100 öğretmen açığı bulunuyor.

Öğretmen ihtiyacının en fazla görüldüğü kentlerde, 24 bin 484 kişi ile İstanbul ilk sırada yer alıyor. İstanbul'u 5 bin 976 öğretmenle Şanlıurfa, 5 bin 556 öğretmenle Bursa izliyor. Adana'da 5 bin 192, İzmir'de 4 bin 956, Gaziantep'te 4 bin 531 ve Ankara'da 4 bin 438 öğretmen ihtiyacı bulunuyor.

Öğretmen açığı olan illerin son üç sırasında ise Tunceli (194), Kırşehir (265) ve Kilis (313) yer alıyor.

Kaynak: Milliyet

Babalar Günü Kutlu Olsun!

20.06.2010

Binlerce çocuğu olan öğretmen babalarımızın nezdinde bütün babaların Babalar Günü'nü kutlar, onlar için mutlulukların en büyüğünü dileriz.

Şehit babalarının büyük acısını yürekten paylaşıyoruz. Kabul ederlerse, evlatları adına ellerinden öperiz.

Vitamin Öğretmen

15 Milyon Öğrenci için Tatil Başlıyor!

17.06.2010

İlköğretim ve ortaöğretim düzeyindeki yaklaşık 15 milyon öğrenci, 18 Haziran Cuma günü karnelerini alarak yaz tatiline başlayacak olmanın mutluluğunu yaşıyor.

İki yarıyılda toplam 180 gün boyunca eğitim öğretime devam eden öğrenciler, yoğun tempolarının ve sınavların acısını üç aylık yaz tatillerinde çıkaracaklar.

‘Bir de LYS’yi atlatsak...’

Henüz, yarın girecekleri yaz tatilinin sevincini yaşayamayan bir grup ise; lise son sınıf öğrencileri. Adaylar, tatilin hemen ertesi günü başlayacak olan Lisans Yerleştirme Sınavı LYS’nin heyecanı içerisindeler. Yükseköğretim Giriş Sınavı YGS’de yeterli puan alarak LYS'ye başvuran 875 bin öğrenci, 19-20 ve 26-27 Haziran'da, üniversitelere yerleşmek üzere ter dökecek. Sınav sonunda ise bu kez, 29 Temmuz’da açıklanacak olan sınav sonuçlarını bekleyiş heyecanı başlayacak.

2010-2011 eğitim-öğretim yılı, 09 Eylül’deki Ramazan Bayramı tatilinin ardından, 20 Eylül 2010 Pazartesi günü başlayacak.

LYS'de Geri Sayım

14.06.2010

YGS'de yeterli puan alıp LYS'ye başvuran 800 bin küsur öğrenci, 19-20 ve 26-27 Haziran'da, üniversitelere yerleşmek üzere ter dökecek.

LYS Bilgilendirme Toplantısı

Öğrenci Seçme ve Yerleştirme Merkezi (ÖSYM) Başkanı Prof. Dr. Ünal Yarımağan, 19-20 ve 26-27 Haziran'da gerçekleştirilecek Lisans Yerleştirme Sınavlarına (LYS) girecek adaylara, 'Sınavda öğrencilerden rahat olmalarını, çok endişelenmemelerini ve ellerinden geleni yapmalarını istiyorum' dedi.

Maltepe Üniversitesi'nin Marmara Eğitim Köyü Yerleşkesinde düzenlenen LYS Bilgilendirme Toplantısında konuşan Prof. Dr. Yarımağan, sınav sisteminde en son değişikliğin 1999'da yapıldığını, bu tarihten sonra lise müfredatının tümü üzerinden gerçekleştirilen sınavlar yerine, ortak müfredata dayalı sınavların düzenlenmeye başladığını söyledi.

Yarımağan, bu değişikliğin beklenen sonuçları vermediğini, olumsuz sonuçlar doğurduğunu, ortaöğretim eğitimini olumsuz yönde etkilediğini kaydetti.

Öğrencilerin, 'Nasıl olsa üniversite eğitiminde sorulmuyor' diye lisede dokuzuncu sınıftan sonraki derslere ilgi göstermez olduklarını anlatan Prof. Dr. Yarımağan, bunun sonucu olarak, öğrencilerin üniversiteye bilgi açısından yetersiz gelmeye başladıklarını vurguladı, 2006’da bu olumsuzlukları gidermek için tekrar lise müfredatının tümünü kapsayan bir değişiklik yapıldığını ve 2006'dan beri sadece dokuzuncu sınıfa kadar olan derslerden değil, son sınıfa kadarki derslerden sorular sorarak üniversite giriş sınavını düzenlediklerini belirtti.

Yarımağan, 2006'da bu değişikliğin ilk aşaması yapılarak içeriğin değiştirildiğini, 2010'da bu sefer içeriğe dokunulmadan, uygulamanın değiştirildiğini söyledi.

'Öğrenciler sınavda rahat olsunlar'

Ünal Yarımağan, öğrencilerin sınava girerken, kendi alışkanlıklarına göre, kendilerini nasıl rahat hissediyorlarsa öyle davranmaları gerektiğini ifade ederek, 'Sınavda öğrencilerden rahat olmalarını, çok endişelenmemelerini ve ellerinden geleni yapmalarını istiyorum' dedi.

Yarımağan, bu yıl LYS'ye 800 bin adayın gireceğini ve sınavlarda 100 binin üzerinde görevlinin görev yapacağını açıklayarak, 'Sınav için bilgisayar üzerinde bir oturma planı yapıyoruz ve hangi öğrencinin hangi türden kitapçık alacağını belirliyoruz. Ama buna rağmen bazı görevliler, kafalarına göre oturma planı hazırlıyorlar ve yanlış türden kitapçık verilebiliyor. Sınavda adaylara birden çok soru kitapçığı dağıtılacak. Her adaya verilecek üç kitapçığın da aynı türden olması gerekiyor. Bu konuda gereken önlemi alıyoruz' diye konuştu.

Kaynak: Milliyet

SBS 2010 Sona Erdi

13.06.2010

Yaklaşık 1 milyon 88 bin 6'ncı sınıf öğrencisinin de SBS'ye girmesi ile 2008'den beri uygulanan SBS'nin üçüncü yılı tamamlanmış oldu.

Artık öğrenciler bir yandan yaklaşan tatilin sevincini, diğer yandan da 6 Ağustos'ta açıklanacak olan sınav sonuçlarını beklemenin heyecanını bir arada yaşayacak. Sınav soru ve cevaplarına ise http://www.meb.gov.tr ile http://oges.meb.gov.tr adreslerinden ulaşabilecekler.

Yabancı dil, SBS’yi iyiden iyiye yabancılaştırdı

Geçtiğimiz hafta 7 ve 8'inci sınıflar için SBS'nin ardından en çok, bu yıl farklılaştırılan yabancı dil cevap anahtarı sorunu tartışılmıştı. 6'ncı sınıfların sınavında ise yabancı dil konusu bu kez, özellikle Fransızca sorularının zorluğu ile gündeme geldi. Oysa soruların, İngilizce, Almanca ve Fransızca olmak üzere, ayırt edilmeksizin eşit zorluk derecesinde olması gerekiyordu. Diğer derslerin genelinde ise sorular, uzmanlar tarafından müfredata uygun olarak yorumlandı.

SBS'nin avantaj ve dezavantajları tartışıladursun, şimdi gözler 5'inci ve 6'ncı sınıf öğrencilerinde. Önümüzdeki yıl SBS kaldırılırsa, 6'ncı sınıflar SBS için boşuna heyecanlandıklarını, aldıkları puanların hiçbir yerde kullanılmayacağını düşünecek. 5'inci sınıfların merakı ise, 6'ncı sınıfa geçtiklerinde bu sınavın yapılıp yapılmayacağı olacak.

Pınar Öğretmen'e Şehit Cenazesi

13.06.2010

Bir dershanede coğrafya öğretmenliği yapan, KPSS'ye hazırlanıp atanmayı bekleyen İzmirli Pınar Öğretmen, eşini yalnız bırakmamak için Osmaniye'de idi. Ne yazık ki terör onu, askeri lojmanın balkonunda buldu. Meslektaşımızın tüm yakınlarının ve tüm eğitim camiasının başı sağolsun.

Vitamin Öğretmen

Teğmenden eşine karanfille veda...

Osmaniye'deki terör saldırısında hayatını kaybeden asker eşi Pınar Akdağ, İzmir'de toprağa verildi. Asker eşinin yanında teröre kurban giden Pınar'ın hikayesi herkesi ağlattı. Törene, Genelkurmay Başkanı Org. İlker Başbuğ da katıldı.

Osmaniye'de, terör örgütü mensuplarınca Kanlıgeçit Jandarma Karakol Komutanlığı'na yapılan saldırıda hayatını kaybeden, Jandarma Teğmen Cumhur Akdağ'ın eşi Pınar Akdağ, düzenlenen törenin ardından toprağa verildi.

Pınar Akdağ'ın eşi Cumhur Akdağ ve annesi Gülseren Ekmekçiler, İzmir'in Buca ilçesi Şirinyer semtindeki babaevinde taziyeleri kabul etti. Dün akşam cenazesi Osmaniye'den İzmir'e getirilen Akdağ'ın ailesinin evine Türk bayrağı asıldı.

Akdağ için daha sonra Bostanlı Beşikçioğlu Camisi'nde cenaze töreni düzenlendi. Törende Cumhur ve Pınar Akdağ çiftinin düğünlerinde çekilen fotoğrafları yakınları tarafından taşındı.

Cumhur Akdağ, törene askeri tören kıyafetiyle katılarak, eşinin naaşının camiye getirildiği esnada cenazeye asker selamı verdi.

Cenaze törenine Genelkurmay Başkanı Orgeneral İlker Başbuğ, Jandarma Genel Komutanı Orgeneral Atila Işık, Ege Ordu Komutanı Orgeneral Hayri Kıvrıkoğlu, eski Genelkurmay Başkanı emekli Orgeneral Hilmi Özkök, İzmir Valisi Cahit Kıraç, askeri erkan ile Akdağ ailesi ve yakınları katıldı.

Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ve Genelkurmay Başkanı Orgeneral İlker Başbuğ'un gönderdiği çelenkler cami avlusuna yerleştirildi.

Tören alanına gelen Orgeneral Başbuğ ve Orgeneral Işık, Teğmen Cumhur Akdağ ve anne Gülseren Ekmekçiler'e taziyede bulunarak bir süre sohbet etti. Cenaze namazı öncesinde Orgeneral Bağbuğ'un eşi Sevil Başbuğ da, Gülseren Ekmekçiler'in yanına oturarak, uzun süre elini tuttu, teselli etti.

İkindi namazını müteakiben kılınan cenaze namazının ardından omuzlarda taşınan Türk bayrağına sarılı tabut, askeri araca konuldu. Aracın geçişi esnasında komutanlar ve cenazeye katılanlar naaşı selamladı.

Teğmen Cumhur Akdağ, naaşın geçişi esnasında yakasındaki eşinin fotoğrafını öpüp, elindeki karanfilleri tabutun üzerine attı.

Cenaze, Buca Kaynaklar Mezarlığı'nda toprağa verildi. Törenin ardından Orgeneral Başbuğ gazetecilerin sorularını yanıtsız bıraktı.

Kaynak: CNNTürk

Kaçan Şampiyonluk Sınav Sorusu

13.06.2010

Şampiyonluğu son maçta kaçıran Fenerbahçe taraftarlarının psikolojisi, KPSS deneme sınavında soru oldu.

Turkcell Süper Lig'de geçen sezon şampiyonluğu son maçta kaçıran Fenerbahçe taraftarlarının psikolojisi, bazı dershanelerce uygulanan Kamu Personeli Seçme Sınavı (KPSS) deneme sınavında soru oldu.

Bir yayınevinin, 10-11 Temmuz'da lisans düzeyinde yapılacak KPSS'ye girecek adaylar için hazırladığı ve bazı dershanelerce kullanılan deneme sınav kitapçığında ilginç bir soruya da yer verildi.

Kitapçıkta, Fenerbahçe'nin son maçta Trabzonspor'la berabere kalması sonucu, Beşiktaş'ı yenen Bursaspor'un lig tarihinde dört büyükler dışında ilk kez şampiyonluğa ulaşması sonrası, Fenerbahçe taraftarının psikolojisine ilişkin şu soru yer aldı:

''Uzun ve yorucu bir ligin son maçında şampiyon olabilmesi için yenmesi gereken rakibi Trabzonspor'la berabere kalan, maç sonunda yanlış bir anons nedeniyle kısa bir süre şampiyonluk sevinci yaşayan, ancak şampiyonluğu, Beşiktaş'ı yenen Bursaspor'a kaptıran Fenerbahçe taraftarları bu duruma oldukça üzülmüştür.

Galatasaray ve Beşiktaş taraftarlarının en az Bursaspor taraftarları kadar sevindiğini gören bazı Fenerbahçelilerin, 'Şimdiye kadar 17 kez şampiyon olduk. İlerleyen yıllarda da bu şampiyonluklar devam edecektir. Dört büyükler dışında bir takımın şampiyon olması lige hareket getirir. Aslında şampiyon olamamamız Türkiye'de futbolu olumlu etkiledi' dediği gözlenmiştir.

Fenerbahçeli taraftarların bu görüşü psikoanalitik yaklaşıma göre hangi savunma mekanizması ile açıklanabilir?''

Sorunun altında, 'Hayal kurma', 'Yansıtma', 'Bastırma', 'Yer-yön değiştirme' ve 'Bahane bulma' şıkları yer aldı.

Deneme sınavının cevap anahtarında ise sorunun yanıtının, 'Bahane bulma' olduğu belirtildi.

Kaynak: Trabzon'un Sesi

Sonucu Kimseyi Şaşırtmayan Anket

10.06.2010

Meslekler ve kurumlarla ilgili 'güven' araştırmasının sonucu sürpriz olmadı.

GFK Grubu tarafından 16 ülkede 15 bin 806 kişi ile görüşülerek gerçekleştirilen Meslek Gruplarına ve Kurumlara Güven Endeksi araştırmasının sonuçları açıklanırken, Türkiye'de bu kapsamda GFK Türkiye tarafından 16 ilde 1.300 kişi ile yüzyüze görüşülerek bir araştırma yapıldı.

Araştırma 2009 yılına göre, birçok meslek grubuna ve kuruma halkın duyduğu güvenin azaldığını ortaya koydu.

Araştırmaya göre en fazla güven duyulan meslek gruplarının başında yüzde 89 ile öğretmenler, en az güven duyulan meslek gruplarının başında ise yüzde 19 ile politikacılar geliyor.

Türkiye'de güvenin en fazla azaldığı meslek grupları da hakimler ve avukatlar. 2009 yılında hakimlere güvendiğini belirtenlerin oranı yüzde 83 iken bu oran, 2010 yılında yüzde 62'ye geriledi. Aynı şekilde 2009 yılında avukatlara güvendiğini belirtenlerin oranı yüzde 70 iken söz konusu oran bu yıl, yüzde 49'a düştü.

Güvenin azaldığı diğer grup ise vakıflar. 2009'da yüzde 63 olan vakıflara güven düzeyi 2010'da yüzde 43'e indi.

Türkiye'de meslek gruplarına ve kurumlara güven endeksi şöyle: (yüzde) Kaynak: HaberTürk

Öğretmenleri Sevindirecek Haber

09.06.2010

Bakan Çubukçu, sendikacıların önerisini olumlu buldu.

Eğitim-Bir-Sen'den yapılan açıklamada, Milli Eğitim Bakanı Nimet Çubukçu'nun, Eğitim-Bir-Sen Genel Başkanı Ahmet Gündoğdu ve sendika yöneticileriyle bir araya gelerek, eğitim çalışanlarının sorunlarını ve çözüm önerilerini konuştuğu bildirildi. Açıklamada, verilen bilgiye göre Gündoğdu, Bakan Çubukçu'dan Bakanlık personelinin uzaktan eğitim yoluyla yüksek lisans eğitimi yapabilmesine imkan sağlanması için YÖK nezdinde girişimde bulunulmasını istedi. Ek ders ücretlerinde şimdiye kadar bir artış olmadığına dikkat çeken Gündoğdu, 'Ekonomik kriz gerekçesiyle ek ders ücretlerine artış yapılmadı. Hiç değilse, ek ders ücretleri vergiden muaf tutularak, vergi matrahına dahil edilmesin. Bu, bir nebze öğretmenleri rahatlatacaktır' diye konuştu.

Sözleşmeli öğretmenlerin kadroya geçişi için yapılan çalışmaların bir an önce sonuçlandırılması yönündeki talebini tekrarlayan Gündoğdu, şöyle devam etti: 'Kadroya geçiş sürecine ilişkin bir takvim belirlenmesi, kadroya geçişleri sağlanan öğretmenlere, sözleşmeli olarak çalıştıkları hizmet bölgeleri ve çalışma süreleri dikkate alınarak hizmet puanı verilmesi, sözleşmeli öğretmenlikte geçen süreler dikkate alınarak adaylık sürecinden muaf tutulmaları, zorunlu hizmet bölgelerinde görev yaptıkları sürelerin, Eğitim Kurumları Yönetici Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliği'nde yöneticilik için öngörülen 3 yıl görev yapma süresinden sayılması, Öğretmen Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliği'nde öngörülen zorunlu çalışma sürelerinden sayılması yönünde düzenleme yapılmalıdır.'

Öğretmen Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliği'nin değiştirilmesiyle birlikte bazı sorunların meydana geldiğini, Bakanlık tarafından yapılan açıklamalarla bu sorunların bir kısmının giderileceğinin belirtildiğini hatırlatan Gündoğdu; ancak henüz düzenleme yapılmadığına dikkat çekti.

Öğretmen Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliği'nde Doğu ve Güneydoğu Anadolu'da görev yapan öğretmenlere haksızlık yapıldığını söyleyen Gündoğdu, 'Kalkınmada öncelikli yörelerde, özellikle Doğu ve Güneydoğu Anadolu'da öğretmen açığı hızla artmaktadır. Bu açığın kapatılabilmesi için bu yörelerde çalışan öğretmenlere ücret anlamında pozitif ayrımcılık yapılarak, illerin durumuna göre ücretler artırılmalıdır' dedi.

Türkiye'de 149 bin öğretmen açığı bulunduğunu dile getiren Gündoğdu, 'Bu açığın hiç değilse 100 bini kapatılsa fena olmayacak' ifadesini kullandı. Gündoğdu görüşmede, Mart ayında Başkent Öğretmenevi'nde düzenlenen 'Eğitim Çalışanlarının Sorunları ve Çözüm Önerileri Şurası' raporlarını da Bakan Çubukçu'ya sundu.

Milli Eğitim Bakanı Nimet Çubukçu ise sorunların çözümünün diyalogdan geçtiğini belirterek, kendisine sunulan önerileri değerlendireceğini söyledi. Ek ders ücretlerinin vergiden muaf tutulması yönündeki öneriyi olumlu bulan Çubukçu, bunu araştıracaklarını bildirdi. Sözleşmeli öğretmenlerin kadroya alınması konusunu birçok defa Bakanlar Kurulu'na taşıdığını ifade eden Çubukçu, hazırladıkları yasal düzenlemenin Başbakanlık'ta olduğunu kaydetti.

Kaynak: Akşam

SBS 2010 Maratonunda Bitişe Doğru

09.06.2010

Kaldırılıp kaldırılmayacağı, önümüzdeki yıl yapılıp yapılmayacağı tartışmaları süredursun, ilköğretimin 6, 7 ve 8’inci sınıf öğrencilerine yönelik Seviye Belirleme Sınavı (SBS), 5 Haziran'da 8'inci sınıflar, 6 Haziran'da ise 7'nci sınıflar için gerçekleştirildi.

Şimdi sınav telaşı sırası, 6’ncı sınıf öğrencilerinde... 6’ncı sınıflara yönelik SBS 12 Haziran 2010 Cumartesi günü yapılacak. Tek oturumda uygulanacak olan sınav süresi 90 dakika, adayların çözmeleri istenen toplam soru sayısı ise 80.

Bu noktada, değerli velilerimizi bir kez daha Çocuğunuzun ders çalışma alışkanlıklarını nasıl geliştirebilirsiniz? konusunda iki sunumumuza yönlendirmek isteriz.

Geçtiğimiz ay, Bakanlığın SBS gündeminde, sınavın Bakanlık tarafından belirlenen amaçları ve amaçların gerçekleşme düzeyi, ulaşılan ve ulaşılamayan hedefler masaya yatırılmıştı. SBS’nin, öğrencilerin önünde kısa vadeli ve gerçekleştirilebilir hedeflerden biri olarak motivasyon unsuru olduğu, planlı çalışma alışkanlığı kazandırdığı ve birden fazla sınavın, sınav kaygısını yıllara bölerek azalttığı gibi olumlu yanlarına rağmen, 12, 13, 14 yaşlarındaki çocukların sürekli sınav stresi yaşıyor olmaları, Milli Eğitim Bakanı Nimet Çubukçu’yu sınavsız bir formül arayışına götürmüştü.

Klasik liselerin Anadolu liseleri ve meslek liselerine dönüşüp dönüşmeyeceği gibi, SBS’nin kaldırılıp kaldırılmayacağının netleşmesini de önümüzdeki eğitim öğretim yılına bırakarak, biz şimdi, yapılıp biten, katılan 7 ve 8’inci sınıf öğrencilerinin, artık sınav sonuçlarını bekleme heyecanı içerisinde oldukları SBS’ye dönelim...

SBS 2010’a, soruların ‘kolay’lığı ve yabancı dildeki farklı cevap anahtarları damgasını vurdu.

8’inci sınıflar için SBS’nin ardından

8’inci sınıflar için uygulanan SBS için ‘Şampiyonlar Yarışıyor’ dersek yanlış olmayacaktır. Sorular, SBS 2009’a göre önemli ölçüde ‘kolay’ olarak değerlendirildiğinden, soruların tamamını doğru cevaplayan öğrencilerin sayısında da artış olacağını öngörmek zor değil. Yakında dersane binalarını çarşaf çarşaf süsleyen şampiyonlar patlaması yaşanacak demektir.

1 milyon 18 bin adayın ter döktüğü sınav, en çok da yabancı dil cevap anahtarı ile hatırlanacak. Önceki yıllarda, İngilizce, Almanca ve Fransızca için ortak olan cevap anahtarı, bu yıl farklılaştırılmış. Daha önce, birden fazla yabancı dil bilen ve bir sorunun, örneğin İngilizcesinde tereddüt yaşayan aday, aynı numaralı Almanca/Fransızca sorusuna bakarak avantaj kazanmış oluyordu. Bu yıl yabancı dil cevap anahtarında yapılan bu değişiklik, pek çok öğrenci hatta veli için kötü bir sürpriz oldu.

Bu sebepten, çok sayıda öğrencinin puanının düşecek olmasına karşı tepkiler birkaç gün içinde büyük ölçüde artınca, MEB tarafından bir açıklama yapılarak, bir defaya mahsus olmak üzere, dilekçe ile başvuran adayların sınav sonuçlarında gerekli düzeltmenin yapılacağı bildirildi. Bu konu ile ilgili detaylı bilgi için tıklayınız.

8’inci sınıf SBS sonuçları, 08 Temmuz 2010 tarihinde ilan edilecek. Sonuçlara, http://www.meb.gov.tr ile http://oges.meb.gov.tr adreslerinden ulaşabileceksiniz.

7’nci sınıflar için SBS’nin ardından

7’nci sınıfların sınavında da soruların ‘kolay’ olarak nitelenmesi, bu kez beraberinde, aynı puanda yığılmaların olacağı, dolayısıyla sahnenin, okul başarı puanlarına kalacağı bilgisini getiriyor. Geçen yılki sınavın netleriyle yerleşen öğrencilerin okullarına, bu yıl aynı sayıda netle yerleşmek mümkün olmayacak, başka bir deyişle, okulların taban puanı yükselecek.

Yabancı dille ilgili karmaşa ise bitmiyor. Cevap anahtarından başka, bir de yabancı dil sorularının devlet okullarının düzeyinin üzerinde olduğu yönünde itirazlar söz konusu. Bunun dışında, 1 milyon 68 bin öğrencinin katıldığı 7’nci sınıflara yönelik SBS’de müfredata uygun olmayan soruya ise rastlanmadı. 7’nci sınıfların soruları, 8’inci sınıfların sorularına oranla yapılandırmacı yaklaşıma, ölçme değerlendirmeye ve kazanım belirlemeye daha uygun olarak değerlendirildi. 

7’nci sınıf SBS sonuçları, 06 Ağustos 2010 tarihinde ilan edilecek. Sonuçlara, http://www.meb.gov.tr ile http://oges.meb.gov.tr adreslerinden ulaşabileceksiniz.

Sıra 6’ncı sınıflarda...

İlköğretimin 6, 7 ve 8’inci sınıflarında; görsel sanatlar, teknoloji ve tasarım, müzik, beden eğitimi, rehberlik/sosyal etkinlikler dersleri dışındaki zorunlu derslerin öğretim programlarından, ders yılı sonunda yapılan merkezi sistem sınavları olan SBS’nin 2010 yılındaki son ayağı, 6’ncı sınıflara yönelik olarak, 12 Haziran 2010 Cumartesi günü yapılacak.

Saat 10:00’da başlayacak ve merkezi sistemle uygulanacak olan sınav için adayların, en geç saat 09:30’da sınav yerlerinde hazır bulunmaları gerekiyor. Tabii, yanlarında fotoğraflı sınav giriş belgesi, nüfus cüzdanı (veya pasaport), en az iki adetkoyu siyah ve yumuşak kurşun kalem, kalemtıraş ve leke bırakmayan yumuşak silgileri ile...

6’ncı sınıf SBS sonuçları ise 06 Ağustos 2010 tarihinde ilan edilecek. Sonuçlara, http://www.meb.gov.tr ile http://oges.meb.gov.tr adreslerinden ulaşabileceksiniz.

SBS’ye girip sonuç bekleyenlere de, girecek olan adaylara da başarılar dileriz

Dileğimiz, SBS kalkıyor-kalkmıyor haberlerinin ve 7 ve 8’inci sınıfların sınavları ardından süren olumlu olumsuz bu yorumların, sınav öncesi 6’ncı sınıf öğrencilerini ve velilerini etkilememesi.

Eğitim ve sınav sistemimizde değişiklikler, her dönem olduğu gibi, bundan sonra da olacaktır. Tartışmalı yaklaşımlar ve sorular, önümüzdeki yıllarda, yalnızca SBS’de de değil, pek çok sınavda karşımıza çıkacaktır.

Önemli olan, ‘kazanım’dır. Çocuklarımızın bu sınavlara hazırlanırken edindikleri kalıcı bilgilerdir. Sınav heyecanı ve sonuçlar açıklanana dek, öğrencinin olduğu kadar veli ve öğretmen olarak bizlerin de üzerimizden gitmek bilmeyen yüksek gerilim hattı ise eğitim yaşamının tuzu biberi, diyelim.

Biz öğretmenlerin sesi olarak, 7 ve 8’inci sınıflara ‘geçmiş olsun’ derken, 6’ncı sınıflara da cumartesi günü girecekleri SBS’de başarılar, kolaylıklar diliyoruz.

Vitamin Öğretmen

Pozitif veli yaklaşımı

Değerli velilerimizden beklentimiz, tüm sınavlar için olması gerektiği gibi, SBS için de öğrencilerimize etkili bir destek sağlamaları. Ebeveynler bu süreçte çocuklarına uygun fiziksel ve psikolojik ortamları hazırlamalı, en önemlisi, onlara, yanlarında olduklarını hissettirmelidir.

Çocuğunuzun ders çalışma alışkanlıklarını nasıl geliştirebilirsiniz?

Pozitif anne baba tutumu ve tutarlı davranışların çocuklarınızın başarısına etkileri için tıklayınız.

Her çocuk farklı öğreniyor. Çocuklarda öğrenme stilleri için tıklayınız.

Değerli velilerimiz,

Sizlere rehberlik edeceğini düşündüğümüz, farklı konulardaki eğitsel dokümanlara, bundan sonra da portalımız aracılığıyla ulaşabileceksiniz.

'Öğretmenevleri Masaya Yatırılmalı'

09.06.2010

Demokrat Eğitimciler Sendikası (DES) Genel Örgütlenme Sekreteri Yusuf Kenan Karataş, eğitim çalışanlarının, yaz tatilinin yaklaşmasıyla birlikte Öğretmenevlerinde yer bulmakta zorlandıklarını belirterek, Milli Eğitim Bakanı Nimet Çubukçu'dan, Öğretmenevlerinde yaşanan sorunları çözme yönünde adımlar atmasını istedi.

Demokrat Eğitimciler Sendikası (DES) Genel Örgütlenme Sekreteri Yusuf Kenan Karataş yaptığı yazılı açıklamada, çalışan ve emekli olan öğretmenlerle birlikte eğitim kurumlarında görev yapan memurlar, yüksek öğrenim kurumlarında çalışan araştırma görevlileri, idari personel ve profesörlere kadar aileleriyle birlikte toplam 4 milyon kişiye hizmet veren 673 Öğretmenevi, 112 Öğretmen Lokali ve 4 adet sosyal tesisin 60 TL'lik aidatının 25 TL'ye düşürülmesi, 35 yıllık öğretmenlerin aidattan muaf tutulması ve üniversite personelinin de Öğretmenevlerinden faydalandırılması gibi düzenlemeleri olumlu bulduklarını söyledi.

Karataş; Polisevi, Orduevi, Hakimevi gibi kamu misafirhanelerinin, ait oldukları meslek grubuna ve ailelerine hizmet için var oldukları ve fiyatlarının Öğretmenevlerinden en az birkaç kat daha ucuz olduğunu belirterek, bu haliyle Öğretmenevlerinde amacın öğretmene hizmet etmek olması gerekirken, amacın istihdam oluşturmak, imkan ve makam dağıtmak ve kâr etmek şeklinde toplumsal bir algı oluşturmaya devam ettiğini öne sürdü.

Öğretmenevlerinin konforu Orduevi düzeyine yükseltilmeli

Öğretmenlerin tatillerde, Öğretmenevlerinde yer bulmakta zorlandığını kaydeden Karataş, açıklamasına şöyle devam etti: 'Milli Eğitim Bakanımız Sayın Nimet Çubukçu'dan Öğretmenevi fiyatlarını ve konforunu Orduevi düzeyine yükseltmesini istiyoruz. Kültür merkezi görünümünde olması gereken Öğretmenevlerinin mahalle kahvesi ve her türlü oyunun merkezi olarak kullanılmasına karşıyız. Öğretmenlerin ve ailelerinin dinlenme, konaklama ve etkinliklerini gerçekleştirmek için yapılan Öğretmenevleri maalesef kaymakamın, mülki amirlerin, yerel eşrafın ve nüfuzlu siyasilerin misafir konaklatma yerleri olarak kullanılmaya devam ediyor. Öğretmenevlerinde öğretmenle diğer kamu görevlileri ve sıradan vatandaş arasında ücret ve imkan farkı hemen hemen kalmamış durumdadır. Sayın bakanımızdan, öğretmenlerin alınterinin ürünü olan öğretmenevlerini, tekrar öğretmenlerin ve eğitim çalışanlarının hizmetine sunmasını istiyoruz."

Kaynak: Cumhuriyet

İstanbul ve Essen'de Masal Gibi Bir Proje

09.06.2010

Avrupa Eğitim Kurumları'nca İstanbul 2010 Avrupa Kültür Başkenti etkinlikleri kapsamında yer alan Bir İstanbul Masalı adlı proje, İstanbul ve Essen'deki gösterilerle sona eriyor.

Öğrencilerin İstanbul'un tarihi dönemlerini inceleyerek yaşadıkları kent hakkında bilgi sahibi olmalarını, bu bilgileri kullanarak kültürler arasında iletişim temelleri atmalarını ve farklı disiplinleri kullanarak yetenekleri doğrultusunda yaratıcılıklarını ortaya çıkartmalarını hedefleyen proje, 18 ay önce başladı.

Proje kapsamında, Bir İstanbul Masalı adlı sahne performans çalışması, bir İstanbul Fotoğrafları sergisi, fotoğraflarla projenin tümünün anlatımından oluşan bir kitap çalışması ve sahne performans çalışmasının içinde bir defile organize edildi.

Uzun soluklu çalışma kapsamında 2009 yılının Mart ayında Sing–day of Song Ruhr 2010 projesi kapsamındaki koro çalışma plan ve programı hazırlanmış, Sing–day of Song Ruhr 2010 projesi çalışmalarına başlanmış, Nisan ayında ise tiyatro, dans ve ritim grupları duyuruları yapılmış durumda.

Koro çalışmaları için 2009 Mart–2010 Mayıs, tiyatro, dans ve ritim grupları için ise 2009 Eylül-2010 Haziran tarihleri arası hazırlık ve çalışma süresi olarak belirlendi. 2010 yılının Şubat ayında kitap çalışması için öğretmenler grubu bilgilendirme toplantısı yapılarak Kasım sonuna kadar tamamlanması öngörüldü.

Bir İstanbul Masalı projesinin yaklaşık on sekiz ayı kapsayan hazırlık ve çalışma süresi bu ay içinde tamamlanacak ve çocukların emekleri meyvelerini vermiş olacak.

Buna göre, Avrupa Koleji Okulları öğrencilerinin hazırladığı Bir İstanbul Masalı sahne performansı 14.06.2010 tarihinde saat 19:30’da Toprak–Hava–Su–Ateş teması ile İş Sanat Sahnesi'nde yer alacak. Avrupa Çocuk Korosu ise İstanbul şarkı ve türküleri ile Almanya Essen’de 03-06.06.2010 tarihleri arasında uluslararası platformlarda konser verdi.

Kaynak: Radikal

Çocukların Meyve Bahçeleri Projesi

09.06.2010

Milli Eğitim Bakanı Nimet Çubukçu, Çocukların Meyve Bahçeleri projesinin açılış törenine katıldı.

Milli Eğitim Bakanlığı, Ankara Üniversitesi Kalkınma Çalışmaları Uygulama ve Araştırma Merkezi (AKÇAM) ile Cappy işbirliğinde hazırlanan Çocukların Meyve Bahçeleri projesinin açılışı, Şehit Piyade Çavuş İbrahim Çoban İlköğretim Okulu'nda düzenlenen törenle gerçekleştirildi.

Törende konuşan Milli Eğitim Bakanı Nimet Çubukçu, bu projeyle yoğun yapılaşmanın yaşandığı, dolayısıyla ağaç gibi doğal çevre unsurlarından yoksun 70 ilköğretim okulunda meyve fidanları dikileceğini söyledi. 'Bugün ne yazık ki doğadan uzak yerlerde büyüyen çocuklar doğayı sevmeyi de öğrenemiyorlar' diyen Bakan Çubukçu, çocukların gölgesinde dinlendikleri, altından geçtikleri çoğu ağacın ismini bile bilmediğini belirtti.

Bu proje ile çocukların kendi fidanlarını dikip, bir fidanın ağaca, çiçeğin meyveye dönüşmesi sürecine doğrudan dahil olacağını ifade eden Bakan Çubukçu, 'Ağaçların sadece ismini bilmekle kalmayıp, dilinden de anlar hale gelecekler. Bir avuç toprak ve güneşle, birazcık sevgi ve ihtimamla en güzel çiçeklerini açan meyve ağaçlarının gölgesine uzanacaklar' diye konuştu. Çocukların doğayı, hayatı, korumanın ne kadar önemli olduğunu öğreneceğini belirten Bakan Çubukçu, 'Hedefimiz 7 ilde toplam 70 ilköğretim okulunda meyve ağaçları yetiştirme imkanı sağlayan bahçeler kurarak öğrencilerin meyve üretimi deneyimi ve ekolojik yaşam alışkanlığı kazanmalarını sağlamak' dedi.

Hangi okullarda meyve bahçeleri kurulacağının yetkililerce belirlendiğini anlatan Bakan Çubukçu, okulların belirlenmesinde okulun bulunduğu bölgede yoğun yapılaşma, il merkezinde bulunma, ağaç ve bahçe gibi doğal çevre unsurları bakımından yetersiz olan okullara öncelik verildiğini söyledi. Çocuklara seslenen Bakan Çubukçu, bir ağacın büyümesinde, meyve vermesinde kendilerine düşen payı görerek, bulundukları çevreye bir güzellik katmanın gururunu ve mutluluğunu yaşayacaklarını belirterek, 'Çevrenin, doğanın sizlere öğreteceği çok şey var. Doğadaki her canlının en az bizim kadar yaşamaya hakkı olduğunu hiç unutmamalıyız' dedi.

Ankara Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Cemal Taluğ, üniversitelerinin 'çocuk dostu' bir üniversite olduğunu ifade ederek, Ankara Üniversitesi'nin Türkiye'nin ilk oyuncak, ilk çocuk üniversitesini kurduğunu, çocukların eğitimiyle ilgili çok önemli çalışmalar yaptığını belirtti. Başlatılan bu projeyle yaşama dair çok güzel bir iş yapıldığını belirten Rektör Prof. Dr. Cemal Taluğ, projeyle çocukların sadece meyveleri değil, meyve ağaçlarını da tanıyacaklarını söyledi. Rektör Prof. Dr. Cemal Taluğ, 'Türkiye'de ne yazık ki insanlarımız ağaçları, bitkileri tanımakta çok yeterli değiller' dedi.

 

Coca-Cola Türkiye Başkanı Galya Frayman Molinas da bir sene önce projenin pilot uygulamasının İzmir'de yapıldığını anımsatarak, projenin Türkiye geneline yayılması gerektiğinin kararlaştırıldığını kaydetti. Projenin toplumsal projeler arasında önemli bir yere sahip olduğunu, toplumun giderek doğadan uzak yaşadığını ve bundan da en çok çocukların etkilendiğini belirten Galya Frayman Molinas, bu projeyle çocukların ağaç dikeceklerini, yetiştireceklerini anlattı.

Galya Frayman Molinas, proje kapsamında Ankara, İstanbul, Bursa, Adana, Gaziantep, İzmir ve Antalya'daki 70 ilköğretim okulunda meyve bahçeleri kurulduğunu söyledi.

Kaynak: MEB

SBS’deki Yanlışlık Dilekçeyle Çözülecek

08.06.2010

Milli Eğitim Bakanlığı, 8'inci sınıflar Seviye Belirleme Sınavı'nda (SBS) yabancı dil testi nedeniyle çıkan karmaşayı düzeltti.

Veliler bir dilekçeyle bakanlığa başvurursa, değerlendirme işlemi bir defaya mahsus, dilekçede belirtilen yabancı dile göre yapılacak. Açıklamada, “Farklı bir yabancı dile ait cevapları işaretleyen öğrencilerin velileri, Eğitim Teknolojileri Genel Müdürlüğü’ne (0312) 223 87 36, (0312) 223 22 26 veya (0312) 499 42 04’ten 11 Haziran mesai bitimine kadar faks gönderirse, bir defaya mahsus gerekli düzeltme yapılacaktır” deniyor.

Kaynak: Hürriyet

MEB'in SBS Yabancı Dil Tercihine İlişkin Basın Açıklaması

http://www.meb.gov.tr/duyurular/duyuruayrinti.asp?ID=7867

6'ncı Sınıflara Yönelik SBS 12 Haziran'da

07.06.2010

Geçtiğimiz hafta sonu, 5 Haziran'da 8'inci sınıflar, 6 Haziran'da ise 7'nci sınıflar için düzenlenen SBS gerçekleştirildi. 6'ncı sınıflara yönelik, 90 dakika sürecek olan SBS ise 12 Haziran 2010 Cumartesi günü yapılacak.

Tek oturumda gerçekleşecek olan sınav, Türkiye saati ile 10:00'da başlayacak. Öğrencilerin, en geç saat 09:30'da sınav yerlerinde hazır bulunmaları gerekiyor.

Sınav gününe kadar kalan son haftayı, sakin bir şekilde eksiklerini tamamlamaya ayırmalarında fayda olan öğrencilerimizin en büyük moral desteği, anne babaları ve siz değerli öğretmenlerisiniz. Onlara bir kez daha, her koşulda yanlarında olduğunuzu hissettiriniz.

Tüm 6'ncı sınıf öğrencilerine başarılar diliyoruz.

Vitamin Öğretmen

1 Milyon 68 Bin Aday Daha SBS’ye Girdi

07.06.2010

İlköğretim 7'nci sınıf öğrencisi yaklaşık 1 milyon 68 bin adayın katıldığı Seviye Belirleme Sınavı (SBS) yapıldı.

SBS, tüm il merkezleri ile yurtdışında Lefkoşa, Trablusgarp, Riyad, Medine, Cidde, Tebük, Kuveyt, Aşkabat, Taşkent, Bakü ve Bişkek'te gerçekleştirildi. SBS, tüm sınav merkezlerinde Türkiye saatiyle 10:00' da başladı ve 100 dakika sürdü. Öğrencilere sınavda 90 soru yöneltildi. Sınavın soru ve cevapları, http://www.meb.gov.tr/sinavlar/sbs8.html adresli linkten yayımlanacak. İlköğretim 6'ncı sınıflar da 12 Haziran Cumartesi günü SBS' ye katılacak. İlköğretim 6 ve 7'nci sınıfların sınav sonuçları ise 6 Ağustos 2010 'da açıklanacak.

Şekerli karşılama

İzmir'deki SBS'ye giren öğrencilere şeker ya da çikolata, su ve kalem verildi. İl Milli Eğitim Müdürü Rağip Üye, öğrencilerin moralini yüksek tutmak için böyle bir uygulamaya gittiklerini söylerken, il genelinde  51 bin 160 öğrencinin sınava girdiğini söyledi. Üye, 12 engelli öğrencinin, özel donanımlı sınıflarda sınava alındığını, 4 öğrencinin sınava hastanede, 1 öğrencinin ise evinde girdiğini belirtti.

Tek aday, iki gözetmen

Ailesi bir süre önce Adana'dan, Malatya'nın Darende ilçesine taşınan öğrenci Hakkı Kayacı, ilköğretim 7'nci sınıfların katıldığı Seviye Belirleme Sınavına (SBS), kendisi için açılan salonda, iki gözetmen eşliğinde girdi. Gözetmenler eşliğinde tek başına sınavı tamamlayan Kayacı, böyle bir uygulama beklemediği için ilk başta heyecanlandığını ve şaşırdığını ifade ederek, bu heyecanı üzerinden çabuk atarak soruları cevaplandırdığını belirtti.

SBS'de yabancı dil sürprizi

Seviye Belirleme Sınavı'nda (SBS) bu yıl ilk kez yapılan yabancı dilde farklı cevap anahtarı uygulaması, velilerin eleştirilerine neden oldu. Geçtiğimiz hafta sonu 7'nci ve 8'inci sınıflar için gerçekleştirilen SBS'de, daha önceki yılların aksine, İngilizce, Almanca, Fransızca ve İtalyanca sorularının doğru cevapları, cevap anahtarında farklı seçeneklerde yer aldı.

Durumdan haberdar olmayan öğrencilerin hata yaptığını belirten veliler uygulamayı eleştirirken, Bilfen Okulları öğretmenleri de, önceki yıllarda yabancı dil sorularının cevaplarının aynı seçeneklerde yer aldığını söyledi. Öğretmenler, “Bu yıl ise her dil için farklı cevap anahtarı kullanıldı. Önceki yıllarda, örneğin İngilizce'den bir soruyu çözemeyen öğrenci aynı sorunun karşılığı olarak bir diğer dilin sorusuna bakıyordu. Doğru seçenek aynı olduğu için de o soruyu çözerek İngilizce'nin doğru cevabını buluyordu. Cevap anahtarlarının değişik olduğu konusunda daha önceden açıklama yapılmamış olması karışıklığa neden oldu” dedi.

Kaynak: Milliyet

İlköğretim Müfettişinin İsmi Değişti

07.06.2010

İlköğretim müfettişlerinin adı “Eğitim Müfettişi” olarak değiştirildi. Milli Eğitim Bakanlığı'nın Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun ile Devlet Memurları Kanunu'nda Değişiklik Yapan Kanun Tasarısı, TBMM Genel Kurulu'nda kabul edilerek, yasalaştı.

Yasaya göre, İl Milli Eğitim Müdürlükleri bünyesinde, Eğitim Müfettişleri Başkanlığı oluşturulacak. Eğitim müfettiş yardımcılığı için en az 4 yıllık yüksek öğrenim ve öğretmenlikte 8 yıl ve daha fazla hizmeti olma şartı aranacak. Bu özelliğe sahip kişiler, sınav sonucunda bu göreve başlayabilecek. Bu görevde 3 yıllık yetişme döneminin ardından yapılacak yeterlilik sınavında başarılı olanlar, eğitim müfettişi kadrosuna atanabilecek.

Görev alanları

Eğitim müfettişleri ve müfettiş yardımcılarının alanlarında uzmanlaşmaları için gerekli önlemler alınacak. Eğitim müfettişleri, her hizmet bölgesinde 2 yıldan az olmamak üzere, Milli Eğitim Bakanlığı'nın belirlediği süre kadar çalışacak.

Yasa, eğitim müfettişleri ve yardımcılarının görev alanını da belirliyor. Bu kişilerin görev alanları il, ilçe milli eğitim müdürlükleri, orta öğretim kurumlarının rehberlik ve denetimi ile bu kurumlarda görev yapan öğretmenlerin branşlara ilişkin inceleme ve soruşturmaları hariç, her derece ve türdeki örgün, yaygın eğitim kurumlarının rehberlik, işbaşında yetiştirme, teftiş, denetim, değerlendirme, inceleme, araştırma ve soruşturma hizmetleri olacak.

Kaynak: Hürriyet

 

'Başka Çocuklar Zarar Görmesin'

04.06.2010

Milli Eğitim Bakanı Nimet Çubukçu, ''YİBO'ların içinde yaşanan hadiseler, ümit ediyorum ki, münferit ve tekil hadiseler olsun, başka çocuklar zarar görmesin'' dedi.

Çubukçu, TBMM Genel Kurulu'nda görüşülen Milli Eğitim Bakanlığı'nın Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun ile Devlet Memurları Kanunu'nda Değişiklik Yapan Kanun Tasarısı üzerinde söz aldı. İlköğretim müfettişliğine yapılan atamalarda, diğer denetim elemanları gibi bir süre öğretmenlik yapmak, 4 yıllık yüksekokul mezunu olmak, sınavda başarılı olmak gibi şartların arandığını belirten Çubukçu, ilköğretim müfettişlerinin, diğer denetim elemanlarıyla benzerlik göstermesine rağmen, özlük haklarında farklılıkların bulunduğunu kaydetti.

Çubukçu, ilköğretim müfettişlerinin, öğretmenlikte sahip oldukları ek gösterge üzerinden emekli olduğunu, bu uygulamanın hak kaybına yol açtığını vurgulayarak, tasarıyla bunu gidermeyi amaçladıklarını ifade etti. Bakan Çubukçu, tasarıyla, ''ilköğretim müfettiş'' unvanının ''eğitim müfettişi'' olarak değiştirildiğine işaret etti.

 

Yeni öğretmen ataması

''Eğitim alanında son 8 yılda bir şey yapılmadığına'' yönelik eleştirilere yanıt veren Çubukçu, eğitime ayrılan bütçenin, cumhuriyet tarihinde ilk kez kendileri döneminde birinci sırada yer aldığını kaydetti. Çubukçu, dönemlerinde okullaşma oranının yüzde 100'e yaklaştığını, ücretsiz ders kitabı dağıtmaya başladıklarını, kız çocuklarının okullaşmasında elde ettikleri başarının ortada olduğunu kaydetti. Çubukçu, eğitim alanında yaptıkları hizmetlerin, kamuoyu ve halk tarafından takdir edildiğini, Haziran ve Ağustos aylarında 40 bin yeni öğretmen atamasını yapacaklarını vurguladı.

 

'Kimse vicdan ve merhamet yarıştırmasın'

Bakan Çubukçu, Yatılı İlköğretim Bölge Okulları'nın (YİBO), gelinen noktada yeniden değerlendirilmesi, ele alınması, sistemin rehabilite edilmesi, kısmen tasfiye edilmesi gibi konuların, Bakanlığın da gündeminde olduğunu bildirdi. Sözlerini, ''YİBO'ların, tamamını genelleyecek şekilde, ağır ithamlarla, taciz, tecavüz, şiddet gibi ve başka ithamlarla değerlendirilmesini, tatsız, toplum olarak vicdanımızı kanatan, bizleri de derinden sarsan olaylar üzerinden siyaset yapmak, üretmek çok yakışık almıyor'' diye sürdüren Çubukçu, şunları kaydetti: ''Söz konusu çocuklar olduğunda, siyasi partiler olarak şu konuda mutabık olmalıyız; kimse burada vicdan ve merhamet yarıştırmasın. Hassasiyet noktasında, hepimiz aynı hassasiyeti taşıyoruz. Çocuklar söz konusu olduğunda, özellikle meslek hayatının uzun bir bölümünü çocuk haklarında çalışmalar yapmış biri olarak şunu ifade etmek isterim ki; bu konuda en yüksek hassasiyete sahip insanlardan birisiyim. Bir siyasi kimlik üzerinden yola çıkarak veya olayları bir bölgeye sıkıştırarak, o çerçevede değerlendirip, vicdan ve izan sınırları dışında bir siyasi suçlamaya bunları dönüştürmek, insaf dışı. Bunlar siyasi çerçevede ele alınmayacak kadar hassas konular. YİBO'da yaşanan hadise, sayısı çok fazla olan bu kurumların içinde yaşanan hadiseler, ümit ediyorum ki, -böyle kalması için çaba göstereceğiz- münferit ve tekil hadiseler olsun ve başka çocuklar bu manada zarar görmesin.''

Kaynak: Cumhuriyet

Nimet Çubukçu'dan SBS Genelgesi

03.06.2010

Milli Eğitim Bakanı Nimet Çubukçu, Seviye Belirleme Sınavı’nın soru kitapçıklarının Bakanlığa geri gönderilmeyeceğini belirterek, "Sınav bittikten 1 saat sonra, isteyen öğrenciler soru kitapçıklarını sınava girdikleri okullardan alabilecek" dedi.

Milli Eğitim Bakanı Nimet Çubukçu, "2010 Seviye Belirleme Sınavı Uygulaması" konulu yayımladığı genelgede, Ortaöğretim Kurumlarına Geçiş Sistemi çerçevesinde, 2010 yılı Seviye Belirleme Sınavları’nın ilköğretim 8. sınıflar için 5 Haziran Cumartesi, 7. sınıflar için 6 Haziran Pazar, 6. sınıflar için ise 12 Haziran Cumartesi günü yapılacağını belirtti.

Çubukçu, sınavların yurtiçi ve yurtdışı sınav merkezlerinde saat 10.00’da, aynı anda, merkezi sistemle gerçekleştirileceğini kaydederek, sınavların sorunsuz ve güvenli bir ortamda tamamlanabilmesi açısından ilgili kişi ve kuruluşların göstermeleri gereken hassasiyetlere de değindi.

Buna göre, sınavda kimlik kontrolleri ve salonlara yerleştirmenin zamanında yapılabilmesi için öğrenciler en geç saat 09.30’da fotoğraflı sınav giriş belgelerinde belirtilen salonlara alınacak.

Sınav başladıktan sonra ilk 30 dakika içinde gelen öğrenciler sınava alınabilecek. İlk 60 dakika içinde ise sınav salonu terk edilemeyecek. Sınav bitimine 15 dakika kala salonda engelli öğrenciler hariç en az 2 öğrenci sınıfta tutulacak.

Öğrenciler sınava başı açık, temiz, düzenli ve aşırılığa kaçmayan bir kıyafetle girecek. Salon görevlileri öğrencilere soru kitapçıklarını ve cevap kağıtlarını kontrol ederek dağıtacak. Öğrenciler de kontrol ederek, eksik sayfa veya baskı hatası varsa kitapçığın değiştirilmesini isteyebilecek. Soru kitapçıklarının türünün öğrenciler tarafından doğru işaretlenip işaretlenmediğini salon görevlileri kontrol edecek. Sınıfta unutulan, öğrenci tarafından götürülen ya da sınav güvenlik torbalarından çıkmayan evraktan salon görevlileri sorumlu olacak.

Soru kitapçıkları Bakanlığa geri gönderilmeyecek

SBS soru kitapçıkları Bakanlığa geri gönderilmeyecek. Sınav bittikten 1 saat sonra, isteyen öğrenciler soru kitapçıklarını sınava girdikleri okullardan alabilecek. Alınmayan soru kitapçıkları, Milli Eğitim Müdürlükleri tarafından değerlendirilecek.

Sınavda cevap kağıdının başkaları tarafından görülmesi ya da herhangi bir dokümandan kopya çekilmesi halinde, salon görevlileri tutanakla durumu tespit edecek. Ayrıca, bilgisayar ortamında ikili veya toplu kopya çekildiğinin analiz edilmesi durumunda kopya tespit işlemi yapılarak, öğrencinin sınavı geçersiz sayılacak.

Sınav başvurusundan sonra başka il ve ilçelerdeki okullara nakil olan öğrencilerin durumları, Milli Eğitim Müdürlükleri tarafından değerlendirilerek, bulundukları il ve ilçelerdeki sınav merkezlerinin yedek salonlarında sınava alınmaları sağlanacak.

Görmeyen öğrencilere CD ortamında soru kitapçığı

Sınava girecek engelli öğrencilerle ilgili uygulamaların da ele alındığı genelgeye göre, sınavlarda engelli öğrencilere yardımcı olmak için görevlendirilecek öğretmenlerin, öncelikle öğrencinin engeline uygun alanlardan, bulunmadığı takdirde, özel eğitim öğretmeni veya rehber öğretmenlerden olmasına gayret edilecek. Görevlendirilen okuyucu öğretmenlerin yabancı dil telaffuzunun iyi olmasına dikkat edilecek. Bu öğrencilerin, engeli sebebiyle gerekli araç gereç, cihaz ve ilaç varsa kendilerinin getirmeleri kaydıyla, sınavda kullanmalarına izin verilecektir.

Görmeyen öğrenciler ise tek kişilik salonlarda okuyucu ve kodlayıcı eşliğinde sınava alınacak ve 30 dakika ek süre verilecek. Bu öğrencilere CD ortamında (MP3 dosyası olarak seslendirilerek) hazırlanan soru kitapçığı veya resim, şekil ve grafik içeren soruları yazılı olarak tasvir eden soru kitapçığı verilecek.

Bu öğrenciler için soru muafiyeti olmayacak, başarı puanı bütün sorular üzerinden hesaplanacak. Başvuru döneminde talepte bulunan görme yetersizliği olan öğrencilere, isteklerine uygun olarak CD (MP3 dosyası) ile sesli sınav yapılacak.

Milli Eğitim Müdürlükleri bu şekilde sınava girecek öğrenciler için söz konusu sınav CD’lerinin çalışacağı bilgisayar, kulaklık ve diğer araçları hazır hale getirecek. Sınav anında herhangi bir sorun yaşanmaması için sistem önceden denenerek gerekli önlemler alınacak.

İşitme engeli olan öğrencinin sınavda yabancı dil sorularından muafiyetine ilişkin başvuru, veli tarafından okul müdürlüğüne yapılacak ve kayıtlı olduğu okul tarafından e-okul sistemine işlenecek.

Yabancı dil sorularından sınava katılma talebinde bulunmayan öğrenciler, yabancı dil sorularından muaf tutulacaktır.

Evde eğitim hizmetlerinden yararlanması yönünde özel eğitim hizmetleri kurul kararı bulunan öğrencilerin sınavları ev ortamında yapılabilecek.

Yerleştirme sonuçları 28 Temmuz'da

Her türlü Anadolu liseleri, fen ve sosyal bilimler liseleri ile merkezi yerleştirme ile öğrenci alan diğer ortaöğretim kurumlarının kontenjanları belirlenirken mevcut derslik sayısı dikkate alınacak. Okula her öğretim yılında alınacak öğrenci kontenjanlarının imkanlar ölçüsünde aynı olmasına özen gösterilerek, belli bir standart oluşturulması sağlanacak.

Ayrıca, okuldaki kütüphane, fizik, kimya, biyoloji, bilgisayar ve yabancı dil laboratuvarları gibi bölümler, daha fazla öğrenci alınması amacıyla dershaneye dönüştürülmek suretiyle öğrenci kontenjan artırımına gidilmeyecek.

Kontenjan girişleri okullar tarafından 1-8 Haziran tarihleri arasında e-okul sisteminden yapılacak.

İlçeler 9-10 Haziran, iller 11-14 Haziran, Bakanlık birimleri 15-18 Haziran tarihleri arasında kontrol ve onay işlemlerini yapacaklar. Bu tarihten sonra kontenjan artışı, girişi yapılamayacak.

Okullar, yılsonu başarı puanlarına ilişkin itirazları 21 Haziran-2 Temmuz tarihleri arasında değerlendirecek ve gerekli düzeltmeleri yapacaklar.

Ortaöğretim Yerleştirme Puanı (OYP) 8 Temmuz tarihinde ilan edilecek.

Tercihler 9-22 Temmuz tarihleri arasında okul müdürlüklerince alınacak.

Öğrenciler, 12 tercih yapabilecek. Tercihler, velilerin gözetiminde ve zamanında yapılacak. Yapılan tercihler elektronik onaylamadan sonra değiştirilemeyecek.

Yerleştirme sonuçları 28 Temmuz’da ilan edilecek. Yerleştirme ile ilgili takvim ve esaslar MEB’in internet sitesinde yayınlanacak "Tercih ve Yerleştirme e-Kılavuzu"nda yer alacak. Sınavlarla ilgili tüm bilgiler ve duyurular "http://oges.meb.gov.tr" internet adresinde sürekli olarak yayınlanacak.

Kaynak: Milliyet

 

SBS ve LYS Sınıfları Boşalttı

03.06.2010

SBS ve LYS’ye sayılı günler kala, ilköğretim ile lise öğrencilerinin, okullara gitmeyerek devamsızlık haklarını sonuna kadar kullanmaları, sınıfların da boşalmasına neden oldu.

Maddi durumu iyi olanlar dershaneye gidiyor, dar gelirliler ise evlerinde ders çalışıyor.

SBS ve LYS’ye girecek öğrenciler, yaklaşan sınavlara daha iyi motive olmak ve son kez dersleri gözden geçirebilmek için okulları yerine dershaneye gitmeyi ya da evde ders çalışmayı tercih ediyor.

Lise öğrencileri, sınavlara hazırlanmak için 20 gün normal, 25 gün de raporlu olmak üzere toplam 45 günlük devamsızlık hakkını sonuna kadar kullanmaya çalışırken, yazılı ve sözlü sınavlarını atlatan ilköğretim öğrencileri de devamsızlık sorunu yaşamadan SBS’ye hazırlanıyor. Öğrencilerin okullarına gitmemesi nedeniyle bazı sınıflarda eğitim yapılamazken, bazılarında ise 4-5 öğrenci ile ders yapılıyor. Devamsızlıkları çok olan öğrenciler ise rapor alarak sınav öncesi zaman kazanmaya çalışıyor.

Adana Milli Eğitim Müdürü Abdulgafur Büyükfırat, ilköğretim okullarında devamsızlık sınırı olmadığını, öğrencinin başarılı olması ve yazılı sınavlarını tamamlaması halinde devamsızlığın dikkate alınmadığını belirtti.

Büyükfırat, lise öğrencilerinin ise 45 gün devamsızlık hakkı bulunduğunu, bunun da eğitim öğretim yılı içinde dikkatli davranan öğrenciler için iyi değerlendirildiğini belirtti.

Eğitim-öğretim yılının başlarında okuluna devam eden öğrencilerin devamsızlık haklarını genellikle yıl sonunda kullandığına dikkati çeken Büyükfırat, şöyle devam etti.

"Nisan ayına kadar okuluna gelmişse ve okuldaki sınavlarını atlatmışsa, 45 günlük devamsızlık hakkı onlara 2 ayı geçen bir süre tanıyor. Öğrencilere tanınan bu haklar sınav öncesi okulların da adeta boşalmasına neden oluyor. Özellikle ilköğretim okullarında 6, 7 ve 8. sınıfların hemen hemen hepsinde sınıflar boşaldı. Yazılı ve sözlü sınavları başarıyla tamamlayan öğrenciler okulun önünden bile geçmiyor. Maddi durumu iyi olanlar dershaneye gidiyor, dar gelirliler ise evlerinde ders çalışıyor."

"Derslere girmemek başarıyı getirmez"

Büyükfırat, öğrencilerin devamsızlık haklarını kullanarak aslında doğru bir yöntem izlemediğini vurguladı. Okulda verilen eğitimin son derece önem taşıdığını ifade ederek, şunları kaydetti. "Sınav soruları Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) müfredatı ve tavsiye edilen kitaplardan geliyor. Bu nedenle devamsızlığı başarılarına değil, başarısızlıklarına neden olur. Çocukların bunu bilmeleri gerekir. Özellikle SBS’ye girecek öğrenciler için sorular kendi müfredatlarından, MEB’in tavsiye ettiği kitaplardan çıkıyor. Bu nedenle devamsızlık yapmaları aleyhlerine oluyor.

Liselerde de aynı şekilde, özellikle branşlaşma olduğu için matematik, geometri, Türkçe, edebiyat soruları çocukların okuduğu kitaplardan geliyor. Derslere girmemek başarıyı getirmez."

İyi derece almak için çabalıyorlar

Özel Dershaneciler Birliği Başkanı Faruk Köprülü de rapor alan öğrencilerin vakitlerini, dershane ya da evlerinde ders çalışarak geçirdiğini belirtti.

Öğrencilerin yaklaşan sınav maratonunda daha iyi derece yapmak için çabaladığını ifade eden Köprülü, "Üniversite sınavlarına girecek öğrenciler, günlerini dershane ve evlerinde ders çalışarak geçiriyor" dedi.

Öğrencilerin, dershanelere ilgisinin her geçen gün arttığını ifade eden Köprülü, "Sınav tarihinin yaklaşmasıyla deneme sınavlarımız da çoğaldı. 2-3 günde bir deneme sınavı yapılıyor. Kalan zamanlar ise sınav çözümlemesi ile geçiriliyor" diye konuştu.

Kaynak: Milliyet

 

Çocukların Projeleri Fabrikaya Dönüşebilir

03.06.2010

Türk Patent Enstitüsü Başkanı, “Çocuklarımızın eğitim süreçlerine girişimci ruhu da ekleyebilirsek, bugün ürettikleri projeleri fabrikalara dönüştürebileceklerine inanıyorum” dedi.

Ankara İl Milli Eğitim Müdürü Kamil Aydoğan, eğitim sisteminde son yıllarda gerçekleştirilen reformların sonucu olarak altyapı sorununun önemli oranda çözüldüğünü, bundan sonraki süreçte çocukların yaratıcılıklarını ortaya çıkaracak çalışmaların ağırlık kazanacağını söyledi. Talim Terbiye Kurulu ile Türk Patent Enstitüsü’nün (TPE), “Şimdi Düşünme Zamanı” sloganıyla başlattıkları proje çerçevesinde, ilköğretim okulu öğrencilerinin teknoloji ve tasarım dersinde ürettikleri çalışmalardan oluşan sergi TPE’de açıldı. Aydoğan, eğitim sistemine yerleşmeye başlayan "proje üretme anlayışı"yla, bugün, her öğrencinin zekasını ve yaratıcılığını hayata kattığını söyledi.

İşbirliği yapanlar daha başarılı olur

TPE Başkanı Habip Asan da eğitim sisteminde yapılan değişikliklere işaret etti ve tasarım dersinin müfredata konulmasıyla öğrencilerin yaratıcılıklarının teşvik edilmesinin bu değişikliklerden en önemlisi olduğunu belirtti. Asan, “Çocuklarımızın eğitim süreçlerine girişimci ruhu da ekleyebilirsek bugün ürettikleri projeleri fabrikalara dönüştürebileceklerine inanıyorum” diye konuştu.

Kaynak: Hürriyet

Öğretmenlerin Kariyer Kriterlerine Yeni Düzenleme

03.06.2010

Anayasa Mahkemesi'nin iptal kararı doğrultusunda yeniden düzenlenen, öğretmenlikte kariyer basamaklarında yükselmeyi belirleyen kanun tasarısı, TBMM Milli Eğitim, Kültür, Gençlik ve Spor Komisyonu'nda kabul edildi.

Milli Eğitim Bakanı Nimet Çubukçu, komisyon toplantısında, kanun tasarısı hakkında bilgi verdi.

Yeni düzenlenmenin, Anayasa Mahkemesi'nin iptal gerekçeleri dikkate alınarak hazırlandığını belirten Çubukçu, tasarının yasalaşmasının, uygulamanın devamı açısından önemli olduğunu vurguladı.

Tasarının tümü üzerinden söz alan CHP İstanbul Milletvekili Nur Serter, öğretmenlerin niteliğinin artırılmasına ilişkin her türlü girişimi desteklediğini söyledi.

Serter, puanın yüzde 20'sini oluşturan bilimsel, kültürel, sanatsal ve sportif etkinlikler alanında değerlendirmenin nasıl yapılacağını sordu.

Tasarının 2. maddesinde yer alan, öğretmenlerin en az lisans düzeyinden mezun olanlar arasından seçilmesini düzenleyen ifadeye atıfta bulunan Serter, “O zaman eğitim fakültelerine ne gerek vardı? Ya bu fakültelere gereken değeri verelim ya da kapatalım” dedi.

CHP Sinop Milletvekili Engin Altay da öğretmenlik mesleğinin kariyer basamaklarına ayrılmasının eğitimde güven bunalımı yaratacağını ileri sürerek, herkesin, çocuğunun, başöğretmenin çalıştığı bir sınıfta eğitim görmesini isteyeceğini söyledi.

AK Parti İstanbul Milletvekili Necat Birinci, öğretmenlik meselesinin ülkenin diğer tüm meselelerinden daha önemli olduğunu ifade etti. Öğretmenliğin profesyonel bir meslek olduğuna dikkati çeken Birinci, temel özelliğinin ise 'rekabet' olduğunu belirtti.

BDP Van Milletvekili Özdal Üçer ise tasarıda, birbiriyle ilintili olmayan konuların “oldu bittiye getirilerek” kabul ettirilmek istendiğini iddia etti.

Milletvekillerinin soru ve eleştirilerine yanıt veren Milli Eğitim Bakanı Çubukçu, kanun tasarısında öğretmenlerin atanmalarına ilişkin bir düzenlemenin olmadığını hatırlattı.

“Sanki eğitim fakültelerinden değil de başka alanlardan da öğretmen alınacak” gibi bir algılama bulunduğunu gördüğünü belirten Çubukçu, “Sadece eski uygulamalardan farklı olarak, eğitimin düzeyini 4 yıla çıkarıyoruz” dedi.

Değerlendirme kriterlerinin detaylarının, yapılacak çalışmaların ardından yönetmeliklerle belirleneceğini ifade eden Çubukçu, öğretmenlik mesleğinde geriye gidiş olmadığını, yalnızca yeniden bir düzenleme yapıldığını anlattı.

AK Parti Konya Milletvekili Sami Güçlü de söz alarak, mesleğin ilerlemesi açısından teşvik edici bir mekanizmaya ihtiyaç bulunduğunu söyledi.

CHP Kahramanmaraş Milletvekili Durdu Özbolat ise eğitim politikalarının hükümetlere göre değiştiğini belirterek, bunların devlet politikası haline getirilmesi gerektiğini ifade etti.

Konuşmaların ardından yapılan oylamada, Milli Eğitim Temel Kanununda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun Tasarısı kabul edildi.

Tasarı ne getiriyor

Tasarıya göre, öğretmenlik mesleğinde yükselmede dikkate alınacak değerlendirme puanının yüzde 20'sini yükseköğretim ve lisansüstü durumu, yüzde 5'ini sicil notu, yüzde 20'sini bilimsel, kültürel, sanatsal ve sportif etkinlikler, yüzde 50'sini ise sınav puanı oluşturacak.

Uzman öğretmenlik sınavına katılacaklarda, adaylık dönemi hariç olmak üzere “öğretmen” unvanıyla en az 10 yıl, başöğretmenlik sınavında ise “uzman öğretmen” unvanıyla en az 5 yıl görev yapma şartları aranacak.

Sınav 100 puan üzerinden değerlendirilecek. Sınavda 70 ve üstü puan alanlar değerlendirmeye hak kazanacak. Kriterler ve sınav puanının birlikte değerlendirilmesinin ardından, 50 ve üstü puan alanlar başarılı sayılacak.

Öğretmenler, yurtiçi yüksek öğretim kurumlarından ya da bunlara denkliği kabul edilen yurtdışı yükseköğretim kurumlarından en az lisans düzeyinde mezun olanlar arasından, Milli Eğitim Bakanlığı'nca seçilecek.

Ders kitabı ve eğitim araçlarına ilişkin uygulamaları düzenleyen 3. maddede yapılan düzenlemeyle, ders kitabı dışında kullanılacak eğitim araçlarının belirlenmesi, okul yönetimlerine bırakıldı.

Kanunun yürürlüğe girmesi halinde, lisans düzeyinde yükseköğretim mezunu olmayan öğretmenlerin kazanılmış hakları saklı kalacak.

Kaynak: Hürriyet

LYS Denemeleri Başlıyor

03.06.2010

TTNET Vitamin Lise’ye eklenen LYS Denemeleri sayesinde,  TTNET Vitamin Lise’liler internet ortamında tüm Türkiye çapında yapılan LYS Deneme sınavlarında kendini deneyebilecek ve eksiklerini belirleyebilecekler.

İçeriği Milli Eğitim Bakanlığı tarafından düzenlenen LYS ile paralel olarak hazırlanan TTNET Vitamin Lise LYS Denemeleri 9 Haziran ve 12 Haziran tarihlerinde cansız olarak kullanıma açılacaktır. TTNET Vitamin Lise kullanıcıları bu tarihlerden sonra girip deneme sınavlarına katılabileceklerdir.

Bu LYS deneme sınavları 4 farklı LYS tipi için (LYS-1, LYS -2, LYS -3, LYS -4 ) hazırlanmıştır.

MATEMATİK SINAVI - LYS 1

FEN BİLİMLERİ SINAVI - LYS 2

EDEBİYAT COğRAFYA SINAVI - LYS 3

SOSYAL BİLİMLER SINAVI - LYS 4

Sınava önceden kayıt yaptırmak gerekmemektedir. Sınav, öğrenci sınava giriş yaptığı anda başlayacak ve sınavı tamamladığında ya da sınav süresi dolduğunda bitecektir. Öğrenci, girdiği bir sınavı tekrar alamaz.

Sınav sonuçları açıklandıktan sonra; öğrenciler sınav soru cevaplarını inceleyebilir, eksiklerini ilgili konuları çalışarak tamamlayabilirler. Ayrıca öğrenciler bu sınav sonuç bölümünde girdikleri sınavın doğru cevaplarını ve çözümlerini inceleyebiliyor, ders bazında net, doğru, yanlış ve boş cevap sayılarını görebiliyorlar.

TTNET Vitamin Lise paketini satın almak için tıklayınız.

Sınav Destek Masası Olusturuldu

01.06.2010

İstanbul İl Milli Eğitim Müdürlüğü ve Tüm Özel Öğretim Kurumları Derneği (TÖDER) sınava hazırlanan öğrencileri için destek masası kurdu.

Öğrenciler, Haziran ayı boyunca sınavlara yönelik merak ettikleri her türlü bilgiyi ve desteği Sınav Destek Masası’nda görevli uzman rehber öğretmenlerden alabilecekler.

İstanbul İl Milli Eğitim Müdürlüğü ve Tüm Özel Öğretim Kurumları Derneği (TÖDER) işbirliğinde, Türk Telekom Genel Müdürlüğü desteğiyle, Haziran ayı boyunca SBS ve LYS’ye hazırlanan öğrencilere Sınav Destek Masası Projesi kapsamında rehberlik hizmeti verilecek.

2010 yılında, Haziran ayında ortaöğretim öğrencileri LYS’ye, ilköğretim öğrencileri ise seviyelerine göre her hafta sonu SBS’ye girecek. Yeni bir sistem olması nedeniyle, öğrenciler Haziran ayı boyunca karşılaşacakları sorunları çözmekte zorlanacak.  Öğrencilerin başarılarını daha da artırmaları için gerek sistem, gerekse sınavla ilgili her türlü bilgiye tam sahip olmaları gerekiyor. Bu düşünceden yola çıkan İstanbul İl Milli Eğitim Müdürlüğü ve TÖDER, öğrencilerin bu dönemde sınavla ilgili her türlü bilgiye kolayca ulaşmalarını sağlayacak “Sınav Destek Masası Projesi“ni başlattı.

Projede görev alacak uzmanlar; ilköğretim 6, 7 ve 8. sınıf öğrencilerini SBS, ortaöğretim öğrencilerini ve mezunlarını ise LYS hakkında bilgilendirecek ve hazırlanma sürecinde psikolojik destek sağlayacak.

Öğrenciler, 1-30 Haziran tarihleri arasında Beşiktaş Kabataş Anadolu Lisesi'nde uzman rehber öğretmenlerle bir araya gelebilecekleri gibi, aşağıda belirtilen e-mail adresinden veya telefon numaralarından, merak ettikleri konular hakkında bilgi alabilecekler.

Sınav Destek Masası İletişim

Yer:  Kabataş Anadolu Lisesi  - Çırağan Cad. No: 40 Ortaköy - Beşiktaş İstanbul

Telefon numaraları: 

0212 227 45 55-58-59-61-62   0212 258 51 77
0212 227 03 72-95                 0212 258 82 47
0212 227 38 84                      0212 258 77 54
0212 227 06 92                      0212 258 87 31
0212 227 29 52                      0212 258 74 59
0212 227 35 41                      0212 258 04 98
0212 227 08 63                      0212 259 85 63-66-75
0212 227 56 63                      0212 259 88 39-83
0212 259 98 92                      0212 259 37 25
0212 259 70 24                      0212 259 44 92
0212 259 47 30

Kaynak: Milliyet

Seviye Belirleme Sinavi (SBS) 5, 6 ve 12 Haziran'da

01.06.2010

6, 7 ve 8’inci sınıflara yönelik Seviye Belirleme Sınavı (SBS) maratonu 5 Haziran’da başlıyor.

Ortaöğretime geçiş sınavı olan SBS’nin ilki, 8’inci sınıflar için 5 Haziran 2010 Cumartesi günüyapılacak. Tek oturumda, 120 dakika sürecek olan sınav, 100 sorudan oluşuyor.

6 Haziran 2010 Pazar günü, 7’inci sınıfların yine tek oturumda gerçekleşecek olan sınavı, bu kez 100 dakika sürecek. Soru sayısı, 90.

6’ıncı sınıfların sınavı ise 12 Haziran 2010 Cumartesi günü. 80 sorudan oluşan sınav, tek oturumda uygulanacak ve 90 dakika sürecek.

Türkiye genelinde tüm il merkezlerinde, başvuruların yoğun olduğu ilçelerde ve yurtdışında Lefkoşa, Trablusgarp, Riyad, Medine, Cidde, Tebük, Kuveyt, Aşgabat, Taşkent, Bakü ve Bişkek’te gerçekleştirilecek olan SBS, Türkiye saati ile 10:00’da başlayacak.

Adayların, en geç 09:30’da sınav yerlerinde bulunmaları gerekiyor.

Tüm öğrencilerimize başarılar diliyoruz.

Vitamin Öğretmen

İlkögretime Kayitlar 1 Haziran'da

31.05.2010

İlköğretim okullarına kayıtlar, 1 Haziran 2010 tarihinden itibaren yapılacak. İlköğretime yeni kayıt olacak çocuklar okullara, adres bilgileri ve TC kimlik numaralarının İl/İlçe Milli Eğitim Müdürlüklerinde kurulan öğrenci yerleştirme komisyonlarının okul adres eşleştirmeleri sonucunda, sistem tarafından otomatik olarak yerleştirilecek.

2010-2011 eğitim-öğretim yılında ilköğretim okulları birinci sınıflarına 2004 doğumlu çocukların kayıtları alınacak. Okullar 20 Eylül’de dersbaşı yaparken, ilköğretim birinci sınıf öğrencileri 13 Eylül’de sınıflarında olacak.


Kaynak: Hürriyet

Yaz Tatili Bir Hafta Uzadı

31.05.2010

Öğrenciler, öğretmenler, veliler dikkat... Milli Eğitim Bakanı Nimet Çubukçu, okulların açılış tarihinin bir hafta ertelendiğini bildirdi. Açıklamaya göre, daha önce 13 Eylül Pazartesi olarak duyurulan okul açılış tarihi, Ramazan Bayramı’nın 9-11 Eylül’de kutlanacak olması nedeniyle bir hafta ertelenerek, 20 Eylül Pazartesi olarak belirlendi.

Ancak, ilköğretim birinci sınıfa başlayan öğrenciler okula uyum programlarına 13 Eylül’de başlayacak. Eğitim-öğretim yılı takvimi ise şöyle:

* Okul öncesi ve ilköğretim birinci sınıf öğrencilerinin eğitim-öğretime hazırlanması 13 Eylül 2010-17 Eylül 2010 tarihleri arasında yapılacak.
* Birinci kanaat dönemi 20 Eylül 2010’da başlayacak ve 28 Ocak 2011 Cuma günü sona erecek.
* Yarıyıl tatili 31 Ocak-11 Şubat 2011 tarihleri arasında olacak.
* İkinci kanaat dönemi 14 Şubat 2011 Pazartesi günü başlayacak ve 17 Haziran 2011 Cuma günü sona erecek.


Kaynak: Kanal D

Sebit'ten Ögrencilere Önemli Hizmet

28.05.2010

İstanbul İl Milli Eğitim Müdürlüğü ve Türk Telekom iştiraklerinden Sebit Eğitim ve Bilgi Teknolojileri AŞ işbirliği ile Türkiye’de ilk kez 6 Mayıs’ta gerçekleştirilen Kazanım Değerlendirme Uygulaması (KDU) sonuçları internet üzerinden açıklandı.

İnteraktif eğitim yazılımı Vitamin üzerinden sunulan ‘kişiye özel’ değerlendirme raporu ile öğrenciler eksiklerini, kendilerine özel tavsiyeler doğrultusunda tamamlama şansına sahip oluyor.

İstanbul İl Milli Eğitim Müdürlüğü ve Türk Telekom iştiraklerinden Sebit Eğitim ve Bilgi Teknolojileri AŞ işbirliği ile tasarlanıp 6 Mayıs’ta İstanbul genelinde ilköğretim seviyesindeki tüm okullarda gerçekleştirilen Kazanım Değerlendirme Uygulaması (KDU)’nın sonuçları internet üzerinden açıklandı. Seviye Belirleme Sınavı (SBS)’na benzeyen bir yapı ve içeriğin kullanıldığı uygulamada öğrenciler bir sıralamaya tabi tutulmazken, sonuçlar kişiye özel rapor ve önerileri içeriyor.

Uygulama sonuçları, Sebit’in Milli Eğitim Bakanlığı müfredatına uygun olarak geliştirilmiş interaktif eğitim yazılımı Vitamin üzerinden her öğrenciye ‘kişiye özel’ bir değerlendirme çalışması ile sunuluyor. Bu çalışmada, öğrencilere eksiklerini giderebilmeleri için soru bazında öneriler ve içerikler sağlanıyor. Ayrıca, öğrenci ve sınıf bazında sunulan özel çalışma raporu sayesinde öğretmenler, sınıflarının hangi kazanımlarda eksik kaldığı bilgisini edinebiliyor, performansı yükseltmeye yönelik taktiksel raporlara erişebiliyor ve uygulamalarına bu bilgiye göre yön verebiliyor.  

Uygulama hakkında konuşan Sebit Eğitim ve Bilgi Teknolojileri AŞ Genel Müdürü Ahmet Eti, “Türkiye'de yine bir ilki gerçekleştirdik. Bu sayede, yaklaşık 600 bin öğrenci ve binlerce öğretmen, kişiye özel detaylı raporlara ve önerilere ulaşabiliyor. Öğrenciye sınav stresi yaşamadan eksiklerini görme fırsatı sunan uygulama, aynı zamanda eksiklerin giderilmesi için gerekli çalışma önerilerinde de bulunuyor. Benzer şekilde, öğretmen ise sınıfının ve öğrencisinin kazanım bazında profilini çok yönlü olarak görme şansına kavuşuyor, sunulan öneriler doğrultusunda doğru öğretimsel uygulamaları geliştirebiliyor. Bu, öğrenme-öğretme sürecinin etkinliğinin artması demek. Eğitim sistemine önemli katkı sağlayacak olan böyle bir çalışmayı, altyapısı 22 yıllık Ar-Ge geçmişine sahip olan Vitamin sayesinde gerçekleştirebildik. Tamamen eğitim sistemine katkı sağlamak, yeni bir bakış açısı getirebilmek adına gerçekleştirdiğimiz bu uygulamayı herhangi bir ticari beklentiyle yapmadık. Bu nedenle, SBS sonuna kadar, kamu okullarından halihazırda ücretsiz erişilen Vitamin’i KDU’ya katılan tüm öğrencilere evden de kullanım için ücretsiz açtık” dedi.

İlköğretim seviyesinde 6, 7 ve 8. sınıflara yönelik bir uygulama olan KDU ile öğrencilerin öğrenim programında istenen bilgi ve becerileri edinip edinmediğinin belirlenmesi, SBS öncesi eksiklerini görmesi ve hazırlıklarını daha sağlıklı ve daha kolay yapabilmesi amaçlanıyor.

KDU’ya katılan tüm öğrenciler, Vitamin üyeliği bulunmasa dahi, kendilerine özel raporlara ve Vitamin içeriğine SBS sınavlarının sona erdiği 12 Haziran 2010 tarihine kadar ücretsiz erişebilecek ve eksiklerini giderebilecek.

Kaynak: Hürriyet

SBS Basvurusu için Yeni Firsat

27.05.2010

Milli Eğitim Bakanlığı, Seviye Belirleme Sınavları'na başvuramayan 583 bin öğrenci için yeniden fırsat tanıdı.

SBS başvuruları için 8-26 Mart 2010 tarihleri arasında öğrencilere süre tanınmış, daha sonra taleplerin yoğunluğu gerekçesiyle 5-9 Nisan arasında ek süre verilmişti.

MEB yetkililerinden alınan bilgiye göre, 6, 7 ve 8. sınıflara yönelik SBS için çeşitli nedenlerle başvuramayan toplam 583 bin aday tespit edildi. Çeşitli nedenlerle başvuramayan bu adayların, sınav ücretini yatırmaları koşuluyla başvuru yapabilmeleri kararı alındı. Adaylar, bugünden itibaren sınavın yapılacağı tarihten iki gün öncesine kadar başvuru yapabilecekler.

Başvurmak isteyen adaylar, MEB Eğitim Teknolojileri Genel Müdürlüğü ile internet sitesinde yer alan telefonlar aracılığıyla veya dilekçeyle irtibat kuracak. İlgili birimler, başvurmak isteyen adaya banka hesap numarası verecek ve adaylar sınav ücreti olan 10 TL’yi yatırarak, sınava başvurmuş sayılacak.

Sınav ücretini ödeyen adayların isimleri ve sınava girecekleri yedek salonlar İl Milli Eğitim Müdürlüklerine bildirilecek. Adaylar sınava nerede gireceklerini İl Milli Eğitim Müdürlüklerinden öğrenebilecekler.

Adayların sınava girebilmeleri için yanlarında resmi onaylı bir kimlik belgelerini bulundurmaları yeterli olacak.

Sınava başvuru sayıları

2010-SBS için 6. sınıf öğrencilerinden yaklaşık 1 milyon 80 bin, 7. sınıf öğrencilerinden 1 milyon 60 bin, 8. sınıf öğrencilerinden de 1 milyon 15 bin aday başvurmuştu.

Sınav, tüm il merkezleri ile başvuru sayısına göre gerekli görülen bazı ilçe merkezlerinde, yurtdışında ise Lefkoşa, Trablusgarp, Riyad, Medine, Cidde, Tebük, Kuveyt, Aşgabat, Taşkent, Bakü ve Bişkek’te gerçekleştirilecek.

İlköğretim 8. sınıfların sınavı 5 Haziran 2010 Cumartesi günü yapılacak. Sınavda 100 soru yöneltilecek ve sınav tek oturumda 120 dakika sürecek.

7. sınıfların sınavı 6 Haziran 2010 Pazar günü gerçekleştirilecek ve 90 soru sorulacak. Toplam 100 dakika sürecek sınav tek oturumda yapılacak.

6. sınıfların sınavı da 12 Haziran 2010 Cumartesi günü düzenlenecek. 80 sorunun yer alacağı sınav 90 dakika sürecek ve tek oturumda uygulanacak.

SBS tüm sınav yerlerinde Türkiye saatiyle 10:00’da başlayacak.

Kimlik kontrolleri ve salonlara yerleştirmenin zamanında yapılabilmesi için öğrencilerin en geç saat 09:30’da sınav yerlerinde hazır bulunmaları isteniyor.

Kaynak: Gazete Vatan

MEB'den Yale Açılımı

27.05.2010

Milli Eğitim Bakanlığı (MEB), gelişmiş ülkelerin gündemlerinde tuttuğu “Değerler Eğitimi” konusunu İstanbul’da düzenlenecek bir konferansla tartışmaya açacak.

İstanbul’da yarın (28 Mayıs) başlayacak iki günlük konferansa MEB bürokratları, il milli eğitim müdürleri, STK temsilcileri, akademisyenler katılacak. “Medya, Eğitim ve Değerler” tartışmasının moderatörlüğünü, Milliyet gazetesi yazarı Taha Akyol yapacak.

Dünyanın gözde yükseköğretim kurumlarından Yale’in anlatılacağı bölümü, Yale’de çalışan Prof. Dr. Murat Günel yönetecek. Öğrencilerin sınav sistemi baskısından kurtarılması gerektiğini kaydeden Milli Eğitim Bakanı Nimet Çubukçu, “Özdeğerlerimizden taviz vermeden, evrensel ve yerel değerlerin sentezini okulöncesine, ilk ve ortaöğretime, yüksek öğretime, hayat boyu öğrenme yaklaşımıyla tatbik etmenin arayışını başlatıyoruz” dedi.

Kaynak: Milliyet

Çubukçu: Gelecek Yıl Kıyafet Serbestligi Yok

26.05.2010

Milli Eğitim Bakanı Nimet Çubukçu, gelecek eğitim ve öğretim yılında öğrencilerin kıyafetlerini serbestçe seçecekleri bir yöntemi, şu anda tercih etmediklerini belirtti.

Çubukçu, TBMM Genel Kurulu'nda gündem dışı söz alan MHP Giresun Milletvekili Murat Özkan'ın ilköğretim okullarında ve liselerde serbest kıyafet uygulamasına geçişe ilişkin eleştirilerini yanıtladı.

İlköğretim okullarında, okul yönetimlerinin seçtiği ve belirlediği tipte kıyafet uygulaması yapıldığını anımsatan Çubukçu, "Fiili durum bu mu? Bu. 16 milyon öğrenciyi kapsayacak bir değişikliğin 1 günde ani bir kararla alınıp uygulanması mümkün olmayacağı gibi, bu konuda çalışma yürütürken de tüm kurum ve kuruluşların, ilgili akademisyenlerin, araştırma ekiplerinin, ilk kez öğrenci velilerinin ve öğrencilerin de taleplerini aldık'' diye konuştu.

Kıyafet için Anket Yapıldı

Eğitimle ilgili alacakları her kararda eğitimin paydaşı kabul ettikleri kesimlerin taleplerini de dikkate almak istediklerini ifade eden Çubukçu, şöyle konuştu, "Konuya ilişkin 1 ay süreyle yapılan ankete 2 milyona yakın öğrenci ve öğretmen katıldı. Bunları değerlendirdik. Elbette değerlendirmeyi birlikte yapacağımız kesimlerden biri de tekstil sektörü olabilir ama kıyafet uygulaması, bir öğrencinin ne giyeceği, nasıl giyeceği, ne şekilde belirleneceği konusu sadece tekstil firmalarını ilgilendiren bir konu asla değildir. Türkiye'de şu an yürürlükte kılık kıyafet yönetmeliğine uygun olmayan bir durum vardır. Tekstil firmaları da uygun olmayan o fiili durumu sürdürmektedir. Biz, Bakanlık olarak fiili durumu mevzuata uygun hale getirme çalışmalarını yürütüyoruz. Ben, bu konuda herhangi bir açıklama yapmadım. Bu konudaki nihai değerlendirmemi ve sonuçlarını kamuoyuyla, çok yakında yapacağım bir basın toplantısıyla paylaşacağım. Şunu söylemek isterim ki; önümüzdeki eğitim ve öğretim yılında tamamen öğrencilerin kıyafetlerini serbestçe seçecekleri bir yöntemi tercih etmiyoruz. Bu yöntemi benimseyecek olursak, önümüzdeki yıl da bu yöndeki çalışmalarımızı sürdürürüz. Zamanı geldiğinde bunu açıklarız.''

Kaynak: Memurlar.net

Egitimde 6D Devrimi

26.05.2010

3 boyutlu sinema teknolojisinde gelinen en son nokta... 3 boyutlu sinema teknolojisi başka boyutlara taşınıyor. 6 boyutlu sistemin tanıtımı yapıldı. Yeni teknolojide ışık, ses ve görüntünün yanı sıra koku da var. 6 boyutlu görüntü teknolojisi çok yakında pilot seçilen okullarda eğitim amaçlı kullanılacak.

Yeni teknoloji daha anlaşılabilir bir eğitim verebilmek için üretildi. Eğitimde artık kağıt kalemin yerini bu üç boyutlu gözlükler ve oyun konsolları alıyor. 6D teknolojisi ile çocuklar bilgiyi hem hissederek hem de görerek öğreniyor.

Uygulamanın amacı, öğrenmeyi deneyim ve eğlenceyle birleştirerek kalıcı hale getirmek. Kara tahtaya tebeşirle yapılan dünya ve ay çizimleri yerine, öğrenciler sanal ortamda uzayı ziyaret ediyor. Uzay seslerini dinleyip gezegen ve meteorlara dokunacak kadar yakın oluyor hatta kokusunu dahi alabiliyor.

Bu yeni eğitim türünde sınavlar da oyun gibi. Öğrenciler ellerindeki konsollardan soruları yanıtlıyor ve sınav heyecanının yerini, yarışmanın eğlencesi alıyor.

Galası düzenlenen bu yeni teknoloji çok yakında pilot okullardan seçilen öğrencilerin kullanımına açılacak.

Kaynak: Beyaz Gazete 

Veliler: Ödev Yapmaktan Bıktık!

26.05.2010

Okullarda verilen performans ve proje ödevleri velileri canından bezdirdi. Ödevleri öğrencilerden çok, internetten yararlanarak veliler yapıyor.

Öğrencilerin el becerilerini ve araştırma yönlerini geliştirmek maksadıyla verilen performans ödevlerini öğrenciler kendileri yapamayınca iş, çocuğunun kötü not almasını istemeyen veliye düşüyor. Ödevi veliler ya kendi yapıyor ya da kendi yapamadığı ödevi internet kafedeki görevlilere yaptırıyor. Ödevi öğretmenine götüren öğrenci iyi not alınca çocuk bu sefer sık sık verilen performans ve proje ödevlerini her seferinde anne babasına yaptırıyor. Veliler, verilen ödevleri öğrencilerin kendilerinin yapmasının mümkün olmadığını belirtiyor. Öğrenci olduğu yıllarda bile bu kadar ödev yapmadığını belirten veli Murat Dinç, "Yeni müfredatla ne yapılmaya çalışılıyor anlayamıyoruz. Çocuklar mı yoksa aileler mi yetiştirilmeye çalışılıyor? Verilen bütün ödevler genelde ailelere verilmiş gibi oluyor, biz bu durumdan şikayetçiyiz. Çocuklar kendilerine verilen ödevleri yapamıyor, çok zorlanıyorlar, ödevleri biz yapmak zorunda kalıyoruz. Bu ödev sisteminin değişmesini istiyoruz" şeklinde konuştu.

"Milli Eğitim Bakanlığı'nın yaptığı değişiklikler hiç hoş değil. Velilerin ödev yapmaktan usandığını görmekteyim. Ben iki çocuğuma ödev yapmaktan maalesef bıktım. Öyle ödevler veriliyor ki çocukların yapması mümkün değil" diyen Mustafa Şenay ise, birçok kişinin evinde internet olmadığını ve çocukların ödevlerini yapabilmek için internet kafelere gittiğini söyledi. İnternet kafe işletmecisi Ekrem Yaşar, "Öğrencilere verilen ödevleri öğrenciler kendileri yapmadığı için bize müracaat ediyorlar. Bizler ödevleri internetten araştırıp buluyoruz. Kopyala yapıştır yapıp, çıktı olarak öğrencilere veriyoruz, öğrenciler de bu ödevleri alıp herhangi bir araştırma yapmadan, doğru mu, yanlış mı diye bakmadan, öğretmenlerine ödev olarak veriyorlar. Öğrencinin bu eğitimi ne kadar sağlıklı olur" diye sordu.

Müfredat değiştikten sonra birçok performans ödevi yaptığını söyleyen marangoz Behçet Ünlü de şunları söyledi, "Okullarda müfredat değiştikten sonra ödev yaptırmak için birçok veli gelip ödevleri bana yaptırmak istiyorlar. İş yoğunluğundan bazen yapmıyoruz ama yaptığımız ödevler de oluyor. İstenen ödevler, gerçekten öğrenci ve velilerin yapabileceği cinsten değil. Bundan dolayı sıkıntı yaşanıyor. Ne yazık ki ödevleri veliler ve biz yapıyoruz. Acı olan da bizim yaptığımız ödevlerden öğrenciler daha iyi not alıyorlar. Sonuç böyle olunca, öğrenciler ödevleri büyüklerine yaptırıyorlar. Ayrıca veliler ödevler için malzeme bulmakta da sıkıntı yaşıyor. İlköğretim öğrencilerinin yanı sıra üniversiteden birçok öğrenci gelip uygulama ödevlerini bana yaptırıyor."

Kaynak: Bizim Gazete

KDU Sonuçları Açiklandı

26.05.2010

6, 7 ve 8’inci sınıflara yönelik Kazanım Değerlendirme Uygulaması (KDU) sonuçları, 25 Mayıs 2010 Salı günü açıklandı.

İlki 6 Mayıs’ta, İstanbul genelindeki tüm ilköğretim okullarında ve Türkiye genelinde Vitamin kullanan özel okullarda gerçekleştirilen KDU, öğrencilerin bilgi ve beceri düzeylerinin değerlendirilmesi, mevcut kazanımlarının belirlenerek eksik kazanımlarının tamamlanması amacına yönelik, öncü bir uygulama.

Yapı ve içerik bakımından SBS’ye çok yakın olmakla birlikte, öğrencileri herhangi bir sıralamaya tabi tutmayan KDU’nun en ayırt edici özelliği, sonuçların öğrenciye, kişiye özel bir değerlendirme raporu ile birlikte sunulması. Öğrenim programlarında istenen bilgi ve becerileri edinip edinmediği, hangi kazanımlarda eksik kaldığı tespitinin bulunduğu bu raporlar aracılığıyla öğrenci, SBS öncesi eksiklerini görerek, hazırlıklarını daha sağlıklı ve daha kolay yapabilecek.

Öğretmenler ise, öğrencilere özgü kişisel raporlarda öğrencilerinin bireysel eksik kazanımlarının yanı sıra sınıflarının da ortak eksik kazanımlarını görecekler. Böylece, öğrencileri ile onların kişisel eksik kazanımları üzerine odaklanarak çalışabilirken, sınıflarının genel tablodaki ortak eksik kazanımlarına uygun öğrenme ortamı yaratma, ders tekrarları yapma ve alternatif yöntemler uygulama olanağına da kavuşmuş olacak, gerektiğinde velileri, çocuklarının eksik kazanımları konusunda destek olmaları bakımından yönlendirebilecekler.

Vitamin üyesi olan öğrenci, öğretmen ve yöneticiler KDU sonuçlarına,  http://www.vitaminilkogretim.com.tr sayfasında bulunan girişler dışında, MEB Vitamin, TTNET Vitamin, Biri Vitamin, Smile Vitamin, Uğurlu Vitamin olmak üzere, önceden üye oldukları siteler üzerinden ulaşabilecekler.

Vitamin üyesi olmayanlar
ise http://www.vitaminilkogretim.com.tr/kdu sayfasındaki KDU’ya özel hazırlanmış Vitamin girişlerinden, son SBS’nin yapılacağı 12 Haziran 2010 tarihine kadar bir ay boyunca ücretsiz olarak giriş yapabilecekler.

Kişiye özel değerlendirme raporunda belirtilen bilgiler

  • Sınav soruları
  • Soruların çözümleri ve çözüm videoları
  • Öğrencinin tek tek soru bazında eksik kazanımları listesi
  • Öğrenciyi, eksiklerini gidermesine yardımcı olacak Vitamin konu anlatımlarına yönlendirme
  • Öğrenci için, eksik kazanımlarını tamamlamasına yönelik çalışma önerileri


Sorularınız için, kdu@sebit.com.tr

Pozitif veli yaklaşımı

Değerli velilerimizden beklentimiz, KDU sonuçlarındaki mevcut ve eksik kazanımları doğrultusunda öğrencilerimize etkili bir destek sağlamaları. Ebeveynler bu süreçte çocuklarına uygun fiziksel ve psikolojik ortamları hazırlamalı, en önemlisi de onlara, yanlarında olduklarını hissettirmelidir.

Çocuğunuzun ders çalışma alışkanlıklarını nasıl geliştirebilirsiniz?

Pozitif anne baba tutumu ve tutarlı davranışların çocuklarınızın başarısına etkileri için, tıklayınız.

Her çocuk farklı öğreniyor. Çocuklarda öğrenme stilleri için, tıklayınız.

Değerli velilerimiz,

Sizlere rehberlik edeceğini düşündüğümüz, farklı konulardaki eğitsel dokümanlara, bundan sonra da portalımız aracılığıyla ulaşabileceksiniz.

Vitamin Öğretmen

Ankara'dan 150 Okula 60 bin Kitap

24.05.2010

Ankara Denizlililer Derneði Gençlik Platformu, köylerdeki ilköðretim okullarý için ilginç bir kampanya baþlattý.

Denizlililer Derneði Gençlik Platformu, "Kitaplarýmýzý evde hapsederek öldürmeyelim, býrakýn köylerde okumak için kitap bekleyen çocuklarýn ellerinde can bulsunlar" sloganýyla kitap toplama kampanyasý baþlattý. Toplanan 60 bin kitap Denizli Ýl Milli Eðitim Müdürlüðü kanalýyla 150 okula gönderildi. Gençlik Platformu Baþkaný ve Bilkent Üniversitesi öðrencisi Meriç Alev, ekonomik nedenlerden dolayý kitaba ve bilgiye ulaþamayan okullar için kampanya baþlattýklarýný belirterek þunlarý söyledi:

"Kitaplarýmýz yerlerine ulaþtý. Bu proje uzun soluklu olduðu için devam edecek. 60 bin kitap, okumak için taþrada bekleyen çocuklarýmýza ve gençlerimize ulaþtý. Bu büyük gurur tüm Denizlililerindir. Çünkü onlarýn Ankara'ya gelen çocuklarý baþarmýþtýr bu iþi."

O. Nuri Boyacý, (DHA)

Kaynak: Hürriyet

Darüþþafaka '120 Yeni Kardeþ'ini Bekliyor

24.05.2010

Türkiye'nin en köklü eðitim kurumlarýndan Darüþþafaka, 2010-2011 eðitim öðretim yýlý için 30 Mayýs'ta gerçekleþecek sýnavla 120 yeni öðrenciye daha "Eðitimde Fýrsat Eþitliði" sunacak.

"Eðitimde Fýrsat Eþitliði" ilkesiyle, babasý hayatta olmayan, maddi olanaklarý yetersiz ancak yetenekli çocuklara eðitim öðrenim olanaðý sunan Darüþþafaka Eðitim Kurumlarý'nýn sýnavý 30 Mayýs'ta yapýlacak.  Sýnava kayýt baþvurusu 26 Mayýs'a kadar devam ediyor. Türkiye'de 20 merkezde yapýlacak sýnav merkezlerine ulaþým Darüþþafaka tarafýndan karþýlanýyor.

Darüþþafaka Eðitim Kurumlarý sýnavýna, Türkiye'nin her köþesinde eðitim gören, 1999 sonrasýnda doðmuþ, babasý olmayan ve ailesinin maddi durumu yetersiz olan çocuklar katýlabilecek. Fýrsat eþitliði yaratmak için bilgi ve yetenek sýnavýyla alýnacak çocuklar sýnav baþvurusunu, evraklarýný daha önceden göndermek koþuluyla veya yanýnda getirerek sýnav günü de yapabilecek.

33 ilde tanýtým toplantýsý yapýldý

Türkiye'nin en eski sivil toplum kuruluþlarýndan sayýlan Darüþþafaka Eðitim Kurumlarý, 1873 yýlýndan bu yana babasý hayatta olmayan, ailelerinin maddi olanaksýzlýklarý nedeniyle iyi eðitim fýrsatý bulamayan öðrencilere eðitim olanaðý sunuyor. Ýlköðretim 4. sýnýftan itibaren liseyi bitirinceye kadar tam burslu ve yatýlý eðitim gören çocuklar Ýngilizce eðitim alýyor.

Darüþþafaka'da üniversiteyi kazanan öðrencilere ise Darüþþafaka Cemiyeti tarafýndan burs verilmeye devam ediliyor. 2009-2010 eðitim-öðretim yýlýnda Türkiye genelinde 70 ilden 838 öðrencinin eðitim gördüðü okulda, öðrencilerin eðitim masraflarýnýn yaný sýra giyim, barýnma, yemek, kitap, saðlýk gibi ihtiyaç masraflarý da Darüþþafaka Cemiyeti tarafýndan karþýlanýyor.

Kaynak: Hürriyet

Cumhuriyet'in Ýlk Kadýn Müsteþarý Milli Eðitim'e

24.05.2010

Türkiye'nin ilk kadýn Milli Eðitim Bakaný olan Nimet Çubukçu, göreve geldikten sonra baþlattýðý deðiþimi Türkiye'nin ilk kadýn müsteþarýný atayarak sürdürdü. Kadýnýn Statüsü Genel Müdürü Esengül Civelek, 24 Mayýs'ta müsteþarlýk koltuðuna oturacak.

Türkiye, ilk kadýn Milli Eðitim Bakaný'ndan sonra, ilk kadýn müsteþarý da gördü. Türkiye'nin ilk kadýn Milli Eðitim Bakaný Nimet Çubukçu, eski bakanlýðýnda birlikte çalýþtýðý Kadýnýn Statüsü Genel Müdürü Esengül Civelek'i müsteþar olarak atadý. Civelek, 24 Mayýs Pazartesi günü yeni görevine baþlayacak.

Çubukçu, Aileden Sorumlu Devlet Bakaný iken, Milli Eðitim Bakanlýðý'na geçerek Türkiye'de bir ilkin yaþanmasýna neden olmuþtu. Bir önceki bakanlýk döneminde, bakanlýðýndaki bürokratik dengenin ibresini kadýndan yana çeviren Çubukçu, Milli Eðitim Bakaný olur olmaz, daha ilk açýklamalarýnda, eski Bakan Hüseyin Çelik'ten devraldýðý bakanlýðýn erkek aðýrlýklý þemasýndan rahatsýz olduðunu dillendirmiþti.

Ýlk atamasý da kadýndý

Çubukçu bu rahatsýzlýðýný da ilk atamasýný Ýzmir Fen Lisesi'nin baþarýlý Müdürü Hülya Ertürk Koç'u Samsun Ýl Milli Eðitim Müdürlüðü'ne getirerek gidermeye çalýþmýþtý. Koç, Türkiye tarihinin ikinci kadýn il milli eðitim müdürü oldu. Çubukçu'nun Talim Terbiye Kurulu'na Emine Duman ve Nihal Coþkun'u atamasý da bakanlýkta kadýn erkek eþitliðinden yana tavýr aldýðýný gösterdi. Çubukçu'nun bu konudaki en büyük adýmý ise Bakanlýk Müsteþarý Muammer Yaþar Özgül yerine, önceki bakanlýk döneminde birlikte çalýþtýðý Kadýnýn Statüsü Genel Müdürü Esengül Civelek'i getirmesi oldu.

Hem çocuðu hem kariyeri var

Pazartesi koltuðuna oturarak MEB'in ve Türkiye Cumhuriyeti'nin ilk kadýn müsteþarý unvanýna sahip olmaya hazýrlanan Civelek, 1980'de Maliye Bakanlýðý, Hazine Genel Müdürlüðü ve Milletlerarasý Ýþbirliði Teþkilatý Kamu Ýktisadi Teþebbüsleri Dairesi Meslek Memurluðu'nda göreve baþlamýþtý. Civelek, Mali Ýþler Uzmaný, Mali Ýþler ve Personel Grup Baþkan Yardýmcýsý, Mali Ýþler ve Personel Grup Baþkan Vekili olarak Türkiye Elektronik Sanayi ve Ticaret A.Þ.'de görev yaptý. Uluslararasý Haber Ajansý A.Þ.'de genel müdür yardýmcýsý ve daha sonra genel müdür olarak görev yapan Civelek, Türkiye Kalkýnma Bankasý A.Þ.'de de Eðitim Müdür Yardýmcýsý, Basýn ve Halkla Ýliþkiler Müþaviri, Genel Müdürlük Müþaviri, Genel Müdür Yardýmcýsý ve Genel Müdürvekili olarak çalýþtý. Geçirdiði kalp krizi nedeniyle yaþamýný yitiren eski Hatay Valisi Gürbüz Civelek'in eþi olan Esengül Civelek, yöneticilik vasýflarýnýn yaný sýra 1983'ten bu yana sosyal hizmetlerin tüm alanlarýnda onursal üye sýfatýyla baþarýlý çalýþmalarda bulundu. Bu çalýþmalar esnasýnda 1997'de Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu'nun baðlý olduðu Devlet Bakanlýðý'ndan altýn madalya, Yardým Severler Derneði Genel Baþkanlýðý'ndan altýn berat ile ödüllendirildi. Ýki çocuk annesi olan Civelek, çok iyi derecede Ýngilizce biliyor.

Çubukçu farký

Çubukçu, MEB'ný devraldýðýnda, yönetici kadrolarýnda, 422 þube müdüründen yalnýzca 69'u, 77 daire baþkanýndan yalnýzca 8'i, 40 genel müdür yardýmcýsýndan yalnýzca 3'ü, 922 ilçenin eðitim müdüründen yalnýzca 5'i kadýndý. 81 il eðitim müdürü ve yedi müsteþar yardýmcýsý arasýnda, tek bir kadýn bile yoktu. Merkezdeki 16 genel müdür arasýnda ise kadýn olarak yalnýzca Kýz Teknik Eðitimi Genel Müdürü Emine Kýraç vardý.

Çubukçu, önce Samsun'a Hülya Ertürk Koç'u müdür atadý. Ardýndan Talim ve Terbiye Kurulu'nda boþ bulunan üyeliklere, bakanlýk müfettiþi olarak görev yapan Emine Duman ile Nihal Coþkun'u atadý. Duman ve Coþkun'un atanmasýyla Kurul'daki toplam kadýn üye sayýsý üçe yükselmiþ oldu.

Devlet Personel Baþkanlýðý verilerine göre, üst düzey yönetici koltuklarýnýn yüzde 93'ünde erkekler, yüzde 7'sinde de kadýnlar oturuyor. 20 müsteþarýn tümünün erkek olduðu kamuda, 79 müsteþar yardýmcýsýnýn sadece ikisi kadýn. Bakanlýklarda 96 genel müdür koltuðunun 91'inde erkekler bulunuyor, buna karþýlýk sadece dört kadýn genel müdür var.

175 vali de erkek

175 valinin tümünün erkek olduðu Türkiye'de 450 vali yardýmcýsýnýn da ancak 12'si kadýn. 989 kaymakam arasýndaki kadýn sayýsý ise 19'la sýnýrlý kalýyor.

Betül Kotan

Kaynak: Radikal

Ýsmi ve Ýçeriði Deðiþse de Sýnav Hep Var

24.05.2010

LGS, OKS ve SBS... Farklý isimler taþýsa da, Anadolu Liseleri 1980'lerden beri sýnavla öðrenci alýyor.

Öðrencilerin, arzuladýklarý lisede okuyabilmek için sýnav yarýþýna girme zorunluluðu deðiþmese de, deðiþen her sistem hayatýmýza yeni kavramlar getiriyor.

Milli Eðitim Bakanlýðý tarafýndan her yýl Haziran ayýnda düzenlenen, ilköðretimin 6, 7 ve 8'inci sýnýf öðrencilerinin o yýla ait bilgi düzeyini ölçen sýnavlarýn adý, son üç yýldýr Seviye Belirleme Sýnavý (SBS). Bugünlerde kaldýrýlýp kaldýrýlmayacaðý tartýþýlan SBS ile ilgili son karar, önümüzdeki günlerde Milli Eðitim Bakaný Nimet Çubukçu tarafýndan verilecek. Ya tamamen kalkacak ya da farklý þekilde devam edecek.

2010'da yeni uygulamalar

· Geçen yýl görme engelli öðrenciler için uygulanan Braille alfabeli soru kitapçýðý yerine, bu yýldan itibaren sesli soru kitapçýðý (CD ortamýnda) verilecek. Tek kiþilik salonlarda kodlayýcý eþliðinde sýnava alýnan öðrencilere 30 dakika ek süre tanýnacak. Az gören öðrenciler ise yine tek kiþilik salonlarda sýnava alýnarak ayný ek süre hakkýndan faydalanacak. Bu tür öðrenciler için, soru kitapçýðý ve cevap kaðýdý 18 puntoya büyütülecek.
· Tüm öðrenciler isterlerse, sýnav kitapçýklarýný sýnav sonunda yanýnda götürebilecek.
· Özel öðrenme güçlüðü ve dikkat eksikliði-hiperaktivite bozukluðu olan öðrenciler, tek kiþilik salonlarda sýnava alýnacak. Özel öðrenme güçlüðü bulunan öðrenciler okuyucu ve kodlayýcý eþliðinde sýnava girecek. Öðrencinin bu haktan yararlanabilmesi için velinin onayý ile okul müdürlüðünün RAM'a (Rehberlik ve Araþtýrma Merkezi) baþvuru yapmasý gerekiyor.
· Sýnava bir yenilik de yurtdýþýnda bulunduðundan, geçmiþ yýllarýn SBS'lerine giremeyen öðrenciler için getirildi. Ýlköðretim 6., 7. ve 8. sýnýflarýn tamamýný veya bir kýsmýný yurtdýþýnda MEB'e baðlý olmayan eðitim kurumlarýnda gören öðrenciler, öðrenim belgesiyle baþvurarak SBS'ye katýlacak ve katýlmadýklarý sýnýf veya sýnýflarýn SBS'sine de girebilecek. Bu öðrencilerin sýnav puanlarý, sýnava katýlmalarý gereken yýldaki ortalamalar ve sapmalara göre hesaplanacak.

"Ne deðiþir" demeyin

Elimizde kalan süre her þeyi yetiþtirebilmek için yeterli deðilse, nasýl olsa yetiþmeyecek umutsuzluðu ile "Bu saatten sonra ne deðiþir ki" düþüncesine kapýlmayýn. Söz konusu olan bir sýralama sýnavý ise bir soru bile çok þeyi deðiþtirir.

Deneme sýnavlarý çözün

Deneme sýnavlarý, kalan sürede ne seviyede olduðunuzu ve hangi konuda eksik olduðunuzu görmeniz bakýmýndan önemli. Bu yüzden sýk sýk çözeceðiniz deneme sýnavlarý, bundan sonra yoðunlaþmanýz gereken konular ile ilgili yol gösterir.

Çözemediðiniz soruyu tekrar gözden geçirin

Yaptýðýnýz deneme sýnavlarýnda çýkan yanlýþlarýn mutlaka doðrusunu öðrenin. Ayný konuda sürekli hata yapýlýyorsa, bu konu ince ayrýntýlarýna kadar tekrar edilmeli. "Dikkatsizlikten dolayý yanlýþ çözdüm, tekrar etmeme gerek yok" denilmemeli.

Merak edilenler

SBS'ye girmek zorunlu mu?
Hayýr. Zorunlu bir sýnav deðil. Sýnava girmeyen öðrenci, o yýl yapýlan sýnavda en düþük puan ne ise o puaný alýr. Fakat öðrenci iyi bir Anadolu Lisesine devam etmek istiyorsa, bu puan yerleþtirme iþleminde yeterli olmayacaðýndan, sýnava girmesini tavsiye ediyoruz.

SBS sonuçlarý öðrencinin sýnýf geçmesini etkileyecek mi?
SBS sonuçlarý yalnýzca ortaöðretim kurumlarýna geçiþte kullanýlacak. Öðrencinin sýnýf geçmesine herhangi bir etkisi olmayacak.

Aðýrlýk katsayýsý eþit olan dersler ayný puaný mý getirir?
Hayýr. Testlerin aðýrlýk katsayýlarý, bir dersten yapýlan sorunun deðerini belirlemekte tek etken deðil. Her dersin yapýlma oraný, standart sapmasý gibi veriler de puanlamaya etki edeceðinden katsayýlarda farklýlýklar oluþur. Testlerin aðýrlýk katsayýlarý sabit kalmasýna raðmen, her yýl derslere ait sorularýn katsayý deðerlerinin deðiþmesinin sebebi bu.

Puanlarýn eþitliði durumunda nasýl bir yol izlenir?
Ortaöðretim yerleþtirme puanlarýnýn eþit olmasý halinde 8'inci sýnýf SBS puanýna bakýlýr. Eþitliðin devamý halinde 7'nci sýnýf SBS puaný, yine eþit olmasý halinde 6'ncý sýnýf SBS puaný yüksek olana öncelik verilir.

OYP ile tercih edilebilecek okullar hangileri?
Fen, Anadolu, Sosyal Bilimler, Anadolu Teknik, Anadolu Meslek, Anadolu Öðretmen, Anadolu Ýmam Hatip, Anadolu Saðlýk, Saðlýk Meslek, Adalet Meslek, Anadolu Tarým ve Tarým Meslek, Anadolu Tapu ve Kadastro Meslek, Anadolu Meteoroloji Meslek Liselerine yerleþtirme iþlemi, ortaöðretim yerleþtirme puanýna göre yapýlacak.

Sýnavdan sonra cevaplarý kontrol etmeli miyim?
Bu isteðe baðlý. Fakat sýnavdan çýktýktan sonra kontrol etmek en saðlýklý olaný. Çünkü, büyük olasýlýkla sýnavdan birkaç gün sonra sýnav sonuçlarý açýklanýncaya kadar beklemek zor gelecek ve kontrol etmek isteyeceksiniz. Fakat, cevaplarýnýzý saðlýklý olarak hatýrlamanýz zorlaþacak.

Sýnava giderken nasýl giyinmeliyim?
Sýnavda dikkatinizi daðýtacak veya sizi rahatsýz edecek her þeyden mümkün olduðunca kaçýnýn. Terlemek veya üþümek sýnava odaklanmanýzý zorlaþtýrýr. Bu yüzden kendinizi bulunduðunuz ortama göre ayarlayabileceðiniz þekilde giyinin. Tiþört ve çýkarabileceðiniz bir hýrka uygun olur. Mümkün oldukça rahat hissedeceðiniz giysileri ve ayakkabýlarý tercih edin.

Nuran Çakmakçý
SBS Kýlavuzu; Ýyi bir liseye nasýl girilir

Kaynak: Hürriyet

Öðretmene Zam Müjdesi

21.05.2010

Milli Eðitim Bakanlýðý, Eðitim-Bir-Sen'in öðretmen maaþlarýna 100 lira ek zam saðlayacak ek ders ücretlerinin vergiden muaf tutulmasý önerisini deðerlendirmeye aldý.

Star gazetesinin haberin göre, MEB Kurum Ýdare Kurulu toplantýsýnda öðretmenlerin aylýk gelirlerine ekstra artýþ getirecek önemli bir öneri gündeme getirildi. Yetkili sendika Eðitim-Bir-Sen'in, MEB Müsteþar Yardýmcýsý Salih Çelik'e sunduðu öneriyle, öðretmenlere ödenen ek ders ücretlerinin vergiden muaf tutularak, vergi matrahýna dahil edilmemesi isteniyor. Bakanlýðýn deðerlendirmeye aldýðý öneri uygun görülür ve ek ders vergiden muaf tutulursa, öðretmen maaþýna yaklaþýk 100 TL zam gelmesi söz konusu olacak.

Diðer bakanlýklara örnek

Eðitim-Bir-Sen Genel Sekreteri Halil Etyemez sunduklarý öneriyi þöyle anlattý: "Milli Eðitim Bakanlýðý'na getirdiðimiz öneriyi daha önce Maliye Bakaný Mehmet Þimþek'e de ilettik. Ýlk kez böyle bir öneri geldiði için incelemeye alýndý. Diðer bakanlýklardaki ek tazminatlarda vergi muafiyeti var. Örneðin bir Maliye Bakanlýðý çalýþanýna, SGK çalýþanýna ödenen Maliye tazminatý gelir vergisinden muaf tutuluyor. Öðretmenlere, þeflere, okul müdürlerine, müdür yardýmcýlarýna ödenen ek ders ücretleri ise bu vergiye tabi tutuluyor. Biz bu verginin kesilmeyip, öðretmene ödenmesini istedik. Burada dengesizlik ve maðduriyetin giderilmesi yoluyla eðitim çalýþanlarýnýn maaþlarý ortalama 100 TL artabilir."

Kaynak: Radikal

MEB'den Gençlere 19 Mayýs Hediyesi

21.05.2010

19 Mayýs Atatürk'ü Anma ve Gençlik ve Spor Bayramý dolayýsý ile gençlere yönelik internet sitesi oluþturan MEB, özellikle meslek seçimine ve mesleklerin tanýmýna iliþkin rehber hazýrladý.

Milli Eðitim Bakanlýðý (MEB), 19 Mayýs Atatürk'ü Anma ve Gençlik ve Spor Bayramý'ný gençlere yönelik bir internet sitesi hazýrlayarak kutladý.

MEB, http://mebgenc.meb.gov.tr/ adresli sitede özellikle mesleklerin tanýtýmý ve meslek seçimine iliþkin rehbere geniþ yer ayýrdý.

Gençlerin, ilgileri ve yetenekleri doðrultusunda hangi mesleklere uygun olduklarýný testlerle belirleyebilecekleri sitede, Türkiye'de hangi iþlerin talep edildiði, hangi mesleklerin gözde olduðu gibi konulara yer veriliyor. Ýþsizliðe iliþkin bilgilerin de yer aldýðý sitede yeni bir iþe girmek veya iþinde yükselmek isteyenlere de önerilerde bulunuluyor.

Sitede, ''Ýþ sýnavlarýna hazýrlanma, iþ arama yöntemleri, iþ görüþmesi becerileri, iþ baþvurusu yapma, iþe baþlama, emeklilik'' konu baþlýklarý altýnda bilgi sunuluyor.

Ailelere yönelik bölümün de yer aldýðý sitede ''Çocuðunuzu tanýyýn'', ''Çocuðunuzun mesleki geliþimi'', ''Anne-babalara kaynaklar'' baþlýklý bölümler bulunuyor. Bu bölümde çocukla birlikte geçirilen zamanýn önemi vurgulanarak, onlarýn hangi yol ve yöntemlerle tanýnabileceðinin ipuçlarý veriliyor. Okulla ve öðretmenle iletiþim, çocuklarýn ilgi ve yetenekleri gibi konularda ailelere rehber olacak bilgilerin yer aldýðý sitede, çocuklarýn farklý ortamlardaki etkinliklere katýlmasýnýn önemli olduðu anlatýlýyor.

Ayrýca, mesleki geliþimde uzmanlarýn ve eðitimcilerin rolünün de vurgulandýðý sitede, uluslararasý alanda mesleki eðitimle ilgili kurum ve kuruluþlar, bu konudaki çalýþmalar ve sistemler de tanýtýlýyor.

Kaynak: Ýnternet Haber

Geleceðe Koþanlar Bursla Ödüllendirildi

21.05.2010

81 ilin 81 yýldýzý arasýnda yer alan genç sporcular, baþarýlarýný eðitim bursu alarak taçlandýrdý.

Cumhurbaþkaný Abdullah Gül'ün eþi Hayrünnisa Gül'ün himayesinde gerçekleþtirilen '81 Ýlden 81 Yýldýz Eðitim Projesi'nin tanýtým toplantýsý önceki gün Çankaya Köþkü'nde yapýldý. Türkiye genelinde okul ya da spor hayatýnda baþarýlý 81 gencin seçilerek eðitim süreçlerinde desteklendiði etkinliðe, Turkcell'in milli sporcular yetiþtirmek için hayata geçirdiði Geleceðe Koþanlar projesinden de 5 öðrenci davet edildi.

Ay Yýldýzý daha güçlü parlatýyorlar

'Geleceðe Koþan' miniklerden Hakkarili Rojbin Ören ile Savaþ Ateþ, Konyalý Ayþegül Çoban, Hacer Demirel ve Neslihan Okumuþ, 81 baþarýlý öðrencinin arasýnda yer almanýn mutluluðunu yaþadý. Arkadaþý Rojbin ile kayak sporunda baþarýdan baþarýya koþan Savaþ Ateþ 'yýldýz' seçilerek eðitimi için destek almaya hak kazandý. Törende konuþan Hayrünnisa Gül "Ülkemizde okuyan, aldýðý eðitimle dünya çapýnda iþlere imza atan, sporda uluslararasý derecelerle bayraðýmýzý dalgalandýran gençlerimiz arttýkça, ay yýldýzýmýz daha güçlü parlayacaktýr" dedi.

Kaynak: Star

Fotoðraf: T.C. Cumhurbaþkanlýðý

Uðurlu Evim'in Büyük Baþarýsý

21.05.2010

2009-ÖSYS sonuçlarýna göre en baþarýsýz il olan Ardahan iline Türk Telekom ve Uður Dershaneleri ortak projesi olan Uðurlu Evim kapsamýnda yapýlan uygulama sonucunda, Ardahanlý öðrenciler büyük baþarý elde etti.

Türk Telekom, Sebit ve Uður Dershaneleri tarafýndan Türkiye'nin en büyük eðitim projelerinden biri olarak geçtiðimiz aylarda uygulanmaya baþlanan proje Uðurlu Vitamin, Canlý Ders ve Uðurcell basamaklarýndan oluþuyor. Öðrencilere zamandan ve mekandan baðýmsýz, benzersiz bir eðitim imkaný sunan Uðurlu Evim bu kapsamda ilk sosyal sorumluluk projesi olarak Ardahanlý öðrencileri YGS'ye hazýrladý. Öðrenciler Ardahan'da, öðretmenler Ýstanbul, Ýzmir ve Bursa'da çalýþmaya katýldý.Öðrencilere internet üzerinden yapýlandýrýlan bir sistemle tüm YGS müfredatý aktarýldý. Öðrenciler týpký sýnýftaymýþ gibi derse katýldý. Soru sordular, soru çözdüler ve bu sürenin sonunda sýnava katýldýlar. Çalýþmaya ilk etapta 160 öðrenci alýndý.

Ardahan'ýn YGS puan ortalamasý 207 iken bu gurubun ortalamasý 291 puan oldu. Çalýþmaya katýlan öðrenciler test baþarýlarý açýsýndan da Türkiye ortalamalarýnýn çok üstünde bir baþarý elde etmiþ oldu.

Kaynak: Akþam

O'ndan Öðreneceðimiz (Hâlâ) Çok Þey Var...

18.05.2010

Milli Mücadele'nin baþlangýcý, Atatürk'ün de "Doðum günüm" dediði tarih olan 19 Mayýs, 91. yýlýnda da Atatürk'ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramý olarak öðretmenlerimiz, öðrencilerimiz, eðitim camiasý ve tüm Türk milletine kutlu olsun... 

Kerpiç Köyden 2 Doçent, 13 Doktor, 12 Öðretmen Çýktý

18.05.2010

Evlerinin büyük bölümü kerpiçten olan, Diyarbakýr'a 45 kilometre uzaklýktaki Karaçimen köyünden iki doçent, üç uzman doktor, on pratisyen doktor, iki veteriner hekim, iki hemþire, on iki öðretmen çýktý.

Bugün göç nedeniyle nüfusu 50'ye düþen Karaçimen'de, eðitim çaðýndaki tüm çocuklar baþka yerlerde okuyor. Karaçimen köyü, okuma oraný ve yetiþtirdiði insanlarla 'Doktorlar Köyü' olarak anýlýyor. Çiftçilikle geçimini saðlayan köylüler, Güneydoðu'nun bazý bölgelerinde kýz çocuklarýný hâlâ okula göndermezken, çocuklarýný kýz-erkek ayrýmý yapmadan eðitim almalarý için varýný yoðunu ortaya koyuyor.

Köyde öðrencilerin bir kýsmý eðitimlerini sürdürmek için Diyarbakýr merkezine giderken, bir kýsmý ise taþýmalý yöntemle çevredeki köylere gittiði için, köydeki okul öðrenci yetersizliði nedeniyle yýllardýr kapalý bulunuyor.

Türkçeyi okula baþladýklarýnda öðrenen çocuklarýnýn ailelerinin verdiði destekle bugüne kadar köyden iki doçent, üç uzman doktor, on asistan doktor, iki veteriner hekim, iki hemþire, on iki öðretmen çýkarken, hâlâ köyün eðitim çaðýndaki tüm çocuklarý, ilköðretim, lise ve üniversitelerde eðitimlerini sürdürüyor.

Ýzmir'deki Ege Üniversitesi Nöroloji Ana Bilim Dalý Öðretim Üyesi Doç.Dr. Fikret Bademkýran, yýllar önce kerpiç bir evde doðup büyüdüðü köyünden okumak için ayrýlan gençlerin ilkiydi. Þimdi doðduðu kerpiç eve baþarýlý bir bilimadamý olarak ziyarete geldi. Doç.Dr. Fikret Bademkýran, kendisinden sonra iki kardeþinin doktor, iki kardeþinin veteriner hekim, sekiz yeðeninin de doktor olduðunu söyledi. Köyde altý çocuðundan ikisinin doktor, ikisinin hemþire olduðunu söyleyen Ýhsan Samancý, iki çocuðunun ise halen üniversitelerine devam ettiðini anlatýyor.

Ramazan Yavuz
Kaynak: Radikal

65 Alana 10 Bin Öðretmen Atanacak

18.05.2010

Milli Eðitim Bakanlýðý (MEB), 65 alana 10 bin öðretmen atayacak. Baþvurular, 17-31 Mayýs tarihleri arasýnda yapýlabilecek, atamalar 4 Haziran'da gerçekleþtirilecek.

MEB'den yapýlan yazýlý açýklamaya göre, 2010 Haziran atama döneminde, öðretmen ihtiyacýný karþýlayabilmek amacýyla 8 bin 982 ilk atama, 700 açýktan ve kurumlar arasý yeniden atama, 300 açýktan ilk atama, kurum içi ve kurumlar arasý ilk atama yapýlacak.

Beden Eðitimi alanýna milli sporculardan sýnavsýz atama yoluyla 18 kiþi olmak üzere, toplam 65 alana 10 bin atama gerçekleþtirilecek. Ýlk atamaya baþvuracaklarýn, 2008 ve 2009 yýllarýnda yapýlan herhangi bir KPSS'ye girmiþ, KPSSP10 puan türünden alanýnda belirlenen taban puan ve üzerinde puana sahip olmalarý gerekiyor.

Baþvurular 17-31 Mayýs tarihleri arasýnda elektronik ortamda alýnacak. Öðretmenlerin atama iþlemleri ise 4 Haziran'da yapýlacak.

Sýnýf Öðretmenliði 2 bin 737, Ýngilizce 795, Rehber Öðretmen 746, Okulöncesi Öðretmenliði 727 kontenjan ile en çok atama yapýlacak branþlar olacak.

MEB'in atama yapacaðý diðer branþlar ve kontenjanlarý þöyle:

Ahþap Teknolojisi (9 kiþi)
Beden Eðitimi (183 kiþi)
Biliþim Teknolojileri (215 kiþi)
Biyoloji (111 kiþi)
Büro Yönetimi ve Sekreterlik (7 kiþi)
Coðrafya (148 kiþi)
Çocuk Geliþimi ve Eðitimi (108 kiþi)
Denizcilik/Gemi Yönetimi ve Kaptanlýðý (1 kiþi)
Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi (384 kiþi)
El Sanatlarý Teknolojisi/El Sanatlarý (6 kiþi)
El Sanatlarý Teknolojisi/Nakýþ (5 kiþi)
Elektrik-Elektronik Teknolojisi/Elektrik (35 kiþi)
Elektrik-Elektronik Teknolojisi/Elektronik (13 kiþi)
Endüstriyel Otomasyon Teknolojileri (1 kiþi)
Felsefe (92 kiþi)
Fen ve Teknoloji (412 kiþi)
Fizik (93 kiþi)
Gýda Teknolojisi (41 kiþi)
Giyim Üretim Teknolojisi (17 kiþi)
Görme Engelliler Sýnýfý Öðretmenliði (12 kiþi)
Görsel Sanatlar/Resim (103 kiþi)
Grafik ve Fotoðraf/Grafik (1 kiþi)
Güzellik ve Saç Bakým Hizmetleri (21 kiþi)
Hasta ve Yaþlý Hizmetleri (2 kiþi)
Hayvan Saðlýðý (2 kiþi)
ÝHL Meslek Dersleri (42 kiþi)
ÝHL Meslek Dersleri Arapça (16 kiþi)
Ýlköðretim Matematik Öðretmenliði (344 kiþi)
Ýnþaat Teknolojileri/Yapý Tasarýmý (3 kiþi)
Ýþitme Engelliler Sýnýfý Öðretmenliði (12 kiþi)
Kimya/Kimya Teknolojisi (77 kiþi)
Konaklama ve Seyahat Hizmetleri (3 kiþi)
Kuyumculuk Teknolojisi (1 kiþi)
Makine Teknolojisi/Makine Ressamlýðý (1 kiþi)
Makine Teknolojisi/Makine ve Kalýp (10 kiþi)
Matematik (447 kiþi)
Metal Teknolojisi (15 kiþi)
Motorlu Araçlar Teknolojisi (15 kiþi)
Muhasebe ve Finansman (47 kiþi)
Müzik (132 kiþi)
Pazarlama ve Perakende (3 kiþi)
Plastik Teknolojisi (1 kiþi)
Psikoloji (2 kiþi)
Radyo-Televizyon (3 kiþi)
Saðlýk Bilgisi (9 kiþi)
Saðlýk/Acil Týp (26 kiþi)
Saðlýk/Çevre Saðlýðý (1 kiþi)
Saðlýk/Hemþirelik (17 kiþi)
Saðlýk/Týbbi Sekreterlik (4 kiþi)
Saðlýk/Týbbi Laboratuvar (9 kiþi)
Sanat Tarihi (1 kiþi)
Sosyal Bilgiler (313 kiþi)
Tarih (182 kiþi)
Teknoloji ve Tasarým (193 kiþi)
Tekstil Teknolojisi/Tekstil Dokuma-Örme (12 kiþi)
Tekstil Teknolojisi/Tekstil Terbiye (1 kiþi)
Tesisat Teknolojisi ve Ýklimlendirme (7 kiþi)
Türk Dili ve Edebiyatý (536 kiþi)
Türkçe (332 kiþi)
Yiyecek Ýçecek Hizmetleri (7 kiþi)
Zihin Engelliler Sýnýfý Öðretmenliði (194 kiþi)

Baþvuruda bulunacak adaylar "Öðretmenlik için Baþvuru ve Atama Kýlavuzu"na MEB'in http://personel.meb.gov.tr internet adresinden ulaþabilecekler.

Kaynak: AA

Özdemir Özok'a Türkan Saylan Özel Ödülü

18.05.2010

Çaðdaþ Yaþamý Destekleme Derneði'nin (ÇYDD) eski genel baþkaný anýsýna ikincisi düzenlenen "Türkan Saylan Onur Ödülleri", törenle sahiplerine verildi.

Maltepe Belediyesi Türkan Saylan Kültür Merkezi'nde düzenlenen ödül töreninde konuþan ÇYDD Genel Baþkaný Prof. Dr. Aysel Çelikel, ödüllerin, "Türkiye Cumhuriyeti'ne bilim, edebiyat, eðitim, hukuk, basýn ve sanat alanýnda emek vermiþ ve Türkiye'nin çaðdaþlaþmasý için çaba harcamýþ" kiþilere verildiðini söyledi.

Törende, Türkan Saylan Onur Ödülü'nü, bilim dalýnda Bahçeþehir Üniversitesi Hukuk Fakültesi öðretim üyesi Prof. Dr. Süheyl Batum, sanat dalýnda Genco Erkal, edebiyat dalýnda yazar Pýnar Kür, basýn dalýnda gazeteci Yýlmaz Özdil, hukuk dalýnda Hakimler ve Savcýlar Yüksek Kurulu (HSYK) Baþkan Vekili Kadir Özbek aldý.

Ayrýca, Ýstanbul Üniversitesi Felsefe Bölümü öðrencisi Tuðçe Darik ve Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesi öðrencisi Çaðdaþ Ateþ de eðitim alanýnda onur ödülüne layýk görüldü.

"Türkan Saylan Özel Ödülü"ne ise yakýn zamanda hayatýný kaybeden eski Türkiye Barolar Birliði (TBB) Baþkaný Avukat Özdemir Özok layýk görüldü. Özok'un ödülünü kýzý Ayþe Özok, Çelikel'den aldý.

Törende konuþan Kadir Özbek, Prof. Dr. Türkan Saylan'ý saygýyla andýðýný belirterek, ödülü almanýn kendisine hem onur verdiðini hem de üzerine büyük sorumluluklar yüklediðini söyledi.

Özbek, Türkiye Cumhuriyeti'nin, tarihinde yaþamadýðý kadar büyük sýkýntýlar yaþadýðýný ileri sürerek, "Bunu hepinizin izlediðini biliyorum. Sizinle paylaþamadýðýmýz bazý þeyler var. Ama herkesin, bulunduðu noktada artýk üzerine düþen görevi yapmasý gerek" diye konuþtu.

Maltepe Belediye Baþkaný Mustafa Zengin'in de katýldýðý ödül töreninin ardýndan, Maltepe Senfoni Orkestrasý konser verdi. (aa)

Kaynak: Radikal

TEV'den 2 Bin Baþarýlý YGS'liye Burs Verilecek

17.05.2010

Türk Eðitim Vakfý (TEV) Genel Müdürü Turgut Bozkurt, üniversite sýnavlarýnda ilk 2 bin içerisinde yer alan ögrenciye bu yýl burs vereceklerini, toplam burs sayýlarýnýn 8 bin 500'e ulaþtýðýný açýkladý. TEV olarak yurt yaptýrarak iþleteceklerini bildiren Bozkurt, 1250 gence de yüksek lisans bursu verdiklerini söyledi. Bozkurt, "Siyasetten uzak, þeffaf bir vakýfýz. Her þeyimiz açýk ve seçik. O nedenle kiþilerin yaný sýra 30'a yakýn kurum da eðitim burslarýnda bizi tercih ediyor" dedi.

Kayseri þubesinin ikinci kuruluþ yýldönümü ve eðitim salonunun açýlýþýna katýlmak üzere gelen TEV Genel Müdürü Turgut Bozkurt, vakfýn 44'üncü kuruluþ yýldönümünü kutladýðý þu günlerde 8 bin 500 gence burs vermenin mutluluðunu yaþadýðýný söyledi. Bozkurt, 550'si ABD'de olmak üzere Almanya, Ýngiltere, Fransa, Danimarka, Hollanda, Ýtalya, Japonya'da 1250 gencin yüksek lisans eðitimi gördüðünü, 14 ildeki þubeler sayesinde bu yýl 8 bin 500 gence burs verdiklerini bildirdi. TEV Genel Müdürü Turgut Bozkurt sözlerini þöyle sürdürdü:

"Siyaset üstü, son derece açýk, þeffaf, herkese hesap verebilen, özellikle baðýþçýlarýmýzýn bilgisayardan bir tuþla ne yaptýðýmýzý görebilmelerini saðlayan, gelirinin yüzde 86'sýný eðitime harcayan bir vakýfýz. Bu özelliðimizden dolayý 40 kurum da eðitim burslarýný bizim kontrolümüze býraktý. Tofaþ, Tat ve Pfizer gibi önde gelen firmalar da bizimle birlikte burs veriyor. Trabzon'dan baþlamak üzere TEV tarafýndan iþletilen yurtlar yapacaðýz. Daha önce yurtlarýmýzý Kredi Yurtlar Kurumu'na baðýþlamýþtýk. Bundan sonraki uygulamalar bizim yurtlarýmýz olarak sürecek." Kocasinan bulvarýndaki TEV Kayseri Þubesi bünyesindeki eðitim salonunun açýlýþý, þube baþkaný iþadamý Akýn Bayrak, çok sayýda iþadamý, sanayici, baðýþçý, davetli ve öðrencinin katýlýmýyla yapýldý.

Oktay Ensari/Kayseri/DHA

Kaynak: Hürriyet

Önlüðe Son!

17.05.2010

Seneye okul kýyafetleri serbest. Ýþte yeni öðretim yýlýnda okullarda geçerli olacak kýyafet kurallarý..

Milli Eðitim Bakanlýðý'nýn (MEB) öðretmen, öðrenci ve veliler arasýnda yaptýðý "Okul kýyafetleri serbest olsun mu?" anketine göre "Önlük kalksýn, serbest kýyafet gelsin" diyenlerin sayýsý "Önlük uygulamasý devam etsin" diyenlerin önüne geçti.

Gelecek öðretim yýlýndan itibaren öðrenciler okula mavi önlük ya da okullarýn belirlediði formalarý giymeden gidecek. Ýþte yeni öðretim yýlýnda okullarda geçerli olacak kýyafet:

-Kýþýn pamuklu yazýn keten pantolon giyilecek.
-Kota izin yok.
-Þort ve askýlý giymek yasak.
-Kýzlarda etek giyme. zorunluluðu yok. Etek boyu dizin hemen altýnda olacak.
-Erkek öðrenciler kýþýn renk þartý olmaksýzýn gömlek ve ceket giyecek yazýn tiþört serbest.
-Erkek öðrencilerde tek renk kravat zorunluluðu kaldýrýldý.
-Kýyafetler dini, etnik, ideolojik sembol ve renkleri taþýmayacak.
-Baþörtüsü, türbana izin yok.
-Sandalet ve terlik gibi ayaðý açýkta býrakan ayakkabýlar giyilemeyecek.

'Siyah' yasadan da çýkacak

MEB, "Okullardaki Görevlilerle Öðrencilerin Kýlýk Kýyafetlerine Ýliþkin Yönetmelik"te de deðiþiklik yapmaya hazýrlanýyor. Yasada hâlâ ilköðretim ve orta öðretim okullarýnda okuyan çocuklarýn "siyah" önlük giymesine yönelik kural var. MEB'in daha önce düzenlediði çalýþtayda kýyafetlere serbestlik getirilmesi önerisi yer almýþtý.

Esra Yazdýç

Kaynak: HaberTürk

TTNET Vitamin'li Çocuklar Ýstanbul'da

11.05.2010

Türkiye'nin farklý illerinden SBS'de ilk 10'a giren baþarýlý öðrenciler, her hafta üç gün boyunca Ýstanbul'da aðýrlanýyor.

TTNet Vitamin'den Sorumlu Ürün Geliþtirme Ekibi, her hafta Cuma günü, Türkiye'nin farklý il merkezleri ve ilçelerinden 20 ilköðretim 7. ve 8. sýnýf öðrencisini Ýstanbul'a getiriyor, onlara hem Vitamin'i anlatýyor hem de Ýstanbul'u gezdiriyor. Geçtigimiz hafta Erzincan'dan gelen öðrenciler arasýnda Ýstanbul'u ilk kez görenlerin yaný sýra ilk kez uçaða binenler de vardý.  

Eðitimde fýrsat eþitliðini destekleyen, Doðu ve Güneydoðu Anadolu bölgeleri odaklý  TTNET Vitamin'li Çocuklar Ýstanbul'da adlý proje, 7 Mayýs 2010 tarihinde düzenlenen bir toplantý ile tanýtýldý ve projenin detaylarý,TTNET Genel Müdürü TahsinYýlmaz tarafýndan aktarýldý.

Uzun bir sosyal sorumluluk sürecinin bir parçasý olarak, Türkiye'nin tüm bölgelerindeki eðitim koþullarýnýn iyileþtirilmesine katký saðlayan TTNet Vitamin paketleri, farklý illerdeki baþarýlý, ayný zamanda sosyoekonomik anlamda çok da iyi koþullara sahip olmayan öðrencilere, etkileþimli uygulamalarla tanýtýlýyor.   

Vitamin yazýlýmlarýnýn üretici ve geliþtiricisi Sebit Eðitim ve Bilgi Teknolojileri, Uygulama Eðitim Uzmaný Gamze Keskin'den, Ýstanbul'da biraraya geldiði Erzincanlý öðrencilerin çoðunun Vitamin' i tanýyýp, etkin olarak kullandýklarý geridönüþünü aldýk. Öðrencilerle,  farklý derslerin farklý konularýnda Vitamin uygulamalarý paylaþan Keskin, Ýstanbul gezisini onlar için daha anlamlý kýlmak üzere, Ýstanbul'un Fethi uygulamasýný da gerçekleþtirdiðini, öðrencilerin de aktif katýlým gösterdiklerini belirtiyor.

Van, Erzincan, Erzurum, Malatya, Mardin, Elazýð, Þanlýurfa, Adýyaman, Kars, Diyarbakýr, Muþ ve Yozgat olmak üzere 12 il merkezi ve ilçelerinden Ýstanbul'a davet edilen 250 kadar öðrenci arasýndan ilk grup, 2010 Avrupa Kültür Baþkenti Ýstanbul'da Topkapý Sarayý, Dolmabahçe Sarayý, Ayasofya Müzesigibi tarihi mekanlarý ve köklü eðitim kurumlarýný ziyaret edip, bir yandan da seminerlere, kültürel ve sanatsal etkinliklere katýldýlar. 

Erzincanlý Öðrenciler Vitamin'i nasýl tanýmladýlar…

"Öðrenmeyi en kolay þekilde, eðlendirerek, görsellikle besleyerek, þaþýrtýcý bilgiler vererek, sizleri bilgi bakýmýndan doyuran, SBS'ye hazýrlayan internet yazýlýmý." Yunus Saðlam, Otlukbeli Fatih YÝBO

"Hem sýnava hazýrlar hem de eðlenceli videolarýyla, oyunlarýyla sýnav stresini azaltýr, böylece daha kolay ve rahat öðrenmemizi saðlar." Ceylan Akgül, 23 Nisan ÝÖO

"Öðretirken eðlendiren, içerisinde SBS'ye yönelik testlerin, etkinliklerin, eðlenceli ve ilginç videolarýn bulunduðu, þaþýrtýcý ve doyuran bilgilerle görselliði birleþtirip rahat ve kolay öðrenmeyi saðlayan, doyurucu bir internet eðitim yazýlýmýdýr." Gülsüm Özge Þengil, Gürsel ve Nezehat Çeçen ÝÖO

"SBS'ye hazýrlayan, eðiten, ayný zamanda eðlendiren, kullanýmý rahat ve kolay olan, bilgiye doyuran, içinde ilginç videolar olan, baþarýnýn anahtarý Vitamin" Nazlýcan Yüksel, Merkez ÝÖO

"Bilgisayarda, internet üzerinde kullandýðýmýz, test, konu anlatýmý, etkinlikler ve þaþýrtýcý bilgilerle bizi doyuran, bize sýnýrsýz eðitim saðlayan, en önemlisi eðlenceli bir biçimde SBS'ye hazýrlayan baþarýnýn anahtarýdýr." Melek Altay, Bahçelievler ÝÖO

"SBS'ye ve sýnavlara hazýrlanýrken, rahat ve kolay öðrenmemizi saðlayan ve ayný zamanda eðlendiren, çalýþtýkça þaþýrtýcý bilgiler katan Vitamin, baþarýnýn anahtarýdýr." Bilge Nur, S.K.Y.Ý.B.O.

"Vitamin denince akla, konu anlatan, eðlenceli ve ilginç videolar, etkinlikler ve eðlendirirken öðreten, SBS sýnavlarýna hazýrlayan, görsellik bakýmýndan besleyici olan sýnýrsýz eðitim geliyor." Ýsmail Oðuzhan Kocaman, Fatih ÝÖO

"Öðrencileri testler, konu anlatýmý ve birçok animasyonla somut düþünmenin yanýnda soyut düþünmeye yönelten, hem sýnavlara hem de hayata hazýrlayan bilgi yüklü bir program." Kübra Dilara Ýnan, Balýklý ÝÖO

"En ilginç videolarla insanlarýn ilgisini çeken, konuyu anlatýrken eðlendiren, sýnavlardaki baþarýmýzý artýran, sýnýrsýz eðitim veren bir kuruluþtur." Ayþegül Yalçýnkayalar,  M. Muhlis Cüher ÝÖO

"Sýnýrsýz bilgi veren, konu anlatan, öðrenciye soyut düþünmeyi öðreten, SBS'de baþarýnýn anahtarý olan bir sistem." Emine Nayir, Çaykent ÝÖO

"Vitamin, içerisinde sýnýrsýz eðitim, eðlenceli bilgiler olan, konu anlatýmlý ve etkinlikler gibi güzel bir bilgisayar programýdýr." Gülþen Oktay, Necatibey ÝÖO

"Bizleri SBS'ye hazýrlayan, okulda iþlediðimiz dersleri anlatan, unuttuðumuzda hatýrlatan, rahat ve kolay öðreten, bilgileriyle bizi doyuran, eðlenceleriyle coþturan, bilgisayar üzerinde yapýlan etkinliktir." Semanur Yalçýn, Kemah YÝBO

"Baþarýnýn anahtarýný veren, ayný zamanda eðlendiren, görsellikte ve besleyicilikte mükemmel olan, en önemlisi SBS'ye hazýrlayan, sýnýrsýz eðitim, rahat ve kolay öðrenme imkaný saðlayan bir program." Sena, Vali Recep Yazýcýoðlu ÝÖO

"Eðitimde doyuran, öðretirken eðlendiren, görsel zekayý besleyen ve geliþtiren, bizlere test çözmeyi aþýlayan, etkinlik, deney yapmayý saðlayan ve zevkli bir þekilde SBS'ye hazýrlayan TTNET Vitamin'e teþekkürler." Elanur Aðbaba, Atatürk ÝÖO

"Bizi SBS'ye hazýrlayan, þaþýrtýcý bilgilerle bizi eðlendirip konularý iyi kavrayabilmemizi saðlayan, rahat ve kolay öðrenme yollarýný bize gösteren, görsellikle besleyici bir internet sitesi." Burak Mert Demir, Muhaddes Muhlis Cüher ÝÖO

"SBS'ye hazýrlayan, þaþýrtýcý bilgiler veren, eðlenceli, ilginç video ve konu anlatan, eðiten, bilgi veren, sýnýrsýz eðitip öðreten.." Fatih Yýldýrým, 23 Nisan ÝÖO

Erzincanlý Öðrenciler, Vitamin'e Neler Eklenmesini Ýstiyorlar…

"Konu ile ilgili anlatýmlarda bay veya bayan sesi seçimi olmasýný ve esprili, komik anlatýmlarýn olmasýný istiyorum."  Veli Zeybek, Tercan Atatürk ÝÖO

"Daha çok interaktif etkinlik bulunsun. Çalýþma saatleri bir veri halinde toplanýp, hangi konu üzerinde çalýþtýðýmýz vb. þeyler yazýlabilir, sosyal hayatla iliþkilendirilip, kendi aramýzda oluþturulan farklý þeyler olabilir." Zeynep Çýrak, Otlukbeli ÝÖO

"Bilmeceler, bulmacalarla konuya iliþkin sorularýn sorulmasý…" Hazel Ceren Çay, 75. Yýl ÝÖO

"Daha fazla online deneme sýnavý olmasýný istiyorum." Abdullatif Aydýn, Þehit Fatih Devranut ÝÖO

Düz Liseler Anadolu Lisesi Oluyor

11.05.2010

Türk eðitim sisteminin en önemli ayaklarýndan biri olan düz liseler tarihe karýþýyor. Klasik liseler olarak da bilinen düz liselerden altyapýsý güçlü olanlar, anadolu lisesine dönüþtürülecek. Diðerleri ise meslek lisesi haline getirilecek.
Milli Eðitim Bakanlýðý'nca geçen hafta yayýmlanan genelgeye göre, düz liselerin anadolu liselerine dönüþtürme projesi en geç 2013'te tamamlanacak.
Söz konusu liselere hazýrlýk sýnýfý konulmayacak ama yabancý dile aðýrlýk verilecek.
Bu düzenleme çerçevesinde 6, 7 ve 8'inci sýnýflarda yapýlan Seviye Belirleme Sýnavý SBS'nin de kaldýrýlarak yerine sadece 8. sýnýfta yapýlacak OKS benzeri bir sýnav getirileceði belirtiliyor. Bu durumda anadolu lisesini kazanamayan öðrenciler doðrudan meslek liselerine yönlendirilmiþ olacak.
MEB genelgesine göre, nüfusu 10 binin altýnda olan ilçe ve beldelerdeki genel liseler, gerekirse kapatýlacak. Nüfusu 10 ile 20 bin arasýnda olan ilçelerde bir, 20 ile 40 bin arasýnda olan ilçelerde iki, 40 binin üzerinde nüfusu bulunan yerleþim birimlerinde ise öðrenci sayýsý ve geliþmiþlik düzeyi dikkate alýnarak yeterli sayýda anadolu lisesi açýlabilecek. Bu çerçevede, çok programlý liselerin genel liseleri de kapatýlacak.

Ne yapýlmaya çalýþýlýyor?

Aslýna bakýlýrsa yeni düzenleme genel liselerin tabelasýnýn deðiþmesinin ötesinde bir iþe yaramayacak. Zaten bu süreç Hüseyin Çelik'in bakanlýðý döneminde baþlatýlmýþ ve neredeyse her yerleþim birine bir anadolu lisesi açýlmýþtý. Þu andaki verilere göre 966 anadolu lisesi var. Ama bunlardan sadece 10'unda hazýrlýk sýnýfý bulunuyor. Yani sadece 10 anadolu lisesinde eski anlamda yabancý dille eðitim yapýlýyor.
Yeni uygulamayla, 1 366 klasik liseden bin kadarý daha anadolu lisesi haline getirilecek. 500'e yakýný ise ya kapanacak ya da meslek lisesi haline dönüþtürülecek.
Peki, bu tabela deðiþikliðinin eðitim sistemine, öðrencilere ve öðretmenlere ne katkýsý olacak? Örneðin, daha iyi yabancý dil mi öðretilecek yoksa üniversite baþarýsý daha mý artacak?
Her iki konuda da iddialý konuþmak abartýlý olur. Belki ileride bu konularda iyileþme olabilir. Ama yakýn zamanda yabancý dil konusunda bir zýplama beklemek hiç de gerçekçi olmaz.
Ama olumlu geliþmeler de söz konusu. Örneðin sýnýf mevcutlarý 36 ile sýnýrlý hale getirilebilir. Öðrenci ve öðretmenler anadolu lisesinde okuyoruz, anadolu lisesinde görev yapýyoruz diye kendilerini manevi anlamda daha güçlü hissedebilirler. Velilere de çocuðunun anadolu lisesinde okuyor olmasý sempatik gelebilir. Hatta tekli eðitime geçileceði için alkýþ da tutabiliriz. Ama ya bir kaç yýl sonra? Ýþte o zaman þapka düþüp kel göründüðünde deðiþen çok fazla bir þey olmadýðý görülecek. Çünkü deðiþen sadece ve sadece isimler olacak...

Kazanamayan ne olacak?
Yeni sisteme göre, öðrenci anadolu lisesi ile meslek lisesi arasýnda bir tercih yapmak zorunda býrakýlacak. Anadolu lisesine girmeye hak kazanan bu okulda okuyacak. Peki ya kazanamayanlar? Meslek lisesine de gitmek istemezse ne olacak? Lisede okuyamayacak mý?
Bir ilçe düþünün; bir anadolu lisesi,  bir de meslek lisesi var. Ýlköðretim okullarýndan 300 öðrenci mezun oldu ve bunlardan 150'si anadolu lisesini tercih etti. Oysa kontenjan 120. Geriye kalan 30 kiþi ne yapacak? Meslek lisesi dýþýnda kendilerine bir alternatif sunulmayacak mý?..

SBS'nin geleceði
6 ve 7'nci sýnýflara yönelik SBS'nin kaldýrýlacaðýna yönelik söylentiler aylardýr dile getiriliyor. Ama bir türlü arkasý gelmiyor. Sýnav sonrasýnda açýklanacaðý söyleniyor. Ama bu haksýzlýk. Madem kaldýrýlacak, öðrencilere bu stres neden yaþatýlýyor? MEB bu konuda mutlaka bir açýklama yapmalýdýr.

Yeni müsteþar
MEB'de müsteþarlýk makamý uzun süredir boþ gibiydi. Talim Terbiye Kurulu eski Baþkaný Ziya Selçuk'un bu göreve getirileceði yönündeki söylentiler giderek yoðunluk kazandý. Selçuk, Çelik döneminde göreve gelmiþ, yine onun döneminde istifa etmiþti. Tekrar kendisine dönülmesi þaþýrtýcý. O kadar çok baðlantýsý var ki onlardan kurtulup bu zor göreve hakkýný vermesi en büyük temennimiz.
Atanýrsa, umarýz bunu baþarýr.
Özetin özeti: Çubukçu nihayet MEB'e damgasýný vurmaya çalýþýyor...

Kaynak: Milliyet.com.tr

Ýlköðretime Kazaným Deðerlendirme Uygulamasý

10.05.2010

Ýstanbul Ýl Milli Eðitim Müdürlüðü ve Türk Telekom'un eðitim ve biliþim teknolojileri þirketi Sebit Eðitim ve Bilgi Teknolojileri AÞ'nin iþbirliði ile bu yýl ilk kez ilköðretim 6, 7 ve 8. sýnýflara yönelik Kazaným Deðerlendirme Uygulamasý (KDU) hayata geçirildi. Bu uygulama ile öðrenciler Seviye Belirleme Sýnavý (SBS) öncesi eksiklerini görerek tamamlama fýrsatý yakalýyor.

Ýstanbul Ýl Milli Eðitim Müdürlüðü ve Türk Telekom iþtiraklerinden Sebit Eðitim ve Bilgi Teknolojileri AÞ. iþbirliði ile tasarlanan Kazaným Deðerlendirme Uygulamasý (KDU), 6 Mayýs'ta Ýstanbul genelinde ilköðretim seviyesindeki tüm okullarda gerçekleþtirildi. Ýlköðretim seviyesinde 6, 7 ve 8. sýnýflara yönelik bir uygulama olan KDU, öðrencilerin bulunduklarý sýnýfta edinmiþ olmalarý gereken kazanýmlarý edinip edinmediklerini belirlemeyi amaçlýyor. Seviye Belirleme Sýnavý'na (SBS) benzeyen bir yapý ve içeriðin kullanýldýðý uygulamada öðrenciler, bir sýralamaya tabi tutulmuyor. KDU ile öðrencilerin öðrenim programlarýnda istenen bilgi ve becerileri edinip edinmediðinin belirlenmesi, SBS öncesi eksiklerini görmesi ve hazýrlýklarýný daha saðlýklý ve daha kolay yapabilmesi amaçlanýyor.

Uygulama sonuçlarý, Mayýs ayý içerisinde, öðrencilere Sebit'in Millî Eðitim Bakanlýðý müfredatýna uygun olarak geliþtirilmiþ interaktif eðitim yazýlýmý Vitamin üzerinden 'kiþiye özel' bir deðerlendirme çalýþmasý ile sunulacak. Bu çalýþmada, öðrencilere eksik olduklarý kazanýmlar gösterilecek ve bu kazanýmlarý edinmeleri için öðrenciler anýnda Vitamin içerisindeki ilgili konu anlatýmlarýna yönlendirilecek. Bunun yaný sýra öðretmenler, sýnýflarýnýn hangi kazanýmlarda eksik kaldýðý bilgisini edinebilecek ve uygulamalarýna bu bilgiye göre yön verebilecek.

Vitamin üyeliði bulunmayan öðrenciler, sonuçlarýn açýklandýðý ilk bir ay içerisinde Vitamin'e 7 gün boyunca ücretsiz ulaþabilecek ve eksiklerini Vitamin üzerinden çalýþarak giderebilecekler. KDU sonuçlarýna, www.vitaminilkogretim.com.tr adresinden ulaþýlabilecek.

Ýstanbul çapýnda ilki gerçekleþtirilen 'Kazaným Deðerlendirme Uygulamasý' sayesinde öðrencilerin kendi eksiklerini görüp tamamlayabilme fýrsatý yakalayacaðýna dikkat çeken Sebit Eðitim ve Bilgi Teknolojileri A.Þ. Genel Müdürü Ahmet Eti, "SBS normalde bir sýralama deðil, adý üstünde, her öðrencinin kazanýmlar bazýnda tek tek seviyesinin belirlendiði bir ölçme aracýdýr. Ardýndan bu araçtan elde edilen sonuçlarýn deðerlendirilerek, öðrencilerimizin nasýl daha iyi bir seviyeye getirileceði ile ilgili aksiyon kararlarý ise bunun doðal bir çýktýsý olmalýdýr. Öðrencilere kazaným bazýnda durumlarýný bireysel olarak raporlayýp eksiklerini tamamlama þansý verdiðimiz bu uygulama bu açýdan önemli bir örnek olacaktýr. Sebit, eðitim sistemine katkýsý olacak bu tip uygulamalara devam edecektir." dedi.

Kaynak: Ahmet Kara haberi

Sebit'in, Kazaným Deðerlendirme Uygulamasý Ýstanbul Genelinde Gerçekleþtirildi

10.05.2010

Ýstanbul Ýl Milli Eðitim Müdürlüðü ve Sebit Eðitim ve Bilgi Teknolojileri AÞ'nin iþbirliði ile bu yýl ilk kez ilköðretim 6, 7 ve 8. sýnýflara yönelik Kazaným Deðerlendirme Uygulamasý (KDU) hayata geçirildi. Uygulamayla, öðrenciler Seviye Belirleme Sýnavý (SBS) öncesi eksiklerini görerek tamamlama fýrsatý yakalýyor.

Ýstanbul Ýl Milli Eðitim Müdürlüðü ve Türk Telekom iþtiraklerinden Sebit Eðitim ve Bilgi Teknolojileri AÞ. iþbirliði ile tasarlanan Kazaným Deðerlendirme Uygulamasý(KDU), 6 Mayýs'ta Ýstanbul genelinde ilköðretim seviyesindeki tüm okullarda gerçekleþtirildi. Ýlköðretim seviyesinde 6, 7 ve 8. sýnýflara yönelik bir uygulama olan KDU, öðrencilerin bulunduklarý sýnýfta edinmiþ olmalarý gereken kazanýmlarý edinip edinmediklerini belirlemeyi amaçlýyor. Seviye Belirleme Sýnavý'na (SBS) benzeyen bir yapý ve içeriðin kullanýldýðý uygulamada öðrenciler, bir sýralamaya tabi tutulmuyor. KDU ile öðrencilerin öðrenim programlarýnda istenen bilgi ve becerileri edinip edinmediðinin belirlenmesi, SBS öncesi eksiklerini görmesi ve hazýrlýklarýný daha saðlýklý ve daha kolay yapabilmesi amaçlanýyor.

Uygulama sonuçlarý, Mayýs ayý içerisinde, öðrencilere Sebit'in Millî Eðitim Bakanlýðý müfredatýna uygun olarak geliþtirilmiþ interaktif eðitim yazýlýmý Vitamin üzerinden 'kiþiye özel' bir deðerlendirme çalýþmasý ile sunulacak. Bu çalýþmada, öðrencilere eksik olduklarý kazanýmlar gösterilecek ve bu kazanýmlarý edinmeleri için öðrenciler anýnda Vitamin içerisindeki ilgili konu anlatýmlarýna yönlendirilecek. Bunun yaný sýra öðretmenler, sýnýflarýnýn hangi kazanýmlarda eksik kaldýðý bilgisini edinebilecek ve uygulamalarýna bu bilgiye göre yön verebilecek.

Vitamin üyeliði bulunmayan öðrenciler, sonuçlarýn açýklandýðý ilk bir ay içerisinde Vitamin'e 7 gün boyunca ücretsiz ulaþabilecek ve eksiklerini Vitamin üzerinden çalýþarak giderebilecekler. KDU sonuçlarýna, vitaminilkogretim.com.tr adresinden ulaþýlabilecek.

Kaynak: Ýnternet.com

Öðrenciler, Canlý SBS Denemeleri ile Kendilerini Ülke Genelinde Sýnayabilecekler

04.05.2010

Vitamin üzerinden gerçekleþtirilen Canlý SBS Denemeleri, Haziran ayýnda yapýlacak Seviye Belirleme Sýnavý (SBS) öncesi, 6, 7 ve 8'inci sýnýf öðrencilerine, kendilerini Türkiye çapýnda ölçme imkaný sunuyor. Bu sayede öðrenciler, eksiklerini belirleyip giderme þansýna da sahip olabilecekler.

Ýçeriði Millî Eðitim Bakanlýðý tarafýndan düzenlenen SBS ile paralel olarak hazýrlanan ve ilki 1 Mayýs, ikincisi 15 Mayýs tarihlerinde gerçekleþtirilen Vitamin Canlý SBS Denemeleri'nin sonuncusu 29 Mayýs 2010'da yapýlacak, sonuçlarý ise ertesi gün açýklanacak. Son Canlý SBS Denemesine girecek olan tüm katýlýmcýlardan, 29 Mayýs 2010 tarihinde 09:00-21:30 arasýnda, diledikleri herhangi bir saatte sýnava baþlamalarý ve girdikleri sýnýfýn sýnav süresi içerisinde sýnavlarýný tamamlamalarý bekleniyor. 6'ncý sýnýflarýn 80 soru içeren sýnavý 90 dakika, 7'nci sýnýflarýn 90 soru içeren sýnavý 100 dakika, 8'inci sýnýflarýn 100 soru içeren sýnavlarý ise 120 dakika sürüyor.

Sýnav sonuçlarý, öðrenciye özel bir raporla açýklanýyor. Sadece kendilerinin görebildiði bu sonuçlar ile öðrencilere, aldýklarý puanýn kendi okullarý, ilçeleri, illeri ve Türkiye ortalamasýna göre karþýlaþtýrmasýný, okul, ilçe, il ve Türkiye bazýnda katýlýmcý sayýsýný ve kendisinin bu kategoriler genelindeki sýralamasýný da bildiriyor.

Bunun yaný sýra Vitamin öðrencinin soru bazýnda eksik olduðu kazanýmlarý belirleyerek, tespit edilen bu eksiklerin giderilmesi için öðrencileri anýnda Vitamin'de bulunan konu anlatýmlarýna yönlendiriyor.

Vitamin'de bulunan Canlý SBS Denemeleri, Haziran ayýndaki SBS öncesi, öðrencilerin eksiklerini saptayabilme, tamamlayabilme, dolayýsýyla sýnava kadar kalan sürelerini verimli deðerlendirebilmeleri adýna önemli bir fýrsat… 

Canlý SBS Denemeleri'ne girebilmek için Vitamin üyesi olmak yeterli.

Tüm öðrencilerimize baþarýlar dileriz.

Vitamin Öðretmen Portalý

LYS Baþvurularý 5-14 Mayýs'ta

03.05.2010

Yükseköðretime Geçiþ Sýnavý'nda (YGS) 180 ve üstünde puan alarak ikinci aþama olan Lisans Yerleþtirme Sýnavlarý'na (LYS) katýlmak isteyen adaylar, 5-14 Mayýs arasýnda baþvurabilecek.

ÖSYM Baþkaný Prof. Dr. Ünal Yarýmaðan, adaylarýn, beþ ayrý kategoride yapýlacak olan LYS'ye katýlmalarýnda hiçbir kýsýtlama bulunmadýðýný ancak adaylara iki tanesine girmelerini önerdiklerini söyledi.

Yarýmaðan, YGS sonuçlarýna iliþkin bilgi vermek amacýyla YÖK'te düzenlediði basýn toplantýsýnda, LYS'ye girecek adaylara uyarý ve önerilerde bulundu.

Buna göre, adaylara sýnav sonuç belgesi gönderilmeyecek. Adaylar sýnav sonuçlarýný internetten öðrenecekler.

LYS'ye katýlmak isteyen adaylar 5-14 Mayýs 2010 arasýnda baþvurabilecekler. Baþvurular, bireysel olarak internet üzerinden veya baþvuru merkezleri aracýlýðýyla yapabilecekler. Baþvuru merkezlerinde adaylardan 2 TL hizmet ücreti alýnacak.

LYS'ye katýlma hakkýný elde eden 1 milyon 233 bin 580 aday, ikinci aþamada beþ ayrý kategoride yapýlacak LYS'den istediklerine katýlabilecek. ÖSYM Baþkaný Yarýmaðan, "Hiçbir kýsýtlama yok ama biz adaylara iki tanesine katýlmalarýný öneriyoruz. Ýsteyen daha çok LYS'ye katýlabilir" dedi.

 HER BÝR SINAV 20 TL

LYS'ye baþvuracak adaylarýn, girmek istediði her bir sýnav için 20 TL ücret ödemesi gerekiyor. Ödemeler, T.C. Ziraat Bankasý, T. Vakýflar Bankasý, T. Halk Bankasý, Akbank ve T. Garanti Bankasý þubelerine yapýlabilecek.

LYS'ye baþvuracak adaylarýn, beþ kategoride yapýlacak LYS'den hangilerine hangi ilde gireceðine karar vermesi, sýnav ücretini yatýrmasý ve baþvurularýný bireysel olarak internetten veya baþvuru merkezlerinden yapmalarý gerekiyor.

Ýkinci aþama sýnavlarý, 81 il merkezi ile Lefkoþa'da gerçekleþtirilecek. Adaylar bu iller arasýndan tercih yapacak. Adaylar, girmek istedikleri LYS'lerin hepsine ayný merkezde girecekler. Adaylar 2 il tercih edebilecek.

Sýnava Ankara, Ýstanbul ve Ýzmir'de girmek isteyen adaylar, bu illerden ayrýca bölge tercihi de yapacaklar.

 "BAÞVURU SÜRESÝ UZATILMAYACAK"

ÖSYM Baþkaný Yarýmaðan, LYS'ye baþvuru süresinin uzatýlmayacaðýný belirterek, "Bu nedenle adaylarýn hangi LYS'ye gireceklerine kesin karar vermeleri ve süresi içinde baþvurularýný yapmalarýný önemle hatýrlatýyoruz" dedi.

Yarýmaðan, baþvurusunu internet üzerinden yapmak isteyen adaylara da þu uyarý ve önerilerde bulundu:

"Ýnternet kullanýmýnda çok deneyimli olmayan bazý adaylar iþlemleri tamamladýklarýný sanarak iþlemleri bitiriyorlar oysa tamamlamamýþ oluyorlar. Tercihleri gerçekleþmiyor veya baþvurularý yapýlmamýþ oluyor.

Adaylara, eðer internet kullanýmýnda deneyimli deðillerse, kendilerine güvenmiyorlarsa baþvurularýný bir okuldan yapmalarýný öneriyoruz. Bireysel baþvuru yapan adaylarýn, 'Baþvurunuz sistem tarafýndan baþarýyla kabul edilmiþtir' yazýsýný görmeleri ve bir çýktý almalarý gerekmektedir. Bunlarý yapmayan adaylarýn baþvurusu tamamlanmamýþ veya hiç yapýlmamýþ olabilir. Daha sonra maðdur olurlar."

Kaynak: abbasguclu.com.tr

SBS'de Son Dönemece Girildi

27.04.2010

Geçtiðimiz yýl baþlayan ve bu sene kaldýrýlmasý gündeme gelen ve hakkýndaki tartýþmalarý devam eden SBS'ye bir buçuk ay kaldý.

MEB'in anket düzenleyerek kaldýrýlmasý yönünde adým attýðý SBS için geri sayým baþladý. Öðrenciler son olmasý umudunu taþýsa da haziranda onlarý 3 aþamalý bir maraton bekliyor.

Ýlk kez geçtiðimiz yýl tüm sýnýflar için uygulanan, bu sene ise kaldýrýlmasý gündeme gelen ve hakkýndaki tartýþmalarý devam eden SBS'ye (Seviye Belirleme Sýnavý) bir buçuk ay kala öðrenciler için zorlu bir dönem baþladý. Bir yandan konu tekrarý yapýp, deneme sýnavý çözmeye bir yandan da hangi lisede okumak istediðine karar vermeye çalýþan öðrenciler için Pianalitik Dershanesi uzmanlarý merak edilen tüm sorulara cevap hazýrladý.

TÜM AYRINTILARIYLA OGES

Haftada üç gün yayýnlanacak ve bir ay sürecek SBS yazý dizimizde son dönemde nasýl ders çalýþýlmasý gerektiðinden sýnavda motivasyonunuzu yükseltmenin püf noktalarýna, sizin merak ettiðiniz sorularýn cevaplarýndan hangi liselerin ne özellikleri olduðuna kadar Ortaöðretime geçiþ sistemiyle (OGES) ile ilgili her konu masaya yatýrýlacak. Veliler, öðrenciler ve öðretmenler için tartýþmalý konulara ve merak edilenlere ýþýk tutacak olan bu yazý dizisi, sýnava az bir zaman kala yol göstericiniz olacak.

OKS'YE GERÝ DÖNÜLEBÝLÝR

Milli Eðitim Bakanlýðý öðrencilerin ve velilerin SBS ile ilgili düþüncelerini ölçen bir anket çalýþmasý baþlattý. Bu anketten çýkan sonuçlara göre de önümüzdeki yýlki SBS'nin kaderi belli olacak. 8, 7 ve 6'ncý sýnýflara uygulanan sýnavýn akýbeti merak konusu olurken, uzmanlar öðrencileri bu yýla konsantre olmalarý ve çalýþmalarý sýký tutmalarý konusunda uyardý.

3 AÞAMANIN 1'Ý ÖÐRENCÝYE

Önümüzdeki yýl SBS'ye karþýlýk olarak da düþülen iki yeni sistem var. Ýlki SBS'nin tamamen kaldýrýlmasý ve yerine, eski sistem OKS'ye benzer 8'inci sýnýfta tek sýnavla öðrenci alýnmasý. Ýkinci plan ise ilköðretim 6 ve 7'nci sýnýfta sýnav yapýlacak, ancak bu iki sýnav da öðrenciyi deðil, öðretmen ve okulu ölçecek. Tek sýnava kavuþacak olan öðrenciler, son üç yýldaki kadar zorlanmayacak ve daha rahat bir biçimde sadece ders çalýþmaya konsantre olabilecek. Önümüzdeki yýl için bu planlar yapýlýrken bu sene ise sýnava az bir zaman kala öðrenciler son hazýrlýklar için kollarý sývadý.

BÝLGÝNÝN SINIRLARI ZORLANIYOR

Ortaöðretime geçiþ sistemi kýsa adýyla OGES, ilköðretim 6,7 ve 8'inci sýnýf öðrencilerinin yýl sonunda girecekleri SBS (Seviye Belirleme Sýnavý) ve YBP'ye (Yýl Sonu Baþarý Puaný) dayanan bir sistem. Görsel sanatlar, teknoloji ve tasarým, müzik, beden eðitimi, rehberlik/sosyal etkinlikler dersleri dýþýndaki zorunlu derslerin müfredatýnda dayanarak hazýrlanan sýnav, merkezi sistemle uygulanýyor. Türkçe, Matematik, Fen ve Teknoloji, Sosyal Bilgiler, Yabancý Dil, Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi derslerinden sorularýn yer aldýðý sýnav zekadan çok bilgiyi ölçmeyi hedef alýyor.

EZBER BOZACAK

Okul müfredatýnýn dýþýnda soru sorulmayan SBS'de, sorular öðrencinin eleþtirel düþünme, analiz etme, yorumlama, sonuçlarý tahmin etme, soyut düþünceleri yorumlayabilme, problem çözme becerilerini ölçecek nitelikte hazýrlanmakta. Özellikle Türkçe testinde yer alan sorular daha çok okuduðunu anlama, görsellerden yola çýkarak yorum yapabilme becerisini ölçüyor. SBS'de yoruma dayalý sorularýn daha çok tercih edilmesi, öðrenciyi ezberden uzaklaþtýran bir unsur.

BU SINAVIN TELAFÝSÝ YOK

SBS'ye katýlmak zorunlu deðil ama öðrencinin sýnava tekrar girme þansý olmadýðý için girmediði sýnavýn yerine o sýnavda oluþan en düþük puan verilecek. Örneðin, 6. sýnýfta sýnava girmeyen bir öðrenci 7. sýnýfta sýnava girdiðinde 7. sýnýf aynen hesaplanacak ancak 6. sýnýf SBS sonucu olarak o yýl alýnan en düþük puan verilecek. Bu nedenle Pianalitik Dershanesi uzmanlarý öðrencilerin tüm sýnavlara girmelerini ve öðrencilerle velilerin 6. sýnýfýn baþýnda bu konudaki net kararlarýný vermelerini öneriyor.

Kaynak: eðitimgazetesi

21. Yüzyýl Öðrenci Profili Çalýþtayý

15.04.2010

Milli Eðitim Bakaný Nimet Çubukçu, MEB Eðitim Araþtýrma ve Geliþtirme Dairesi Baþkanlýðýnca, Barcelo Ankara Altýnel Otel'de düzenlenen "Milli Eðitim Bakanlýðý 21. Yüzyýl Öðrenci Profili Çalýþtayý"nýn açýlýþýna katýldý.

Çalýþtayýn açýlýþýnda konuþan Bakan Çubukçu, dünyada hýzlý bir deðiþim süreci yaþandýðýný belirterek, "Günümüzde bilginin belki de insanlýk tarihinin hiçbir döneminde olmadýðý kadar ön plana çýktýðýný" ifade etti.

Ýnsanlarýn olduðu gibi kurumlarýn da yenilenerek deðiþime uyum saðlamasýnýn, geleceðin bilgi toplumunu oluþturmak açýsýndan önem taþýdýðýný söyleyen Bakan Çubukçu, küreselleþen dünyada Türkiye'nin de geri kalmamak için bütün kurumlarýyla kendini yenilemesi gerektiðini vurguladý. Bu nedenle eðitimde dönüþüm çalýþmalarý üzerinde hassasiyetle durulmasý gerektiðini dile getiren Bakan Çubukçu, "Biz eðitimciler, gelecekte çocuklarýmýzýn yaþayacaðý koþullarýn, bizim yaþayacaðýmýz koþullardan farklý olacaðýný dikkate alarak bundan 50-60 yýl sonrasýna kadar planlama yapmak zorundayýz" dedi.

Bakanlýðýn, dünyadaki bilimsel geliþmeleri, eðitim sektöründeki yenilikleri yakýndan takip ettiðini söyleyen Bakan Çubukçu, herþey deðiþirken kiþileri hayata hazýrlama görevini yüklenen eðitim sistemlerinin deðiþmeden kalmalarýnýn mümkün olmadýðýný kaydetti.

Milli Eðitim Bakaný Çubukçu, þöyle konuþtu: "Geliþmiþ ülkelere baktýðýmýzda öðretme-öðrenme sürecini yeni geliþmeler doðrultusunda güçlendirmek amacýyla eðitim sistemlerinde yenilik arayýþlarýna girdiklerini görüyoruz. Bugün birçok ülke sistem düzeyinde reformlara gitmeye, modern eðitim kurumlarý oluþturma, öðretmenlerin mesleki donanýmlarýnýn güçlendirilmesi ve okul yönetimlerinin geliþtirilmesine yönelik politika ve stratejiler geliþtirmeye baþlamýþlardýr. Ülkemizde de müfredatlarýn yenilenmesinden bilim teknolojilerinin eðitimde kullanýlmasýna kadar çok geniþ bir yelpazede ve eðitimin tüm bileþenlerinde bir dönüþüm süreci yaþanmaktadýr."

Öðrencilere "bilgi yönetimi" becerisi kazandýrýlmasýnýn önemli olduðunu ifade eden Bakan Çubukçu, "Bireylerin öðrenmeyi öðrenme becerisine sahip olmalarý, hayat boyu öðrenme sürecinin aktif bir öznesi haline gelmeleri, yeni yüzyýl öðrenci profilinin en ayýrt edici özelliklerinden biri olmalýdýr" dedi.

Teknolojiyi kullanma becerisi kazandýrmanýn da zorunlu olduðunu belirten Bakan Çubukçu, öðretmenlerin de hýzlý deðiþime ayak uydurmasý gerektiðini dile getirdi. Bakan Çubukçu, "Öðrencilerimize rehberlik eden öðretmenlerimizin de bilgi aktaran olmaktan çýkýp bireylere bilgiye ulaþma, anlama, analiz etme ve problem çözme becerileri kazandýrýr hale getirmesini önemsiyoruz. Dolayýsýyla öðretmenlerimiz yenilikçi olmalý, bilgi toplumunun yarattýðý hýzlý deðiþim karþýsýnda sürekli bilgilerini güncellemelidir" diye konuþtu.

Bakan Çubukçu, "Halihazýrdaki öðrenci profilinin bir deðerlendirmesi kadar, nasýl bir öðrenci profili olmasý gerektiðine iliþkin tespitleri, toplumu oluþturan ve doðrudan eðitim konusuna taraf olan toplumsal kesimler aracýlýðýyla belirlemek istiyoruz. Bu çalýþtayý düzenlememizdeki temel amaç da bu" þeklinde konuþtu.

MEB Eðitimi Araþtýrma ve Geliþtirme Dairesi Baþkaný Halil Rahman Açar da 21. yüzyýlda öðrenci profilinin nasýl olmasý gerektiði konusunun çalýþtayda ele alýnacaðýný ve sorunlarýn masaya yatýrýlacaðýný söyledi.

"Öðretmenin bir sosyal deðiþim aracý, öðrencilerin de þekil verilecek varlýklar" gibi düþünüldüðünü kaydeden Açar, uzun bir süreç olan eðitimi belirli sýnýrlara hapsetmemek gerektiðini belirtti.

Akademisyenlerin ve Bakanlýk uzmanlarýnýn ve ilgili kurumlarýn temsilcilerinin katýldýðý çalýþtay 2 gün sürerecek.

 Kaynak: meb.gov.tr

Öðretmen olmak isteyenler dikkat!

12.04.2010

Milli Eðitim Bakanlýðý, öðretmenlerin tabi olacaklarý yönetmelikte radikal deðiþikliklere gidiyor.

Hazýrlanan yönetmelik taslaðý, öðretmenlerin fiziki özelliklerinden zorunlu çalýþma sürelerine kadar deðiþiklikler öngörüyor.Taslaða göre, öðretmen atamalarý yýlda bir kez, Aðustos ayýnda yapýlacak.

ZORUNLU HÝZMET

Taslak Türkiye'yi üç çalýþma bölgesi ve altý hizmet alanýna ayýrýyor. Zorunlu hizmet alanlarý sadece il ve ilçe bazýnda olmayacak. Örneðin, bir mahalle ya da ayný ilçe içindeki bir baþka okul da zorunlu hizmet alaný olabilecek. 3 ila 5 yýl arasýnda deðiþen zorunlu hizmet sürelerinde de üst sýnýr 7 yýla çýkarýlýyor.

YÜZDEKÝ YARA ÖÐRETMENLÝÐE ENGEL

Taslakta, öðretmenlerin fiziki özelliklerine dair düzenlemeler de var. Yüzde 50'den fazla görme bozukluðu olanlarýn sýnýf ve okul öncesi öðretmen olamayacak. Engellilik düzeyi yüzde 40'dan fazla olanlarýn öðretmenlik yapabileceðine iliþkin saðlýk kurulu raporu getirecek.

Genel yüz hatlarýný bozan ve yüz ifadesini engelleyen kalýcý yara ve yanýðý bulunanlar özürlü sayýlacak ve okul öncesi ve sýnýf öðretmeni olamayacak. Taslak, olimpiyatlarda, uluslararasý þampiyonalarda ilk üçe giren ve 10 kez milli takým formasý giymiþ sporcular için KPSS þartý aranmadan beden eðitimi öðretmenliðine baþvurabilme kolaylýðý da getiriyor.

kaynak: aksam.com.tr

Çoklu Zeka - Howard GARDNER

12.04.2010

Deðerli öðretmenlerimiz,

23-24 Mayýs 2009 tarihinde Burdur Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi 1. Uluslararasý Yaþayan Kuramcýlar Konferansý'nýn konuðu Howard Gardner, "Çoklu Zeka" üzerine bir çok konuþma gerçekleþtirdi. 2 gün boyunca yurtiçi ve yurtdýþýndan konferansa katýlan akademisyenler ve öðretmenlerle görüþ alýþveriþinde bulundu.

"Çoklu Zeka" kuramýnýn kurucusu Howard Gardner bu konferansta:

- Zeka ve Yenilik

- Yaratýcý Sýnýflar

- Aktif Öðretme ve Öðrenme

- Çoklu Zeka Kuramý

konularýndaki çalýþmalarýný ve görüþlerini katýlýmcýlarla paylaþtý.

Gerçekleþtirilen bu çalýþmalarýn görüntülerini portalýmýzdan izleyebilirsiniz.

Eðitim Videolarý bölümünde Mesleki Geliþim kategorimizde yer alan 1. Uluslararasý Yaþayan Kuramcýlar Konferansý - Howard Gardner videolarýmýz:

Howard Gardner - Çoklu Zeka

Howard Gardner - Bireyselleþtirilmiþ Eðitim

Howard Gardner - Yaratýcýlýk Üzerine

Howard Gardner - Davranýþsal ve Biliþsel Yaklaþým

Howard Gardner - Yetenek ve Disiplin

Howard Gardner - Anlamak Ýçin Öðretmek

Howard Gardner - Soru-Cevap

Howard Gardner - Zeka ve Akýl

Howard Gardner - Beþ Akýl

Howard Gardner - Liderlik

Sizlere yararlý olmasý dileðimizle.

Vitamin Öðretmen Portalý?

YGS Bu Pazar Yapýlacak!

06.04.2010

Üniversite adaylarý, 11 Nisan Pazar günü ilk kez gerçekleþtirilecek olan Yükseköðretime Geçiþ Sýnavý'na (YGS) girecek.

YGS, Türkiye'de tüm il ve bazý ilçe merkezleri ile KKTC'nin baþkenti Lefkoþa'da toplam 5 bin 183 binada, 79 bin 973 salonda yapýlacak. 1 milyon 512 bin 450 adayýn gireceði sýnav, saat 10.00'da baþlayacak ve tek oturumda 160 dakika sürecek.

Sýnav merkezlerinde toplam 234 bin 94 kiþi görev yapacak.

Kimlik kontrolleri ve salona giriþ iþlemlerinin zamanýnda yapýlabilmesi için adaylarýn sýnava girecekleri binanýn kapýsýnda en geç saat 09.15'te hazýr bulunmalarý gerekiyor.

Adaylarýn sýnava gelirken yanlarýnda mutlaka 2010-YGS sýnavý giriþ ve kimlik belgesi, fotoðraflý ve onaylý özel kimlik belgesi (nüfus cüzdaný, sürücü belgesi, pasaport vb.) bulundurmalarý zorunlu tutuluyor. 2010-YGS Sýnava Giriþ ve Kimlik Belgesi olmayan veya bu belgenin fotokopisi veya faks metni ile gelen adaylar kesinlikle sýnava alýnmayacak. Bu iki belgeyi yanýnda bulundurmayan aday, ileri süreceði neden ne olursa olsun sýnava alýnmayacak.

Görevlilerin kimlik belgesinden adayý tanýmakta zorluk çekmeleri halinde kontrol için, adaylarýn bir fotoðraflarýný da yanlarýnda getirmeleri isteniyor.

Yasak olanlar

Adaylarýn sýnava gelirken yanlarýnda cep telefonu, çaðrý cihazý, telsiz, fotoðraf makinesi, cep bilgisayarý, saat fonksiyonu dýþýnda fonksiyonu bulunan saat, sözlük iþlevi olan elektronik aygýt, hesap makinesi gibi her türlü bilgisayar özelliði bulunan cihazlarla silah ve benzeri teçhizat, müsvedde kaðýt, defter, kitap, sözlük, pergel, açýölçer, cetvel gibi araçlarla sýnava gelmeleri yasaklandý.

Cep telefonu yanýnda olan adaylar kesinlikle sýnav binalarýna alýnmayacak.

Baþlarý açýk olmayan veya kýlýk kýyafetleri yürürlükteki mevzuata uygun bulunmayan adaylar da sýnava katýlamayacak.

Gerekli kimlik kontrolleri ve yerleþtirme iþlemleri tamamlandýktan sonra salon baþkaný sýnavda uyulacak kurallarý adaylara hatýrlatacak ve test sorularýný cevaplamak için kullanýlacak cevap kaðýtlarý daðýtýlacak ve sýnav saat 10.00'da baþlayacak. Soru kitapçýklarý kopyanýn önlenmesi amacýyla farklý türlerde basýldý.

Sýnav baþladýktan sonra adaylar, ilk 80 dakika ve son 15 dakika içerisinde sýnav salonunu terk edemeyecek.

Sýnavdaki kurallar

Adaylarýn sýnav süresince konuþmalarý, kopya çekmeleri veya kopya vermeleri, salondaki görevlilere soru sormalarý, birbirlerinden kalem, silgi gibi malzemeler istemeleri, baþkalarýný rahatsýz edecek þekilde bir þeyler yiyip içmeleri, sýnav düzeninin bozacak davranýþlarda bulunmalarý da yasaklar arasýnda yer alýyor.

Bu yasaklara uymadýðý tespit edilen adaylarýn sýnava devam etmelerine izin verilmeyecek ve sýnavlarý iptal edilecek.

Testler

YGS'de Türkçe, Sosyal Bilimler, Temel Matematik ve Fen Bilimleri testleri uygulanacak. Adaylara her bir testten 40'ar soru yöneltilecek.

Türkçe testinde "Türkçeyi kullanma gücü ile ilgili" 40 soru yer alacak.

Sosyal Bilimler testinde, "Sosyal bilimlerdeki temel kavram ve ilkelerle düþünmeye dayalý sorular" bulunacak. Sosyal Bilimlerde Tarih'ten 17, Coðrafya'dan 14, Felsefe'den 9 soru yöneltilecek.

Temel Matematik testinde adaylarýn "matematiksel iliþkilerden yararlanma gücü" ölçülecek.

"Fen bilimlerindeki temel kavram ve ilkelerle düþünmeye dayalý" sorularýn yer alacaðý Fen Bilimleri testinde Fizik'ten 14, Kimya ve Biyoloji'den 13'er soru bulunacak.

Sýnavýn deðerlendirilmesi

YGS'de uygulanan testlere verilen cevaplar her test için ayrý ayrý deðerlendirmeye alýnacak.

YGS'nin deðerlendirilmesi sonucunda her bir aday için YGS-1, YGS-2, YGS-3, YGS-4, YGS-5 ve YGS-6 olmak üzere altý ayrý puan türü oluþturulacak.

Sýnavda 140-180 arasý puan alan adaylar sadece meslek yüksekokulu ön lisans programlarý ile açýköðretim programlarýný tercih edebilecek. YGS puanlarýnýn en az biri 180 olan adaylar LYS'ye girmeye hak kazanabilecekler.

Sýnavda 180 ve üzeri puan alanlar, hem meslek yüksekokulu ön lisans programlarý ile açýk öðretim programlarýný hem de YGS puaný ile öðrenci alan lisans programlarýný tercih edebilecek.

Özel yetenek sýnavýyla öðrenci alan yükseköðretim programlarýna baþvurabilmek için ise YGS puanlarýndan en az birinin 140 ve üzeri olmasý gerekecek.

kaynak: radikal.com.tr

Bakan Çubukçu, Eðitim Kurumlarýný Hizmete Açtý.

06.04.2010

Milli Eðitim Bakaný Çubukçu Adana programý çerçevesinde Mehmet-Bedia Kipri Ýlköðretim Okulu ile Bilge Kaðan Ýlköðretim Okulu'nda yaptýrýlan "Ýlk Adým" sýnýfýný hizmete açtý. Bakan Çubukçu, Vodafone ve Anne ve Çocuk Saðlýðý Vakfý'nýn (AÇEV) katkýlarýyla merkez Sarýçam ilçesindeki Kargakekeç TOKÝ konutlarý alanýnda bulunan Bilge Kaðan Ýlköðretim Okulu'nda yaptýrýlan "Ýlk Adým" sýnýfýný ziyaret etti.

Okul öncesi eðitimin önemine dikkati çeken Bakan Çubukçu, bu alanda Türkiye'nin çok zaman kaybettiðini ve çok geç kaldýðýný ifade ederek, "Eskiden ana sýnýflarý çalýþan kadýnlarýn çocuklarýný bakýmlarý için býraktýklarý yerler olarak görülüyordu. Oysa bugün yapýlan bilimsel araþtýrmalar göstermiþtir ki eðitime baþlamak için 7 çok geç. Bu amaçla bakanlýk olarak okullarýmýzýn fiziki imkanlarýný artýrmaya çalýþýrken ailelerden de okul öncesi eðitim için çok destek görüyoruz. Artýk bunun önemi kavrandý" diye konuþtu.

Bakan Çubukçu, okul öncesi eðitimde ''çok hýzlý koþmak zorunda olunduðunu'' vurgulayan 3-6 yaþ arasýnýn çocuðun dil ve zeka geliþimi açýsýndan son derece önemli bir dönem olduðuna iþaret ederek, þunlarý söyledi: Okul öncesi eðitimi artýrma çabamýzda Vodafone Vakfý ile AÇEV'i önemli bir paydaþ olarak görüyoruz. Bu iki kurumun iþbirliði içinde gerçekleþtirdiði Ýlk Adým Projesi'ni de destekliyoruz. Bir yandan eðitime ulaþmayý kolaylaþtýrýrken diðer yandan da kalitesini artýrma çabamýzý bu güzel iþbirlikleri ile gerçekleþtiriyoruz.

Yapýlan araþtýrmalar göstermiþtir ki okul öncesi eðitim alan kýzlarýmýzýn yüksek öðrenime devam etme oranlarý da ayný paralelde oluyor. Yine okul öncesi eðitimi alan her bireyin eðitimde kaldýklarý sürenin okul öncesi almayanlara oranla daha yüksek olduðunu görüyoruz.''
Bakan Çubukçu, Adana'da yüzde 7,3 seviyesindeki okul öncesi eðitime katýlma oranýnýn yüzde 39'a kadar yükselmesinin de sevindirici olduðunu belirterek, ''Bu yüzden tüm çocuklarýmýzýn okul öncesi eðitimden faydalanmalarýný istiyoruz. Ayrýca, bazý pilot illerimizde de okul öncesi eðitimi zorunlu kýldýk.Buralarda okul öncesine katýlým oranýnda ortalama yüzde 43'ü yakalayacaðýmýzý düþünüyoruz. Bu amaçla 15 binin üzerinde öðretmen atamasý yaptýk. Bu konudaki çabalarýmýz okul öncesi tüm eðitim süreçlerinin en anlamlý basamaðý olduðu içindir. Bu nedenle bu okulumuza ilk adým ana sýnýfýný kazandýranlara teþekkür ediyorum'' dedi.

Vodafone Türkiye Ýcra Kurulu Baþkaný Serpil Timuray ise vakýf olarak 2009'da bakanlýk himayesinde "Ýlk Adým Projesi"ni baþlattýklarýný, bu kapsamda 36 bin çocuðun eðitimini tamamladýklarýný bildirdi.

AÇEV Yönetim Kurulu Baþkan Yardýmcýsý Ayla Göksel de bir yandan çocuklarý eðitirken diðer yandan annelerine de ulaþarak eðitim sürecine dahil ettiklerini ifade ederek, "Biz inanýyoruz ki yatýrýmlarýn en güzeli eðitime yapýlandýr. Mümkün olduðunca daha fazla çocuða ve anneye ulaþma hedefindeyiz" dedi.

Bakan Çubukçu, hayýrsever Bedia Kipri tarafýndan merkez Çukurova ilçesinde yaptýrýlan 28 derslikli Mehmet-Bedia Kipri Ýlköðretim Okulu'nun açýlýþýnda yaptýðý konuþmada da eðitim-öðretime hayýrsever katkýsýnýn önemine dikkati çekti.

Adana'nýn yetiþtirdiði sanatçýlar kadar bereketli topraklarý ile de ünlü olduðunu belirten Bakan Çubukçu, "Adana yoðun göç alan bir kent. Nüfus artýþýna paralel artan eðitim ihtiyacýný karþýlamak için 7 yýlda 3 bin 785 derslik yaptýrýldý. Halen de devam ediyor. Çünkü açýlan her okulumuz çocuklarýmýzýn geleceðine ýþýk tutuyor. Topraða attýðýmýz bu tohumlar Çukurova'nýn bereketli topraklarý gibi bire bin versin" dedi.

Milli Eðitim Müdürü Abdulgafur Büyükfýrat ise valilikçe geçen yýllarda okullarýn isim hakkýný satma projesi baþlatýldýðýný hatýrlatarak, hayýrsever Bedia Kipri'nin de bu kapsamda eðitim gönüllüsü olduðunu belirtti.

Hayýrsever Badia Kipri de eþi ve kendisinin adýný taþýyan okulun en büyük hayali olduðunu belirterek, "Çocuðum olmadýðý için üzülüyordum. Ama þimdi yüzlerce çocuðum oldu. Ben inanýyorum ki bu okul geleceðin teminatý çocuklarýmýzý yetiþtirdikçe rahmetli eþimin ruhu þad olacak" diye konuþtu.

Ziyaret ve okul açýlýþlarýna Vali Ýlhan Atýþ, TBMM Tarým, Orman ve Köyiþleri Komisyonu Baþkaný Vahit Kiriþçi, AK Parti Adana Milletvekili Fatoþ Gürkan, Emniyet Müdürü Mehmet Salih Kesmez ile davetli ve vatandaþlar katýldý.

Kaynak: meb.gov.tr

Öðretmene zorunlu hizmet süresi uzuyor

01.04.2010

MEB'in hazýrladýðý yeni taslaða göre 3. bölge kapsamýna giren Hakkari, Van, Þýrnak, Ardahan, Batman ve Bitlis gibi Doðu ve Güneydoðu illerinde zorunlu hizmet süresi 5 yýla çýkýyor.

Milli Eðitim Bakanlýðý (MEB), öðretmenlerin zorunlu hizmet sürelerini uzatan taslak yönetmelik hazýrladý.

Mevcut yönetmelikte 3. bölge kapsamýna giren Hakkari, Van, Þýrnak, Ardahan, Batman ve Bitlis gibi Doðu ve Güneydoðu illerinde 3 yýl olarak uygulanan zorunlu hizmet süresi, taslak yönetmelikte 3 ile 5 yýl olarak yeniden düzenlendi.

Akþam gazetesinin haberine göre, zorunlu hizmet süreleri, 1. ve 2. bölgeye giren illerde de yeniden belirleniyor.

Buna göre mevcut yönetmelikte 2. bölge kapsamýna giren Ýstanbul, Gaziantep, Trabzon, Yozgat , Tokat gibi illerde 4 yýl olan zorunlu hizmet süresi, 4 ile 6 yýl olarak uygulanacak. Ankara, Ýzmir, Afyon, Bilecik, Uþak, Eskiþehir, Kütahya, Manisa, Muðla gibi 1. bölgeye giren illerde 5 yýl olan zorunlu hizmet süresi ise 5 ile 7 yýl olarak uygulanacak.

Taslak yönetmelikte zorunlu hizmet için sabit süre yerine, 'makas' uygulamasý tercih edildi. Buna göre her bölge için zorunlu hizmet süresi alt ve üst sýnýrlarlar oluþturularak belirlendi. Zorunlu hizmetin hangi ilde alt, hangi ilde üst sýnýrdan uygulanacaðý ise illerin ve okullarýn sosyoekonomik durumlarýna göre belirlenecek.

Örneðin, 3. bölgedeki bir ilde zorunlu hizmet 5 yýl olarak belirlenirken, ayný bölgeye giren baþka illerde 3 veya 4 yýl olarak uygulanabilecek. MEB'in hazýrladýðý Öðretmenlerin Atama ve Yer Deðiþtirme Yönetmeliði taslaðý sendikalarýn görüþüne de sunuldu.

YÜKSEKÖÐRETÝM'E GEÇÝÞTE MESLEK LÝSESÝ ÝLGÝSÝ
Yükseköðretime Geçiþ Sýnavý'na (YGS) geçen yýla göre 96 bin 733 meslek liseli öðrencinin daha fazla baþvurduðu görüldü. 2009 ÖSS'ye baþvuran meslek lisesi çýkýþlý öðrencilerin toplam baþvuru sayýsý 414 bin 488 iken, 2010 YGS'ye baþvuran meslek lisesi çýkýþlý öðrencilerin toplam baþvuru sayýsý 96 bin 733 farkla 511 bin 221 oldu.

ÖSYM verilerine göre, 2009'da 1 milyon 451 bin 350 olan üniversite sýnav baþvuru sayýsý, 136 bin 60 farkla 2010'da 1 milyon 587 bin 410 oldu. Sýnava 876 bin 814 erkek, 710 bin 596 bayan aday baþvurdu. Ayrýca 2009'da sýnava girmek istemeyen, sadece sýnavsýz geçiþe baþvuran 101 bin 226 adayýn 2010'da 75 bin 430'a düþmesi de dikkat çekti.

 kaynak: ntvmsnbc.com

MEB'den 'Kalem tutan eller' kampanyasý

31.03.2010

Milli Eðitim Bakanlýðý öncülüðünde, Garanti Emeklilik ve Boðaziçi Üniversitesi'nin de katkýlarýyla baþlatýlan 'Kalem tutan eller' kampanyasý hayata geçirildi.

Pilot bölge olarak seçilen Ýstanbul'da baþlatýlan proje kapsamýnda sokakta yaþayan ve çalýþan çocuklarýn eðitimine devam etmesi saðlanacak. Yaklaþýk bin öðrenciye ulaþýlmasý planlanan projede öncelikli olarak Baðcýlar Esenler, Küçükçekmece, Sultangazi ve Ümraniye'deki sokak çocuklarýna ulaþýlacak.

Garanti Emeklilik, Milli Eðitim Bakanlýðý ve Boðaziçi Üniversitesi Ýþbirliði ile baþlatýlan 'Kalem Tutan Eller' projesinin tanýtým toplantýsý Garanti Bankasý Genel Müdürlüðü'nde gerçekleþtirildi. Toplantýya Milli Eðitim Bakaný Nimet Çubukçu, Ýstanbul Valisi Muammer Güler, Ýl Milli Eðitim Müdürü Muammer Yýldýz, Garanti Bankasý Genel Müdürü Ergun Özen, çok sayýda akademisyen ve Garanti Emeklilik çalýþaný katýldý.

Toplantýda konuþan Milli Eðitim Bakaný Nimet Çubukçu, 'Kalem tutan eller' projesinin sokakta yaþayan veya çalýþan çocuklara uzatýlmýþ çok önemli bir yardým eli olduðunu vurguladý. Son yýllarda özellikle çocuklarýn korunmasýna yönelik yapýlan yasal düzenlemeler ile bu konuda ciddi bir mesafe alýndýðýný belirten Bakan Çubukçu, birkaç yýl öncesine kadar ayný konuda býrakýn resmi makamlarý, sivil toplum kuruluþlarý ve basýn kuruluþlarýndan bile bu konuda muhatap bulunamadýðýný vurguladý. Kurumlarýn diyaloguna dikkat çeken Bakan Çubukçu, meselenin çözülmeye baþlamasýnýn ise sosyal sorumluluk sahibi kurumlarýn 'bu konu benim meselemdir' demeye baþladýðý an olduðunu aktardý.

Türkiye'de yaþayan her bireyin bu konuda sorumluluk sahibi olduðunun altýný çizen Bakan Çubukçu, "Hepimizin bu konuda sorumluluðu bulunuyor. Çok ciddi bulunan bu problemlerin en büyük sorumluluðu elbette siyaset olarak bize ait ve benim bakanlýðýmýn sorumluluðunda ama her þeyden önce bu çocuklarýmýzýn eðitime eriþmeleri ve eðitimdeki kalitenin artýrýlmasý ve çocuklarýmýzýn topluma kazandýrýlmasý çalýþmalarý içinde olunmasý çok önemli." ifadesini kullandý.

Ýstanbul gibi büyük þehirlerin hýzlý metropolleþmesinin de bu sorunlarýn yaþanmasýnda önemli bir rol oynadýðýný belirten Bakan Çubukçu, aile baðlarýnýn zayýflamasýnýn da sorunun bir ayaðýný oluþturduðunu dile getirdi. Kampanya'nýn tanýtýmýnda kullanýlan 'ayakkabý boyayan bir çocuk resmini' gösteren Nimet Çubukçu, "Çok yakýn bir tarihte bir siyasi parti gurup baþkanvekilini, böyle bir çocuða ayakkabýsýný boyatýrken gördüm ve gerçekten çok üzüldüm." þeklinde konuþtu.

Ýstanbul'un önemli bir göç kenti olduðunu aktaran Ýstanbul Valisi Muammer Güler ise, sokakta yaþayan ve çalýþtýrýlan çocuklarýn diðer suçlarýn da temelinde bulunmasý açýsýndan projenin çok önemli olduðunu belirtti.

Proje kapsamýnda pilot bölge olarak Ýstanbul seçildi. Proje ilk etapta Baðcýlar, Esenler, Küçükçekmece, Sultangazi, Ümraniye olmak üzere 5 ayrý ilçede 15 okulda yaklaþýk 1000 çocuk ile baþlayacak. Projenin ilk etabýnda 14 rehber danýþman ve 41 kurs öðretmeni görev alacak. Sokakta çalýþan ya da yaþayan çocuklar haftada iki gün okul baþarýlarýný yükseltmeye yönelik eðitime alacak. Proje kapsamýnda ayrýca aileler de bilinçlendirilecek. Buna göre ailelere mutlu geleceðin iyi bir eðitimden geçtiði, aile geçiminin çocuðun görevi olmadýðý, bu görevin ebeveynlerin veya devlete ait olduðu anlatýlacak. Aileler çocuklarýn okula gitmesinin önemi konusunda bilinçlendirilecek.

kaynak: bolgegazetesi.com

Kütüphane Haftası

29.03.2010

Mart ayının son pazartesi günü başlayan ve çeşitli etkinliklerle kutlanan, bu yıl 29.03.2010–02.04.2010 tarihleri arasında kutlanacak Kütüphane Haftası dolayısıyla MEB genelge yayınladı.

2010/19 sayılı genelgede aşağıdaki faaliyetlerin gerçekleştirilmesi istendi.

Kütüphane Haftası´nın okullarımızda da etkin bir şekilde kutlanması amacıyla;

1. Kitap okuma zevki ve alışkanlığının, boş zamanları kitap okuyarak değerlendirmenin önemi, faydaları ve neler kazandırdığının anlatılması,

2.Kitap ve kütüphane ile ilgili konuşmalar, açık oturum ve sergiler düzenlenmesi, öğrencilere kitap ve kütüphane ile ilgili ödev verilmesi,

3.Geziler düzenlenerek çevredeki özel ve genel kütüphanelerin tanıtılması,

4.Bir kütüphaneye gidildiğinde, oradan nasıl yararlanıldığı, özellikle ansiklopedi, sözlük gibi başvuru eserlerinin nasıl kullanılacağı, aranılan bir eserin kataloglardan nasıl bulunacağının gösterilmesi,

5.Derslerin zaman zaman kütüphanelerde yapılarak kütüphane ve kitaplarla öğrencilerin kaynaşmasının sağlanması,

6.Her dereceli eğitim kurumlarında kütüphane ve kitapları tanıtacak afişlere yer verilmesi,

7.Kütüphane ve kitapları tanıtan, sevdiren sözlerin öğrencilerin yoğun olduğu yerlere ve sınıflara asılması,

8.Ders kitaplarının dışında roman, hikâye, masal, şiir, inceleme, araştırma, vs. gibi kitaplarında öğrenciler tarafından okunmasının yararlı olacağı ve öğrencilerin zihni gelişmesini sağlayacağı belirtilerek bu duygunun kavratılması,

9.Kütüphane ve kitap konulu kompozisyon, şiir, resim ve afiş yarışmaları düzenlenmesi,

10.Okul kütüphanesinde bulunan eserlerin öğrencilere tanıtılması,

11.Öğrencilere inceleme araştırma yapmanın metot ve tekniği ile not alma usullerinin öğretilmesi,

12.Öğrencilerin kitap, dergi vb. yayınları temin etmelerini teşvik etmek için, kitap şenlikleri, kitap okuma ve tanıtma saatleri düzenlenmesi gibi faaliyetler yapılacaktır.

Kaynak: kamudan.com

SBS Başvuruları Cuma Günü Sona Eriyor!

24.03.2010

İlköğretim 6, 7 ve 8’inci sınıf öğrencilerinin girdiği Seviye Belirleme Sınavı’na (SBS) başvurular 26 Mart Cuma günü sona erecek. Parasız Yatılılık ve Bursluluk Sınavı’na (PBYS) başvuru işlemleri ise 2 Nisana kadar yapılabilecek.

Kılavuzda belirtilen kurallar doğrultusunda yapılacak başvuru için 10 TL sınav ücretinin e-başvuru kılavuzunda belirtilen bankalardan birisine öğrencinin T.C. Kimlik numarası ile yatırılmış olması yeterli olacak.

İlköğretim 6, 7 ve 8’inci sınıf öğrencileri PYBS’ye başvurmaları halinde ayrıca bir sınava girmeyecek, SBS sonuçlarına göre PYBS puanı hesaplanacak. PYBS için başvuru yapacak öğrencilerin başvurularını, okul müdürlüğü elektronik ortamda onaylayarak başvuru belgesinin aslını okulda saklayacak, bir örneğini öğrencinin velisine imza karşılığı verecek.

Sınavlarla ilgili ayrıntılı bilgilere, "http://www.meb.gov.tr" ve "http://oges.meb.gov.tr" adreslerinde yayımlanacak "e-Başvuru Kılavuzlarında" yer verilecek.

POLİS KOLEJİNE BAŞVURULAR

Polis Koleji için başvuru şartlarını taşıyan öğrenciler ise 26 Marta kadar "http://www.meb.gov.tr", "http://oges.meb.gov.tr" ile "https://e-okul.meb.gov.tr" adreslerinde açılacak olan başvuru ekranından öğrenim gördüğü okul müdürlükleri tarafından başvuruda bulunacak.

Bu öğrenciler SBS’ye girmek zorunda oldukları için SBS başvuru döneminde sınav ücretini yatıracak, bunun dışında bir ücret ödemeyecek. Polis Koleji başvuruları okul müdürlüğü tarafından elektronik ortamda onaylanacak.

Yatılı İlköğretim Bölge Okullarının (YİBO) 8’inci sınıfında yatılı öğrenci olarak öğrenim gören ve YİBO kontenjanından yararlanarak sınavsız ve parasız olarak ortaöğrenimlerine pansiyonlu okullarda devam etmek isteyen öğrencilerin başvuruları, 2 Nisana kadar "http://www.meb.gov.tr" adresinden okul müdürlüğünce yapılacak.

YURT DIŞINDAKİ ÖğRENCİLERİN BAŞVURUSU

Yurt dışında e-Okul sistemine kayıtlı olmayan okullarda eğitim gören öğrencilerden başvuru yapmak isteyenler ise "http://www.meb.gov.tr" ile "http://oges.meb.gov.tr" adreslerinde yayımlanan e-başvuru kılavuzunda yer alan "EK-1 formu" ile başvuruda bulunacak.

Bu form, büyükelçilik veya konsolosluk yetkililerince onaylanacak ve başvuru süresi içinde, Ziraat Bankası Beşevler şubesindeki hesaba 10 TL sınav ücretinin yatırıldığını gösteren dekont ve bir adet öğrencinin vesikalık fotoğrafı ile EğİTEK Genel Müdürlüğüne APS veya dengi posta yoluyla gönderilecek. Faksla gelen formların aslı gelmediği sürece başvuru yapılmış sayılmayacak.

İlköğretimin 6’ıncı, 7’nci ve 8’inci sınıflarının tamamını veya bir kısmını yurt dışında MEB’e bağlı olmayan eğitim kurumlarında gören öğrenciler, öğrenim belgesiyle başvurarak SBS’ye katılabilecek. Bir ya da iki sınıfın SBS’sine katılmayan öğrenciler, bir sonraki yılın SBS ile birlikte katılmadıkları sınıf veya sınıfların SBS’sine katılabilecek.

Sınavlarda özel hizmet alması gereken özürlü öğrenci varsa okul müdürlükleri bu öğrencilerin bağlı bulunduğu Rehberlik ve Araştırma Merkezi Müdürlüğüne yönlendirerek özür bilgilerinin sisteme işlenmesini sağlayacak. Özürlü öğrencilerin beyan ettiği rapor ya da belgenin bir örneği Rehberlik ve Araştırma Merkezi Müdürlüğünde saklanacak. Bu öğrencilere ait özür durumlarını gösteren belgeler EğİTEK Genel Müdürlüğüne gönderilmeyecek.

SINAV GİRİŞ BELGESİ

Fotoğraflı sınav giriş belgesi, SBS için 24 Mayıs, PYBS 5,9,10 ve 11’inci sınıflar için 20 Nisan tarihlerinde, "http://www.meb.gov.tr" veya "http://oges.meb.gov.tr" adreslerinden okul müdürlükleri tarafından kesinlikle renkli alınacak, mühürlenerek onaylandıktan sonra öğrenciye teslim edilecek.

Adaylar, başvuru ve tercih dönemlerinde okul müdürlüğüne, kırtasiye, internet bağlantısı, fotokopi, kılavuzların çıktıları gibi giderler için 5 TL ödeyecek. İnternet bağlantısı olmayan veya başvuru süresince teknik bir sebeple internet bağlantısı çalışmayan okullar, en yakın ADSL bağlantısı olan bir başka okuldan veya bağlantı sorunu olmayan ilçe veya il milli eğitim müdürlüğünden başvuru onaylama işlemlerini yapacak.

Tüm başvuru işlemlerinin yapılmasından adayın velisi, doğruluğundan okul müdürlüğü sorumlu tutulacak.

2010 yılı PYBS 5, 9, 10 ve 11’inci sınıflar için 2 Mayıs Pazar günü, SBS ve PYBS 8’inci sınıflar için 5 Haziran Cumartesi günü, 7’nci sınıflar için 6 Haziran Pazar günü, 6’ncı sınıflar için ise 12 Haziran Cumartesi günü yapılacak.

Sınavlar, yurt içi ve yurt dışı sınav yerlerinde Türkiye saatiyle 10.00’da merkezi sistemle aynı anda gerçekleştirilecek.

Kaynak: milliyet.com.tr

ESERA 2009 - Bilimin Doğası Çalıştayı

22.03.2010

Değerli öğretmenlerimiz,

31 Ağustos - 4 Eylül 2009 tarihinde İstanbul'da, Gazi, Hacettepe ve Yeditepe Üniversiteleri önderliğinde  ESERA 2009 (European Science Education Research Association) konferansı gerçekleştirildi. Bu konferansta Bilim Öğrenimi ve Öğretimi üzerine bir çok çalıştay düzenlendi.

Bu çalıştaylardan "Bilimin Doğası ve Bilimsel Araştırma ve Sorgulamanın Öğretilmesi ve Öğrenimin Değerlendirilmesi" konulu çalıştayın görüntülerini portalımızdan izleyebilirsiniz.

Eğitim Videoları bölümünde Eğitim Toplantıları kategorimizde yer alan çalıştay videolarımız:

Bilimin Doğası ve Bilimsel Sorgulama

Bilimin Doğasına Bakış

Bilimin Temel Özellikleri - Etkinlikler

Bilimin Değişebilirlik Özelliği - Etkinlikler

Sizlere yararlı olması dileğimizle.

Vitamin Öğretmen Portalı

Çanakkale Zaferi Çeşitli Etkinliklerle Anılıyor!

18.03.2010

Türk milletinin şanlı tarihinde önemli bir yeri bulunan Çanakkale Zaferi, çeşitli etkinliklerle anılıyor.

Dönemin zor şartları altında kazanılan zaferin hangi zorluklarla gerçekleştirildiğini yeni nesle anlatmak için Ankara-Keçiören Belediyesi, farklı bir etkinliğe imza attı.

Belediyenin önüne koyduğu temsili çadırlar ve tiyatro oyuncularının oluşturduğu Türk askerinden cephede mücadele etmiş kadınlara kadar yeniden Çanakkale ruhunu hatırlatmak için bir çalışmaya imza attı. Keçiören Belediye Başkanı Mustafa Ak, etkinliğin tanıtımını basın mensuplarıyla gerçekleştirdi. Çadırda, kazanda pişirilmiş tarhana çorbalarını demir taslar içinde ve tahta kaşıklarla kuru ekmek eşliğinde temsili askerlerle yiyen Ak, daha sonra 18 Mart'a kadar belediye binası önünde kalacak çadırlardaki gösterileri izledi.

Başkan Ak, Çanakkale Zaferi'ni anma etkinliklerinin özellikle genç nesil tarafından benimsenmesini amaçladıklarını belirterek, "Bundan 95 yıl önce bir milleti ayağa kaldıran ruhu, Kurtuluş Savaşı'nın karargahı olan beldeye, Keçiören'e taşımış olacağız. Misafirlerimiz bu canlandırmalarda savaşın karargah çadırlarında nasıl yönetildiğini orijinal savaş haritaları üzerinde değerlendirmeler yapan komutanlardan öğrenecek." dedi.

Keçiören Belediye Başkanı Mustafa Ak, belediye önündeki büyük alana kurulan sette, 50 kişilik oyuncu kadrosu eşliğinde, kumanda ve sıhhiye çadırı ile top-tüfek gibi askeri malzemeler eşliğinde, Çanakkale ruhunu canlandırdıklarını ifade etti. Çanakkale Zaferi'nin, tarihin yazdığı en büyük destan olduğunu belirten Ak, en zor gün ve şartlarda bile tüm dünyaya, ''Çanakkale Geçilmez'' dedirten bu milletin birilik, beraberlik ve kardeşlik ruhuna inandıklarını kaydetti. Toplumsal barış ve kardeşlik ruhunun canlı tutulması için, yerel yönetimlerin de yapması gerekenler olduğunu bildiklerini anlatan Ak, şöyle devam etti: ''Bu nedenle vatan sevgisi etrafından kenetlenmeyi, en ümitsiz koşullarda bile mücadele gücünü kaybetmemeyi ve yüksek bir özveri ahlakını bize öğreten Çanakkale ruhuna sahip çıkmanın gereklilik olduğunu düşünüyoruz. Bu ruh, milletimize ve gençlerimize emanet edeceğimiz en büyük mirasımızdır. Belediye önündeki büyük alana kurulan sette, 50 kişilik oyuncu kadrosu eşliğinde kumanda ve sıhhiye çadırı ile top-tüfek gibi askeri malzemeler eşliğinde, Çanakkale ruhunu canlandırıyoruz. Çanakkale setinde kurulan alanda özellikle müzenin mutlaka görülmesi gerekir. Alanda, Mustafa Kemal Atatürk'ün kumandan çadırı olarak kullandığı 16 direkli bir adet kumanda çadırı, bir adet sıhhiye çadırı, iki adet askeri çadır kuruldu. Bu çadırlarda belirlenen saatlerde tarihi gerçeklerle örtüşen canlandırmalar yapılacak ve 1915 ruhu eksiksiz şekilde hissettirilmeye çalışılacak.''

Belediye binasında oluşturulan alanda tarihi materyallar eşliğinde, aralarında ''Veda'' filminin oyuncularından İlker Gülümser'in de yer aldığı 50 deneyimli oyuncu ile Çanakkale Savaşı sırasında yaşanan bazı anlar ve hikayeler canlandırıldı. Asker ve basın mensuplarına odun ateşinde dev kazanlarda pişirilen ve 16 Mart 1915 tarihinin menüsü ''tarhana çorbası-ekmek'', tahta kaşıklar eşliğinde servis yapıldı.

Kaynak: CHA

Öğretmenlere Pardus Eğitimi

16.03.2010

TÜBİTAK UEKAE bünyesinde geliştirilen Pardus işletim sisteminin yaygınlaştırılması hedefi çerçevesinde, TÜBİTAK UEKAE ile MEB Eğitim Teknolojileri Genel Müdürlüğü (EğİTEK) büyük bir işbirliğine imza atıyor.

Türkiye'de özgür yazılım eğitimini yaygınlaştırmaları hedeflenen bilişim teknolojileri öğretmenlerinin Pardus teknolojileri konusunda yetkin birer eğitmen niteliği kazandıracak önemli bir proje hayata geçiriliyor.

Proje kapsamında Milli Eğitim Bakanlığı Eğitim Teknolojileri Genel Müdürlüğü tarafından 81 ilden eğitimlere başvuran bilişim teknolojileri öğretmenleri ve Milli Eğitim Bakanlığı personeline yönelik Pardus eğitimleri verilecek. İlki 1 Mart 2010 tarihinde başlatılan eğitimlerle, yıl içerisinde MEB Eğitim Teknolojileri Genel Müdürlüğü bünyesinde yer alan 155 formatör öğretmenin temel ve ileri seviye Pardus işletim sistemi eğitimi alması hedefleniyor.

Öğretmenler Pardus Öğreniyor
Her bir eğitim sonunda gerçekleştirilecek seviye tespit sınavları ile eğitmenlerin başarı seviyeleri ölçülerek, başarılı olan kursiyerlere Katılım Belgesi ve Hizmet içi Eğitim Sertifikası verilecek. Eğitimler, temel ve ileri seviyeler olmak üzere iki aşamalı bir seviyelendirilme ile EğİTEK'e özgü bir müfredat çerçevesinde gerçekleştirilecek. Verilecek Pardus eğitimleri ile, MEB bünyesinde Linux ve Pardus konularında gereksinim duyulan yetkin ve bilgi sahibi eleman ihtiyacı karşılanması hedefleniyor.
Mart-Ekim 2010 döneminde gerçekleştirilecek toplam 10 adet eğitimin 7 adedi temel giriş seviyesi Pardus eğitimi, 3’ü ise ileri seviye Pardus eğitimi olarak gerçekleştirilecek. Eğitimler süresince katılımcı formatör öğretmenler, Pardus ve teknolojileri konusunda bilgi sahibi olur iken, aynı zamanda kendi illerinde yer alan öğretmenlere de Pardus öğretecekler.

kaynak: www.ozgurlukicin.com/haber/ogretmenlere-pardus-egitimi/

Öğrencilere sosyal destek!

11.03.2010

Okul gelişim programı ile kayıt oranları yüzde 90'ın altında olan ilçelerdeki tüm okullara fon sağlanacak.

Milli Eğitim Bakanı Nimet Çubukçu, bakanlıkça geliştirilen Okul Gelişim Programı ile kayıt oranları yüzde 90’nın altında olan ilçelerdeki tüm okullara fon sağlanacağını belirterek, "Sosyal desteğe ihtiyaç duyan öğrenci ve velilerin desteklenmesi, eğitim kalitesinin artırılması, kayıt tamamlama ve üst öğrenime devam oranlarının artırılması amaçlanıyor" dedi.

Bakan Çubukçu, Milli Eğitim Bakanlığı Projeler Koordinasyon Merkezi Başkanlığınca Başkent Öğretmenevinde düzenlenen, "Okul Destek Programı" tanıtım toplantısına katıldı.

Toplantının açılışında konuşan Bakan Çubukçu, bu projenin Ortaöğretim Projesi kapsamında, Türkiye’de eğitime erişim ve fırsat eşitliğinin sağlanmasına katkı sağlayacağını belirtti.

Hükümet ile Uluslararası İmar ve Kalkınma Bankası arasında imzalanan Ortaöğretim Projesi’nin koordinasyonunun Bakanlığın Projeler Koordinasyon Merkezi Başkanlığı tarafından yürütüldüğünü anımsatan Çubukçu, "Söz konusu projenin amacı, yaşam boyu öğrenmeyi destekleyecek şekilde ortaöğretimin kalitesinin, ekonomik uygunluğunun ve eşitlik düzeyinin artırılmasıdır" dedi.

Dünyanın hemen her ülkesinde toplumların eğitim ve kültür düzeyinin, çocuklarına eşit eğitim verip vermediği ile ölçüldüğünü ifade eden Çubukçu, "Özellikle Türkiye gibi genç nüfusu yüksek olan toplumlarda eğitime erişim daha fazla önem taşımaktadır. Bu kapsamda Türkiye’nin en önemli eğitim sorunlarından birisi, temel eğitim düzeyinde kayıt, devam ve tamamlama alanında yaşanmaktadır.

İşte bu sorunun çözümüne yönelik olarak Ortaöğretim Projesi yeniden yapılandırıldı ve projeye Okul Gelişim Programı adı altında bir alt bileşen daha eklendi" diye konuştu.

Okul Gelişim Programı ile kayıt oranları yüzde 90’nın altında olan ilçelerdeki tüm okullara fon sağlanacağını belirten Çubukçu, "Sosyal desteğe ihtiyaç duyan öğrenci ve velilerin desteklenmesi, okul yönetici ve öğretmenlerin kapasitesinin geliştirilmesini, eğitim kalitesinin arttırılması, kayıt tamamlama ve üst öğrenime devam oranlarının artırılarak eğitimde fırsat eşitliğinin sağlanması amaçlanmaktadır" dedi.

Bu programın bütçesinin 24 milyon Avro olduğunu anlatan Çubukçu, şöyle devam etti: "Okul Gelişim Programı ile okul kayıt, tamamlama ve bitirme ile bir üst öğrenime devam etme oranları düşük olan 25 ildeki 46 ilçenin milli eğitim müdürlüklerine, bu ilçelere bağlı olan 2 bin 552 ilköğretim ve 158 ortaöğretim okuluna ulaşmak hedeflenmektedir. Böylelikle toplam 2 bin 710 okula, 493 bin 774 öğrenciye, 13 bin 550 yöneticiye ve öğretmene ve bu okullarda bulunan öğrencilerin aileleri olmak üzere toplam 2 milyon kişiye ulaşmış olacağız."

Okul Gelişim Programı’nın Türkiye’de ilk kez uygulanacağını vurgulayan Bakan Çubukçu, bu programın hedeflenen ilk ve ortaöğretim okullarına kapasite oluşturmada, eğitim kalitesini ve kayıt oranlarını artırmada yardımcı olacağını söyledi.

Bu çalışmanın dikkate değer bir yönünün de kız çocuklarının orta ve yüksek öğrenime kazandırılmasına yapacağı katkı olduğuna dikkati çeken Çubukçu, kız ve erkek öğrencilerin okullaşma oranları arasındaki farkın yüzde 8.91 olduğunu, bu farkın önümüzdeki 5 yıl içinde yüzde 2’nin altına indirilmesinin hedeflendiğini belirtti.

2009-2010 eğitim-öğretim yılında okullaşma oranlarının okul öncesi eğitimde yüzde 38.55’e, ilköğretimde yüzde 98.17’ye, ortaöğretimde yüzde 64.95’e yükseldiğini bildiren Çubukçu, "Asıl hedefimiz, eğitimin kalitesi yanında okullaşma oranlarını da daha yukarlara çekmek" dedi.

Milli Eğitim Bakanı Çubukçu, amacı ve hedefi çok özel olan Okul Destek Programı ile geleceğe büyük ve ileri bir adım daha atılmış olacağını da ifade etti.

Dünya Bankası Türkiye Ofisi Direktör Yardımcısı Keiko Sato da bu çalışmayla MEB’in çok önemli bir adım attığını belirterek, böylelikle eğitime yenilikçi bir desteğin verileceğini söyledi.

Eğitimde bilgisayar gibi materyallerin eğitim için bir araç olduğunu ifade eden Sato, önemli olanın eğitim ortamları olduğunu belirtti.

ABD’de yapılan çalışmaları anlatan Sato, okul öncesinde dezavantajlı çocukların aileleri için programlar düzenlendiğini, böylece ailelerin okuma becerilerinin geliştiğini bildirdi.

Türkiye’de de daha yenilikçi fikirlerin ortaya konulacağına inandıklarını ifade eden Sato, geliştirilen bu programdan memnuniyet duyduklarını kaydetti.

 kaynak: aksam.com.tr

 

SBS Başvuruları Başladı!

08.03.2010

İlköğretim 6, 7 ve 8'inci sınıf öğrencilerinin girdiği Seviye Belirleme Sınavı (SBS) başvuruları bugün başlıyor.

Milli Eğitim Bakanı Nimet Çubukçu, '2010 PYBS ve SBS İş ve İşlemleri' konulu bir genelge yayımladı. Genelgede, 2010 Yılı Parasız Yatılılık ve Bursluluk Sınavı (PYBS) ile SBS'nin MEB Eğitim Teknolojileri Genel Müdürlüğü (EğİTEK) tarafından yurtiçi ve yurtdışı sınav yerlerinde Türkiye saatiyle 10.00'da merkezî sistemle aynı anda yapılacağı bildirildi.

PYBS 5, 9, 10 ve 11'inci sınıflar için 2 Mayıs Pazar günü, SBS ve PYBS 8'inci sınıflar için 5 Haziran Cumartesi günü, 7'nci sınıflar için 6 Haziran Pazar günü, 6'ncı sınıflar için ise 12 Haziran Cumartesi günü gerçekleştirilecek. PBYS başvuruları 22 Mart-2 Nisan tarihleri arasında yapılacak.

Kaynak: Egitimgazetesi

Öğrencilere Vitamin Bağışı - Kayseri

03.03.2010

Türk Telekom, "Eğitimde Dönüşüm 2010" projesi kapsamında interaktif eğitim yazılımı Vitamin'i, kamuya bağlı bulunan ortaöğretim okullarına ve öğretmenlerine ücretsiz olarak ulaştırıyor.

Hilton Oteli'nde düzenlenen tanıtım toplantısına İl Milli Eğitim Müdürü Erdoğan Ayata'nın yanı sıra okul müdürleri ve idareciler katıldı. Burada konuşan Türk Telekom Kayseri Bölge Müdürü Erhan Kaya, Türk Telekom'un Milli Eğitim Bakanlığı ile Ulaştırma Bakanlığı arasında yaptığı işbirliği çerçevesinde başlattığı "Eğitimde Dönüşüm 2010" projesi kapsamında Vitamin'in bu kez de Kayseri'deki devlet okullarına bağlı bulunan ortaöğretim okulları ile öğretmenlerine ücretsiz olarak ulaştırıldığını söyledi. Kaya, Geçtiğimiz Aralık ayından itibaren, interaktif eğitim yazılımı Vitamin'in lise versiyonunu, Türk Telekom'un "Eğitimsiz gelecek, internetsiz eğitim olmaz" vizyonuyla daha fazla öğrenci ve öğretmene ulaşımını sağlamak için ücretsiz olarak devlet liselerinde kullanımına açtığını kaydetti.

Kaya, "Milli Eğitim Bakanlığı'nın ortaöğretim programıyla uyumlu olarak uygulanan Vitamin Lise, konuları temel bilgilerden detaylı bilgilere kademeli olarak anlatarak öğrencileri okul sınavlarına ve ÖSYS'ye hazırlarken aynı zamanda öğrencilerin soruları çözebilmesi için hangi bilgilere sahip olması gerektiğini de belirler" diye konuştu.

Türk Telekom'un eğitim teknolojileri şirketi Sebit'in, ABD için geliştirdiği eğitim programı ile "İnternetteki En İyi Eğitim Çözümü" ödülünü kazandığını hatırlatan Kaya, Vitamin'in Türkiye'de de eğitime çok ciddi bir şekilde katkı sağladığını belirtti.

İl Milli Eğitim Müdürü Erdoğan Ayata ise, Vitamin'in ilköğretim okullarındaki yararlarından bahsederek, teknolojinin imkanlarından yararlanmanın başarıyı doğrudan etkilediğini ifade etti. Kayseri'de eğitim başarısının yükseldiğini söyleyen Ayata, ortaöğretim okulları ve öğretmenlere yönelik Türk Telekom'un sağladığı kolaylığın son derece yararlı olacağını altını çizdi.

Kaynak:İHA

Herkese güvenli bir internet ortamı!

23.02.2010

Güvenli İnternet Günü, Türkiye'de ilk defa 23 Şubat'ta gerçekleştiriliyor. İşte o günün detayları...

Çocuklar ve gençler başta olmak üzere internet kullanan herkese güvenli bir internet ortamı sağlamak için Avrupa Komisyonu "Güvenli İnternet Programı" kapsamında INSAFE tarafından 2004 yılında başlatılan "Güvenli İnternet Günü", bu yıl ilk kez 23 Şubat'ta ülkemizde de gerçekleştiriliyor.

INSAFE tarafından 2004 yılından beri düzenlenen, çocuklar ve gençler başta olmak üzere internet kullanan herkesin internetten gelebilecek tehlikelere karşı bilinçlenmesini amaçlayan "Güvenli İnternet Günü", bu yıl ülkemizde de kutlanıyor. 23 Şubat Salı günü düzenlenecek etkinliği, ülkemiz adına Ulaştırma Bakanlığı İnternet Kurulu organize ediyor. Etkinlik, internetin güvenli ve bilinçli kullanımı konusunda yapılan faaliyetleri tanıtmak ve gelecek yıllarda yapılabilecekleri belirlemek için bir fırsat sunmak amacıyla düzenleniyor.

"Ailemizin Afacan Çocuğu: İnternet"

Bu yıl ilk kez gerçekleştirilecek etkinliğin ana teması; "Ailemizin Afacan Çocuğu: İnternet" olarak belirlendi. Etkinlikte özellikle çocuklar ve gençlerin sohbet, sosyal ağlar, online oyunlar gibi ortamları güvenli bir şekilde kullanması için dikkat edilmesi gerekenler, online taciz ve saldırılar, internet bağımlılığı, mobil internet güvenliği gibi konular masaya yatırılacak.

Önce Düşün, Sonra Paylaş!

2009 yılında "Güvenli İnternet Günü" kapsamında dünyada 50 ülkede 500 etkinlik düzenlendi. Bu yıl 7'ncisi düzenlenecek etkinlik, Türkiye ile beraber dünya üzerinde 60'tan fazla ülkede gerçekleştiriliyor. Bu yılki etkinlikler, özel hayatın gizliliği ve kişisel verilerin korunması, siber tehditler ve saldırılar gibi online güvenlik konularıyla yakından ilişkili olan "Think before you post" (Önce düşün, sonra paylaş) ana teması etrafında kurgulanıyor.

"Ailelerin İnternet Algıları ve Eğilimleri" Araştırması
"Güvenli İnternet Günü" etkinliği çerçevesinde bağımsız bir araştırma şirketine, "Ailelerin İnternet Algıları ve Eğilimleri" konulu bir araştırma yaptırıldı. Bu araştırma kapsamında, 6-17 yaş aralığında İnternet kullanıcısı çocuğu olan 10.992 ebeveyn ve 12-17 yaş aralığındaki 2.816 çocuk üzerinde anket uygulandı. Ailelerin ve çocukların internet kullanımıyla ilgili son derece çarpıcı sonuçların ortaya çıktığı araştırma detaylarının yakında açıklanması bekleniyor.

Çocuklar için Güvenli Çocuk Web Sitesi
Çocukların daha güvenli bir şekilde sanal dünyada yer alması için çalışmalar yürüten Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK) Telekomünikasyon İletişim Başkanlığı, "Güvenli İnternet Günü" etkinliği ile beraber "Güvenli Çocuk Web Sitesi"ni hayata geçiriyor. Güvenli İnternet Günü'nde resmi açılışı yapılacak olan bu web sitesiyle çocukların eğlenceli bir şekilde, internetten gelebilecek tehlikeleri ve internet kullanırken nasıl güvende kalacaklarını öğrenmesi amaçlanıyor.

Peki ya internet kafeler?

Güvenliweb ve İnternet Kafe Denetimi İçin e-Öğrenme Modülü
"Güvenli İnternet Günü" etkinliği dolayısıyla BTK Telekomünikasyon İletişim Başkanlığı'nın internet bilinçlendirme portalı Güvenliweb hem içerik hem de görsel olarak daha da zenginleştirildi. Bu kapsamda, internet kafe denetimlerinde yeknesaklığı ve verimliliği sağlamak amacıyla, mülki idare amirliklerinin yararlanmasına dönük olarak geliştirilen e-öğrenme modülü www.guvenliweb.org.tr üzerinden hizmet vermeye başladı.

İnternetin güvenli kullanımı için rehber kitapçıklar
2009 yılı içinde Ulaştırma Bakanlığı'nın desteğiyle, BTK Telekomünikasyon İletişim Başkanlığı tarafından çocuklar için "Güvenli İnternet Kullanımı İçin Tavsiyeler" adlı rehber kitapçık hazırlandı ve bu kitapçık 2009-2010 eğitim-öğretim yılı açılışında tüm ilköğretim öğrencilerine ücretsiz olarak dağıtıldı. Ayrıca, "Güvenli İnternet Günü" etkinlikleri kapsamında, ebeveynlere yönelik tavsiyeler içeren bir rehber kitapçık hazırlanıyor.

kaynak: chip.com.tr

YGS'ye hazırlanan öğrencilere 25 gün izin!

23.02.2010

Milli Eğitim Bakanlığı, Yükseköğretim Geçiş Sınavı’na (YGS) hazırlanan lise son sınıf öğrencilerinin sağlık raporu almak yerine velilerinin başvurması halinde toplam 25 güne kadar izin verilmesini kararlaştırdı.

Öğrencilerin, 25 günü özürlü olmak üzere toplam 45 gün okula devamsızlık hakkı bulunuyor. Öğrenciler, 25 günlük özürlü devamsızlık haklarını kullanmak için sağlık raporu almak zorunda kalmayacak.

Milli Eğitim Bakanı Nimet Çubukçu konuya ilişkin genelge yayımladı. Çubukçu, genelgede, ortaöğretim kurumlarında öğrenim gören öğrencilerin, özürlü devamsızlıkları ile ilgili yönetmelik hükümlerinin uygulanmasında tereddüte düşüldüğü yönünde Bakanlığa bilgiler geldiğini belirtti.

Milli Eğitim Bakanlığı Ortaöğretim Kurumları Sınıf Geçme ve Sınav Yönetmeliği’nin okula devamsızlık ile ilgili 40. maddesine işaret eden Çubukçu, söz konusu maddenin (b) bendinde "Ders yılı içinde toplam 20 gün özürsüz olarak devam etmeyen öğrenciler notları ne olursa olsun başarısız sayılır" ve (c) bendinde "Özürlü ve özürsüz devamsızlıklar ile okul yönetimince verilen izinlerin toplamı 45 günü aşamaz. Kaza, ölüm, doğal afet, yangın, gözaltına alınma, tutuklanma ve uzun süreli tedaviyi gerektiren hastalık nedeniyle yapılan devamsızlıkların özürlü devamsızlıktan sayılabilmesi için, özrün resmi kurumdan alınacak belge veya resmi/özel sağlık kurum veya kuruluşlarınca düzenlenecek raporla belgelendirilmesi ve özrü takip eden 5 iş günü içinde okul yönetimine bildirilmesi gerekir" hükümlerinin yer aldığını anımsattı.

"BU YILA ÖZGÜ"

Çubukçu, genelgede şunları kaydetti.

"Ortaöğretim kurumlarında öğrenim gören son sınıf öğrencilerinin, yoğun bir çalışma temposu göstererek yükseköğretime hazırlandıkları bilinmektedir. 2010 yılında yükseköğretime geçişin YGS ve Lisans Yerleştirme Sınavı (LYS) şeklinde iki aşamalı sınavla yapılacağı ve bunlardan YGS’nin yapılacak olması da göz önünde bulundurularak, öğrencilerimizin sınav streslerinin azaltılması, derslere motivasyonlarının sağlanması ve sınavlara psikolojik olarak daha rahat girmeleri amacıyla bu öğrenim yılına mahsus olarak ilgili yönetmeliğin 40. maddesinin ikinci fıkrasının c bendinde belirtilen özürlerin yanı sıra öğrenci velisinin okul müdürlüğüne yazılı olarak başvurması halinde beyan edeceği sürenin de özürlü devamsızlıktan sayılması öğrenci ve velilerine moral kazandıracaktır.".

MEB yetkilileri, öğrencilerin "sahte sağlık raporları" almalarının önlenmesinin ve onlara kolaylık sağlanmasının amaçlandığını ifade ettiler.

Kaynak: www.milliyet.com.tr

Sigaranı Söndür, Paranı Eğitime Döndür!

22.02.2010

Sigaraya Verecekleri Parayla, Köy Okullarına Akıllı Tahta Aldılar.

Erzurum Pazaryolu Kaymakamlığı'nın Başlattığı 'Sigaranı Söndür, Paranı Eğitime Döndür' Kampanyası Çerçevesinde Satın Alınan Akıllı Tahtalar Köy Okullarına Dağıtıldı.

Pazaryolu Kaymakamı Mehmet Soğukpınar ve İlçe Milli Eğitim Müdürü Ali Keskin'in katkılarıyla 'Sigaranı söndür, paranı eğitime döndür' kampanyası başlatıldı.

Sigara tiryakisi vatandaşların ve gönüllü vatandaşların kampanyaya verdiği destekle satın alınan akıllı tahtalar köy ve ilçe merkezindeki okullara dağıtıldı. Kampanyaya destek veren vatandaşlara teşekkür eden Kaymakam Soğukpınar, eğitime maddi destek veren vatandaşlara plâket sundu.

Sigaraya harcanan paranın eğitime kanalize edilmesi için 'Sigaranı söndür, paranı eğitime döndür' kampanyası başlattıklarını ve vatandaşlardan da büyük ilgi gördüklerini ifade eden Kaymakam Soğukpınar, "Vatandaşlarımız sigara satın almak yerine eğitime destekte bulundular. Bu güzel davranışlarından dolayı gönüllülere ve sigara tiryakilerine teşekkür ediyorum. İnşallah bu tiryakilerimiz sigarayı bırakıp eğitime sürekli destek verirler." dedi.

Kaynak: Cihan Haber Ajansı

Vitamin Lise Aydın İl Toplantısı

17.02.2010

Aydın Valiliği, İl Milli Eğitim Müdürlüğü ve Türk Telekom tarafından TTNET Vitamin ’Ürünlerinin tanıtılması için Vitamin Lise Aydın İl Toplantısı’ düzenlenecek.

Konuyla ilgili olarak Türk Telekom Aydın İl Müdürlüğü’nden yapılan açıklamada, Aydın Valiliği ve İl Milli Eğitim Müdürlüğü’nün yetkili, okul müdürleri ve öğretmenlerin katılımıyla Okullar ve öğrenciler tarafından TTNET Vitamin Ürününün bilinirliğinin arttırılması amacıyla, 18 Şubat 2010 Perşembe günü saat 15.00 17:00 arasında İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü Konferans Salonu’nda Vitamin Lise Aydın İli toplantısı’ ve müteakip bir kokteyl organizasyonu gerçekleştirilecektir denildi.

Kaynak: İHA

ÖSS'de son noktayı YÖK koydu

16.02.2010

Danıştay 8. Dairesi'nin 'YÖK'ün katsayı kararı'nı iptal etmesinin ardından bugün YÖK Üst Kurulu bir toplantı yaptı.
Toplantıdan çıkan karara göre YÖK Karara yine itiraz edecek ve sınav tarihi değişmeyecek.

İşte YÖK'ün açıklaması:

Yükseköğretim Genel Kurulu’nun yargı kararının gereklerini yerine getirmek amacıyla 17.12.2009 tarihinde aldığı katsayı oranına ilişkin karara karşı, bilindiği üzere iptal davası açılmış ve bu davada Danıştay 8. Dairesi tarafından yürütmenin durdurulması kararı verilmiştir.

Kamuoyunda bu kararın anlam ve kapsamı ile Kurulumuz tarafından yargı kararını uygulamak açısından yapılacak işlemler merak edilmektedir. Özellikle sınava girecek öğrencilerimizin endişe etmemesi gerekir.


Çünkü;

Bilindiği üzere Kurulumuzca, 21 Temmuz 2009 tarihinde, birbirine bağlantılı birçok unsurdan oluşan biçimde yükseköğretime girişe ilişkin yeni bir sistem getirilmiştir. Önemle belirtmek gerekir ki, bu yeni sistemin temel felsefesi aynen korunacaktır. Kurulumuz bu husustaki uzmanlığının ve anayasal yetkisinin bilincinde olup, sorumluluğunu müdriktir. Zaten bilindiği üzere bu yeni sistemin tamamına yönelik bir hukuka uygunluk tartışması yoktur. Yargı kararına konu olan husus, sadece bu yeni sistem içinde farklı bir anlamı ve işlevi olan katsayı oranları ile ilgili kısmıdır. Tekrar işaret etmek ve öğrencilerimizi temin etmek isteriz ki, yeni sistem yürürlüktedir, gerekleri yerine getirilecektir. Hukuka aykırılığına dair esasa ilişkin bir hüküm verildiği takdirde yeni sistemin gerekleri çerçevesinde Kurulumuzca yapılacak düzenleme takdir edilecektir.


Danıştay 8. Dairesi kararını önceki yıllarda uygulanan sınav sisteminin aynen devam ettiği, sadece katsayı farklılaştırılmasını önemsizleştirmeye çalışıldığı varsayımına dayandırmaktadır. Oysa yargı kararları ile istikrar kazandığı söylenen husus tek aşamalı ve sadece yeteneğin ölçüldüğü bir sınav sisteminin parçası olan katsayı oranıdır. Yönlendirme amacının sınav, soru ve değerlendirme türleri ile gerçekleştirildiği bir modelde, eski biçimiyle katsayı uygulamasının devam ettirilmesi imkânsızdır.

Dolayısıyla, 21 Temmuz 2009 tarihli karar ile kurulmuş olan ve hukukiliği tartışma konusu olmayan yeni sistem yürürlüktedir, bunun gerekleri kararlılıkla yerine getirilecektir, artık eski sisteme dönüş hukuken ve fiilen mümkün değildir.

Önceki sistemde yönlendirmenin tek aracı olarak farklı katsayı uygulaması kullanılmakta iken, yeni sınav sisteminde birden fazla sınav yapılmakta, bu sınavlarda sorulan sorulara verilen doğru cevapların puanlama biçimi alanlara göre farklılık göstermektedir. Bilgi ölçmeyi amaçlayan bu sistemde her bir alana ilişkin soru sayıları arttırılmış farklı puan türleri oluşturularak öğrencilerin belirli alanlara yönlendirilmeleri ve daha donanımlı olarak yükseköğretim programlarına yerleştirilmeleri amaçlanmıştır.

Bu sistemin gerekleri ve katsayı oranlarının belirlenmesi hususu teknik ve uzmanlık gerektirmekte olup, Kurulumuzun koordinasyonunda uzmanlarca yapılan inceleme ve değerlendirme süreci sonrasında tespit edilmektedir. Açılan davalarda, hukukilik değerlendirilmesi sırasında, yeni sistemin gerekleri ile katsayı oranlarının tespitine dair teknik hususların anlaşılamadığı kanaatini taşımaktayız.

Sadece yeteneğin ölçüldüğü tek aşamalı sınavda her bir alana ilişkin soru sorulmaması nedeniyle öğrencilerin yönlendirilmesinde tek araç olarak katsayı farklılaştırılmasının kullanılması kabul edilebilir bir durum iken; öğrencilerin kendi alanlarında ortaöğretimde aldıkları bilginin ölçülmesini öngören yeni modelde katsayı farklılaştırılması yönlendirme aracı olarak işlevini yitirmiştir. Dolayısıyla yönlendirme işlevi zaten sınav biçimi ile gerçekleşmektedir.

Danıştay kararı gerekçesinde “... ara kararımızla sorulmasına karşın, davalı idarenin bilimsel ve hukuken kabul edilebilir bir açıklama yapmamış olduğu görülmektedir” denildiği dikkate alınarak, yargı kararını yerine getirmek kapsamında, yapılan teknik çalışmalar konusunda ek açıklamalar dosyaya konulacaktır. Kararda eski ve yeni katsayı oranlarının kaç puan fark oluşturduğu noktasında maddi hataların da bulunuyor olması, bilimsel ve teknik hususların Danıştay tarafından anlaşılamadığı ve bir ön fikir ile değerlendirme yapıldığı kanaatini uyandırmaktadır. Her halükarda Kurulumuz, bir iptal kararı verilmesi halinde dahi, katsayı oranlarını belirlemeye dair yetkisini bilimsel veriler ışığında kullanacaktır.

Kurulumuz Anayasal temeli olan yükseköğretim ve giriş sınavı bakımından, hizmet gereklerine uygun düzenleme yetkisini, herhangi bir vesayeti ve hukuka aykırı bir zorlamayı kabul etmeden, kullanma kararlığındadır.
Kamuoyuna duyurulur.

Kaynak: internethaber.com

İlk Atamalar Haziran'da!

15.02.2010

Milli Eğitim Bakanlığı (MEB), 2010 yılındaki 10 bin öğretmen atamasının ilkinin Maliye Bakanlığı ile görüşmeler sonucunda Haziran ayında yapılmasının netleştiğini açıkladı.

 MEB tarafından yapılan yazılı açıklamada, Bakanlığın, eğitim öğretim yılının kendi takvimine uygun, sağlıklı bir şekilde işletilmesi adına bu yıl itibariyle yeni bir uygulamaya geçeceğini ve öğretmen atamalarının 2010 yılı yaz döneminde gerçekleştirileceğini daha önce duyurduğu belirtildi. Açıklamada, 2008-2009 yıllarında KPSS sınavına giren ancak herhangi bir eğitim kurumuna yerleşemeyen öğretmen adaylarının durumu göz önüne alındığına değinilerek, 2010 yılındaki 10 bin öğretmen atamasının ilkinin Haziran ayı içerisinde yapılmasının Maliye Bakanlığı ile yapılan görüşmeler sonucunda netleştiği bildirildi. Açıklamada, 2008-2009 yıllarında KPSS sınavına giren öğretmen adaylarının Şubat ayında gerçekleştirilmeyecek atamadan ötürü her hangi bir hak kaybı olmayacağı, aldıkları puanların Haziran ayındaki atama için de geçerli olacağı belirtildi. MEB ayrıca, geriye kalan kontenjanlar için ikinci öğretmen atamalarının Ağustos ayı içerisinde gerçekleştirileceğini de bildirdi. MEB, söz konusu Ağustos atamasında öğretmen adaylarının 2009 KPSS sonuçları ile ÖSYM tarafından Temmuz ayında yapılacak 2010 KPSS sonuçlarına göre başvuruda bulunabileceklerini kaydetti.

Kaynak: Ankara Haber Ajansı

Eğitimin de Başkenti!

15.02.2010

Milli Eğitim Bakanı Nimet Çubukçu, eğitimde 2023 yılı hedefinin Ankara'da tüm okulların tam gün eğitim yapması, sınıf mevcutlarının 24 olması ve ortaöğretimde okullaşma oranının yüzde yüze ulaşmak olduğunu belirterek, "Eğitimin de başkenti olmak adına hızla ilerlemekteyiz" dedi.

Ankara'da eğitime kazandırılan 127 okulun açılış töreni Anadolu Gösteri Merkezi'nde gerçekleştirildi. Törene Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Cemil Çiçek, Milli Eğitim Bakanı Nimet Çubukçu, Ankara Valisi Kemal Önal, Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek, öğretmenler ve öğrenciler katıldı.

Törende bir konuşma yapan Milli Eğitim Bakanı Çubukçu, hizmet noktasında Türkiye'nin her ili, ilçesi ve beldesinin çok önemli olduğunu belirterek, "Ankara'da eğitime yapılan yatırımlarında ayrıca sembolik bir önemi var. Bugün açtığımız her okul, yaptığımız her yatırım cumhuriyetimizin 100. yılında 2023 yılına eğitimde hedeflerimizi gerçekleştirmek adına bizleri bir adım daha çok yaklaştırıyor. Eğitimde 2023'ün hedefi Ankara'da tüm okulların tam gün eğitim yapması, sınıf mevcutlarının 24 olması, ortaöğretimde okullaşma oranının yüzde yüze ulaşmasını sağlamaktır. Bu anlamda eğitiminde başkenti olmak adına hızla ilerlemekteyiz" dedi.

Ankara'nın birçok anlamda Türkiye ortalamasının üzerinde olduğunu belirten Çubukçu, ortaöğretimde okullaşma oranı, kız çocuklarında okullaşma oranı ve derslik başına düşen öğrenci sayısında büyük artışlar olduğunu söyledi. Çubukçu, ilköğretimde derslik başına düşen öğrenci sayısının 37, son üç yılda ortaöğretimde ise 35'e düşmesinin son 5 yılda açılan derslik sayısındaki artıştan kaynaklandığını söyledi. Ankara'da hedefledikleri sonuçlara çok yaklaştıklarını belirten Bakan Çubukçu, şu anda inşaat halinde de 103 okulun devam ettiğini ifade etti.

Çubukçu, Ankara'nın ilk ve ortaöğretimde okul öncesinde son derece başarılı olduğunu dile getirerek, "Ankara'nın özellikle başarılı olduğu alanların birisi de kız çocuklarının okullaşma oranlarındaki başarısıdır. Bu konuda uygulanan projeler Ankara'da çok başarılı olmuştur" diye konuştu.

Özürlü çocukların eğitimi konusunda da 2005 yılında yürürlüğe giren özürlülük yasası ile sosyal güvencesi olmayan ailelerin çocuklarının da eğitime kazandırıldığını belirten Çubukçu, öğrencilerin bütün masraflarının Milli Eğitim Bakanlığı tarafından karşılandığını kaydetti.

Duygu Bektaş - Eda Han / Ankara

Kaynak: İHA

Özel Eğitimi Arttıracağız

15.02.2010

Milli Eğitim Bakanı Nimet Çubukçu, "Özel okullar, bir alternatif değil kardeştir. Kendimizden özel okulları ayrı görmüyoruz" dedi.

Antalya'da, Türkiye Özel Okullar Birliği Derneği'nin düzenlediği sempozyuma katılan Milli Eğitim Bakanı Nimet Çubukçu, "Özel eğitimin genel eğitim içerisindeki payını 2014 yılı sonunda 2.76'dan yüzde 5'e çıkarmak gibi bir planımız var" diye konuştu.

Türkiye Özel Okullar Birliği Derneği'nin bu yıl 9. Antalya Sempozyumu Sheraton Voyager Otel'de yapıldı. Milli Eğitim Bakanı Nimet Çubukçu, Türkiye Özel Okullar Birliği Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Cem Günal, Özel Okullar Birliği Genel Müdürü Mehmet Küçük ve özel okul müdürleri sempozyuma katıldı.

Türkiye'de bulunan resmi ve özel okulların birçok Batı ülkesindeki eğitim yuvalarından daha iyi olduğunu belirten Bakan Çubukçu, "Ülkemizde, en ücra köy okulları bile internet erişimine kavuşmuştur. Bilgiyi ezberleyen değil sorgulayan bir müfredat yenilenmiştir. Kuşkusuz resmi okullarımızda olumlu şeyler yaşanırken, özel okullarla kıyaslamak doğru değil. Özel okullar, bir alternatif değil kardeştir. Kendimizden özel okulları ayrı görmüyoruz" dedi.

Dünyayı sarsan ekonomik krize rağmen öğrenci sayısının geçen yıla göre 25 bin arttığını belirten Çubukçu, şunları söyledi: "Bakanlık olarak 2010-2014 stratejik planımızı yayınladık. Bu planın dördüncü teması özel eğitime ayrılmıştır. Bakanlık stratejileri arasında özel okulların eğitim sektörüne yatırım yapması, teşvik etmesi ve daha çok kişinin özel eğitim kurumlarındaki eğitim, öğretim ve yönetim kalite artırılması da yer alıyor. Türkiye'de özel okullarda eğitim gören öğrencilerin oranı, sadece Avrupa Birliği ülkelerinin altında değil, bu işe çok sonra girmiş Ortadoğu ve doğu bloğundan bile aşağıdadır. Özel eğitimin genel eğitim içerisindeki payını 2014 yılı sonunda 2.76'dan yüzde 5'e çıkarmak gibi bir planımız var."

Özel Okullar Birliği Genel Müdürü Mehmet Küçük, Bakan Çubukçu'ya günün anısına bir plaket sundu.

Çağdaş Yıldırım-Antalya

Kaynak: İHA

Yeni Eğitim Videolarımız

09.02.2010

Değerli Öğretmenlerimiz,

Mesleki yaşantınızda sizlere fikir verebileceğini ve yardımcı olabileceğini düşündüğümüz çalışmaları derleyip kullanımınıza sunduğumuz “Eğitim Videoları” bölümümüze her geçen gün yeni videolar eklemeye devam ediyoruz. “Eğitim Videoları” bölümümüzden ulaşabileceğiniz videolarımızdan bir kısmı aşağıda listelenmektedir.

23 Mayıs 2009 tarihinde Burdur Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi Yaşayan Kuramcılar Konferansı’nın konuğu olan “Howard Gardner” iki gün süren konferans boyunca “Çoklu Zeka” üzerine bir çok konuşma gerçekleştirmiştir. Bu konuşmaları, altyazı ile sizlere sunmaya devam ediyoruz:

Howard GARDNER - Yaratıcılık Üzerine
Howard GARDNER - Bireyselleştirilmiş Eğitim
Howard GARDNER - Çoklu Zeka

Yurtdışında eğitim dünyasında gerçekleştirilen çalışmalardan derleyip, sizlere “Yurtdışından Örnekler” başlığı altında sunduğumuz eğitim videolarımızdan bazıları:

Performans Çalışmaları
Bütünleşik Çalışmalara Giriş
Teknoloji Korkusunu Aşma
Proje Yoluyla Öğrenime Giriş
Dijital Nesil Projesi
Lise Öğrencilerinin Uygulamalı Okul Öncesi Öğrencilerine Bakım         Projeleri
Öğrenciler Fark Yaratmayı Öğreniyor
Duygusal Zeka
Sınıf Egzersizleri
Sosyal Etkinlikle Matematik Öğretimi
Sınıf Yönetimine İlişkin Öneriler
Öğretmen Gelişimine Giriş

Daha fazlasına “Eğitim Videoları / Yurtdışından Örnekler” bölümünden ulaşabilirsiniz.

Yurtiçi ve yurtdışında konusu “Eğitim” olan toplantılarda gerçekleştirilen sunu ve çalışmaların videolarına “Eğitim Videoları / Eğitim Toplantıları” bölümünden ulaşabilirsiniz.

“Öğretmen Mesleki Gelişim Eğitimi Projesi (ÖMGEP 2009)”ne katılan öğretmenlerimizin eğitimleri boyunca gerçekleştirdikleri çalışmalardan derlediğimiz videolara “Eğitim Videoları / ÖMGEP” bölümünden ulaşabilirsiniz.

Sizlere yararlı olması dileğimizle.

Vitamin Öğretmen Portalı

Okullarda İkinci Yarı Başladı

09.02.2010

Okullarda, 2009-2010 eğitim öğretim yılının ikinci yarısı başladı. Bu eğitim öğretim yılı 18 Haziran Cuma günü tamamlanacak.

 2009-2010 eğitim-öğretim yılının 22 Ocak Cuma günü başlayan yarıyıl tatili de dün bitti. Okullarda ikinci dönem eğitimi için yaklaşık 15 milyon öğrenci dersbaşı yaptı. İkinci dönem, ilköğretim ikinci kademe öğrencileri ile lise son sınıf öğrencileri için sınav heyecanıyla geçecek. İlköğretim ikinci kademe öğrencileri Seviye Belirleme Sınavlarına (SBS) katılacak. Milli Eğitim Bakanlığı’nın sınav takvimine göre, SBS, ilköğretim 6. sınıf öğrencileri için 12 Haziran´da yapılacak.

İlköğretim 7. sınıf öğrencileri SBS’ye 6 Haziran’da, 8. sınıf öğrencileri ise 5 Haziran’da girecek. İlköğretim 5. sınıf ile liselerin 9, 10 ve 11. sınıflarında okuyan öğrencilerin katıldığı Parasız Yatılı ve Bursluluk Sınavı (PYBS) 2 Mayıs’ta gerçekleştirilecek.

Lise son sınıf öğrencilerinin katılacağı üniversiteye giriş sınavlarının ilk aşaması olan Yükseköğretime Geçiş Sınavı (YGS) için 18 Ocak Pazartesi günü başlayan başvurular 12 Şubat’ta sona erecek. YGS 11 Nisan’da yapılacak.

Üniversiteye girişte ikinci aşama olan Lisans Yerleştirme Sınavları (LYS) için başvuru tarihleri 3-14 Mayıs olarak belirlendi, LYS 19-20 Haziran ile 26-27 Haziran tarihlerinde yapılacak.

kaynak: www.milliyet.com.tr

Elazığ'daki okullarda Vitamin Lise kullanımı

29.01.2010

Elazığ valisi Erol, Akgün Otel'de Türk Telekom tarafından düzenlenen TTNET Vitamin Lise Programının Bağış ve Tanıtım Toplantısı'nda yaptığı konuşmada, Türk Telekom'un gerçekleştirdiği çok faydalı bir hizmetin 81 il içinde ikinci olarak Elazığ'da uygulanmaya başlatılacağını söyledi.

Doğudaki eğitim ve öğretim için hep fırsat eşitsizliğinden bahsedildiğinin altını çizen Erol, ''Doğudaki eğitim öğretim ile ilgili hep fırsat eşitsizliğinden, kadroların, dersliklerin, laboratuarların yetersizliğinden bahsedilir. Bu program, bilgisayar ile iletişimin, internet ağının ulaştığı her yerde uygulanabilir. Elazığ'daki öğrenci ve öğretmenlerin fırsat eşitsizliğinden yakınma konusunda hele bu işten sonra artık bir söz hakları kalmadı. Öğretmen kadrolarımızın tamamı kendilerini bu programla birlikte öğrencilerini motive edip çalıştırmaya endeksler, bir an evvel bunu da sağlarlarsa çağımızın gerektirdiği donanıma sahip ve bu donanımı gerektiren eğitim öğretim öğrencisine sunan bir öğretmen formatını kazanırlar. Ki bunu da kazanmak zorundalar. Yoksa yaya kalırlar. Yaya kalırlarsa geride kalır, diskalifiye olurlar.'' dedi

Eğitimin, öğretmensiz tamamen Vitaminle olacağı gibi bir iddialarının olmadığını dile getiren Erol, Milli Eğitim Bakanlığı'nın adındaki 'Eğitim'e dikkati çekti. Erol konuşmasına şöyle devam etti:

''Adında da ''Eğitim'' var. Öğretme bakanlığı değil. Bu teknoloji ile öğrenmeyi çocuklarımız öğrenebilirler ama eğitim konusunda biliyoruz, altını çiziyoruz öğretmenlerimize, yol göstermelerine mutlak ihtiyaç var''

Programda konuşan İl Milli Eğitim Müdürü Nihat Büyükbaş ise ortaöğretim gençlerinin bilgisayara genellikle oyun ve haberleşme amaçlı yöneldiğini aktardı. Bu talebin dikkate alınarak öğrencilerin dünyasına girilmesi gerektiğini dile getiren Büyükbaş, öğrencilerin öğrenmesini zenginleştirebilmek ve daha iyi öğrenmelerini sağlayabilmek için geliştirilmiş uygulamalara ihtiyaç duyulduğunu kaydetti.

Türk Telekom Müdürü Zafer Tahiroğlu ise, Elazığ'da 20 bine yakın lise öğrencisinin olduğuna işaret ederek, '' bunun yaklaşık 18 bine yakını bir ve ikinci sınıflarda okuyan öğrencilerimiz. Eğitim seviyesi Türkiye'de belli bir ölçüde olan Elazığ'ın eğitimi, eminim Türk Telekom'un katkılarıyla bir yerlere taşınacak. Amacımız budur'' şeklinde konuştu.

(CİHAN) (Cihan Haber Ajansı)

Öğrencilere hem sanal hem de gerçek Vitamin

29.01.2010

Öğrencilere Portakallı Vitamin desteği

Kilimli Belediye Başkanı Dr. Seçkin Özdemİr, beldede bulunan ilköğretim okullarından seçilen 440 öğrenciye TTNET İlköğretim Vitamin Programı ve yanında ise portakal dağıttı.

ÖğRENCiLERE 'PORTAKALLI VİTAMİN' DESTEğİ

Kilimli Belediye Başkanı Dr. Seçkin Özdemir, beldede bulunan ilköğretim okullarından seçilen 440 öğrenciye TTNET İlköğretim Vitamin Programı ve yanında ise portakal dağıttı. Bir süre önce Kilimli Merkez İlköğretim Okulu'nda düzenlenen törenle 60 öğrenciye TTNET Vitamin programı dağıtılmıştı. Kalan 440 öğrenciye ise dün Kilimli İsmail Hakkı Güngör Kapalı Spor Salonu'nda düzenlenen törenle TTNET Vitamin programının dağıtımı gerçekleştirildi. Törene, Kilimli Belediye Başkanı Dr. Seçkin Özdemir, TürkTelekom İl Müdürü Sami Kaçar, Belediye Meclis Üyeleri, öğrenciler ve veliler katıldı.

SAMİ KAÇAR: PROGRAMIMIZ ÖğRENCİ VE ÖğRETMENİN EN BÜYÜK YARDIMCISIDIR

Tören ilk olarak Türk Telekom İl Müdürü Sami kaçar'ın açılış konuşmasıyla başladı. Konuşmasında TTNET Vitamin Eğitim programının öğrenci ve öğretmenin en büyük yardımcısı olduğunu belirterek, TTNET Vitamin programının, öğretmen ve öğrenciler için hazırlanmış, internet üzerinden ulaşılan, okul eğitimine destek bir eğitim hizmeti olduğunu söyledi. Kaçar, "Türk Telekom ve Kilimli Belediyesi'nin birlikte düzenlemiş olduğu TTNET İlköğretim Vitamin dağıtım törenine hoş geldiniz. Öğrencilerimizin ilk yarıyıl sömestır yarın (Bugün) başlayacak. Karnelerimiz inşallah iyidir. Karnesi kötü olan öğrencilerimiz ikinci dönemde notlarını düzeltme yönünde gayret göstermeleri, notları iyi gelen öğrencilerimiz ise kendilerini gevşekliğe itecek tutum ve davranışlardan uzaklaşmaları gerekmektedir. Daha önce Kilimli Belediyesi eğitime destek olmak amacıyla Merkez İlköğretim Okulu öğrencilerine 60 adet TTNET Vitamin İlköğretim paketini hediye etmişlerdi. Aynı sosyal sorumluluk anlayışına devam ederek bugün de (Dün) belde de bulunan diğer öğrencilere 440 adet TTNET İlköğretim Vitamin paketinin dağıtımı için bulunmaktayız. Eğitime verdiği katkılardan dolayı başta kilimli Belediye Başkanıma ve emeği geçen diğer yetkililere huzurlarınızda çok teşekkür ediyorum. Ben internet gelişimi ve TTNET Vitamin hakkında kısa bilgi vermek istiyorum. Dünya da Teknoloji hızlı bir şekilde geliştiği için hayatın her alanına girmektedir. Teknolojik gelişmeye bağlı olarak Türkiye'de internet gelişimin de çok hızlı artmaktadır. Son yıllarda hane başına internet kullanım onarı yani penetrasyon artışında Türkiye dünya sıralamasında ilk sıralarda yer almaktadır. İlimizde de internet kullanım oranı (ADSL7PSTN oranı) yüzde 32'dir. internet kullanım oranlarının artması bilgiye ulaşmada en kısa yolun internet olduğunu ispatlamaktadır. Türk Telekom'un iştiraki olan Sebit A. Ş tarafından Türkiye'de üretilen ve geliştirilen TTVİTAMİN, güçlü bir kurumsal yapının ürünüdür. Merkezi Ankara ODTÜ Teknokent merkezinde ürün geliştirmelerini yapmaktadırlar. Ayrıca Avrupa ve diğer kıtalarda ki ülkelere de TTNET Vitamin ihracı yapılmakta olup sayı her geçen gün hızla artmaktadır. TTNETVİTAMİN öğretmen ve öğrenciler için hazırlanmış, internet üzerinden ulaşılan, okul eğitimine destek bir eğitim hizmetidir. Vitamin, Milli Eğitim bakanlığı (MEB) öğretim programına uyumludur. Vitamin ilköğreütim ve lise olmak üzere iki kısımdan oluşmaktadır. Vitamin İlköğretim; 4, 5, 6, 7 ve 8. sınıf matematik, fen ve teknoloji, Türkçe ve sosyal bilgiler derslerini kapsar. Vitamin Lise ise 9 ve 10. sınıfların Matematik, Fizik, Kimya, biyoloji, Dil ve anlatım ve tarih derslerini kapsar. TTNET Vitamin içerdiği en büyük avantajı sınıfta işlenen konulara pareler oluşudur. Ders kitabı ile bire bir uyuşuyor. Bu hem öğrenciler, hem de siz öğretmenler için büyük bir kolaylık. Kitapta hangi sayfalardan sorumlu olduklarını bilen Öğrenciler bu konularda TTNET Vitamin üzerinden kolayca ulaşabiliyor. Vitamin içerdiği canlandırma, sesli konu anlatımları, interaktif etkinlikler, ek kaynaklar, örnekler, testler ve SBS ile öğretmenlere eğitsel destekte bulunur. Öğretmenlere özel çözümler sunmasıyla Vitamin öğretmenin yardımcısıdır. Öğretmenler tamamı sesli ve görsel anlatımlı olan vitamin'i ders esnasında kullanarak öğrencilerin derse ilgisini arttırabilir. Öğretmenler Vitamin ile pratikte yapılması zor olan deneyleri yapabilir, anlatılması güolan soyut kavramları kolayca anlatabilir, ders işleyişine görsel ve deneysei unsurlar katabilir. Vitamin'de etkileşimli konu anlatımlarının ve sınıf etkenliklerinin yeni öğretim programına uygun bir sırayla ve İşlenişle kullanılması öğretmenlere büyük kolaylık sağlar. Sesli ve üç boyutlu canlandırmalar, zengin deneyler, etkileşimli konu anlatımları, araştırmalar ve eğitici oyunlar öğrencinin ilgi ve motivasyonunu artırarak derse aktkif katılım gerçekleştirir. Gerek evde gerekse de okulda kullanılabilir. İstenilen an istenilen yerde kullanım kolaylığı sunar. Sonuç olarak TTNET Vitamin öğretmen ve öğrencinin eğitim ve öğretim alanında en büyük yardımcısıdır. Dağıtılan TTNET Vitamin setinin öğrencilerimize başarılar getirmesini diler, tüm katılımcılara teşekkür eder, sevgi ve saygılarımı sunarım" dedi.

SEÇKİN ÖZDEMİR, SANAL VİTAMİNİN YANINDA ÖğRENCİLERE GERÇEK VİTAMİN DESTEğİNDE BULUNDU

Kilimli Belediye Başkanı Dr. Seçkin Özdemir'de, kendi evinde kendi çocuğu için 2 yıldır kullandığı TTNET Eğitim Vitamin programının çok faydasını gördüğünü ve bunu temin edemeyen öğrencilere de vermekten gürün duyduğunu söyledi. Özdemir, TTNET'in eğitime gerçekten büyük bir destek olduğunu ifade ederek, "Bu vitamin programının yanında hem sanal hem de doğal vitamin de vereceğiz tabi kî. Portakallardan da ikramımızı yapacağız. Güle güle kullanın diyoruz. İyi günlerde diyoruz. Özellikle annelerimizin gözü aydın diyoruz. " şeklinde konuştu. Özdemir konuşmasına şu şekilde devam etti: "Sayın meclis üyelerim, Sayın İl Telekom müdürüm, okul müdürlerim ve kıymetli öğretmenlerim. Saygıdeğer veliler ve çok sevgili öğrenciler hepiniz eğitim programına hoş geldiniz, sefalar getirdiniz. Tabii konuşmaları fazla uzatmadan bin an önce bu vitamini sizlere ulaştıralım. Tabii bu vitamin programının içerisinde Sayın Telekom müdürümüz anlattı. Geçtiğimiz günlerde 60 Öğrencimize vitamin programından vermiştik TTNET'i. Bugün de 440 tane daha öğrencimize evladımızın evine bu eğitim programı gelecek. Bu bir sanal vitamindir. Gerçekten eğiteme destektir. Tekrar söylemekte fayda görüyorum. 2 yıldır kendi evimde kendi çocuğuma bunu kullandım ve çok faydasını gördüm. Ve şu anda bunu temin edemeyen öğrencilerimize de, öğretmenlerimizin tamamıyla, onların taktirleriyle derlemiş olduğumuz toplam 500 tane TTNET Vitamin programını hediye ediyoruz. Bu vitamin programının yanında hem sanal ve hem de doğal vitamin de vereceğiz tabi ki. Portakallardan da ikramımızı yapacağız. Güle güle kullanın diyoruz. İyi günlerde diyoruz. Özellikle annelerimizin gözü aydın diyoruz. Sağolun. İyi günler diliyorum hepinize. "

PROGRAMI ALAN HER ÖğRENCİYE YANINDA 1 ADET PORTAKAL HEDİYE EDİLDİ

Törene katılan öğrenciler veliler de Başkan Özdemir'i bu onurlu davranışından dolayı alkışlayarak destek verdiler. Törende ilk olarak Başkan Özdemir olmak üzere, Telekom İl Müdürü Sami Kaçar ve belediye meclis üyeleri tarafından belde genelinde bulunan ilköğretim okulu öğrencilerine sırayla birer TTNET İlköğretim Vitamin Programı ve birer portakal hediye ettiler. Öğrencilere aynı zamanda meyve suyu ve kurabiyeler ikram edildi.

Kaynak: Zonguldak Yeni Adim

Öğretmen ücretleri belli oldu

25.01.2010

Öğretmenler en yüksek ücreti AÖF sınavlarında alacak. İşte öğretmenlerin alacağı ücretler:

Merkezi sistem sınavlarından ÖSYM sınavlarında öğretmene 91 TL, MEB sınavlarında 43 TL, AÖF sınavlarında ise 143 TL ödenecek.

Milli Eğitim Bakanlığı ve ÖSYM tarafından yapılan merkezi sistem sınavlarında görev alan öğretmen ve diğer görevlilere ödenecek ücretler belirlendi. 2010 Yılı Bütçe Kanunu'nun K Cetvelinde yayımlanan katsayılara göre 2010 yılı içerisinde MEB tarafından yapılan MTSS (Motorlu Taşıt Sürücü Kursu Sınavı), Açık Öğretim, Seviye Belirleme Sınavı (SBS) ve benzeri ile ÖSYM tarafından yapılan LYS, KPSS, ÜDS ve benzeri sınavlarda görev alan personellere ödenecek ücretler belirlendi.

Yapılan düzenlemeye göre belirlenen katsayılar, memurlar için belirlenen maaş katsayısı ile çarpılarak sınav ücretleri hesaplanacak.

Milli Eğitim Bakanlığı'nca yapılan merkezi sistem sınavlarında (Bakanlığın kendi personeline yönelik sadece bir il merkezinde yaptığı sınav hizmetleri hariç) 24 saat esasına göre kapalı devre çalışmasında fiilen görev alanlara 43 TL, belirtilen sınav hizmetlerinde sadece sınav günü görev alanlardan bina sınav sorumluları ile bina yöneticilerine 120 TL, diğer görevlilere ise 91 TL ödenecek.

ÖSYM'ce yapılan sınavlarda sadece sınav günü görev alanlara sınav gününe mahsus olmak üzere 91 TL, bina sınav sorumluları ile bina yöneticilerine ise sınav gününe mahsus olmak üzere 120 TL, fiilen soru yazımı, değerlendirilmesi ve denetiminde görev alan öğretim elemanlarına saat başına çalışma için 22 TL ödenecek.

Açıköğretim sınav hizmetlerinde, sadece sınav günü görev alanlardan bina sınav sorumluları ile bina yöneticilerine 200 TL, diğer görevlilere ise günlük 143 TL, sınavın hazırlanması ve değerlendirilmesi ile denetimine doğrudan katkı sağlayan her bir öğretim elamanına her gün için 286 TL, sınavın hazırlanması ve değerlendirilmesi ile denetimine doğrudan katkı sağlayan diğer her bir personele her gün için 143 TL ödenecek.

KAMU KURUM SINAVLARINDA PROFESÖRÜN SAATİ 43 TL

Kamu kurum ve kuruluşları ile özel hukuk tüzel kişilerinin talepleri üzerine yükseköğretim kurumlarınca soru hazırlanması veya sınav yapılması halinde fiilen sınavın hazırlanması, değerlendirilmesi veya denetiminde görev alan Profesöre saat başına çalışma için 43 TL, Doçente 35 TL, Yardımcı Doçente 28 TL, Öğretim Görevlisi ve Okutmana 22 TL ödenecek.

Sınav hizmetlerine doğrudan katkı sağlayan diğer her bir personel her gün için 43 TL, sadece sınav günü görev alanlara sınav gününe mahsus olmak üzere 91 TL, bina sınav sorumluları ile bina yöneticilerine ise sınav gününe mahsus olmak üzere 120 TL ödenecek.

Ödemeler, Rektörün onayı ile belirlenecek miktarda döner sermaye bütçesinden yapılacak.

kaynak: www.bugun.com.tr

Öğretmenevi Aidatında İndirim

13.01.2010

Tüm öğretmenlerin doğal üye olduğu ancak aidat ödeyenlerin indirimli yararlandığı öğretmenevlerinin aidatı yıllık 60 liradan 25 liraya düştü.

Milli Eğitim Bakanı Nimet Çubukçu'nun illere gönderdiği genelgeye göre 35 yıl öğretmenlik yapanlar aidat ödemeden öğretmenevlerinden yararlanacak. Düzenleme, mevcut 700 bin öğretmen ve 350 bin civarındaki emekli öğretmen ile öğretmenevlerine üye olabilen 1 milyonun üzerinde kişiyi ilgilendiriyor.

Yeni dönemde 35 yıl öğretmenlik yapanlara onur üyesi kartı verilecek. Ülke genelindeki tüm öğretmenevlerinde geçerli olan bu kart ile emekli ve halen çalışan 35 yıllık öğretmenler aidat ödemeyecek. Onur kartı aynı zamanda eski Milli Eğitim bakanları, müsteşarları, müsteşar yardımcıları ve bakanlıkta en az iki yıl kadrolu genel müdürlük yapanlara da veriliyor. Bakanlık, üniversitelerde görev yapan öğretim elemanlarının da öğretmenevlerine üye olabilmelerine imkan verdi. Böylece araştırma görevlisinden profesöre ve YÖK üyelerine kadar üniversite hocaları da öğretmenevlerinin imkanlarından indirimli olarak yararlanabilecek. Bunun için üniversite hocalarının da yıllık aidat ödeyerek öğretmenevi üyesi olması gerekiyor.

Ülke genelinde 800'ün üzerinde öğretmenevi ve lokali bulunurken, bunlara 427 bin öğretmen düzenli aidat veriyor. Aidat vermeyen öğretmenler, öğretmenevlerine yüzde 25 fazla ücret ödüyor.

kaynak:www.güncelegitim.com

Anadolu liseleri öğretmen seçme sınavı sonuçları açıklandı.

13.01.2010

27.12.2009 Tarihli Fen, Sosyal Bilgiler, Güzel Sanatlar, Spor ve Anadolu Lis. Öğretmen Seçme Sınav Sonuçları açıklandı.
sonuçlara aşağıdaki linkten ulaşabilirsiniz:

http://egitek.meb.gov.tr/Sinavlar/index.asp

Eğitimde Dönüşüm 2010

31.12.2009

MİLLÎ EğİTİM BAKANLIğI, ULAŞTIRMA BAKANLIğI VE TÜRK TELEKOMÜNİKASYON AŞ ARASINDA EğİTİMDE NİTELİğİ ARTIRMAK AMAÇLI NİYET BEYANI

Toplumun geleceğini belirleyen en önemli faktörlerden biri hiç şüphesiz ki eğitimdir. Öğrencilerimize verilecek eğitimin kalitesi, onların yaşam standartlarının da artmasını sağlayacaktır.

Eğitimin niteliğini artırmak amacıyla yapılan çalışmaların merkezinde öğrenciler olmalıdır. Öğrencilerin ilgi, ihtiyaç, beklenti ve istekleri, kısacası bireysel farklılıkları dikkate alınarak öğrenmenin gerçekleşmesi sağlanmalıdır. Bunun için, öğrenme-öğretme sürecinde öğrencilerin aktif rol almaları ve eğitim sürecinin önemli aktörü olan öğretmenlerin yeterliklerinin artırılması önem arz etmektedir.

Öğretmen eğitimi, Millî Eğitim Bakanlığının, özel sektörün ve eğitimle ilgili diğer paydaşların giderek daha fazla önem verdiği bir konu hâline gelmiştir. Söz konusu önem hem dünyada konuyla ilgili gerçekleşen gelişmeler hem de ülkemizde gerçekleştirilen müfredat yenileme çalışmalarının bir uzantısı olarak, öğretmenlere bu değişimi hazırlama gayretinden kaynaklanmaktadır. Öğretmen eğitimi konusundaki içerik, yöntem ve teknik çalışmalarında teknoloji,  gün geçtikçe daha çok kullanılmakta ve yüz yüze eğitimin şekli değişmektedir. Öğretmen eğitiminde yeni yaklaşımları dikkate alan projeler, Millî Eğitim Bakanlığı, özel sektör ve eğitimle ilgili diğer paydaşlar tarafından yavaş yavaş hayata geçirilmektedir.

Millî Eğitim Bakanlığı, Ulaştırma Bakanlığı ve Türk Telekomünikasyon AŞ iş birliğinde, kamu okullarında İnternetin hem yönetimsel hem de eğitsel amaçlı kullanımı gerçekleştirilmektedir. Ancak ihtiyacın ve kullanımın yaygınlaşması nedeniyle İnternet erişim hızının yetersiz kaldığı görülmektedir.

Millî Eğitim Bakanlığının Türk Telekomünikasyon AŞ ile imzaladığı 16 Şubat 2009 tarihli protokole göre (Vitamin ve BT Sınıfları Destek Hizmetleri Bağış Protokolü) ilköğretim 4-8’inci sınıflara yönelik yazılım bağışı hususu hayata geçirilmiştir. Fakat eğitim öğretimin bir bütünlük içerisinde ele alınması zarureti düşünüldüğünde ortaöğretim, okul öncesi ve 1-3’üncü sınıflarına yönelik içeriklere de ihtiyaç duyulmaktadır.

Millî Eğitim Bakanlığı ile Türk Telekomünikasyon AŞ iş birliği içerisinde öğretmen eğitimini yeniden düzenlemek ve okul öncesi ile ilköğretim 1, 2 ve 3’üncü sınıflara ait bilgisayar destekli eğitim içerikleri ile destek materyallerini hazırlamak amacıyla detayları ilgili protokollerde belirtilecek çalışmaların yapılması konusunda mutabık kalınmıştır.

Bu bağlamda;
1.    Okul öncesi ve ilköğretim 1, 2 ve 3’üncü sınıflara yönelik olarak  “Vitamin” eğitim yazılımı içeriğinin hazırlanması ile ilgili iş birliği yapılması,
2.    Resmî ortaöğretim kurumlarına yönelik olarak hazırlanan Vitamin Lise yazılımının bağışlanarak okullarımızda yaygın olarak kullanılması için gerekli destek hizmetlerinin verilmesi,
3.    İlköğretim düzeyinde yapılan “Öğretmen Mesleki Gelişim Eğitimi Projesi”(ÖMGEP) çalışmasının Türkiye genelinde yaygınlaştırılması amacıyla uzaktan eğitim ile ilgili alt yapı ve iş birliğinin geliştirilmesi,
4.    İlköğretim düzeyinde yapılan “Öğretmen Mesleki Gelişim Eğitimi Projesi”(ÖMGEP) çalışmasının etkisinin okul düzeyinde artırılması amacıyla, millî eğitim müdürlerine, okul müdürlerine ve ilköğretim müfettişlerine de yaygınlaştırılması,
5.    Resmî/ özel ilköğretim ve ortaöğretim kurumlarında görevli öğretmenler arasında iyi örnekler yarışmasının düzenlenmesi,
6.    Türkiye genelindeki kamu okullarında mevcut İnternet bağlantı hızının artırılması ve sınıf içinde teknolojinin etkin kullanımını gerçekleştirmek amacıyla İnternet erişimi ve donanımı alt yapısının doğrudan sınıflarda kullanılmasının sağlanması ve bu doğrultudaki Ulaştırma Bakanlığı’nın desteğinin devam etmesi,    

Eğitimdeki kalitenin artırılması ve dünya standartlarına ulaşma hedefleri doğrultusunda, taraflar arasında kaynakların iş birliği içinde yapılacak çalışmalarla, öğrencilere daha iyi bir geleceğin sağlanması umulmaktadır. 

Öğretmenlik başvuruları bugün sona eriyor

28.12.2009

Milli Eğitim Bakanlığı'nın (MEB), 10 bin kadroya yapacağı öğretmen ataması için başvuru süresi bugün sona eriyor. Öğretmenlerin atama işlemleri 16 Aralık'ta yapılacak.

MEB, resmi eğitim kurumlarının öğretmen ihtiyacını karşılamak üzere 2009 yılı için eğitim-öğretim hizmetleri sınıfından, 2008-2009 KPSSP10 sonuçları esas alınarak öğretmen ihtiyacı bulunan alanlarda ilk atama, açıktan/kurumlararası yeniden atama, açıktan/kurumlararası ilk atama ve beden eğitimi alanına milli sporcu olanlardan sınavsız atanma yoluyla toplam 10 bin kadrolu öğretmen ataması gerçekleştirecek.

Elektronik ortamdan alınan başvurular, bugün sona erecek.

Öğretmenlerin atama işlemleri 16 Aralık 2009 tarihinde bilgisayar ortamında yapılacak.

10 bin kadronun, 8 bin 980'i ilk atama, 700'ü açıktan/kurumlararası yeniden atama, 300'ü açıktan/kurumlararası ilk atama, 20'si ise beden eğitimi alanına milli sporcu olarak sınavsız atanacaklar için ayrıldı.

İlk atamaya başvuracaklar için 2008 veya 2009 yıllarında yapılan herhangi bir KPSS'ye girmiş, KPSSP10 puan türünden alanında belirlenen taban puan ve üzerinde puana sahip olması şartı aranacak.

kaynak: www.cnnturk.com

Tüm Liseler Vitamin'e Bağlanıyor

25.12.2009

Türkiye'nin öncü iletişim teknolojileri şirketi Türk Telekom, eğitime desteğini sürdürüyor.

Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım, Milli Eğitim Bakanı Nimet Çubukçu ve Türk Telekom Genel Müdürü Dr. Paul Doany'nin katılımıyla Antalya'da imzalanan protokol ile online eğitim destek yazılımı Vitamin'in lise versiyonu devlet liselerinde ücretsiz olarak kullanıma sunuldu. Bu protokol ile öğrenciler tarafından devlet liselerinden, öğretmenler tarafından ise internet erişim olan her yerden, Vitamin'in lise versiyonu ücretsiz olarak kullanılabilecek.

Türk Telekom Grubu'nun eğitim ve bilişim teknolojileri şirketi olan Sebit tarafından geliştirilen ve zengin görsellikle desteklenerek interaktif bir eğitim olanağı sunan Vitamin, bu yıl da Türk Telekom tarafından kamuya bağlı tüm liselere bağışlandı. Üç binden fazla canlandırma ve etkinlik ile öğretmenlere sınıf içi motivasyonu artırma, öğrencilerin derse aktif katılımı, soyut kavramları gerçek ortamda yapılamayacak deneylerle öğrencinin gözünde canlandırma ve konuyu kaçıran öğrencilerin tekrar etmeleri konularında destek sağlayan Vitamin, son olarak iletişim ve telekomünikasyon alanında dünyanın en iyilerinin belirlendiği Dünya İletişim Ödülleri'nde "En İyi İçerik Hizmeti" seçildi.

81 ilin milli eğitim müdürlerinin de katıldığı imza protokolünde konuşan Milli Eğitim Bakanı Nimet Çubukçu, eğitimin alt yapısına çok önemli yatırımlar gerçekleştirildiğini söyledi. Bugünün ve geleceğin ihtiyaçları doğrultusunda yeniden şekillendirilen müfredat programının bilişim teknolojileri ile güçlendirilmesi büyük bir ihtiyaç olarak ortaya çıktığını belirten Çubukçu, milli eğitim müdürlerine, okullardaki bilgisayar laboratuvarlarının öğrencilere, ders saatleri dışında da velilere ve vatandaşlara kullandırılmasını istedi. Eğitim, bilim ve teknoloji alanında son 7 yılda çok önemli değişimler yaşandığına işaret eden Bakan Çubukçu, imzalanan protokolün yaşanan değişime çok önemli katkılar sağlayacağını belirtti. Türkiye'de bilgisayarlı öğretime ağırlık verildiğini, bütün ilk ve ortaöğretim kurumlarında bilgi teknolojileri sağlandığını ifade eden Çubukçu, sınıfların tamamında internet bağlantısı bulunduğunu kaydetti.

"ULAŞTIRMA BAKANLIğI'NA MİNNETTARIZ"

Bu konuda Ulaştırma Bakanlığı'nın katkılarının her türlü takdirlerin üzerinde olduğunu vurgulayan Bakan Çubukçu, bu çerçevede bugün Sebit ile imzalanan protokolü son derece önemli bulduğunun altını çizdi. Bu işbirliğinin eğitimin kalitesine önemli katkılar sağlayacağını vurgulayan Bakan Çubukçu, şunları ifade etti: "Her geçen gün güçlenen bu işbirliği ve eğitimin kalitesine önemli katkılar sağlayacak destekler için Ulaştırma Bakanlığı'na, Türk Telekom ve Sebit çalışanlarına çok teşekkür ediyorum. Bu vesileyle il milli eğitim müdürlerimizin birkaç husus üzerinde hassasiyetle durmalarında fayda gördüğümü belirtmek isterim. Eğitimde nicelik sorununun gündemden çıkmış olması sevindirici olmakla beraber, eğitimde kaliteyi artırmak ve niteliği yükseltmek yönünde daha hızlı adımlar atmalıyız."

Çubukçu, engelli çocukların eğitimiyle, mesleki ve teknik eğitime üzerinde önemle durulmasını isteyerek her ilde mesleki ve teknik eğitime modüler eğitim sisteminin gerçek içeriğiyle uygulanması konusunda hassasiyet gösterilmesini talep etti. Okullardaki bilgisayar laboratuvarlarının öğrencilere ve ders saatleri dışında velilere, vatandaşlara açık tutulmasını da isteyen Bakan Çubukçu, "Bilgisayar teknolojilerinin gelişmeler karşısında çok hızla eskidiği göz önüne alındığında, bu laboratuvarların sürekli kullanıma açık tutulmasının önemi daha iyi anlaşılacaktır. Aksi halde kullanılmadan atılan bir yığın ortaya çıkacak. Bilgisayarların sınıflarda kullanılması için yeni modüller üretilmesi gerekir. Sanal sınıfların eğitim yazılımlarının ve diğer öğrenme araçlarının bu kadar yaygınlaştığı bir dünyada öğrenmenin bireyselleşmesi kaçınılmaz hale gelecektir." dedi.

Sadece anlatıma dayalı ders işleme sürecinin kalıcı öğrenmeye yetmeyeceğini vurgulayan Bakan Çubukçu, bu nedenle dijital teknolojiler ve yazılımların hızla sistemin merkezine yerleştirmenin zorunlu olduğunu dile getirdi. Çubukçu, illerdeki akademik başarının dijital teknolojilerin yararlanılmasıyla artırılabileceğine de vurgu yaptı. Eğitim sistemine, sadece milli Eğitim Bakanlığı'na bağlı birimlerin değil, özel sektör ve diğer sektörlerin katkılarının bulunduğunu dile getiren Çubukçu, ''Türk Telekom AŞ'nin öğretmen eğitimi ve öğrencilerimize sağladığı Vitamin Eğitim Materyalleri gibi hizmetlerinin niteliğinin yüksek olması da bunun bir göstergesidir.'' ifadelerini kullandı.

"EVRENSEL HİZMET FORMUNDAN DESTEK SAĞLIYORUZ"

Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım da Tük Telekom'un iletişim ve haberleşmenin yanı sıra, Türk Milli Eğitimine önemli katkılar sağladığını söyledi. Yıldırım, "Türkiye genelinde 60'a yakın okul yapımı, ayrıca tüm okullara geniş bant internet erişimin sağlanması ve hatta bilgi teknoloji sınıfları kurulmasına katkı verilmesi internet kullanımının okullarda ücretsiz olması da bakanlığımızın evrensel hizmet formundan sağladığı destekler arasındadır." dedi.

Bilgi toplumuna gidişte en büyük kaynağın gençlerin bilgi ile donatılması olduğunu belirten Yıldırım, bu çerçevede bilgisayarın okuryazarlığının yaygınlaşması amacıyla 556 milyon TL civarında yatırım yapıldığını kaydederek şöyle devam etti: "Helali hoş olsun. Biz inanıyoruz ki buraya yaptığımız yatırım başka bütün alanlara yaptığımız yatırımdan daha verimlidir. Daha fazla ülkemize dönüşü olacaktır.

Cumhuriyeti kurduğumuz ilk günde büyük Atatürk kara tahta ve harfler ile verdiği o fotoğraf hepimizin hafızasında. Orada başlatılan eğitim seferberliği 80 yıl devam etti. Bugün alfabe okuryazarlığında yüzde 90'lara geldik. Biz cahilliğin belini kırdık derken, önümüze başka bir hedef çıktı. O da bilgisayar okuryazarlığı. Bilgisayar okuryazarlığı gelişmiş ülkelerin en önemli göstergelerinden biri haline geldi. O dönemlerde büyüklerin küçükleri eğittiği, öğrettiği alfabe okuryazarlığında durum tersine döndü. Gençler büyükleri eğitir öğretir hale geldi. Bilgisayar okuryazarlığında en büyük kaynağımız gençlerimizdir."

Yıldırım, bütün çabaların gençlere en iyi şekilde eğitim hizmeti vermek olduğunu vurguladı. Gençlerin hiçbir şeyden yoksun kalmaması için gayret gösterdiklerini dile getiren Bakan Yıldırım, "Bu protokolle birlikte eğitimde içerik konusunda da önemli bir aşamayı sağlamış bulunuyoruz. Bilgi yoksa geri kalmış kalkınmada gelişmeyi sağlamamış, yarış dışı kalmış ülke olmaya mahkumuz. Onun için bilgiye yatırım yapıyoruz. Bilgi toplumuna yatırım yapıyoruz." diye konuştu.

2023 HEDEFLERİ

2023'te 70 milyon vatandaşın bilgisayar okuryazarı haline gelmesi, bilgi iletişim cirosunun 160 milyar dolara ulaşması ve geniş bant internet erişiminin ülkenin her tarafında evlere en az 100 megabit kapasitesinde ulaştırılmasını hedeflediklerini kaydeden Yıldırım, konuşmasına şöyle devam etti: "Bu hedefler, 2023'lerde dünyanın en hızlı büyüyen 10 ekonomisi arasında Türkiye'nin yer alması için vazgeçilmez hedeflerindendir. Biz öncelikle Türkiye'nin her tarafına öncelikle geniş bant internet erişimini sağladık. Bu yıl içerisinde 3'üncü nesil cep telefonları ile bu iletişim otobanlarını havadan da vermeye başladık. Böylece internet erişim kapasitemiz yüzde 30 daha arttı. Başlangıçta bu kapasiteler çok gibi gözükürken bugün artık trafik gittikçe artıyor. Önce alt yapı olacak. Okullarımıza internet bağlamak yetmiyor. İçsellik de sağlamamız lazım. Öğretmenlerimize gençlerimizi eğitecek yazılımların sağlanması lazım. Vitamin gibi buna benzer içeriklerin bilgi temelli topluma geçişte çok önemli bir görevi ifa edeceğine inanıyorum."

"EĞİTİME YATIRIM, GELECEĞE YATIRIMDIR"

Türk Telekom Genel Müdürü Dr. Paul Doany ise, "Eğitime yatırım yapmak, Türkiye'nin geleceğine yatırım yapmaktır." dedi. Bu anlayış doğrultusunda eğitim yazılımı Vitamin'i Türkiye'deki tüm okullara bağışlamak yoluyla eğitime teknolojik destek vermeye başladıklarını ifade eden Doany, "Ülke çapında eğitim altyapısının geliştirilmesine ve çocuklara eğitim fırsatları sunulmasına katkıda bulunmaktan memnuniyet duyuyoruz. Ayrıca, Türkiye'nin bilgi toplumuna dönüşmesine önemli katkıda bulunacağına inandığımız Vitamin'in, Orta ve Güney Amerika'dan Orta Doğu'ya kadar birçok pazarda fen ve matematik eğitiminde global bir ürün haline geliyor olmasından gurur duyuyoruz." şeklinde konuştu.

Kaynak: Sabah

MEB ile Türk Telekom Arasında Vitamin Protokolü İmzalandi

25.12.2009

Türk Telekominikasyon AŞ Grubu teknoloji şirketlerinden Sebit tarafından geliştirilen interaktif eğitim yazılımı Vitamin'in okullarda öğrenci ve öğretmenlere ücretsiz kullandırılmasına yönelik protokol, Milli Eğitim Bakanı Nimet Çubukçu, Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım ve Türk Telekom Genel Müdürü Dr. Paul Doany tarafından Antalya'nın Serik ilçesine bağlı Belek beldesinde imzalandı.

Milli Eğitim Bakanı Nimet Çubukçu, törende yaptığı konuşmada, eğitim, bilim ve teknoloji alanında son yedi yılda çok önemli değişimler yaşandığını, imzalanan protokolün, yaşanan değişime çok önemli katkılar sağlayacağını belirtti. Son yedi yılda eğitim altyapısında çok önemli yatırımlar, eğitimin kalitesinin artırılması konusunda çeşitli projeler gerçekleştirildiğini anlatan Bakan Çubukçu, bugünün ve geleceğin ihtiyaçları doğrultusunda yenilenen müfredat programlarının bilişim teknolojileriyle güçlendirilmesinin bir zorunluluk olarak kendini dayattığını ifade etti.

Bu ihtiyaçtan hareketle Türkiye'de bilgisayarlı öğretime ağırlık verildiğini, bütün ilk ve ortaöğretim kurumlarında bilgi teknolojileri bulunduğunu bildiren Bakan Çubukçu, sınıfların tamamında internet bağlantısı bulunduğunu belirtti. Bu konuda Ulaştırma Bakanlığının katkılarının her türlü takdirlerin üzerinde olduğunu vurgulayan Bakan Çubukçu, bu çerçevede bugün Sebit ile imzalanan protokolü son derece önemli bulduğunun altını çizdi.

Bu işbirliğini eğitimin kalitesine önemli katkılar sağlayacağına dikkati çeken Bakan Çubukçu, şunları söyledi: “Her geçen gün güçlenen bu işbirliği ve eğitimin kalitesine önemli katkılar sağlayacak destekler için Ulaştırma Bakanlığı'na, Türk Telekom ve Sebit çalışanlarına çok teşekkür ediyorum. Eğitimde nicelik sorununun gündemden çıkmış olması sevindirici olmakla beraber, eğitimde kaliteyi artırmak ve niteliği yükseltmek yönünde daha hızlı adımlar atmalıyız. Velilerimiz, vatandaşlarımız, öğrencilerimiz bizden daha nitelikli eğitim beklemektedir. Eğitimin altyapısı ve ihtiyaçlarının karşılanması konusunda Bakanlığımızın gayretleri yanında illerde velilerimiz, kaymakamlarımız, sivil toplum örgütleri, belediyeler, yerel yönetimler önemli katkılar ve destekler sağlamaktadır.”

Milli Eğitim Müdürlerinin bir ilin eğitimine ilişkin sorunlarının çözümünde çok önemli bir misyonu yerine getirdiklerini belirten Bakan Çubukçu, “Sizlerden, özellikle yatırım programlarının çok iyi bir şekilde incelenerek, araştırılarak, ihtiyaç doğrultusunda değerlendirmeye özen göstermenizi rica ediyorum. İlk ve orta öğretimde okullaşma oranlarının artırılması ve kız çocuklarının okullaşması konusundaki çalışmaların titizlikle yürütülmesi de eğitimdeki başarı açısından son derece önemlidir.”dedi.

Engelli çocukların eğitimiyle, mesleki ve teknik eğitime üzerinde önemle durulmasını isteyen Bakan Çubukçu, her ilde mesleki ve teknik eğitime modüler eğitim sisteminin gerçek içeriğiyle uygulanması konusunda hassasiyet gösterilmesini istedi. Bakan Çubukçu, “Okullardaki bilgisayar laboratuvarlarının öğrencilere ve ders saatleri dışında velilere, vatandaşlara açık tutulması da bir diğer önemli konudur. Bilgisayar teknolojilerinin gelişmeler karşısında çok hızla eskidiği göz önüne alındığında, bu laboratuvarların sürekli kullanıma açık tutulmasının önemi daha iyi anlaşılacaktır” diye konuştu.

Bakan Çubukçu, aksi halde kullanılmadan atılan bir yığın ortaya çıkabileceğine işaret etti. Milli Eğitim Bakanı Nimet Çubukçu, bunun yanında, bilgisayarların sınıflarda kullanılması için yeni modüller üretilmesini de isteyerek, sanal sınıfların eğitim yazılımlarının ve diğer öğrenme araçlarının bu kadar yaygınlaştığı bir dünyada öğrenmenin bireyselleşmesinin kaçınılmaz hale geldiğini ifade etti.Sadece anlatıma dayalı ders işleme sürecinin kalıcı öğrenmeye yetmeyeceğini vurgulayan Çubukçu, bu nedenle dijital teknolojiler ve yazılımların hızla sistemin merkezine yerleştirilmenin zorunlu olduğunu bildirdi.

Bakan Çubukçu, illerdeki akademik başarının dijital teknolojilerin yararlanılmasıyla artırılabileceği uyarısında da bulundu. Eğitim sistemine, sadece Milli Eğitim Bakanlığı'na bağlı birimlerin değil, özel sektör ve diğer sektörlerin katkılarının bulunduğunu anlatan Bakan Çubukçu, “Türk Telekom AŞ'nin öğretmen eğitimi ve öğrencilerimize sağladığı Vitamin Eğitim Materyalleri gibi hizmetlerinin niteliğinin yüksek olması da bunun bir göstergesidir” dedi. Bakan Çubukçu AK Parti iktidarı döneminde Ulaştırma Bakanlığı ve Telekom'un desteğiyle internet erişimi altyapısı bakımından son derece ileri adımlar atıldığını da anımsatarak, bu çabada Türk Telekom'un verdiği desteğin önemine işaret etti.

Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım, Ulaştırma Bakanlığı'nın bugüne kadar Milli Eğitim Bakanlığı ile yaptığı işbirliği sonucu gençlerin daha iyi yetişmesi, bilgiyle donatılması, bilgisayar okuryazarlığının yaygınlaştırılması için 550-600 milyon TL civarında yatırım yaptıklarını bildirdi.

Ulaştırma Bakanı Yıldırım, Türk Telekom Grubu teknoloji şirketlerinden Sebit tarafından geliştirilen interaktif eğitim yazılımı Vitamin'in ortaöğretim kurumlarında öğrenci ve öğretmenlerin kullanımına ilişkin protokol imza törenindeki konuşmasında, eğitime yapılan yatırımın, diğer tüm yatırımlardan önemli olduğunu belirtti. Bakan Yıldırım, “Her şey eğitimle başlıyor. Yol ve minare yaparsınız ama bunların bir ömrü var. Taşa toprağa yapılan yatırımlar bir süre sonra önemini kaybediyor ama insana yapılan yatırımlar ömür boyu devam ediyor dedi.

Bakan Yıldırım, Ulaştırma Bakanlığı olarak 2005'ten itibaren telekom sektöründe başlatılan serbestleşme ve dönüşümle birlikte artık devletin iletişim hizmetlerinden fiilen çekilme sürecinin başladığını, böylece iletişimin ülkenin coğrafi olarak her tarafına aynı standartta götürülmesi yolunda “Evrensel hizmet kanunu”nun çıkartıldığını anlattı.

Türk Telekom'un iletişim ve haberleşme hizmetinin yanı sıra Türk milli eğitimine önemli katkılar sağladığına değinen Bakan Yıldırım, Türk Telekom'un ülke genelinde 60'a yakın okul yaptığını, ayrıca tüm okullara geniş bant internet erişimi sağladığını ve bilgi teknoloji sınıfları kurulmasına katkı verdiğini bildirdi.İnternet kullanımının okullarda ücretsiz olmasının Ulaştırma Bakanlığı'nın Evrensel Hizmet Fonu'ndan sağladığı destekler arasında bulunduğunu hatırlatan Bakan Yıldırım, şunları söyledi: ”Bugüne kadar Milli Eğitim Bakanlığıyla; gençlerimizin daha iyi yetişmesi, bilgi temelli topluma gidişte bizim en büyük kaynağımız olan gençlerimizin bilgiyle donatılması, bilgisayar okuryazarlığımızın yaygınlaştırılması bakımından 550-600 milyon TL civarında yatırım yaptık. Helal hoş olsun. Çok daha fazlasını yapmaya hazırız. Çünkü inanıyoruz ki, buraya yaptığımız yatırım, başka bütün alanlara yaptığımız yatırımlardan daha fazla verimlidir, daha fazla dönüşümü olacaktır.”

Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım, Atatürk'ün ortaya koyduğu hedef doğrultusunda cahilliğin belinin kırıldığını, okur yazar oranının yüzde 90'lara ulaştığını belirterek, ancak şimdi önlerine yeni bir hedef çıktığını, bunun da bilgisayar okuryazarlığı olduğunu vurguladı. Bugün bilgisayar okuryazarlığının, gelişmiş ülkelerin ve gelişmenin en önemli göstergelerinden biri haline geldiğine işaret eden Bakan Yıldırım, o dönemlerde büyüklerin küçükleri eğittiği, öğrettiği alfabe okuryazarlığında bugün tersine dönüldüğüne, gençlerin büyüklere öğretir hale geldiğine dikkati çekti.Bilgisayar okur yazarlığında en büyük gücün gençler olduğunu vurgulayan Bakanı Yıldırım, şöyle devam etti: “

Bir yandan Milli Eğitim Bakanlığımız ülke genelinde sınıf başına öğrenci sayısını Avrupa standardına yaklaştırır, okul öncesi eğitim seviyesini artırırken, bir yandan da bilgi temelli toplum olma yönünde bilgisayar okuryazarlığını, yani internet kullanımını yaygınlaştırmak için okullarımızda çok yoğun bir çalışma geçekleştirmektedir.

Milli Eğitim Bakanı ve ekibini kutluyorum.

Biz de bakanlığımıza bu anlamda Türk Telekom ile birlikte her türlü katkıyı, geçmişte yaptığımız gibi bundan böyle de yapmaya devam edeceğiz. Bütün amacımız geleceğimiz gençlerimize en iyi şekilde eğitim hizmeti vererek, onların hiç bir şeyden yoksun kalmaması için gayret göstermektir. Bilgi çağının gereklerini yerine getirmektir.”

Bugün imzalanan protokolle, eğitimde içerik konusunda da önemli bir aşamanın sağlandığını belirten Bakan Yıldırım, bilgi toplumu denildiğinde, bilginin kullanılması ve bilgiye sahip olunmasını anlamak gerektiğini kaydetti.

Çağın en önemli silahının bilgi olduğunun altını çizen Yıldırım, “Bilgi yoksa, geri kalmış, kalkınmada gerekli gelişmeyi sağlamamış, yarış dışında kalmış ülke olmaya mahkumuz. Onun için bilgiye yatırım yapıyoruz. Bilgi toplumuna yatırım yapıyoruz” dedi.

10'uncu Uluslararası Ulaştırma Şurası'nda, ulaşımda olduğu gibi iletişimde de Türkiye'nin 2023 hedeflerini belirlediklerine vurgu yapan Yıldırım, sözlerini şöyle sürdürdü: “2023 hedeflerinde, bilgi temelli toplumda, 70 milyon vatandaşın bilgisayar okur yazar&#